ا س ر (ÊSR)
أَسْر : Arapça’da bağırsakları bağladım, deyiminden alınan bir kelimedir ve kalın iple bağlamak anlamına gelir. Esir de onun için bu kelime ile adlandırılmıştır. Zamanla, bu şekilde bağlı olmasa da, yakalanan ve bağlanan her şey için kullanılmaya başlanmıştır. Esirin çoğulu, أَسَارَى ve أُسَارَى ile أَسْرَى şeklinde gelir. Allah buyurur ki: وَيَتِيماً وَأَسِيراً Yetime ve esire.. (76/İnsan 8).
Kimi zaman biraz gevşek tutularak أَنَا أَسِيرُ نِعْمَتِكَ Ben nimetinin esiriyim denir. Kişinin أُسْرَة yani, ailesi, kendisiyle güç kazandığı kişilerdir. Yüce Allah’ın: وَشَدَدْنَا أَسْرَهُمْ Bağını da sımsıkı bağladık (76/İnsân 28) sözü, وَفِي أَنْفُسِكُمْ أَفَلا تُبْصِرُونَ Sizin nefislerinizde de öyle; görmüyor musunuz? (51/Zâriyât 21) âyetinde tetkik edilip üzerinde düşünülmesi istenen insan yapısının hikmetine işarettir.
أَسْر kelimesinin bir anlamı da, küçük apdestini tutmaktır. رَجُلٌ مَأْسُورٌ demek de bu anlamda أَسْر ’e yakalanmış kişi anlamına gelir ki, bu onun sanki bevlinin aktığı yolun kapanması gibi bir hâldir. Küçük apdestteki أَسْر , büyük abdestdeki حَصْر kelimesinin anlamına yakın bir sıkışmayı ifâde eder.