خ ش ي (ḢŞY)
H-ş-y
فَلاَ تَخْشَوْهُمْ وَاخْشَوْنِي Onlardan korkmayın, benden korkun (2/Bakara 150); يَخْشَوْنَ النَّاسَ كَخَشْيَةِ اللّهِ أوْ أشَدَّ خَشْيَةً İnsanlardan korkarlar, Allah’tan korkar gibi veya daha fazla korkarlar (4/Nisâ 77); الَّذِينَ يُبَلِّغُونَ رِسَالاَتِ اللَّهِ وَيَخْشَوْنَهُ وَلاَ يَخْشَوْنَ أحَداً إِلاَّ اللَّهَ Allah’ın mesajlarını bildirenler, O’ndan korkanlar ve Allah’tan başka kimseden korkmayanlar.. (33/Ahzap 79); وَلْيَخْشَ الَّذِينَ olanlar korksunlar (4/Nisâ 9); yani O’na karşı saygılarından doğan bir korkuyu hissetsinler.
Yine buyurur ki: وَلاَ تَقْتُلُوا أوْلاَدَكُمْ خَشْيَةَ إِمْلاَقٍ Çocuklarınızı fakirlik korkusuyla öldürmeyiniz (17/İsrâ 31); yani onları size bir fakirlik dokunacak korkusuna inanarak öldürmeyiniz. لِمَنْ خَشِيَ الْعَنَتَ Günâha gireceklerinden korkanlara (4/Nisâ 25); yani, O’nu tanımasından doğan bir korkuyla korkan için bu böyledir.