← Sureler

Mushaf — 596. Sayfa

‹
/ 604
›
92. Leyl Suresi

(15-16) O ateşe, ancak yalanlayıp yüz çeviren en bedbaht kimse girer.

لَا يَصْلٰيهَٓا اِلَّا الْاَشْقٰى اَلَّذِي كَذَّبَ وَتَوَلّٰى

lā yeSlāhā illā l-eşḳā / elleƶī keƶƶebe ve tevellā

(17-18) Temizlenmek için malını hayra veren en mutteki (Allah'a karşı gelmekten en çok sakınan) kimse o ateşten uzak tutulacaktır.

وَسَيُجَنَّبُهَا الْاَتْقٰى اَلَّذِي يُؤْتِي مَالَهُ يَتَزَكّٰى

ve se yucennebuhā l-etḳā / elleƶī yu'tī mālehu yetezekkā

(19-20) O, hiç kimseye karşılık bekleyerek iyilik yapmaz. (Yaptığı iyiliği) ancak yüce Rabbinin rızasını istediği için (yapar).

وَمَا لِاَحَدٍ عِنْدَهُ مِنْ نِعْمَةٍ تُجْزٰى اِلَّا ابْتِغَاءَ وَجْهِ رَبِّهِ الْاَعْلٰى

ve mā li eHadin ǐndehu min niǎ'metin tuczā / illā btiğā'e vechi rabbihi l-eǎ'lā

Elbette kendisi de hoşnut olacaktır.

وَلَسَوْفَ يَرْضٰى

ve le sevfe yerDā

93. Duha Suresi

Kuşluk vaktine andolsun,

وَالضُّحٰى

ve D-DuHā

Karanlığı çöktüğü vakit geceye andolsun ki,

وَالَّيْلِ اِذَا سَجٰى

ve l-leyli iƶā secā

Rabbin seni terk etmedi, sana darılmadı da.

مَا وَدَّعَكَ رَبُّكَ وَمَا قَلٰى

mā veddeǎke rabbuke ve mā ḳalā

Muhakkak ki ahiret senin için dünyadan daha hayırlıdır.

وَلَلْاٰخِرَةُ خَيْرٌ لَكَ مِنَ الْاُو۫لٰى

ve le l-āḣiratu ḣayrun leke mine l-ūlā

Şüphesiz, Rabbin sana verecek ve sen de hoşnut olacaksın.

وَلَسَوْفَ يُعْطِيكَ رَبُّكَ فَتَرْضٰى

ve le sevfe yuǎ'Tīke rabbuke fe terDā

Seni yetim bulup da barındırmadı mı?

اَلَمْ يَجِدْكَ يَتِيمًا فَاٰوٰىۖ

e lem yecidke yetīmen fe āvā

Seni yolunu kaybetmiş olarak bulup da yola iletmedi mi?

وَوَجَدَكَ ضَالًّا فَهَدٰىۖ

ve vecedeke Dāllen fe hedā

Seni ihtiyaç içinde bulup da zengin etmedi mi?

وَوَجَدَكَ عَائِلًا فَاَغْنٰى

ve vecedeke ǎāilen fe eğnā

Öyleyse sakın yetimi ezme!

فَاَمَّا الْيَتِيمَ فَلَا تَقْهَرْ

fe emmā l-yetīme fe lā teḳher

Sakın isteyeni azarlama!

وَاَمَّا السَّائِلَ فَلَا تَنْهَرْ

ve emmā s-sāile fe lā tenher

Rabbinin nimetine gelince; işte onu anlat.

وَاَمَّا بِنِعْمَةِ رَبِّكَ فَحَدِّثْ

ve emmā bi niǎ'meti rabbike fe Haddiṧ

94. İnşirah Suresi

(Ey Muhammed!) Senin göğsünü açıp genişletmedik mi?

اَلَمْ نَشْرَحْ لَكَ صَدْرَكَ

e lem neşraH leke Sadrake

(2-3) Belini büken yükünü üzerinden kaldırmadık mı?

وَوَضَعْنَا عَنْكَ وِزْرَكَ اَلَّذِٓي اَنْقَضَ ظَهْرَكَ

ve veDeǎ'nā ǎnke vizrake / elleƶī enḳaDe Zehrake

Senin şanını yükseltmedik mi?

وَرَفَعْنَا لَكَ ذِكْرَكَ

ve rafeǎ'nā leke ƶikrake

Şüphesiz güçlükle beraber bir kolaylık vardır.

فَاِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا

fe inne meǎ l-ǔsri yusran

Gerçekten, güçlükle beraber bir kolaylık vardır.

اِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا

inne meǎ l-ǔsri yusran

Öyleyse, bir işi bitirince diğerine koyul.

فَاِذَا فَرَغْتَ فَانْصَبْ

fe iƶā ferağte fe nSab

Ancak Rabbine yönel ve yalvar.

وَاِلٰى رَبِّكَ فَارْغَبْ

ve ilā rabbike fe rğab