ف ر ج (FRC)
F-r-c
فَرْج kelimesi, gedik ve korkulacak her yer için de istiâre edilmektedir. Denilir ki: İslâmî terminolojide اَلْفَرْجَان sözü, Türkler ve Sudanlılar anlamındadır. وَمَا لَهَا مِنْ فُرُوجٍ : (50/Kâf 6); yani, onun hiçbir çatlak ve yarığı yoktur. وَإِذَا السَّمَاءُ فُرِجَتْ : (77/Murselât 9); yani, gök yarıldığı zaman. فَرَج : Üzüntünün giderilmesi. فَرَّجَ اللهُ عَنْكَ : Allah derdini/üzüntünü gidersin, denir. قَوْسٌ فُرُجٌ : Bükülen iki tarafı aralıklı olan yay. رَجُلٌ فُرُجٌ : Sırrını muhafaza etmeyen adam. رَجُلٌ فَرِجٌ : Edep yeri açılmaya devam eden adam. Kendilerinden yumurta çıktığı için tavuk piliçlerine فَرَارِيجُ الدَّجَاجِ denir. دَجَاجَةٌ مُفْرِجٌ : Piliçleri olan tavuk. مُفْرَج : Toplumun, kendisinden çekildiği/uzaklaştığı ve kimin tarafından öldürüldüğü bilinmeyen maktul.