ص ل ي (ṦLY) kökünün geçtiği ayetler

Sözlük anlamı

Ateşte ısıtmak, sıcağa dayanmak, kızartmak/kavurmak/ızgara yapmak/yakmak.

Kaynak: Açık Kuran — CC BY-NC-SA 4.0

İlgili Ayetler (25)

Bu kök Kur'an boyunca 25 kez, 19 farklı çekimlenmiş biçimde geçer.

Sırala:

يَصْلَوْنَهَا4 kez

İbrahim 14:29يَصْلَوْنَهَاyeSlevnehāyaslanacakları

جَهَنَّمَ يَصْلَوْنَهَا وَبِئْسَ الْقَرَارُ

cehenneme yeSlevnehā ve bi'se l-ḳarāru

(28-29) Allah'ın nimetini küfre değişenleri ve kavimlerini helak yurduna, yaslanacakları cehenneme sürükleyenleri görmedin mi? O, ne kötü duraktır!

Sad 38:56يَصْلَوْنَهَاyeSlevnehāoraya girerler

جَهَنَّمَ يَصْلَوْنَهَا فَبِئْسَ الْمِهَادُ

cehenneme yeSlevnehā fe bi'se l-mihādu

(55-56) İşte böyle! Şüphesiz azgınlar için elbette kötü bir dönüş yeri, cehennem vardır. Onlar oraya girerler. Orası ne kötü bir yataktır!

Mücadele 58:8يَصْلَوْنَهَاyeSlevnehāoraya gireceklerdir

اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذِينَ نُهُوا عَنِ النَّجْوٰى ثُمَّ يَعُودُونَ لِمَا نُهُوا عَنْهُ وَيَتَنَاجَوْنَ بِالْاِثْمِ وَالْعُدْوَانِ وَمَعْصِيَتِ الرَّسُولِ وَاِذَا جَٓاؤُ۫كَ حَيَّوْكَ بِمَا لَمْ يُحَيِّكَ بِهِ اللّٰهُ وَيَقُولُونَ فِي اَنْفُسِهِمْ لَوْلَا يُعَذِّبُنَا اللّٰهُ بِمَا نَقُولُ حَسْبُهُمْ جَهَنَّمُ يَصْلَوْنَهَا فَبِئْسَ الْمَصِيرُ

e lem tera ilā (e)lleƶīne nuhū ǎni n-necvā ṧumme yeǔdūne li mā nuhū ǎnhu ve yetenācevne bi l-iṧmi ve l-ǔdvāni ve meǎ'Siyeti r-rasūli ve iƶā cā'ūke Hayyevke bimā lem yuHayyike bihi (a)llahu ve yeḳūlūne fī enfusihim levlā yuǎƶƶibunā (a)llahu bimā neḳūlu Hasbuhum cehennemu yeSlevnehā fe bi'se l-meSīru

Gizlice konuşmaktan menedilip de, menedildikleri şeyi işleyen ve günah, düşmanlık ve peygambere isyanı konuşanları görmedin mi? Sana geldiklerinde Allah'ın seni selamlamadığı selamla selamlıyorlar. İçlerinden de, "Söylediklerimizden dolayı Allah bize azap etse ya!" diyorlar. Cehennem onlara yeter! Oraya girecekler. Ne kötü varış yeridir orası!

İnfitar 82:15يَصْلَوْنَهَاyeSlevnehāoraya girerler

يَصْلَوْنَهَا يَوْمَ الدِّينِ

yeSlevnehā yevme d-dīni

Hesap ve ceza günü oraya gireceklerdir.

يَصْلٰيهَا2 kez

İsra 17:18يَصْلٰيهَاyeSlāhāoraya girer

مَنْ كَانَ يُرِيدُ الْعَاجِلَةَ عَجَّلْنَا لَهُ فِيهَا مَا نَشَاءُ لِمَنْ نُرِيدُ ثُمَّ جَعَلْنَا لَهُ جَهَنَّمَ يَصْلٰيهَا مَذْمُومًا مَدْحُورًا

men kāne yurīdu l-ǎācilete ǎccelnā lehu fīhā mā neşā'u li men nurīdu ṧumme ceǎlnā lehu cehenneme yeSlāhā meƶmūmen medHūran

Kim bu geçici dünyayı isterse orada ona, (evet) dilediğimiz kimseye dilediğimiz kadar hemen veririz. Sonra da cehennemi ona mekan yaparız. O, buraya kınanmış ve Allah'ın rahmetinden kovulmuş olarak girer.

Leyl 92:15يَصْلٰيهَٓاyeSlāhāona girmez

لَا يَصْلٰيهَٓا اِلَّا الْاَشْقٰى

lā yeSlāhā illā l-eşḳā

(15-16) O ateşe, ancak yalanlayıp yüz çeviren en bedbaht kimse girer.

تَصْطَلُونَ2 kez

Neml 27:7تَصْطَلُونَteSTalūneısınırsınız

اِذْ قَالَ مُوسٰى لِاَهْلِهِٓ اِنِّٓي اٰنَسْتُ نَارًا سَاٰتِيكُمْ مِنْهَا بِخَبَرٍ اَوْ اٰتِيكُمْ بِشِهَابٍ قَبَسٍ لَعَلَّكُمْ تَصْطَلُونَ

iƶ ḳāle mūsā li ehlihi innī ānestu nāran se ātīkum minhā bi ḣaberin ev ātīkum bi şihābin ḳabesin leǎllekum teSTalūne

Hani Musa, ailesine, "Ben bir ateş gördüm, ondan size bir haber, yahut ısınasınız diye bir kor ateş getireceğim" demişti.

Kasas 28:29تَصْطَلُونَteSTalūneısınırsınız

فَلَمَّا قَضٰى مُوسَى الْاَجَلَ وَسَارَ بِاَهْلِهِٓ اٰنَسَ مِنْ جَانِبِ الطُّورِ نَارًا قَالَ لِاَهْلِهِ امْكُثُوا اِنِّٓي اٰنَسْتُ نَارًا لَعَلِّي اٰتِيكُمْ مِنْهَا بِخَبَرٍ اَوْ جَذْوَةٍ مِنَ النَّارِ لَعَلَّكُمْ تَصْطَلُونَ

fe lemmā ḳaDā mūsā l-ecele ve sāra bi ehlihi ānese min cānibi T-Tūri nāran ḳāle li ehlihi mkuṧū innī ānestu nāran leǎllī ātīkum minhā bi ḣaberin ev ceƶvetin mine n-nāri leǎllekum teSTalūne

Musa, süreyi tamamlayıp ailesiyle yola çıkınca, Tur tarafında bir ateş görmüş ve ailesine, "Siz burada kalın, ben bir ateş gördüm, (oraya gidiyorum). Umarım oradan size bir haber ya da ısınmanız için ateşten bir kor getiririm" dedi.

اِصْلَوْهَا2 kez

Yasin 36:64اِصْلَوْهَاiSlevhāoraya girin

اِصْلَوْهَا الْيَوْمَ بِمَا كُنْتُمْ تَكْفُرُونَ

iSlevhā l-yevme bimā kuntum tekfurūne

"İnkar ettiğinizden dolayı bugün girin oraya!"

Tur 52:16اِصْلَوْهَاiSlevhāgirin ona

اِصْلَوْهَا فَاصْبِرُوا اَوْ لَا تَصْبِرُوا سَوَاءٌ عَلَيْكُمْ اِنَّمَا تُجْزَوْنَ مَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ

iSlevhā fe Sbirū ev lā teSbirū sevā'un ǎleykum innemā tuczevne mā kuntum teǎ'melūne

"Girin oraya. İster dayanın, ister dayanmayın, sizin için birdir. Size ancak yapmakta olduğunuzun karşılığı veriliyor."

وَسَيَصْلَوْنَ1 kez

Nisa 4:10وَسَيَصْلَوْنَve se yeSlevneve gireceklerdir

اِنَّ الَّذِينَ يَأْكُلُونَ اَمْوَالَ الْيَتَامٰى ظُلْمًا اِنَّمَا يَأْكُلُونَ فِي بُطُونِهِمْ نَارًا وَسَيَصْلَوْنَ سَعِيرًا

inne (e)lleƶīne ye'kulūne emvāle l-yetāmā Zulmen innemā ye'kulūne fī buTūnihim nāran ve se yeSlevne seǐyran

Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, ancak ve ancak karınlarını doldurasıya ateş yemiş olurlar ve zaten onlar çılgın bir ateşe (cehenneme) gireceklerdir.

نُصْلِيهِ1 kez

Nisa 4:30نُصْلِيهِnuSlīhionu sokacağız

وَمَنْ يَفْعَلْ ذٰلِكَ عُدْوَانًا وَظُلْمًا فَسَوْفَ نُصْلِيهِ نَارًا وَكَانَ ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ يَسِيرًا

ve men yef'ǎl ƶālike ǔdvānen ve Zulmen fe sevfe nuSlīhi nāran ve kāne ƶālike ǎlā (a)llahi yesīran

Kim haddi aşarak ve zulmederek bunu yaparsa, onu cehennem ateşine atacağız. Bu, Allah'a pek kolaydır.

نُصْلِيهِمْ1 kez

Nisa 4:56نُصْلِيهِمْnuSlīhimsokacağız

اِنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا بِاٰيَاتِنَا سَوْفَ نُصْلِيهِمْ نَارًا كُلَّمَا نَضِجَتْ جُلُودُهُمْ بَدَّلْنَاهُمْ جُلُودًا غَيْرَهَا لِيَذُوقُوا الْعَذَابَ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَزِيزًا حَكِيمًا

inne (e)lleƶīne keferū bi āyātinā sevfe nuSlīhim nāran kullemā neDicet culūduhum beddelnāhum culūden ğayrahā li yeƶūḳū l-ǎƶābe inne (a)llahe kāne ǎzīzen Hakīmen

Şüphesiz ayetlerimizi inkar edenleri biz ateşe atacağız. Derileri yanıp döküldükçe, azabı tatmaları için onların derilerini yenileyeceğiz. Şüphesiz Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

وَنُصْلِهِ1 kez

Nisa 4:115وَنُصْلِهِve nuSlihive sokarız

وَمَنْ يُشَاقِقِ الرَّسُولَ مِنْ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُ الْهُدٰى وَيَتَّبِعْ غَيْرَ سَبِيلِ الْمُؤْمِنِينَ نُوَلِّهِ مَا تَوَلّٰى وَنُصْلِهِ جَهَنَّمَ وَسَاءَتْ مَصِيرًا

ve men yuşāḳiḳi r-rasūle min beǎ'di mā tebeyyene lehu l-hudā ve yettebiǎ' ğayra sebīli l-mu'minīne nuvellihi mā tevellā ve nuSlihi cehenneme ve sā'et meSīran

Kim, kendisine hidayet (doğru yol) besbelli olduktan sonra peygambere karşı çıkar, mü'minlerin yolundan başkasına uyarsa, onu yöneldiği yolda bırakırız ve cehenneme sokarız. Orası ne kötü bir varış yeridir.

صِلِيًّا1 kez

Meryem 19:70صِلِيًّاSiliyyengirmeğe

ثُمَّ لَنَحْنُ اَعْلَمُ بِالَّذِينَ هُمْ اَوْلٰى بِهَا صِلِيًّا

ṧumme le neHnu eǎ'lemu bi(e)lleƶīne hum evlā bihā Siliyyen

Sonra, oraya girmeye en layık olanları muhakkak ki en iyi biz biliriz.

صَالِ1 kez

Saffat 37:163صَالِSāligirecek

اِلَّا مَنْ هُوَ صَالِ الْجَحِيمِ

illā men huve Sāli l-ceHīmi

(161-163) (Ey müşrikler!) Ne siz ve ne de taptıklarınız, cehenneme gireceklerden başkasını kandırıp Allah'ın yolundan saptırabilirsiniz.

صَالُوا1 kez

Sad 38:59صَالُواSālūgireceklerdir

هٰذَا فَوْجٌ مُقْتَحِمٌ مَعَكُمْ لَا مَرْحَبًا بِهِمْ اِنَّهُمْ صَالُوا النَّارِ

hāƶā fevcun muḳteHimun meǎkum lā merHaben bihim innehum Sālū n-nāri

(Kendi aralarında şöyle derler:) "İşte sizinle beraber cehenneme tıkılacak bir grup. Onlara rahat ve huzur olmasın! Şüphesiz onlar cehenneme gireceklerdir."

وَتَصْلِيَةُ1 kez

Vakıa 56:94وَتَصْلِيَةُve teSliyetuve atılma (vardır)

وَتَصْلِيَةُ جَحِيمٍ

ve teSliyetu ceHīmin

Bir de cehenneme atılma vardır.

صَلُّوهُ1 kez

Hakka 69:31صَلُّوهُSallūhusallayın onu

ثُمَّ الْجَحِيمَ صَلُّوهُ

ṧumme l-ceHīme Sallūhu

"Sonra onu cehenneme atın."

سَاُصْلِيهِ1 kez

Müddessir 74:26سَاُصْلِيهِse uSlīhionu sokacağım

سَاُصْلِيهِ سَقَرَ

se uSlīhi seḳara

Ben onu "Sekar"a (cehenneme) sokacağım.

لَصَالُوا1 kez

Mutaffifin 83:16لَصَالُواle Sālūelbette gireceklerdir

ثُمَّ اِنَّهُمْ لَصَالُوا الْجَحِيمِ

ṧumme innehum le Sālū l-ceHīmi

Sonra onlar muhakkak cehenneme gireceklerdir.

وَيَصْلٰى1 kez

İnşikak 84:12وَيَصْلٰىve yeSlāve girecektir

وَيَصْلٰى سَعِيرًا

ve yeSlā seǐyran

(11-12) "Helak!" diye bağıracak ve alevli ateşe girecektir.

يَصْلَى1 kez

A'la 87:12يَصْلَىyeSlāgirer

اَلَّذِي يَصْلَى النَّارَ الْكُبْرٰى

elleƶī yeSlā n-nāra l-kubrā

(11-12) En büyük ateşe girecek olan en bedbaht kimse (kafir) ise, öğüt almaktan kaçınır.

تَصْلٰى1 kez

Gaşiye 88:4تَصْلٰىteSlāgirerler

تَصْلٰى نَارًا حَامِيَةً

teSlā nāran Hāmiyeten

Kızgın ateşe girerler.

سَيَصْلٰى1 kez

Tebbet 111:3سَيَصْلٰىse yeSlāgirecektir

سَيَصْلٰى نَارًا ذَاتَ لَهَبٍ

se yeSlā nāran ƶāte lehebin

O, bir alevli ateşe girecektir.