ن ش ا (NŞÊ) kökünün geçtiği ayetler

Sözlük anlamı

Yaşamak, ortaya çıkmak, yükselmek/yüksek olmak, büyümek, yaratmak/üretmek/kaynaklanmak, oldu/meydana geldi, yükseltmek, kurmak/inşa etmek, başladı, özellikle 73:6'yı tartışmak

Kaynak: Açık Kuran — CC BY-NC-SA 4.0

İlgili Ayetler (28)

Bu kök Kur'an boyunca 28 kez, 18 farklı çekimlenmiş biçimde geçer.

Sırala:

اَنْشَاَكُمْ5 kez

En'am 6:98اَنْشَاَكُمْenşeekumsizi inşa eden

وَهُوَ الَّذِي اَنْشَاَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ فَمُسْتَقَرٌّ وَمُسْتَوْدَعٌ قَدْ فَصَّلْنَا الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يَفْقَهُونَ

ve huve elleƶī enşeekum min nefsin vāHidetin fe musteḳarrun ve mustevdeǔn ḳad feSSalnā l-āyāti li ḳavmin yefḳahūne

O, sizi bir tek candan yaratandır. Sizin bir karar kılma yeriniz, bir de emanet bırakılma yeriniz var. Biz anlayan bir toplum için ayetleri ayrı ayrı açıklamışızdır.

En'am 6:133اَنْشَاَكُمْenşeekumsizi yarattığı

وَرَبُّكَ الْغَنِيُّ ذُو الرَّحْمَةِ اِنْ يَشَأْ يُذْهِبْكُمْ وَيَسْتَخْلِفْ مِنْ بَعْدِكُمْ مَا يَشَاءُ كَمَا اَنْشَاَكُمْ مِنْ ذُرِّيَّةِ قَوْمٍ اٰخَرِينَ

ve rabbuke l-ğaniyyu ƶū r-raHmeti in yeşe' yuƶhibkum ve yesteḣlif min beǎ'dikum mā yeşā'u ke mā enşeekum min ƶurriyyeti ḳavmin āḣarīne

Rabbin her bakımdan sınırsız zengindir, rahmet sahibidir. Sizi başka bir kavmin soyundan getirdiği gibi, dilerse sizi giderir (yok eder) ve sizden sonra da yerinize dilediğini getirir.

Hud 11:61اَنْشَاَكُمْenşeekumsizi yarattı

وَاِلٰى ثَمُودَ اَخَاهُمْ صَالِحًا قَالَ يَاقَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْرُهُ هُوَ اَنْشَاَكُمْ مِنَ الْاَرْضِ وَاسْتَعْمَرَكُمْ فِيهَا فَاسْتَغْفِرُوهُ ثُمَّ تُوبُوا اِلَيْهِ اِنَّ رَبِّي قَرِيبٌ مُجِيبٌ

ve ilā ṧemūde eḣāhum SāliHen ḳāle yā ḳavmi ǎ'budū (a)llahe mā lekum min ilāhin ğayruhu huve enşeekum mine l-erDi ve steǎ'merakum fīhā fe steğfirūhu ṧumme tūbū ileyhi inne rabbī ḳarībun mucībun

Semud kavmine de kardeşleri Salih'i peygamber gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka hiçbir ilahınız yok. O, sizi yeryüzünden (topraktan) yarattı ve sizi oranın imarında görevli (ve buna donanımlı) kıldı. Öyle ise O'ndan bağışlanma dileyin; sonra da O'na tövbe edin. Şüphesiz Rabbim yakındır ve dualara cevap verendir.

Necm 53:32اَنْشَاَكُمْenşeekumsizi inşa ettiği

اَلَّذِينَ يَجْتَنِبُونَ كَبَائِرَ الْاِثْمِ وَالْفَوَاحِشَ اِلَّا اللَّمَمَ اِنَّ رَبَّكَ وَاسِعُ الْمَغْفِرَةِ هُوَ اَعْلَمُ بِكُمْ اِذْ اَنْشَاَكُمْ مِنَ الْاَرْضِ وَاِذْ اَنْتُمْ اَجِنَّةٌ فِي بُطُونِ اُمَّهَاتِكُمْ فَلَا تُزَكُّوا اَنْفُسَكُمْ هُوَ اَعْلَمُ بِمَنِ اتَّقٰى

(e)lleƶīne yectenibūne kebāira l-iṧmi ve l-fevāHişe illā l-lememe inne rabbeke vāsiǔ l-meğfirati huve eǎ'lemu bikum iƶ enşeekum mine l-erDi ve iƶ entum ecinnetun fī buTūni ummehātikum fe lā tuzekkū enfusekum huve eǎ'lemu bi meni tteḳā

Onlar, ufak tefek kusurları dışında, büyük günahlardan ve çirkin işlerden uzak duran kimselerdir. Şüphesiz Rabbin, bağışlaması çok geniş olandır. Sizi, topraktan yarattığında da ve analarınızın karnında ceninler iken de, en iyi bilendir. Bunun için kendinizi temize çıkarmayın. Çünkü O, Allah'a karşı gelmekten sakınanları en iyi bilendir.

Mülk 67:23اَنْشَاَكُمْenşeekumsizi yaratan

قُلْ هُوَ الَّذِي اَنْشَاَكُمْ وَجَعَلَ لَكُمُ السَّمْعَ وَالْاَبْصَارَ وَالْاَفْـِٔدَةَ قَلِيلًا مَا تَشْكُرُونَ

ḳul huve elleƶī enşeekum ve ceǎle lekumu s-sem'ǎ ve l-ebSāra ve l-ef'idete ḳalīlen mā teşkurūne

De ki: "O, sizi yaratan ve size kulaklar, gözler ve kalpler verendir. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!"

اَنْشَأْنَا3 kez

Mü'minun 23:31اَنْشَأْنَاenşe'nāinşa ettik

ثُمَّ اَنْشَأْنَا مِنْ بَعْدِهِمْ قَرْنًا اٰخَرِينَ

ṧumme enşe'nā min beǎ'dihim ḳarnen āḣarīne

Sonra onların (Nuh kavminin) ardından başka bir nesil yarattık.

Mü'minun 23:42اَنْشَأْنَاenşe'nāinşa ettik

ثُمَّ اَنْشَأْنَا مِنْ بَعْدِهِمْ قُرُونًا اٰخَرِينَ

ṧumme enşe'nā min beǎ'dihim ḳurūnen āḣarīne

Sonra bunların arkalarından başka nesiller yarattık.

Kasas 28:45اَنْشَأْنَاenşe'nāyarattık

وَلٰكِنَّٓا اَنْشَأْنَا قُرُونًا فَتَطَاوَلَ عَلَيْهِمُ الْعُمُرُ وَمَا كُنْتَ ثَاوِيًا فِي اَهْلِ مَدْيَنَ تَتْلُوا عَلَيْهِمْ اٰيَاتِنَا وَلٰكِنَّا كُنَّا مُرْسِلِينَ

ve lākinnā enşe'nā ḳurūnen fe teTāvele ǎleyhimu l-ǔmuru ve mā kunte ṧāviyen fī ehli medyene tetlū ǎleyhim āyātinā ve lākinnā kunnā mursilīne

Fakat biz (Musa'dan sonra) birçok nesiller meydana getirdik. Üzerlerinden uzun çağlar geçti. Sen Medyen halkı arasında yaşıyor değildin, ayetlerimizi onlardan okuyup öğreniyor da değildin. Fakat biz (bu haberi) göndereniz.

النَّشْاَةَ3 kez

Ankebut 29:20النَّشْاَةَn-neşeteyaratmayı da

قُلْ سِيرُوا فِي الْاَرْضِ فَانْظُرُوا كَيْفَ بَدَاَ الْخَلْقَ ثُمَّ اللّٰهُ يُنْشِئُ النَّشْاَةَ الْاٰخِرَةَ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ

ḳul sīrū fī l-erDi fe nZurū keyfe bedee l-ḣalḳa ṧumme (a)llahu yunşiu n-neşete l-āḣirate inne (a)llahe ǎlā kulli şey'in ḳadīrun

De ki: "Yeryüzünde dolaşın da Allah'ın başlangıçta yaratmayı nasıl yaptığına bakın. Sonra Allah (aynı şekilde) sonraki yaratmayı da yapacaktır. (Kıyametten sonra her şeyi tekrar yaratacaktır) Şüphesiz Allah'ın gücü her şeye hakkıyla yeter."

Necm 53:47النَّشْاَةَn-neşeteyaratmak

وَاَنَّ عَلَيْهِ النَّشْاَةَ الْاُخْرٰى

ve enne ǎleyhi n-neşete l-uḣrā

Şüphesiz tekrar diriltmek de O'na aittir.

Vakıa 56:62النَّشْاَةَn-neşeteyaratmayı

وَلَقَدْ عَلِمْتُمُ النَّشْاَةَ الْاُو۫لٰى فَلَوْلَا تَذَكَّرُونَ

ve leḳad ǎlimtumu n-neşete l-ūlā fe levlā teƶekkerūne

Andolsun, birinci yaratılışı(nızı) biliyorsunuz. O halde düşünseniz ya!

وَاَنْشَأْنَا2 kez

En'am 6:6وَاَنْشَأْنَاve enşe'nāve yarattık

اَلَمْ يَرَوْا كَمْ اَهْلَكْنَا مِنْ قَبْلِهِمْ مِنْ قَرْنٍ مَكَّنَّاهُمْ فِي الْاَرْضِ مَا لَمْ نُمَكِّنْ لَكُمْ وَاَرْسَلْنَا السَّمَاءَ عَلَيْهِمْ مِدْرَارًا وَجَعَلْنَا الْاَنْهَارَ تَجْرِي مِنْ تَحْتِهِمْ فَاَهْلَكْنَاهُمْ بِذُنُوبِهِمْ وَاَنْشَأْنَا مِنْ بَعْدِهِمْ قَرْنًا اٰخَرِينَ

e lem yerav kem ehleknā min ḳablihim min ḳarnin mekkennāhum fī l-erDi mā lem numekkin lekum ve erselnā s-semāe ǎleyhim midrāran ve ceǎlnā l-enhāra tecrī min teHtihim fe ehleknāhum bi ƶunūbihim ve enşe'nā min beǎ'dihim ḳarnen āḣarīne

Onlardan önce nice nesilleri helak ettiğimizi görmediler mi? Yeryüzünde size vermediğimiz imkan ve iktidarı onlara vermiştik. Onlara bol bol yağmur yağdırmıştık. Topraklarından nehirler akıttık. Sonra da günahları sebebiyle onları helak ettik ve arkalarından başka bir nesil var ettik.

Enbiya 21:11وَاَنْشَأْنَاve enşe'nāve inşa ettik

وَكَمْ قَصَمْنَا مِنْ قَرْيَةٍ كَانَتْ ظَالِمَةً وَاَنْشَأْنَا بَعْدَهَا قَوْمًا اٰخَرِينَ

ve kem ḳaSamnā min ḳaryetin kānet Zālimeten ve enşe'nā beǎ'dehā ḳavmen āḣarīne

Biz zulmetmekte olan nice memleketleri kırıp geçirdik ve onlardan sonra başka başka toplumlar meydana getirdik.

اَنْشَاَ2 kez

En'am 6:141اَنْشَاَenşeeyaratan

وَهُوَ الَّذِي اَنْشَاَ جَنَّاتٍ مَعْرُوشَاتٍ وَغَيْرَ مَعْرُوشَاتٍ وَالنَّخْلَ وَالزَّرْعَ مُخْتَلِفًا اُكُلُهُ وَالزَّيْتُونَ وَالرُّمَّانَ مُتَشَابِهًا وَغَيْرَ مُتَشَابِهٍ كُلُوا مِنْ ثَمَرِهِ اِذَٓا اَثْمَرَ وَاٰتُوا حَقَّهُ يَوْمَ حَصَادِهِ وَلَا تُسْرِفُوا اِنَّهُ لَا يُحِبُّ الْمُسْرِفِينَ

ve huve elleƶī enşee cennātin meǎ'rūşātin ve ğayra meǎ'rūşātin ve n-naḣle ve z-zer'ǎ muḣtelifen ukuluhu ve z-zeytūne ve r-rummāne muteşābihen ve ğayra muteşābihin kulū min ṧemerihi iƶā eṧmera ve ātū Haḳḳahu yevme HaSādihi ve lā tusrifū innehu lā yuHibbu l-musrifīne

O, çardaklı-çardaksız olarak bahçeleri, ürünleri, çeşit çeşit hurmalıkları ve ekinleri, zeytini ve narı (her biri) birbirine benzer ve (her biri) birbirinden farklı biçimde yaratandır. Bunlar meyve verince meyvelerinden yiyin. Hasat günü de hakkını (öşürünü) verin, fakat israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.

Mü'minun 23:78اَنْشَاَenşeeinşa eden

وَهُوَ الَّذِي اَنْشَاَ لَكُمُ السَّمْعَ وَالْاَبْصَارَ وَالْاَفْـِٔدَةَ قَلِيلًا مَا تَشْكُرُونَ

ve huve elleƶī enşee lekumu s-sem'ǎ ve l-ebSāra ve l-ef'idete ḳalīlen mā teşkurūne

Halbuki O, sizin için kulakları, gözleri ve gönülleri yaratandır. Ne kadar az şükrediyorsunuz!

وَيُنْشِئُ1 kez

Ra'd 13:12وَيُنْشِئُve yunşiuve yapan

هُوَ الَّذِي يُرِيكُمُ الْبَرْقَ خَوْفًا وَطَمَعًا وَيُنْشِئُ السَّحَابَ الثِّقَالَ

huve elleƶī yurīkumu l-berḳa ḣavfen ve Tameǎn ve yunşiu s-seHābe ṧ-ṧiḳāle

O, korku ve ümit vermek için size şimşeği gösterendir, yağmur yüklü bulutları meydana getirendir.

اَنْشَأْنَاهُ1 kez

Mü'minun 23:14اَنْشَأْنَاهُenşe'nāhuonu yaptık

ثُمَّ خَلَقْنَا النُّطْفَةَ عَلَقَةً فَخَلَقْنَا الْعَلَقَةَ مُضْغَةً فَخَلَقْنَا الْمُضْغَةَ عِظَامًا فَكَسَوْنَا الْعِظَامَ لَحْمًا ثُمَّ اَنْشَأْنَاهُ خَلْقًا اٰخَرَ فَتَبَارَكَ اللّٰهُ اَحْسَنُ الْخَالِقِينَ

ṧumme ḣaleḳnā n-nuTfete ǎleḳaten fe ḣaleḳnā l-ǎleḳate muDğaten fe ḣaleḳnā l-muDğate ǐZāmen fe kesevnā l-ǐZāme leHmen ṧumme enşe'nāhu ḣalḳan āḣara fe tebārake (a)llahu eHsenu l-ḣāliḳīne

Sonra bu az suyu "alaka" haline getirdik. Alakayı da "mudga" yaptık. Bu "mudga"yı da kemiklere dönüştürdük ve bu kemiklere de et giydirdik. Nihayet onu bambaşka bir yaratık olarak ortaya çıkardık. Yaratanların en güzeli olan Allah'ın şanı ne yücedir!

فَاَنْشَأْنَا1 kez

Mü'minun 23:19فَاَنْشَأْنَاfe enşe'nāinşa ettik

فَاَنْشَأْنَا لَكُمْ بِهِ جَنَّاتٍ مِنْ نَخِيلٍ وَاَعْنَابٍ لَكُمْ فِيهَا فَوَاكِهُ كَثِيرَةٌ وَمِنْهَا تَأْكُلُونَ

fe enşe'nā lekum bihi cennātin min neḣīlin ve eǎ'nābin lekum fīhā fevākihu keṧīratun ve minhā te'kulūne

Onunla sizin için hurma bahçeleri ve üzüm bağları meydana getirdik. Bu bağ ve bahçelerde sizin için pek çok meyveler vardır ve siz onlardan yiyorsunuz.

يُنْشِئُ1 kez

Ankebut 29:20يُنْشِئُyunşiuyapacaktır

قُلْ سِيرُوا فِي الْاَرْضِ فَانْظُرُوا كَيْفَ بَدَاَ الْخَلْقَ ثُمَّ اللّٰهُ يُنْشِئُ النَّشْاَةَ الْاٰخِرَةَ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ

ḳul sīrū fī l-erDi fe nZurū keyfe bedee l-ḣalḳa ṧumme (a)llahu yunşiu n-neşete l-āḣirate inne (a)llahe ǎlā kulli şey'in ḳadīrun

De ki: "Yeryüzünde dolaşın da Allah'ın başlangıçta yaratmayı nasıl yaptığına bakın. Sonra Allah (aynı şekilde) sonraki yaratmayı da yapacaktır. (Kıyametten sonra her şeyi tekrar yaratacaktır) Şüphesiz Allah'ın gücü her şeye hakkıyla yeter."

اَنْشَاَهَٓا1 kez

Yasin 36:79اَنْشَاَهَٓاenşeehāyaratan

قُلْ يُحْيِيهَا الَّذِي اَنْشَاَهَٓا اَوَّلَ مَرَّةٍ وَهُوَ بِكُلِّ خَلْقٍ عَلِيمٌ

ḳul yuHyīhā elleƶī enşeehā evvele merratin ve huve bi kulli ḣalḳin ǎlīmun

De ki: "Onları ilk defa var eden diriltecektir. O, her yaratılmışı hakkıyla bilendir."

يُنَشَّؤُ۬ا1 kez

Zuhruf 43:18يُنَشَّؤُ۬اyuneşşeuyetiştirilen

اَوَمَنْ يُنَشَّؤُ۬ا فِي الْحِلْيَةِ وَهُوَ فِي الْخِصَامِ غَيْرُ مُبِينٍ

e ve men yuneşşeu fī l-Hilyeti ve huve fī l-ḣiSāmi ğayru mubīnin

Süs içerisinde (narin bir biçimde) yetiştirilen ve tartışmada (delilini erkekler gibi) açıklayamayanı mı Allah'a isnad ediyorlar?

الْمُنْشَاٰتُ1 kez

Rahman 55:24الْمُنْشَاٰتُl-munşātuinşa edilmiş

وَلَهُ الْجَوَارِ الْمُنْشَاٰتُ فِي الْبَحْرِ كَالْاَعْلَامِ

ve le hu l-cevāri l-munşātu fī l-baHri ke l-eǎ'lāmi

Denizde akıp giden dağlar gibi yüksek gemiler de O'nundur.

اَنْشَأْنَاهُنَّ1 kez

Vakıa 56:35اَنْشَأْنَاهُنَّenşe'nāhunnekadınları inşa' etmişizdir

اِنَّٓا اَنْشَأْنَاهُنَّ اِنْشَٓاءً

innā enşe'nāhunne inşā'en

Biz onları (hurileri) yepyeni bir yaratılışta yarattık.

اِنْشَٓاءً1 kez

Vakıa 56:35اِنْشَٓاءًinşā'en(yeni bir) inşa' ile

اِنَّٓا اَنْشَأْنَاهُنَّ اِنْشَٓاءً

innā enşe'nāhunne inşā'en

Biz onları (hurileri) yepyeni bir yaratılışta yarattık.

وَنُنْشِئَكُمْ1 kez

Vakıa 56:61وَنُنْشِئَكُمْve nunşiekumve sizi yeniden inşa' edelim

عَلٰٓى اَنْ نُبَدِّلَ اَمْثَالَكُمْ وَنُنْشِئَكُمْ فِي مَا لَا تَعْلَمُونَ

ǎlā en nubeddile emṧālekum ve nunşiekum fī mā lā teǎ'lemūne

(60-61) Sizin yerinize benzerlerinizi getirmek ve sizi bilemeyeceğiniz bir şekilde yeniden yaratmak üzere aranızda ölümü biz takdir ettik. (Bu konuda) bizim önümüze geçilmez.

اَنْشَأْتُمْ1 kez

Vakıa 56:72اَنْشَأْتُمْenşe'tumyarattınız

ءَاَنْتُمْ اَنْشَأْتُمْ شَجَرَتَهَا اَمْ نَحْنُ الْمُنْشِؤُ۫نَ

e entum enşe'tum şeceratehā em neHnu l-munşiūne

Onun ağacını siz mi yarattınız, yoksa yaratan biz miyiz?

الْمُنْشِؤُ۫نَ1 kez

Vakıa 56:72الْمُنْشِؤُ۫نَl-munşiūneyaratanlar

ءَاَنْتُمْ اَنْشَأْتُمْ شَجَرَتَهَا اَمْ نَحْنُ الْمُنْشِؤُ۫نَ

e entum enşe'tum şeceratehā em neHnu l-munşiūne

Onun ağacını siz mi yarattınız, yoksa yaratan biz miyiz?

نَاشِئَةَ1 kez

Müzzemmil 73:6نَاشِئَةَnāşietekalkmak

اِنَّ نَاشِئَةَ الَّيْلِ هِيَ اَشَدُّ وَطْـًٔا وَاَقْوَمُ قِيلًا

inne nāşiete l-leyli hiye eşeddu veT'en ve eḳvemu ḳīlen

Şüphesiz gece ibadetinin etkisi daha fazla, (bu ibadetteki) sözler (Kur'an ve dua okuyuşlar) ise daha düzgün ve açıktır.