خ ل د (ḢLD̃)
H-l-d
خَلَد de insanın değişmeden kendi eski hâli üzere kalan, insan sağ kaldıkça değişime uğrayan diğer cüzleri gibi değişime uğramayan organlarına denir. مُخَلَّد kelimesinin aslı, uzun zaman varlığını sürdüren demektir. Bu alamda saçları geç ağaran adama رَجُلٌ مُخَلَّدٌ adı verilir. دَابَّةٌ مُخَلَّدَةٌ ikili ön dişleri, dörtlü ön dişleri çıkana kadar kalan binek devesidir. Ayrıca, istiâre yoluyla varlığı devamlı varlıklar için de kullanılır.
Cennetteki خُلُود orada bulunan eşyanın herhangi bir şekilde bozulmadan sonsuza dek öyle kalmalarıdır. Allah buyurur ki: أُولَـئِكَ أصْحَابُ الْجَنَّةِ هُمْ فِيهَا خَالِدُونَ Onlar, orada ebedi olarak kalmak üzere Cennetliktirler (2/Bakara 82); أُولَـئِكَ أصْحَابُ النَّارِ هُمْ فِيهَا خَالِدُونَ Onlar, orada ebedi olarak kalıcı olmak üzere Cehennem’liktirler (2/Bakara 39); وَمَنْ يَقْتُلْ مُؤْمِناً مُتَعَمِّداً فَجَزَآؤُهُ جَهَنَّمُ خَالِداً فِيهَا Kim bir mü’mini kasten öldürürse, cezası, içinde ebedî olarak kalacağı cehennemdir (4/Nisâ 93); يَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَانٌ مُخَلَّدُونَ Hiç ölmeyecek genç hizmetçiler aralarında dolaşır (56/Vâkıa 17).
Deniyor ki, bu onların kendi hâllerinde kalmaları herhangi bir değişime uğramamalarıdır. Bunlar kendilerine خَلَدَة takılanlardır da denmiştir. Burada kullanılan خَلَدة ise, bir çeşit kulak süsü/küpedir. إِخْلاَدُ الشَّيْء Bir şeyin varlığını devamlı kılmak veya onun varlığının devamlı olduğuna hükmetmektir. Yüce Allah’ın: وَلَـكِنَّهُ أخْلَدَ إِلَى اْلأرْضِ Fakat o yere saplandı kaldı (7/A’râf 176) sözü bu anlamdadır; yani orada sonsuza dek kalacağını sanarak yere dayandı.