Sözlük

ف ق ه (FGH)

F-k-h

فِقْه : Hazır bir bilgi ile gaip bilgiye ulaşmaktır. Bu kavram عِلْم kavramından daha dar anlamlıdır. Allah buyurur ki: فَمَالِ هَؤُلَاءِ الْقَوْمِ لَا يَكَادُونَ يَفْقَهُونَ حَدِيثًا : Bu topluma ne oluyor ki, neredeyse hiçbir sözü kavramamaktadırlar? (4/Nisâ 78); وَلَكِنَّ الْمُنَافِقِينَ لَا يَفْقَهُونَ : Fakat münafıklar bunu kavrayamazlar (63/Münâfikûn 7) ve benzeri bir çok âyet. Ayrıca فِقْه , şer’î hükümleri bilmektir.

Bir adam fıkıh/din konusunda bilgi sahibi olunca; فَقُهَ الرَّجُلُ فَقَاهَةً denir. فَقِهَ : Anlayış sahibi, bilgili oldu. فَقِهَهُ : Onu kavradı. Kişi, dinî ilimleri tahsil dip uzmanlaştığında, تَفَقَّهَ denir: وَمَا كَانَ الْمُؤْمِنُونَ لِيَنْفِرُوا كَافَّةً فَلَوْلَا نَفَرَ مِنْ كُلِّ فِرْقَةٍ مِنْهُمْ طَائِفَةٌ لِيَتَفَقَّهُوا فِي الدِّينِ وَلِيُنْذِرُوا قَوْمَهُمْ إِذَا رَجَعُوا إِلَيْهِمْ لَعَلَّهُمْ يَحْذَرُونَ : Mü’minlerin hepsi toptan sefere çıkacak değillerdi. Ama her kabileden bir cemâatin dini iyice öğrenmeleri ve dönüp kavimlerine geldiklerinde, sakınmaları umuduyla onları uyarmaları için sefere çıkmaları gerekmez miydi? (9/Tevbe 122).

Kur'an'da geçtiği ayetleri gör →