Onlar, ufak tefek kusurları dışında, büyük günahlardan ve çirkin işlerden uzak duran kimselerdir. Şüphesiz Rabbin, bağışlaması çok geniş olandır. Sizi, topraktan yarattığında da ve analarınızın karnında ceninler iken de, en iyi bilendir. Bunun için kendinizi temize çıkarmayın. Çünkü O, Allah'a karşı gelmekten sakınanları en iyi bilendir.

اَلَّذِينَ يَجْتَنِبُونَ كَبَائِرَ الْاِثْمِ وَالْفَوَاحِشَ اِلَّا اللَّمَمَ اِنَّ رَبَّكَ وَاسِعُ الْمَغْفِرَةِ هُوَ اَعْلَمُ بِكُمْ اِذْ اَنْشَاَكُمْ مِنَ الْاَرْضِ وَاِذْ اَنْتُمْ اَجِنَّةٌ فِي بُطُونِ اُمَّهَاتِكُمْ فَلَا تُزَكُّوا اَنْفُسَكُمْ هُوَ اَعْلَمُ بِمَنِ اتَّقٰى

(e)lleƶīne yectenibūne kebāira l-iṧmi ve l-fevāHişe illā l-lememe inne rabbeke vāsiǔ l-meğfirati huve eǎ'lemu bikum iƶ enşeekum mine l-erDi ve iƶ entum ecinnetun fī buTūni ummehātikum fe lā tuzekkū enfusekum huve eǎ'lemu bi meni tteḳā

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اَلَّذِينَ(e)lleƶīneki onlar
2يَجْتَنِبُونَyectenibūneج ن بYan taraf, uzak durmak, kenara çekilmek, kaçınmak, sakınmak, yanında olmak, beraber olmak, yabancı olmak, cünüp olmak, uzaklaştırmakkaçınırlar
3كَبَائِرَkebāiraك ب رSert olmak, büyümek, büyük/geniş/iri olmak, ergenliğe ulaşmak, saygınlık veya rütbece yükselmek, bir şeyi büyütmek, büyüklük konusunda biriyle rekabet etmek/çekişmek, kendini yüceltmek, gururlu/kibirli/küstah davranmak, kendini mükemmel görmek, başkalarının eylemlerini aşmak, övünmek, büyük olmaya çabalamak/çalışmak, bir şeyi küçümsemek, bir şeyden küçümseyerek uzaklaşmak, kendini bir şeyden üstün tutmak.büyüklerinden
4الْاِثْمِl-iṧmiا ث مSuç/günah işlemek veya yalan söylemek. İsm - günah, suç, suçluluk, kötülük, yalan, iyi davranışları engelleyen her şey, zararlı, kişiyi cezaya müstahak kılan her şey, zihni kötü bir şey olarak rahatsız eden her şey, yasadışı. Asam - kötülüğün cezası, karşılık. Asim - kötülük yapan, günah işleyen. Asim - kötü kişi. Te'sim - suç isnadıgünahın
5وَالْفَوَاحِشَve l-fevāHişeف ح شAşırı/ölçüsüz/muazzam/fahiş/gereğinden fazla/ölçüsüz olmak, iğrenç/kötü/şer/yakışıksız/ahlaksızlık/iğrenç, müstehcen/kaba/açık saçık, yasak olan aşırılığı işlemek, sınırları/limitleri aşmak, açgözlü, zina/fuhuş.ve çirkin işlerden
6اِلَّاillādışında
7اللَّمَمَl-lememeل م مToplamak, biriktirmek, yığmak, bir araya getirmek, açgözlülükle almak, küçük suçlar, istem dışı suçlar, küçük hatalar, kasıtsız günahlarküçük hatalar
8اِنَّinneşüphesiz
9رَبَّكَrabbekeر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbinin
10وَاسِعُvāsiǔو س عBol olmak, içine almak, kavramak, sarıp sarmalamak.geniştir
11الْمَغْفِرَةِl-meğfiratiغ ف رkorumak, örtmek, gizlemek, siper etmek, miğfer, affetmek, bağışlamak, koruma/af dilemekaffı
12هُوَhuveO
13اَعْلَمُeǎ'lemuع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamedaha iyi bilir
14بِكُمْbikumsizi
15اِذْzaman
16اَنْشَاَكُمْenşeekumن ش اYaşamak, ortaya çıkmak, yükselmek/yüksek olmak, büyümek, yaratmak/üretmek/kaynaklanmak, oldu/meydana geldi, yükseltmek, kurmak/inşa etmek, başladı, özellikle 73:6'yı tartışmaksizi inşa ettiği
17مِنَmine-tan
18الْاَرْضِl-erDiا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyetoprak-
19وَاِذْve iƶve zaman
20اَنْتُمْentumsiz
21اَجِنَّةٌecinnetunج ن نörtülü/gizli/kapalı/saklı/korumalı (örn. kumaş, zırh, mezar, kalkan), görünmez, karanlık/ele geçirilmiş olmak, gece karanlığı, akıldan yoksun, deli/çılgın/aklı başında olmayan, karışıklık/şaşkınlıkcenin halinde iken
22فِي
23بُطُونِbuTūniب ط نKarnı şişkin olmak, şişmek, göbeklenmek, karın, iç kısım, gizli anlam, derinlik, vadi, iç yüz, batınkarınlarında
24اُمَّهَاتِكُمْummehātikumا م مammina: önermek, bir yere doğru adım atmak, tamir etmek, yönelmek [5:2]ummun/umm: anne, kaynak, prensip, prototip, köken, örnek;ummi: anneye ait, okuma yazma bilmeyen, Arap, kendilerine ait vahyedilmiş kutsal kitabı olmayan;ummatun: bir insanın akrabaları, kabile, parti, topluluk, millet, ortak özellikleri veya koşulları olan canlı grubu, insan veya hayvan topluluğu, yaratılış, nesil, Allah'ın yarattıkları;ummah: davranış yolu/şekli/tarzı, inanç, din, millet, zaman veya zaman dilimi, dürüst kişi, iyilik/erdemlerle tanınan ve örnek alınan kişi;imam: lider, başkan, takip edilen herhangi bir nesne (örn. insan/kitap/anayol), model, örnek, kalıp;amama: önce, önünde [75:5]annelerinizin
25فَلَاfe lāartık
26تُزَكُّواtuzekkūز ك وArttı/çoğaldı, gelişti/iyi büyüdü/gelişti/serpildi ve meyve verdi, saf/temiz oldu/hale geldi, arınma/temizlenme, iyilik/doğruluk, bolluk içinde/rahat/yumuşak/narin bir yaşam sürmek, iyi/doğru bir duruma/koşula sokmak, sadaka, zekatövüp yüceltmeyin
27اَنْفُسَكُمْenfusekumن ف سnefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunankendinizi
28هُوَhuveO
29اَعْلَمُeǎ'lemuع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamedaha iyi bilir
30بِمَنِbi menikimseyi
31اتَّقٰىtteḳāو ق يkorumak, kurtarmak, muhafaza etmek, uzak tutmak, kötülükten ve felaketten korunmak, güvende olmak, kalkan olarak kabul etmek, görev saymak. muttaki - kötülükten ve insanlara ve Allah'a karşı görevini ihlal eden şeylerden kaçınan kişikorunan

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Israr etmemek şartıyle küçük günahlardan başka suçların büyüklerinden ve çirkin şeylerden sakınanlara gelince: Şüphe yok ki Rabbinin yarlıgaması pek geniştir. O, sizi yeryüzünden yaratıp meydana getirdiği zaman ve siz, analarınızın karnında birer dölken de bilir; artık siz, kendinizi temize çıkarmaya kalkışmayın, o, kim çekinmededir, daha iyi bilir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Israr etmemek şartıyle küçük günahlardan başka suçların büyüklerinden ve çirkin şeylerden sakınanlara gelince: Şüphe yok ki Rabbinin yarlıgaması pek geniştir. O, sizi yeryüzünden yaratıp meydana getirdiği zaman ve siz, analarınızın karnında birer dölken de bilir; artık siz, kendinizi temize çıkarmaya kalkışmayın, o, kim çekinmededir, daha iyi bilir.

Adem Uğur

Ufak tefek kusurları dışında, büyük günahlardan ve edepsizliklerden kaçınanlara gelince, bil ki Rabbin, affı bol olandır. O, sizi daha topraktan yarattığı zaman ve siz annelerinizin karınlarında bulunduğunuz sırada (bile), sizi en iyi bilendir. Bunun için kendinizi temize çıkarmayın. Çünkü O, kötülükten sakınanı daha iyi bilir.

Ahmed Hulusi

Onlar ki, büyük suçlardan (şirk, iftira, öldürmek vb. gibi) ve fevahişten (zina vb. gibi) uzak dururlar; beşeriyetin sonucu ufak suçlar dışında. . . Muhakkak ki Rabbinin mağfireti geniştir! O varlığınızı Esma'sıyla oluşturan olarak sizi daha iyi bilir; arzdan (bedeniniz) sizi inşa ettiğinde ve analarınızın karınlarında ceninler halindeyken! O halde nefslerinizi (benliğinizi) temize çıkarmaya çalışmayın! O, korunanın kim olduğunu (Esma'sıyla yaratanı olarak) bilendir!

Ahmet Tekin

İhsan sahibi, devamlı aktif samimi mü’minler, küçük kusurların dışında, bilerek büyük günah işlemekten ve meşrû olmayan şehevî fiillerden, gayri meşrû ilişkilerden, zinadan, hayâsızlıktan, cimrilikten, haddi aşmaktan ve ahlâksızlıktan kaçınanlardır. Senin Rabbinin koruma kalkanı ve bağışlaması geniştir. O, sizi topraktan yarattığı günler dahil, annelerinizin karnında cenin halinde bulunduğunuz dönemleri de içine alacak şekilde her şeyi bilir, sizi iyi tanır. Bu sebeple kendinizi, vicdanlarınızı, birbirinizi temize çıkarmayın. O, kendisine sığınıp, emirlerine yapışarak günahlardan arınıp, azaptan korunanları, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan, takva esaslarını, takvaya dayalı düzeni benimseyen mü’minleri de iyi bilir.

Ahmet Varol

Ki onlar küçük kusurlar dışında günâhların büyüklerinden ve çirkin işlerden kaçınırlar. Şüphesiz Rabbin bağışlaması geniş olandır. O sizi topraktan yarattığında ve siz daha annelerinizin karınlarında ceninler iken de (her kademede) sizi çok iyi bilir. Artık kendinizi temize çıkarmayın. Kimin sakındığını O daha iyi bilir.

Ali Bulaç

Ki onlar, ufak tefek günahlar dışında, günahın büyük olanından ve çirkin utanmazlıklardan kaçınırlar. Şüphesiz senin Rabbin, mağfireti geniş olandır. O, sizi daha iyi bilendir; hem sizi topraktan inşa ettiği (yarattığı) ve siz daha annelerinizin karnında cenin halinde bulunduğunuz zaman da. Öyleyse kendinizi temize çıkarıp durmayın. O, sakınanı daha iyi bilendir.

Ali Fikri Yavuz

Onlar ki, küçük günahlar müstesna, günahın büyüklerinden (şirkten) ve fuhşiyattan kaçınırlar, muhakkak Rabbin geniş mağfiretlidir (onları bağışlar). O, sizi (babanız Adem’i) topraktan yarattığı sıra ve sizler analarınızın karınlarında ceninler iken, sizin hallerinizi çok iyi bilendir. Şimdi nefislerinizi temize çıkarmayın; O, Allah’dan korkanın kim olduğunu çok iyi bilendir.

Ali Rıza Safa

Küçük suçlar dışında, büyük suçlardan ve sağtöreye uygun olmayan edimlerden kaçınanlar için, kuşkusuz, Efendinin bağışlaması çok geniştir. O, sizi topraktan yarattığında da annelerinizin karınlarında dölüt durumundayken da sizi bilir. Öyleyse kendinizi temiz görmeyin. O, kimin sorumluluk bilinci taşıdığını da bilir.

Bayraktar Bayraklı

Onlar, basit hatalar hariç büyük günahlardan ve yüz kızartıcı davranışlardan kaçınanlardır. Şüphesiz Rabbinin bağışlaması geniştir. O sizi topraktan var ederken de, annelerinizin rahminde saklı bulunduğunuzda da, sizinle ilgili her bilgiye sahiptir. Öyleyse kendinizi temize çıkarmayınız. O, Allah'a saygı duyanı en iyi bilendir.

Bekir Sadak

(31-32) Goklerde olanlar ve yerde olanlar Alah'indir ki O, kotuluk yapanlara islerinin karsiligini verir; iyi davrananlara, ufak tefek kabahatleri bir yana buyuk gunahlardan ve hayasizliklardan kacinanlara islediklerinden daha iyisiyle karsiligini verir. Dogrusu Rabbinin bagisi boldur. Sizi yerden var ederken ve siz annelerinizin karinlarinda cenin halinde iken sizleri cok iyi bilen O'dur. Kendinizi temize cikarmayin. O, sakinani cok iyi bilir. *

Celal Yıldırım

O iyilik işleyenler ki, ufak çaptaki kusur ve günahlar dışında günahın büyüklerinden ve her türlü ahlâk ve terbiye dışı söz ve davranışlardan kaçınırlar. Şüphesiz ki Rabbin bağışlaması geniştir. Sizi topraktan (elde edilen ürünlerle) oluşturup yetişme alanına getirdiği anlarda ve siz, analarınızın karınlarında ceninler halinde bulunduğunuz zamanda sizi en iyi bilen O'dur. Artık kendinizi temize çıkarmaya kalkışmayın. O, korkup sakınanları daha iyi bilir.

Diyanet İşleri

Onlar, ufak tefek kusurları dışında, büyük günahlardan ve çirkin işlerden uzak duran kimselerdir. Şüphesiz Rabbin, bağışlaması çok geniş olandır. Sizi, topraktan yarattığında da ve analarınızın karnında ceninler iken de, en iyi bilendir. Bunun için kendinizi temize çıkarmayın. Çünkü O, Allah'a karşı gelmekten sakınanları en iyi bilendir.

Diyanet İşleri (eski)

(31-32) Göklerde olanlar ve yerde olanlar Allah'ındır ki O, kötülük yapanlara işlerinin karşılığını verir; iyi davrananlara, ufak tefek kabahatleri bir yana büyük günahlardan ve hayasızlıklardan kaçınanlara işlediklerinden daha iyisiyle karşılığını verir. Doğrusu Rabbinin bağışı boldur. Sizi yerden var ederken ve siz annelerinizin karınlarında cenin halinde iken sizleri çok iyi bilen O'dur. Kendinizi temize çıkarmayın. O, sakınanı çok iyi bilir.

Diyanet Vakfi

Ufak tefek kusurları dışında, büyük günahlardan ve edepsizliklerden kaçınanlara gelince, bil ki Rabbin, affı bol olandır. O, sizi daha topraktan yarattığı zaman ve siz annelerinizin karınlarında bulunduğunuz sırada (bile), sizi en iyi bilendir. Bunun için kendinizi temize çıkarmayın. Çünkü O, kötülükten sakınanı daha iyi bilir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onlar ki günahın büyüklerinden ve çirkin işlerden kaçınırlar, yalnız bazı küçük kusurlar hariç. Şüphesiz Rabbinin affı geniştir. O, sizi daha topraktan yarattığı zaman ve siz annelerinizin karınlarında bulunduğunuz sırada, sizi en iyi bilendir. Bunun için kendinizi temize çıkarmayın. Çünkü O, kötülükten sakınanı daha iyi bilir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar ki günahın büyüklerinden (vebalden) ve çirkef davranışlardan kaçınırlar, ancak ufak tefek kusurlar hariç; şüphesiz ki, Rabbin geniş mağfiretlidir. O sizin her halinizi en iyi bilendir, sizi topraktan meydana getirdiğinde ve sizler analarınızın karınlarında cenin halinde iken. Şimdi nefislerinizi temize çıkarmaya kalkışmayın! O'dur en iyi bilen günahtan korkup sakınanı!

Elmalılı Hamdi Yazır

Onlar ki günahın büyüklerinden; vebalden, fuhşiyyattan kaçınırlar, ancak ufak tefek kusur başka, şübhesiz ki rabbın geniş mağfiretlidir. Hem sizin her hallerinize a'lemdir, sizi Arzdan inşa ettiği sıra ve sizler analarınızın karınlarında ceninler iken, şimdi nefislerinizi tezkiyeye kalkışmayın, O'dur en bilen müttakı olanı.

Erhan Aktaş

Onlar, ufak-tefek hatalara düşmek hariç, büyük günahlardan ve aşırılıklardan kaçınırlar. Kuşkusuz Rabb'in, bağışlaması bol olandır. O, sizi topraktan inşa ederken de annelerinizin karnında cenin halindeyken de ne olduğunuzu en iyi bilendir. O halde kendinizi temize çıkarmayın. O, takva1 sahibi olan kimseyi en iyi bilendir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar, ufak-tefek hatalara düşmek hariç, büyük günahlardan ve aşırılıklardan kaçınırlar. Kuşkusuz Rabb'in, bağışlaması bol olandır. O, sizi topraktan inşa ederken de annelerinizin karnında cenin halindeyken de ne olduğunuzu en iyi bilendir. O halde kendinizi temize çıkarmayın. O, takva sahibi olan kimseyi en iyi bilendir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar, ufak-tefek günahlar hariç, büyük günahlardan ve aşırılıklardan kaçınırlar. Kuşkusuz Rabb'in, bağışlaması bol olandır. O, sizi topraktan yaparken de, annelerinizin karnında cenin halindeyken de, ne olduğunuzu en iyi bilendir. O halde kendinizi temize çıkarmayın. O, korunup sakınan kimseyi en iyi bilendir.

Fizilal-il Kuran

İyilik işleyenler büyük günahlardan ve çirkin davranışlardan uzak dururlar. Sadece küçük kusurları olabilir. Senin Rabb'inin bağışlayıcılığı geniş kapsamlıdır. O sizi gerek ilk başta topraktan yaratırken ve gerekse annelerinizin karınlarında cenin aşamasındayken bilir. Öyleyse kendinizi temize çıkarmayınız. Çünkü o kimin kötülüklerden sakındığını herkesten iyi bilir.

Gültekin Onan

Ki onlar, ufak tefek günahlar dışında, günahın büyük olanından ve çirkin utanmazlıklardan kaçınırlar. Şüphesiz senin rabbin, mağfireti geniş olandır. O, sizi daha iyi bilendir; hem sizi topraktan inşa ettiği (yarattığı) ve siz daha annelerinizin karnında cenin halinde bulunduğunuz zaman da. Öyleyse kendinizi temize çıkarıp durmayın. O, sakınanı daha iyi bilendir.

Hamdi Döndüren

Onlar günahın büyüklerinden ve çirkin işlerden kaçınırlar, yalnız bazı küçük hatalar işleyebilirler. Kuşkusuz Rabbin geniş mağfiret sahibidir. O sizi daha iyi bilir. Gerek sizi topraktan yarattığı, gerekse annelerinizin karnında cenin olarak bulunduğunuz zamandaki hallerinizi bilir. Artık (O’na karşı) kendinizi temize çıkarmayın. Çünkü O, kimin kötülükten sakındığını daha iyi bilir.

Hasan Basri Çantay

(O güzel hareket edenler), ufak ufak suçlar (ı) haaric olmak üzere, günahın büyüklerinden ve fuhuşlardan kaçınanlardır. Şübhesiz ki Rabbin, mağfireti bol olandır. O, sizi daha toprakdan yaratdığı zaman ve siz henüz analarınızın karınlarında döller haalinde olduğunuz sırada siz (in ne olduğunuzu) çok iyi bilendir. Bunun için kendinizi (beğenib) temize çıkarmayın. O, (fenalıkdan) sakınan kimdir, çok iyi bilendir.

Hasib Asutay

Ki onlar, ufak tefek kusurlar dışında, günâhın büyüklerinden ve çirkin işlerden kaçınanlardır. Şüphesiz Rabbin bağışlaması geniş olandır. O, sizi (10) topraktan yarattığı zaman ve siz daha annelerinizin karınlarında cenin halinde iken, sizi en iyi bilendir. Öyle ise kendinizi temize çıkarmayın. O, (kötülükten) sakınanı daha iyi bilendir. (10. Babanız Âdem (a.s)'i.)

Hayrat Neşriyat

Onlar ki, (bazen hatâ ederek işledikleri) küçük günahlar hâriç, büyük günahlardan ve fuhşiyâttan (mutlaka) kaçınırlar. Şübhesiz ki Rabbin, mağfireti pek geniş olandır. O sizi, gerek yerden (topraktan) yarattığı zaman, gerekse siz analarınızın karnında bir cenin iken en iyi bilendir. O hâlde nefislerinizi temize çıkarmayın! O, takvâ sâhibi olanı en iyi bilendir.

İbni Kesir

Onlar ki; ufak-tefek kusurları dışında günahın büyüklerinden ve hayasızlıktan kaçınırlar. Muhakkak ki Rabbın; mağfireti geniş olandır. Sizi, daha topraktan yarattığı zaman ve henüz analarınızın karınlarında cenin halinde iken sizi en iyi bilen O'dur. Kendinizi temize çıkarmayın. O; takva sahibi olanları da en iyi bilendir.

Mehmet Okuyan

Ufak tefek kusurlar dışında, büyük günahlardan ve çirkinliklerden kaçınanlara gelince, Rabbinin bağışlaması çok geniştir. O, sizi topraktan yarattığı zaman ve siz annelerinizin karınlarında saklı (ceninler hâlinde) bulunduğunuz sırada (bile) sizi iyi bilendir. (Bu nedenle) kendinizi temize çıkarmayın! O, takvâlı (duyarlı) olanı iyi bilendir.

Muhammed Esed

Büyük günahlardan ve çirkin fiillerden kaçınanlara gelince, onlar arada bir hataya düşseler de (bilsinler ki) Rabbin bağışlamada cömerttir. O, sizi toz topraktan var ederken de, annelerinizin rahminde saklı bulunduğunuzda da sizinle ilgili her bilgiye sahiptir. O halde kendinizi saf ve temiz görmeyin; (çünkü) O, kimin Kendisine karşı sorumluluk bilinci taşıdığını en iyi bilendir.

Mustafa İslamoğlu

Büyük günahlardan va ahlaksızca fiillerden kaçınanlara gelince: ufak tefek kusurlar işleseler de, kesin olarak bilsinler ki senin Rabbin engin bağış sahibidir. O, yeryüzü (toprağından) sizi var ederken de, anneleriniz karınlarında cenin halindeyken de sizinle ilgili her şeyi bilir; şu halde kendinizi temize çıkarmayın: kimin takvaya uygun davrandığını en iyi bilen O'dur.

Ömer Nasuhi Bilmen

(Güzellikte bulunanlar) O kimselerdir ki, günahın büyüklerinden ve fahiş şeylerden kaçınırlar, küçük günah müstesna. Şüphe yok ki, Rabbim mağfireti geniş olandır ve O sizi en ziyâde bilendir. O vakit ki, sizi yerden, yarattı ve o vakit ki, siz analarınızın karınlarında ceninler halinde idiniz. Artık nefislerinizi tezkiye etmeyin. O, muttakî olanı en ziyâde bilendir.

Ömer Öngüt

Onlar ki günahın büyüklerinden ve hayâsızlıklardan kaçınırlar, yalnız bazı küçük kusurlar işleyebilirler. Şüphesiz ki Rabbinin mağfireti geniştir. Sizi daha topraktan yarattığı zaman ve henüz analarınızın karınlarında ceninler halinde iken sizi en iyi bilen O'dur. Kendinizi beğenip temize çıkarmayın. Çünkü O, kötülükten sakınanı daha iyi bilir.

Suat Yıldırım

O iyiler, ufak kusur ve günahlardan olmasa da, büyük günahlardan, aşikâr hayasızlıklardan kaçınırlar. Senin Rabbinin mağfireti boldur. O sizi topraktan yaratırken ve siz annelerinizin karınlarında döl halinde iken mayanızın ne olduğunu gayet iyi bilir. Öyleyse kendinizi temize çıkarmayın, övünüp durmayın. Çünkü kimin Allah’ı daha çok sayıp O’na karşı gelmekten sakındığını O pek iyi bilmektedir.

Süleyman Ateş

Onlar, günahın büyüklerinden ve çirkin işlerden kaçınırlar, yalnız bazı küçük hatalar işleyebilirler. Şüphesiz Rabbinin affı geniştir (O kendisine yönelen kulunu affeder). O sizi daha iyi bilir: Gerek sizi topraktan inşa ettiği, gerek annelerinizin karınlarında bulunduğunuz zaman biçim verdiği sırada (sizin her halinizi bilmiştir), artık kendinizi övüp yüceltmeyin, çünkü O, korunanı daha iyi bilir.

Süleymaniye Vakfı

Onlar, büyük günahlardan ve fuhuş çeşitlerinden kaçınanlardır ama küçük günahları olabilir. Çünkü Rabbin, bağışlaması geniş olandır. Yerden /topraktan oluşturup geliştirdiğinde de analarınızın karnında birer cenin olduğunuzda da sizi en iyi bilen odur. Kendinizi temize çıkarmayın. O, yanlışlardan kimin daha fazla sakındığını en iyi bilendir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Güzel davrananlar, kusurları hariç, günahların büyüklerinden ve fuhuş çeşitlerinden kaçınanlardır. Sahibinin bağışlaması boldur. Topraktan sizi oluştururken de analarınızın karnında birer cenin iken de sizi en iyi bilen O'dur. Kendinizi iyi göstermeye kalkmayın. Doğal yapısını kimin koruduğunu en iyi O bilir.

Şaban Piriş

O iyilik edenler, ufak tefek kusurları dışında, günahın büyüklerinden ve fuhşiyattan kaçarlar. Şüphesiz Rabbinin mağfireti geniştir. Sizi topraktan meydana getirdiği zaman da ve siz, annelerinizin karnında cenin halinde iken de sizi en iyi O bilir. Öyleyse, kendi kendinizi temize çıkarmayın. Kimin takvalı olduğunu en iyi o bilir.

Tefhim-ul Kuran

Ki onlar büyük günahlardan, çirkince utanmazlıklardan kaçınırlar, ufak tefek günahlar bundan müstesnadır. Hiç şüphesiz Rabb'in, mağfireti geniş olandır. O, sizi daha iyi bilendir, hatta sizi topraktan yarattığı ve siz daha annelerinizin karınlarında cenin halinde bulunduğunuz zaman bile. Öyleyse kendinizi temize çıkarıp durmayın. O, kimin takva sahibi olduğunu en iyi bilendir.

Ümit Şimşek

Onlar, ufak tefek günahlar dışında, günahın büyüklerinden ve fuhşiyattan kaçınırlar. Rabbinin bağışlaması ise pek geniştir. Sizi topraktan yarattığında da, annelerinizin karınlarında siz birer cenin halinde iken de sizi en iyi bilen Odur. Siz kendinizi temize çıkarmayın; kimin takvâ sahibi olduğunu en iyi O bilir.

Yaşar Nuri Öztürk

Öyle kişilerdir ki onlar, günahın büyüklerinden ve iğrençliklerden çekinip kaçınırlar. Bazı küçük sürçmeler hariç. Hiç kuşkusuz, senin Rabbin affı geniş olandır. Sizi en iyi bilen O'dur: Hem sizi topraktan oluşturduğu zaman hem de annelerinizin karınlarında ceninler halinde bulunduğunuz zaman. O halde kendi kendinizi temize çıkmış göstermeyin; kimin sakındığını en iyi bilen O'dur.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar kiçik günahlar istisna olmaqla, böyük günahlardan və iyrənc əməllərdən çəkinirlər. Həqiqətən, sənin Rəbbin geniş məğfirət sahibidir. O, sizi torpaqdan yaradanda da, siz analarınızın bətnində rüşeym halında olanda da sizi yaxşı tanıyırdı. Özünüzü təmizə çıxartmayın! Çünki O, kimin Allahdan qorxduğunu yaxşı bilir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(O yaxşılıq edənlər ki) kiçik günahlar (xətalar) istisna olmaqla, böyük günahlardan və rəzil işlərdən (zinadan) çəkinərlər. Həqiqətən, sənin Rəbbin çox bağışlayandır. Sizi torpaqdan yaradan da, siz analarınızın bətnlərində rüşeym halında olanda da sizi ən gözəl tanıyan Odur. Özünüzü təmizə çıxartmayın. O, Allahdan qorxub pis əməllərdən çəkinənin kim olduğunu ən gözəl biləndir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Das sind diejenigen, die die großen und abscheulichen Sünden meiden; die kleinen vergibt Gott, ist Er doch voller Vergebung. Er kennt euch genau, seitdem Er euch aus Erde erschuf und ihr ein Embryo im Schoß eurer Mutter wart. Ihr sollt euch nicht als rein loben. Er weiß genau, wer wirklich gottesfürchtig ist.

Almanca — Der Edle Quran

Diejenigen, die schwerwiegende Sünden und Abscheulichkeiten meiden, außer leichten Verfehlungen... Gewiß, dein Herr ist Allumfassend in (Seiner) Vergebung. Er weiß sehr wohl über euch Bescheid, als Er euch aus der Erde hervorgebracht hat und als ihr Keimlinge in den Leibern eurer Mütter gewesen seid. So erklärt nicht euch selbst für lauter. Er weiß sehr wohl, wer gottesfürchtig ist.

Almanca — M. A. Rassoul

Jene, die die großen Sünden und Schändlichkeiten meiden - mit Ausnahme der Lappalien - wahrlich, dein Herr ist von weitumfassender Vergebung. Er kennt euch sehr wohl; als Er euch aus der Erde hervorbrachte, und als ihr Embryos in den Leibern eurer Mütter waret. Darum erklärt euch nicht selber als rein. Er kennt diejenigen am besten, die (Ihn) fürchten.

Almanca — Muhammad Zaidan

Es sind diejenigen, die das Schwere an Verfehlungen und die Abscheulichkeiten außer den Kleinigkeiten meiden. Gewiß, dein HERR ist von allumfassender Vergebung. ER weiß besser Bescheid über euch, als ER euch von der Erde hervorkommen ließ, und als ihr Embryos in den Bäuchen eurer Mütter wart, so lobt euer Selbst nicht! ER weiß besser Bescheid über denjenigen, der Taqwa gemäß handelt.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Those who avoid major sins and do not commit themselves to an evil line of conduct, but occasionally fall into mistakes, faults or errors may find Allah Ghafrun (Forgiving),and Rahimun (Merciful); He knows well your nature, your character, and condition of mind besides your disposition and your temperament; for it is He Who brought you into being from the earth, then He embedded you in your mothers' wombs; therefore justify not yourselves before him; He knows best those whose hearts are impressed with the image of virtues and whose deeds with wisdom and piety.

Abdul Haleem

As for those who avoid grave sins and foul acts, though they may commit small sins, your Lord is ample in forgiveness. He has been aware of you from the time He produced you from the earth and from your hiding places in your mothers’ wombs, so do not assert your own goodness:He knows best who is mindful of Him.

Abdullah Yusuf Ali

Those who avoid great sins and shameful deeds, only (falling into) small faults,- verily thy Lord is ample in forgiveness. He knows you well when He brings you out of the earth, And when ye are hidden in your mothers' wombs. Therefore justify not yourselves: He knows best who it is that guards against evil.

Abul A'la Maududi

on those who avoid grave sins and shameful deeds, even if they may sometimes stumble into lesser offences. Surely your Lord is abounding in His Forgiveness. Very well is He aware of you since He produced you from the earth, and while you were still in your mothers' wombs and not yet born. So do not boastfully claim yourselves to be purified. He fully knows those that are truly Godfearing.

Aisha Bewley

To whoever avoids the major wrong actions and indecencies – except for minor lapses – truly your Lord is vast in forgiveness. He has most knowledge of you when He first produced you from the earth, and when you were embryos in your mothers’ wombs. So do not claim purity for yourselves. He knows best those who have taqwa.

Al-Hilali & Khan

Those who avoid great sins (See the Qur’ân, Verses: 6:152,153) and Al-Fawâhish (illegal sexual intercourse) except the small faults, - verily, your Lord is of Vast Forgiveness. He knows you well when He created you from the earth (Adam), and when you were fetuses in your mothers’ wombs. So ascribe not purity to yourselves. He knows best him who fears Allâh and keeps his duty to Him [i.e. those who are Al-Muttaqûn (the pious. See V.2:2)].

Ali Quli Qarai

Those who avoid major sins and indecencies, excepting [minor and occasional] lapses. Indeed your Lord is expansive in [His] forgiveness. He knows you best since [the time] He produced you from the earth, and since you were fetuses in the bellies of your mothers. So do not flaunt your piety: He knows best those who are Godwary.

Amatul Rahman Omar

Those who avoid grave sins and open shameful deeds but (who are sometimes guilty) only (of) minor offences (will find) your Lord is Lord of immense protection (and resorts to His mercy in such cases). He knows you full well (since) when He created you from the earth and when you were embryos in the wombs of your mothers. So make no pretensions to the purity of your souls. It is He Who knows best who (truly and fully) guards against evil.

Arthur John Arberry

Those who avoid the heinous sins and indecencies, save lesser offences surely thy Lord is wide in His forgiveness. Very well He knows you, when He produced you from the earth, and when you were yet unborn in your mothers' wombs; therefore hold not yourselves purified; God knows very well him who is godfearing.

Bijan Moeinian

The righteous ones are those who avoid great sins and shameful acts; occasionally falling prey to small sins. Indeed your Lord is generous in forgiving. He knows you the best as He is the One Who created you at first place and has observed you as embryos inside your mothers’ wombs. Therefore do not be proud of your "purity": God alone knows best who is really pious and honors the God with the utmost respect.

E. Henry Palmer

those who shun great sins and iniquities, - all but venial faults,- verily, thy Lord is of ample forgiveness; He knows best about you, when He produced you from the earth, and when ye were embryos in the wombs of your mothers. Make not yourselves out, then, to be pure; He knows best who it is that fears.

Edip-Layth

They avoid major sins and lewdness, except for minor offences. Your Lord is with vast forgiveness. He has been fully aware of you since He initiated you from the earth, and while you were fetuses in your mothers' wombs. Therefore, do not acclaim yourselves; He is fully aware of the righteous.

George Sale

As to those who avoid great crimes, and hainous sins, and are guilty only of lighter faults; verily thy Lord will be extensive in mercy towards them. He well knew you when He produced you out of the earth, and when ye were embryo's in your mothers' wombs: Wherefore justify not your selves: He best knoweth the man who feareth Him.

Hamid S. Aziz

Those who keep aloof from the great sins and the indecencies, except the passing idea (or the unwilling or small offence); surely your Lord is liberal in forgiving. He knows you best when He brings you forth from the earth and when you are embryos in the wombs of your mothers; therefore attribute not purity to your souls (or justify not yourselves); He knows best who it is who guards himself against evil.

Mahmoud Ghali

The ones who avoid the great (kinds) of vice and obscenities, except lesser offences; surely your Lord is Ever-Embracing in (His) forgiveness. He knows you best, as He brought you into being from the earth, and as you were embryos in your mothers' bellies; so do not (consider) yourselves cleansed; (only) He knows best him who is pious.

Marmaduke Pickthall

Those who avoid enormities of sin and abominations, save the unwilled offences - (for them) lo! thy Lord is of vast mercy. He is Best Aware of you (from the time) when He created you from the earth, and when ye were hidden in the bellies of your mothers. Therefor ascribe not purity unto yourselves. He is Best Aware of him who wardeth off (evil).

Mohamed Ahmed - Samira

As for those who avoid the greater sins and shameful acts, except minor trespasses, your Lord's forgiveness surely has great amplitude. He is fully knowledgeable of you as He produced you from the earth, and since you were a foetus in your mother's womb. So do not assert your goodness; he is better who takes heed and preserves himself.

Muhammad Asad

As for those who avoid the [truly] grave sins and shameful deeds - even though they may some­times stumble behold, thy Sustainer is abounding in forgiveness. He is fully aware of you when He brings you into being out of dust, and when you are still hidden in your mothers’ wombs: do not, then, consider your­selves pure - [for] He knows best as to who is conscious of Him.

Mustafa Khattab

those who avoid major sins and shameful deeds, despite ˹stumbling on˺ minor sins. Surely your Lord is infinite in forgiveness. He knew well what would become of you as He created you from the earth[1] and while you were ˹still˺ fetuses in the wombs of your mothers.[2] So do not ˹falsely˺ elevate yourselves. He knows best who is ˹truly˺ righteous.

Progressive Muslims

They avoid major sins and lewdness, except for minor offences. Your Lord is with vast forgiveness. He has been fully aware of you since He initiated you from the Earth, and while you were embryos in your mothers' wombs. Therefore, do not acclaim yourselves; He is fully aware of the righteous.

Sahih International

Those who avoid the major sins and immoralities, only [committing] slight ones. Indeed, your Lord is vast in forgiveness. He was most knowing of you when He produced you from the earth and when you were fetuses in the wombs of your mothers. So do not claim yourselves to be pure; He is most knowing of who fears Him.

Sam Gerrans

Those who avoid the enormities of sin and sexual immoralities save slight mistakes — thy Lord is vast in forgiveness. He best knew you when He produced you from the earth, and when you were foetuses in the wombs of your mothers; then hold not yourselves to be pure; He best knows those of prudent fear.

Shabbir Ahmed

Those who abstain from the greater transgressions that deplete the communal energy, and from shameful deeds and stinginess, even though they may sometimes waver, behold, your Lord is Immense in absolving their imperfections. He knows you best since He brings you into being from the earth, and when you were still hidden in the bellies of your mothers? Therefore, claim not piety for yourselves. He knows best as to who walks aright.

Syed Vickar Ahamed

Those who keep away from great sins and shameful deeds, only (being caught up in) small faults— Surely, your Lord is plentiful in forgiveness. He knows you well when he creates you out of the earth (your chromosomes), and when you are hidden in your mothers’ wombs. Therefore do not justify yourselves: He knows best who it is who keeps away evil.

Taqi Usmani

-those who abstain from the major sins and from shameful acts, except minor involvements. Indeed your Lord is extensive in forgiveness. He knows you more than anyone else (from a time) when He created you from the earth and when you were embryos in the wombs of your mothers. So, do not claim purity (from faults) for your selves. He knows best who is God-fearing.

The Monotheist Group

They avoid major sins and immorality, except for minor offences. Your Lord is with vast forgiveness. He has been fully aware of you since He initiated you from the earth, and while you were embryos in the wombs of your mothers. Therefore, do not ascribe purity to yourselves; He is fully aware of the righteous.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

ceux qui évitent les plus grands péchés ainsi que les turpitudes et (qui ne commettent) que des fautes légères. Certes, le pardon de Ton Seigneur est immense. Cʹest Lui qui vous connaît le mieux quand Il vous a produits de terre, et aussi quand vous étiez des embryons dans les ventres de vos mères. Ne vantez pas vous-mêmes votre pureté; cʹest Lui qui connaît mieux ceux qui (Le) craignent.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew (qencîkar) ên ku -ji gunehên biçûk pê ve- xwe ji gunehên mezin û fehşîtiyan vedidin. Bi rastî lêborîna Xwedayê te berfireh e. Ew, dema hûn ji axê afirandin û dema hûn di zikên dayîkên xwe de bûn jî, bi we çêtir dizane. Vêca hûn xwe paqij nebînin (û nebêjin em qenc û teqwedar in), bi rastî Xwedê bi teqwadaran çêtir dizane.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

die de grote zonden en gruwelijkheden vermijden, afgezien dan van kleine overtredingen; jouw Heer is alomvattend in Zijn vergeving. Hij kent jullie het best; toen Hij jullie uit de aarde liet ontstaan en toen jullie nog ongeboren in de buik van jullie moeders waren. Zeg dan niet van jullie zelf dat jullie gelouterd zijn; Hij weet het best wie godvrezend is.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Wat hen betreft, die groote misdaden en hatelijke zonden vermijden en alleen lichtere feilen begaan, waarlijk, hun Heer zal hun ruime genade verleenen. Hij kende u wel, toen hij u uit de aarde voortbracht, en toen gij vruchten in uw moeders schoot waart. Rechtvaardigt u zelven dus niet; hij kent het best den mensch die hem vreest.

Hollandaca — Siregar

(Zij zijn) degenen die de grote zonden en zedeloosheden mijden, behalve (onvermijdbare) lichte fouten. Voorwaar, jouw Heer is alomvattend in de vergeving. Hij kent jullie beter: toen Hij jullie uit aarde voortbracht en toen jullie nog babyʹs waren in de schoten van jullie moeders. Prijst niet julliezelf; Hij weet het beter wie (Allah) vreest.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

тем, которые отстраняются (от совершения) тяжких грехов и мерзостей [[Аллах Всевышний прощает их тому, который исполняет свои обязанности перед Ним и оставляет то, что Он запретил. (тафсир Усеймина)]] [еще более тяжких], кроме мелких проступков [[Это грехи, которые еще более тяжкие, чем тяжкие грехи. Например, прелюбодеяние является одним из тяжких грехов, а прелюбодеяние с женщиной, на которой запрещено жениться, является еще более тяжким грехом. (тафсир Усеймина)]] (которые происходят нечасто): (ведь) поистине, Господь твой охватывает прощением [прощает очень много]! Он лучше (всех) знает о вас, когда Он создал вас [вашего праотца Адама] из земли и когда вы были зародышами в утробах ваших матерей. Не очищайте же самих себя [не хвалитесь своими благими деяниями]: Он [Аллах] лучше знает тех (из числа Своих рабов), кто остерегается (наказания, которому Он может подвергнуть) (сторонясь грехов)!

Rusça — Osmanov

тех, которые сторонятся тяжких грехов и постыдных поступков, разве что незначительные проступки [допускают]. Воистину, Господь твой велик прощением. Он лучше [, чем кто-либо,] знал вас, когда сотворил вас из земли и когда вы были зародышами во чревах матерей ваших. Не выдавайте себя за чистых [помыслами], ибо Он лучше знает, кто богобоязнен.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

De som avhåller sig från de grövsta synderna och från skamliga handlingar (skall se) - även om de begår mindre felsteg - (att) det inte finns någon gräns för din Herres förlåtelse. Han har full kännedom om er, från det att Han (först) skapade er av jord och från det att ni tog form i moderlivet. Påstå därför inte att ni är rena från synd! Han vet bäst vem som fruktar Honom.