Sözlük

خ ش ع (ḢŞA)

H-ş-a

خُشُوع kelimesi, gönülden yalvarmaktır. Huşu çoğu zaman insanın vücut organları üzerinde gözüken duruş için, ضَرَاعَة ise, çoğu zaman insanın kalbinde bulunan duyguları anlatmak için kullanılır. Bu nedenle rivâyette şöyle denmiştir:

إِذَا ضَرَعَ اْلقَلْبُ خَشَعَتِ الْجَوَارَحُ Kalp yakarınca azalar da huşû’ içinde olur.

Allah buyurur ki: وَيَزِيدُهُمْ خُشُوعًا Kur’ân onları ürpertir, saygılarını artırır (17/İsrâ 109); اَلَّذِينَ هُمْ فِي صَلاَتِهِمْ خَاشِعُونَ Onlar ki, huşu içinde namaz kılarlar (23/Muminun 2); وَكَانُوا لَنَا خَاشِعِينَ Bütün bunlar, bize gönülden saygı beslerlerdi (21/Enbiyâ 90); وَخَشَعَت اْلأصْوَاتُ Sesler kısılmıştır (20/Taha 108); خَاشِعَةً أبْصَارُهُمْ Gözleri dönmüş olarak (68/Kalem 43); أبْصَارُهَا خَاشِعَةٌ Gözleri endişe içindedir (79/Nâziât 9) âyetlerinde bu duygu kinâye yoluyla anlatılmış ve onun değişkenliğine dikkat çekilmiştir. Tıpkı şu âyetlerde olduğu gibi: إِذَا رُجَّتِ اْلأرْضُ رَجّاً Yeryüzü şiddetle sarsıldığı zaman (56/Vakia 4); إِذَا زُلْزِلَتِ اْلأرْضُ زِلْزَالَهَا Yer dehşetle sarsıldıkça sarsıldığı zaman (99/Zilzal 1); يَوْمَ تَمُورُ السَّمَاء مَوْراً وَتَسِيرُ الْجِبَالُ سَيْراً O gün gök, sarsıldıkça çalkalanacak. Dağlar da bir yürüyüş yürür ki! (52/Tûr 9-10).

Kur'an'da geçtiği ayetleri gör →