Sözlük

ف ر غ (FRĞ)

F-r-ğ

فَرَاغ : Meşgul olmanın zıddıdır. Bu kökten şöyle denir: فَرَغَ فَرَاغًا وَفُرُوغًا : Boş oldu; هُوَ فَارِغٌ : O boştur. Allah buyurur ki: سَنَفْرُغُ لَكُمْ أَيُّهَا الثَّقَلَانِ : Ey insanlar ve cinler; yakında sizin için vakit ayıracağız (55/Rahmân 31); وَأَصْبَحَ فُؤَادُ أُمِّ مُوسَى فَارِغًا : Musa’nın anasının yüreği bomboş oluverdi (28/Kasas 10); yani, içine giren korkudan dolayı sanki Musa’nın anası kalbinden ayrılmış gibi oldu. Bu tıpkı şairin şöyle dediği gibidir:

كَأَنَّ جُؤْجُؤَهُ هَوَاءٌ -350

350- Sanki göğsü bomboştur.

Kimisine göre de âyetin takdiri şöyledir: فَارِغًا مِنْ ذِكْرِهِ ; yani Musa’nın annesine, onu hatırlamasını unutturduk; böylece sükûnete erdi ve onu denize atmaya katlanabildi. Diğer bazılarına göre de فَارِغًا ; yani Musa’nın anasının yüreği, onu anmaktan başka her şeyden boş kalmıştı. Nitekim Yüce Allah bunun ardından şöyle buyurmaktadır: إِنْ كَادَتْ لَتُبْدِي بِهِ لَوْلَا أَنْ رَبَطْنَا عَلَى قَلْبِهَا : Şâyet kalbini pekiştirmemiş olsaydık; neredeyse onu açığa vuracaktı (28/Kasas 10). Şu âyet de bu anlamdadır: فَإِذَا فَرَغْتَ فَانْصَبْ : Bir işi bitirince diğerine giriş (94/İnşirâh 7). أَفْرَغْتُ الدَّلْوَ : Kovayı boşalttım. Bu anlamdan istiâre yoluyla şöyle buyrulmaktadır: رَبَّنَا أَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا : Rabbimiz; üzerimize sabır boşalt (7/A’râf 126). ذَهَبَ دَمُهُ فِرْغًا : Kanı dökülüp gitti; yani, onun kanı boşa gidip dava edilmedi. فَرَسٌ فَرِيغٌ : Genişçe adım atarak koşan at; sanki koşmayı boşaltmaktadır. ضَرْبَةٌ فَرِيغَةٌ : Kanın fışkırdığı geniş yara açan vuruş.

Kur'an'da geçtiği ayetleri gör →