Sözlük

ف ر ح (FRḪ)

F-r-h

فَرَح : Âcil bir lezzetle göğsün genişlemesidir/ferah bulmasıdır. Bu daha çok, dünyevî bedensel lezzetlerde olur. Bundan dolayı Allah buyurur ki: لِكَيْ لَا تَأْسَوْا عَلَى مَا فَاتَكُمْ وَلَا تَفْرَحُوا بِمَا آَتَاكُمْ : Kaybettiğinize üzülmeyesiniz ve size verdiği nimetlerle şımarıp sevinmeyesiniz diye (57/Hadîd 23); وَفَرِحُوا بِالْحَيَاةِ الدُّنْيَا : Dünya hayatı ile sevindiler (13/Ra’d 26); ذَلِكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَفْرَحُونَ فِي الْأَرْضِ بِغَيْرِ الْحَقِّ وَبِمَا كُنْتُمْ تَمْرَحُونَ : Bu; sizin yeryüzünde haksız yere sevinmeniz ve böbürlenmenizden ötürüdür (40/Mü’min 75); حَتَّى إِذَا فَرِحُوا بِمَا أُوتُوا : Kendilerine verilen şeylerle sevinince (6/En’âm 44); فَرِحُوا بِمَا عِنْدَهُمْ مِنَ الْعِلْمِ : Kendi yanlarındaki bilgi ile sevindiler (40/Mü’min 83); إِنَّ اللَّهَ لَا يُحِبُّ الْفَرِحِينَ : Şüphe yok ki Allah sevinçten şımaranları sevmez (28/Kasas 76).

Yüce Allah sadece şu âyetlerde ferah’a/sevinmeye izin vermiştir: قُلْ بِفَضْلِ اللَّهِ وَبِرَحْمَتِهِ فَبِذَلِكَ فَلْيَفْرَحُوا : De ki; bunlar Allah’ın lütfü ve rahmeti iledir. Sadece bunlarla sevinsinler (10/Yûnus 58); وَيَوْمَئِذٍ يَفْرَحُ الْمُؤْمِنُونَ : O gün mü’minler sevinecekler (30/Rûm 4). مِفْرَاح : Çok sevinen. Şair şöyle der:

وَلَسْتُ بِمِفْرَاحٍ إِذَا الْخَيْرُ مَسَّنِي *** وَلاَ جَازِعٍ مِنْ صَرْفِهِ الْمُتَقَلِّبِ -349

349- Bana hayır dokunduğunda fazla sevinmem;

Onun tersyüz olup gitmesine de feryat etmem.

مَا يَسُرُّنِي بِهَذَا اْلأَمْرِ مُفْرِحٌ وَمَفْرُوحٌ بِهِ : Bu işi, ne sevinç veren ne de kendisiyle sevinilen bir şey bana sevindirir. رَجُلٌ مُفْرَحٌ : Borcun, kendisine ağır geldiği adam. Hadiste şöyle geçmektedir: لاَ يُتْرَكُ فِي اْلإِسْلاَمِ مُفْرَحٌ : İslâm’da ağır borç altında kalan kişi kendi başına bırakılmaz. Sanki إِفْرَاح , sevinci elde etmede ve onu gidermede kullanılmaktadır; tıpkı إِشْكَاء ’in hoşnutsuzluğu elde etmede ve onu gidermede kullanıldığı gibi. Bu itibarla borçlunun sevinci yok olmuştur. Bundan dolayı şöyle denilmiştir: لاَ غَمَّ إِلاَّ غَمُّ الدَّيْنِ : Borç derdinden başka hiçbir dert yoktur.

Kur'an'da geçtiği ayetleri gör →