ف ض و (FĐW)
F-d-v
فَضَاء : Geniş yer. Şu söz de bu anlamdan gelmektedir: أَفْضَى بِيَدِه إِلَى كَذَا : Elini falan şeye uzattı. أَفْضَى إِلَى اِمْرَأَتِهِ : Hanımına vardı, sözü, خَلاَ بِهَا : Hanımıyla baş başa kaldı, sözünden, kinâye konusunda daha mübalâğalı ve açık söze daha yakındır. Allah buyurur ki: وَقَدْ أَفْضَى بَعْضُكُمْ إِلَى بَعْضٍ : Sizler birbirinizle içli-dışlı olmuştunuz (4/Nisâ 21). Şair şöyle der:
طَعامُهُمُ فَوْضَى فَضًا فِي رِحَالِهمْ -353
353- Konaklarında yiyecekleri müşterektir.
Yani onların yemekleri helaldir; sanki bir alana bırakılmış da kim ne isterse yapabilir.