ا ي د (ÊYD̃)
Yüce Allah: أَيَّدْتُّكَ بِرُوحِ الْقُدُسِ Seni Rûhu’l-Kudus ile destekledik (5/Mâide 110) buyurmuştur; âyette geçen أَيَّدْتُّك , büyük kuvvet anlamında olan أَيْدُ mastarından türetilmiş فَعَلْتُ kalıbındadır.
Ayrıca Allah buyurur ki: وَاللّهُ يُؤَيِّدُ بِنَصْرِهِ مَنْ يَشَاءُ Allah dilediğini yardımı ile destekler (3/Âl-i İmrân 13); yani: Desteğini arttırır. إِدْتُهُ أَئِيدُهُ أَيْدًا fiili, tıpkı بِعْتُهُ أَبِيعُهُ بَيْعًا fiili gibidir. أَيَّدْتُهُ fiili ise, bunun teksir kalıbıdır. Allah buyurur ki: وَالسَّمَاء بَنَيْنَاهَا بِأَيْدٍ Göğü de biz kudretimizle bina ettik (51/Zâriyât 47). Gücü kuvveti olmak anlamında لَهُ أَيْدٍ de denir. Bu açıdan büyük işe de مُؤَيَّد adı verilmiştir.
إِيَادُ الشَّيْءِ bir şeyi koruyana denir. Yukarıda verilen âyet, bir kıraate göre أأْْيَدْتُكَ şeklinde okunmuştur ki, bu aynı maddenin أَفْعَلْتُ kalıbıdır.
ez-Zeccâc rahimehullah şöyle der: Bu ifâdenin فَاعَلْتُ kalıbından olması da düşünülebilir, عَاوَنْتُ gibi. Yüce Allah’ın: وَلاَ يَؤُودُهُ حِفْظُهُمَا Onları korumak ona zor gelmez (2/Bakara 255) sözü ise; ona ağır gelmez, demektir. Bunun aslı ise, أَوْد kelimesinden alınmadır. آدَ يَؤُودُ أَوْدًا وَإِيَادًا fiili bir işin ağır geldiğini anlatmakta kullanılır. Tıpkı قَالَ يَقُولُ قَوْلاً gibi. Kişi kendi hâlini hikaye ederken, أُدْتُ der, tıpkı, قُلْتُ der gibi. آدَهُ fiilinin gerçek anlamı, ağırlığından yürüyüşünde belini büktü şeklindedir.