Musa, süreyi tamamlayıp ailesiyle yola çıkınca, Tur tarafında bir ateş görmüş ve ailesine, "Siz burada kalın, ben bir ateş gördüm, (oraya gidiyorum). Umarım oradan size bir haber ya da ısınmanız için ateşten bir kor getiririm" dedi.

فَلَمَّا قَضٰى مُوسَى الْاَجَلَ وَسَارَ بِاَهْلِهِٓ اٰنَسَ مِنْ جَانِبِ الطُّورِ نَارًا قَالَ لِاَهْلِهِ امْكُثُوا اِنِّٓي اٰنَسْتُ نَارًا لَعَلِّي اٰتِيكُمْ مِنْهَا بِخَبَرٍ اَوْ جَذْوَةٍ مِنَ النَّارِ لَعَلَّكُمْ تَصْطَلُونَ

fe lemmā ḳaDā mūsā l-ecele ve sāra bi ehlihi ānese min cānibi T-Tūri nāran ḳāle li ehlihi mkuṧū innī ānestu nāran leǎllī ātīkum minhā bi ḣaberin ev ceƶvetin mine n-nāri leǎllekum teSTalūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَلَمَّاfe lemmāne zaman ki
2قَضٰىḳaDāق ض يTamamen bitirmek, kararlaştırmak/hükmetmek/yargısal karar vermek, hüküm vermek, yaratmak, sona erdirmek, elde etmek/başarmak/tatmin etmek, uygulamak, çözümlemek, yerine getirmek, duyurmak, açığa çıkarmakbitirince
3مُوسَىmūsāموسىMusa
4الْاَجَلَl-eceleا ج لBelirlenmiş/atanmış/belirtilmiş/kararlaştırılmış süre, dönem, kıyamet günü, yaratılış ve ölüm arası dönem, ölüm ve diriliş arası dönem, dünyada kalan süre, zamanın ertelenmesi/geciktirilmesi/ötelenmesisüreyi
5وَسَارَve sāraس ي رYürümek, gitmek, hareket etmek, ilerlemek, seyahat etmek, gezmek, dolaşmak, davranmak, tutum takınmak, hal ve gidiş, yaşam tarzı, biyografi, hayat hikayesive yola çıkınca
6بِاَهْلِهِٓbi ehlihiا ه لsahip/insanlar/halk, okuyan/ezberleyen kişi, yönetici/sahip, ev halkı/aile/evde yaşayanlarailesiyle
7اٰنَسَāneseا ن سsosyalleşmek, arkadaş canlısı olmak, sohbete yatkın olmak, muhabbete ve arkadaşlığa meyilli olmak, dostça, samimi veya teklifsiz olmak. Neşelenmek, sevinmek veya neşeli, şen ya da keyifli olmak. Rahat veya huzurlu olmak; çekinme veya isteksizlik göstermeden.gördü
8مِنْmin
9جَانِبِcānibiج ن بYan taraf, uzak durmak, kenara çekilmek, kaçınmak, sakınmak, yanında olmak, beraber olmak, yabancı olmak, cünüp olmak, uzaklaştırmak(sağ) yanında
10الطُّورِT-Tūriط و رEtrafında dolaşmak veya dönmek, yaklaşmak, zaman veya bir kere, tekrarlanan zamanlar, miktar/ölçü/kapsam/sınır, görünüş/biçim/eğilim, hareket tarzı, tarz, tür/sınıf, aşama/durum, Sina Dağı, Zeytin Dağı, diğer birkaç dağa da uygulanır, ağaç üreten dağ, dağ, vahşi veya insanlıktan uzaklaşmak, yabancı, en uç nokta, iki uç noktanın karşılaşmasıTur'un
11نَارًاnāranن و رateş, alev, sıcaklık, savaş, ışık, parıldamak, parlak ışık saçmak, tahrik etmek, sinirlendirmek veya savaşa kışkırtmakbir ateş
12قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelededi ki
13لِاَهْلِهِli ehlihiا ه لsahip/insanlar/halk, okuyan/ezberleyen kişi, yönetici/sahip, ev halkı/aile/evde yaşayanlarailesine
14امْكُثُواmkuṧūم ك ثOyalanmak, beklemek/ummak, aylak aylak dolaşmak, kalmak, beklenti içinde duraklamak, acele etmemek, konuşurken yavaş olmakdurup bekledi
15اِنِّٓيinnīben
16اٰنَسْتُānestuا ن سsosyalleşmek, arkadaş canlısı olmak, sohbete yatkın olmak, muhabbete ve arkadaşlığa meyilli olmak, dostça, samimi veya teklifsiz olmak. Neşelenmek, sevinmek veya neşeli, şen ya da keyifli olmak. Rahat veya huzurlu olmak; çekinme veya isteksizlik göstermeden.gördüm
17نَارًاnāranن و رateş, alev, sıcaklık, savaş, ışık, parıldamak, parlak ışık saçmak, tahrik etmek, sinirlendirmek veya savaşa kışkırtmakbir ateş
18لَعَلِّيleǎllībelki
19اٰتِيكُمْātīkumا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmeksize getiririm
20مِنْهَاminhāondan
21بِخَبَرٍbi ḣaberinخ ب رBilmek/sahip olmak, bir şey hakkında bilgi sahibi olmak, bir şeyi iç veya gerçek durumuna göre bilmek, bilgilendirilmiş/tanıdık.bir haber
22اَوْevyahut
23جَذْوَةٍceƶvetinج ذ وSağlam durmak, bir şey üzerinde sıkıca durmak, bir şeye yapışmak veya tutunmak, ayak parmaklarının uçlarında durmak, dik veya düz olmak, yükseltilmiş ve uzatılmış olmak, bir şeyi kaldırmak.bir kor (getiririm)
24مِنَmine-ten
25النَّارِn-nāriن و رateş, alev, sıcaklık, savaş, ışık, parıldamak, parlak ışık saçmak, tahrik etmek, sinirlendirmek veya savaşa kışkırtmakateş-
26لَعَلَّكُمْleǎllekumböylece
27تَصْطَلُونَteSTalūneص ل يAteşte ısıtmak, sıcağa dayanmak, kızartmak/kavurmak/ızgara yapmak/yakmak.ısınırsınız

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Derken Mûsâ, o müddeti bitirince âilesiyle yola düştü ve Tur tarafında bir ateş gördü. Âilesine, siz durun dedi, gerçekten de bir ateş görüyorum ben, gideyim de orada birisi varsa yoldan haber alayım, yahut da ısınmanız için bir kor getireyim size.

Abdulkadir Gölpınarlı

Derken Mûsâ, o müddeti bitirince âilesiyle yola düştü ve Tur tarafında bir ateş gördü. Âilesine, siz durun dedi, gerçekten de bir ateş görüyorum ben, gideyim de orada birisi varsa yoldan haber alayım, yahut da ısınmanız için bir kor getireyim size.

Adem Uğur

Sonunda Musa süreyi doldurup ailesiyle yola çıkınca, Tûr tarafından bir ateş gördü. Ailesine: Siz (burada) bekleyin; ben bir ateş gördüm, belki oradan size bir haber yahut ısınmanız için bir ateş parçası getiririm, dedi.

Ahmed Hulusi

Musa o süreci tamamlayıp ailesi ile yola çıkınca, Tur'un tarafından bir ateş algıladı. . . Ailesine dedi ki: "Durun, şüphesiz ben bir ateş algıladım. . . Belki ondan size bir haber getiririm yahut o ateşten bir kor getiririm de belki ısınırsınız. "

Ahmet Tekin

Mûsâ, sonunda, süreyi doldurup ailesi ile yola çıkınca Tur’un yamacında gözüne, dostluk parıltısı saçan, yüreğini ısıtan bir ateş ilişti. Ailesine: 'Siz burada bekleyin, gözüme, dostluk parıltısı saçan, yüreğimi ısıtan bir ateş ilişti. Belki size oradan bir haber veya alevli bir eğsi-köz getiririm. Ocak tüttürmenize vesile olur, ısınırsınız.' dedi.

Ahmet Varol

Musa süreyi tamamlayıp ailesiyle beraber yola çıkınca Tur tarafında bir ateş gördü. Ailesine dedi ki: 'Siz bekleyin. Ben bir ateş gördüm. Umarım oradan size ya bir haber veya ısınmanız için bir ateş koru getiririm.'

Ali Bulaç

Böylelikle Musa, süreyi tamamlayıp ailesiyle birlikte yola koyulunca, Tur tarafında bir ateş gördü. Ailesine: "Siz durun, gerçekten bir ateş gördüm; umarım ondan ya bir haber ya da ısınmanız için bir kor parçası getiririm." dedi.

Ali Fikri Yavuz

Mûsa, (on senelik hizmet) müddetini bitirince ve (evlenmiş olduğu) ailesiyle (Mısır tarafına) yola çıkınca Tûr tarafından bir ateş gördü. Ailesine dedi ki, siz durun. Ben bir ateş gördüm; umarım ki, oradan (şaşırdığımız yolu gösterecek) size bir haber getiririm, yahud o ateşten bir parça (kor); belki ateş yakar ısınırsınız.

Ali Rıza Safa

Sonunda, Musa süreyi tamamlayıp, ailesiyle birlikte yola çıktı. Dağ tarafında bir ateş gördüğünde, ailesine, "Bekleyin!" dedi; "Aslında, bir ateş gördüm. Belki ondan bir haber veya kor ateş getiririm; ısınırsınız!"

Bayraktar Bayraklı

Musa, süreyi tamamlayınca ailesi ile birlikte yola çıktı. Tur Dağı tarafından bir ateş gördü. Ailesine, "Siz burada bekleyin; ben bir ateş gördüm, belki oradan size bir haber yahut tutuşmuş bir odun getiririm de ısınırsınız." dedi.

Bekir Sadak

Musa sureyi doldurunca, ailesiyle birlikte yola cikti. Tur tarafindan bir ates gordu. Ailesine: «Durunuz, ben bir ates gordum; belki oradan size bir haber yahut tutusmus bir odun getiririm de isinabilirsiniz» dedi.

Celal Yıldırım

Musâ (hizmeti) yerine getirip belirlenen süreyi tamamlayınca ailesiyle birlikte yola çıktı ve Tûr tarafında gözü bir ateşe ilişti. Ailesine dedi ki: «Siz burada bekleyin, çünkü benim gözüm bir ateşe ilişti; umarım ki ondan size ya bir haber, ya da bir kor parçası getiririm de ısınma imkânı bulursunuz.»

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Mûsâ bu süreyi doldurup ailesiyle birlikte yolda giderken Tûr tarafında bir ateş gördü; ailesine, “Siz bekleyin; ben bir ateş gördüm, belki oradan size bir haber yahut ısınmanız için bir parça ateş getiririm” dedi.

Diyanet İşleri

Musa, süreyi tamamlayıp ailesiyle yola çıkınca, Tur tarafında bir ateş görmüş ve ailesine, "Siz burada kalın, ben bir ateş gördüm, (oraya gidiyorum). Umarım oradan size bir haber ya da ısınmanız için ateşten bir kor getiririm" dedi.

Diyanet İşleri (eski)

Musa süreyi doldurunca, ailesiyle birlikte yola çıktı. Tur tarafından bir ateş gördü. Ailesine: 'Durunuz, ben bir ateş gördüm; belki oradan size bir haber yahut tutuşmuş bir odun getiririm de ısınabilirsiniz' dedi.

Diyanet Vakfi

Sonunda Musa süreyi doldurup ailesiyle yola çıkınca, Tûr tarafından bir ateş gördü. Ailesine: Siz (burada) bekleyin; ben bir ateş gördüm, belki oradan size bir haber yahut ısınmanız için bir ateş parçası getiririm, dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Artık Musa süreyi doldurup ailesiyle yola çıkınca, Tûr tarafından bir ateş gördü. Ailesine: «Siz (burada) bekleyin; ben bir ateş gördüm, belki oradan size bir haber, yahut ısınmanız için o ateşten bir parça getiririm» dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Musa belirlenen süreyi doldurup ailesiyle yola çıktığı zaman, Tur tarafından bir ateş hissetti. Ailesine: "Durun, ben bir ateş hissettim, umarım size ondan bir haber veya o ateşe bir eksi (kor) getiririm de belki bir ocak yakıp ısınırsınız." dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Vakta ki Musa, artık eceli ödedi ve ehlile yola çıktı Tur canibinden bir ateş hissetti, ehline durun dedi: ben bir ateş hissettim, ümid ederim ki size ondan bir haber getiririm veya o ateşten bir eksi, belki bir ocak yakar ısınırsınız

Erhan Aktaş

Musa, süresini tamamlayınca, ailesi ile yola çıktı. Tur tarafında bir ateş fark etti. Ailesine: "Bekleyin. Ben bir ateş gördüm. Belki size ondan bir haber veya ısınmanız için bir ateş getiririm." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Musa, süresini tamamlayınca, ailesi ile yola çıktı. Tur tarafında bir ateş fark etti. Ailesine: "Bekleyin. Ben bir ateş gördüm. Belki size ondan bir haber veya ısınmanız için bir ateş getiririm." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Musa, süresini tamamlayınca, ailesi ile yola çıktı. Tur tarafında bir ateş fark etti. Ailesine: "Bekleyin. Ben bir ateş gördüm. Belki size ondan bir haber veya ısınmanız için alevli bir ateş getiririm." dedi.

Fizilal-il Kuran

Musa süreyi bitirince ailesi ile beraber yola çıktı. Tur tarafında bir ateş gördü. Ailesine «Siz durun, ben bir ateş gördüm; belki oradan size bir haber yada bir ateş koru getiririm de ısınırsınız.» dedi.

Gültekin Onan

Böylelikle Musa, eceli (süreyi) tamamlayıp ehliyle (ailesiyle) birlikte yola koyulunca Tur tarafında bir ateş gördü. Ehline (ailesine): "Siz durun, gerçekten bir ateş gördüm; umarım ondan ya bir haber ya da ısınmanız için bir kor parçası getiririm" dedi.

Hamdi Döndüren

Musa, süreyi tamamlayıp ailesiyle birlikte yola çıkınca, Sina dağının sağ tarafında bir ateş gördü. Ailesine dedi ki: “Siz burada bekleyin, bir ateş gördüm, belki oradan size bir haber getiririm yahut bir ateş koru getiririm de ısınırsınız!”

Hasan Basri Çantay

Artık Musa müddetini bitirince aailesiyle yola çıkdı. Tuur yanından bir ateş hissetmişdi o. Aailesine dedi ki: "(Siz burada) eğlenin. Çünkü ben bir ateş gördüm. Olur ki size ondan bir haber, yahud (ocak yakıb) ısınmanız için bir ateş parçası getiririm".

Hasib Asutay

Artık Musa süreyi doldurup ailesiyle yola (13) çıkınca, Tur (dağı) tarafından bir ateş gördü. Ailesine, 'Siz (burada) bekleyin! Ben bir ateş gördüm, belki size oradan bir haber (14) veya (ocak yakıp) ısınırsınız diye bir ateş parçası getiririm' dedi. (13. Mısır tarafına.) (14. Yola dair. Çünkü yolu kaybetmişlerdi.)

Hayrat Neşriyat

Nihâyet Mûsâ, süreyi tamamlayıp âilesiyle yola çıktığında, Tûr (Dağı) tarafından bir ateş fark etti. Âilesine: '(Siz burada) durun; doğrusu ben bir ateş fark ettim; belki oradan size bir haber yâhut ısınasınız diye ateşten bir parça getiririm' dedi.

İbni Kesir

Musa süreyi doldurunca; ailesi ile birlikte yola çıktı. Tur yanında bir ateş gördü. Ailesine dedi ki: Durun, ben bir ateş gördüm. Olur ki size ondan bir haber, yahut ısınmanız için ateşten bir kor getiririm.

Mehmet Okuyan

Musa, o süreyi doldurup ailesiyle yola çıkınca, Tûr (Sînâ Dağı) tarafından bir ateş görmüştü. Ailesine “(Siz burada) bekleyin! Şüphesiz ki ben bir ateş gördüm. Umarım ki ondan size bir haber veya ısınmanız için ateşten bir kor getiririm.” demişti.

Muhammed Esed

Ve Musa, sonunda, bu süreyi doldurup da ailesiyle birlikte (çölde) yola çıktığında Sina Dağı'nın yamacında bir ateş gördü; (ve) yanındakilere: "Siz durun," dedi, "ben (orada) bir ateş gördüm; size oradan belki bir haber, yahut (en azından) ısınmanız için (bir tutam) tutuşmuş odun getiririm".

Mustafa İslamoğlu

Nihayet Musa belirlenen süreyi tamamlayıp da yakınlarıyla birlikte yola koyulunca, gözüne (Sina) Dağı'nın yamacından (şavkıyan) ateş türü cazip bir şey ilişti. Ailesine dedi ki: "Siz bekleyin, gözüme ateş türü cezbedici bir şey ilişti; belki size ondan bir haber ya da ateşten bir köz getiririm de, bu sayede ısınırsınız!"

Ömer Nasuhi Bilmen

Vaktâ ki, Mûsa o müddeti bitirdi ve ailesiyle yola çıktı. Tûr tarafından bir ateş gördü. Ailesine dedi ki: «Durunuz, ben şüphe yok ki bir ateş gördüm, olabilir ki, ondan size bir haber getiririm veya o ateşten bir parça, umulur ki ısınırsınız.»

Ömer Öngüt

Musa süreyi doldurunca âilesiyle birlikte yola çıktı. Tur tarafından bir ateş gördü. “Siz burada durun. Ben bir ateş gördüm. Oradan size bir haber veya ısınmanız için ateşten bir kor getiririm. ” dedi.

Suat Yıldırım

Mûsâ müddeti tamamlayıp ailesiyle Mısır tarafına doğru yolda giderken, dağ tarafında bir ateş fark etti. Ailesine: "Durun, dedi, ben bir ateş fark ettim. Gideyim belki yol hakkında bir bilgi alır veya bir ateş koru getiririm de ateş yakıp ısınma imkânı bulursunuz."

Süleyman Ateş

Musa, süreyi bitirip ailesiyle yola çıkınca Tur'un (sağ) yanında bir ateş gördü. Ailesine dedi ki: "Siz durun, ben bir ateş gördüm, belki ondan size bir haber getiririm, yahut bir ateş koru (getiririm) de ısınırsınız."

Süleymaniye Vakfı

Musa süreyi tamamlayınca ailesiyle yola çıktı. Tur'un yanında bir ateş farketti. Ailesine dedi ki: "Siz burada kalın. Ben bir ateş farkettim. Belki oradan size bir haber veya ateşin korundan bir parça getiririm de ısınırsınız."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Musa süreyi doldurunca ailesiyle yola çıktı. Tur tarafında bir ateş farketti. Ailesine dedi ki, "Siz burada kalın. Bir ateş gördüğüme eminim. Belki oradan size bir haber getiririm. Bel ki de ateşin korundan getiririm de ısınırsınız."

Şaban Piriş

Musa, süreyi doldurunca ailesi ile birlikte yola çıktı. Tur tarafından bir ateşe gözü ilişti. Ailesine dedi ki: -Durun, ben bir ateş gördüm. Belki ondan size bir haber veya ısınmanız için bir kor parçası getiririm.

Tefhim-ul Kuran

Böylelikle Musa, süreyi tamamlayıp ailesiyle birlikte yola koyulunca, Tûr tarafında bir ateş gördü. Ailesine: «Siz durun, gerçekten ben bir ateş gördüm; umarım ki ben ondan size ya bir haber ya da ısınmanız için bir kor parçası getiririm.» dedi.

Ümit Şimşek

Musa süreyi tamamlayıp da ailesiyle birlikte yola çıktığında, Tur tarafında bir ateş gördü. Ailesine 'Siz durun,' dedi. 'Ben bir ateş gördüm. Belki size bir haber getiririm; yahut o ateşten bir kor getiririm de ısınırsınız.'

Yaşar Nuri Öztürk

Musa süreyi bitirip ailesiyle yola çıkınca, Tur tarafından bir ateş fark etti. Ailesine dedi ki: "Bekleyin, bir ateş fark ettim. Belki ondan size bir haber getiririm, belki bir ateş koru getiririm de ısınırsınız."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Musa müddətini başa vurub ailəsi ilə birlikdə yola çıxdığı zaman dağın yanında bir od gördü və ailəsinə dedi: “Dayanın! Mən bir od gördüm. Mən ondan sizə bir xəbər və ya bir köz gətirərəm ki, qızınasınız”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Musa (onillik xidmət) müddətini başa vurub ailəsi ilə birlikdə (Misirə tərəf) yola çıxdığı zaman Tur dağı tərəfdə bir od gördü. O, ailəsinə dedi: ″Siz (mən qayıdanadək burada) durun. Mən bir od gördüm. Bəlkə, gedib ondan sizə bir xəbər, yaxud bir göz gətirim ki, qızınasınız!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Als Moses die vereinbarte Zeit beendet hatte und mit Frau und Angehörigen auszog, erblickte er in Richtung des Berges Tûr Feuer. Er sagte zu den Seinen: ʺBleibt hier! Ich habe Feuer gesehen und gehe dorthin. Entweder bringe ich einen Hinweis auf den Weg oder eine Fackel davon, damit ihr euch wärmen könnt.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Als Musa die Frist erfüllt hatte und mit seinen Angehörigen fortzog, nahm er auf der Seite des Berges ein Feuer wahr. Er sagte zu seinen Angehörigen: ʺBleibt hier. Ich habe ein Feuer wahrgenommen; vielleicht kann ich euch davon eine Nachricht oder ein Stück brennendes Holz aus dem Feuer bringen, auf daß ihr euch (daran) wärmen könnt.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Als Moses nun die Frist erfüllt hatte und mit seinen Angehörigen reiste, gewahrte er an der Seite des Berges ein Feuer. Er sagte zu seinen Angehörigen: ʺBleibt hier ich habe ein Feuer wahrgenommen; vielleicht kann ich euch eine Nachricht von dort bringen oder eine Feuersglut, so daß ihr euch wärmen könnt.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und nachdem Musa die Frist erfüllt hatte und mit seiner Familie nachts gezogen war, sah er an der Seite des Tur-Bergs ein Feuer. Er sagte zu seiner Familie: ʺBleibt hier! Ich sah doch ein Feuer. Vielleicht bringe ich euch 2 davon eine Mitteilung oder eine Fackel vom Feuer, vielleicht wärmt ihr euch.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And when Mussa had fulfilled the term agreed upon and departed with his family he perceived a fire on the mountain side of Tur (Tor) He said to his family: "I have just perceived a fire, you stay here. Perhaps I might be able to get some information relative to the direction We pursue or fetch you a brand from the burning wood to kindle a fire to warm you up".

Abdul Haleem

Once Moses had fulfilled the term and was travelling with his family, he caught sight of a fire on the side of the mountain and said to his family, ‘Wait! I have seen a fire. I will bring you news from there, or a burning stick for you to warm yourselves.’

Abdullah Yusuf Ali

Now when Moses had fulfilled the term, and was travelling with his family, he perceived a fire in the direction of Mount Tur. He said to his family: "Tarry ye; I perceive a fire; I hope to bring you from there some information, or a burning firebrand, that ye may warm yourselves."

Abul A'la Maududi

When Moses had fulfilled the term and was journeying with his family, he perceived a fire in the direction of the Mount (Sinai). He said to his family: "Wait here; I have observed a fire. Maybe I will bring to you some news or a brand of fire from there that you may warm yourselves."

Aisha Bewley

When Musa had fulfilled the appointed term and had set off with his family, he noticed a fire from one side of the Mount. He said to his family, ‘Stay here, I can see a fire. Hopefully I will bring you back some news from it or a burning branch from the fire so that you will be able to warm yourselves.’

Al-Hilali & Khan

Then, when Mûsâ (Moses) had fulfilled the term, and was travelling with his family, he saw a fire in the direction of Tûr (Mount). He said to his family: "Wait, I have seen a fire; perhaps I may bring you from there some information, or a burning fire-brand that you may warm yourselves."

Ali Quli Qarai

So when Moses completed the term and set out with his family, he descried a fire on the side of the mountain. He said to his family, ‘Wait! Indeed I descry a fire! Maybe I will bring you some news from it, or a brand of fire so that you may warm yourselves.’

Amatul Rahman Omar

And when Moses had completed the agreed term and set forth with his family, he saw with feelings of warmth of affection and love, a sort of fire (on the way at a place) in the direction of the mount. He said to his family, `You stay (here) I have seen with feelings of warmth of love and affection a fire. I hope to bring you some useful and important information from there or (at least) a burning brand from the fire that you may warm yourselves.'

Arthur John Arberry

So when Moses had accomplished the term and departed with his household, he observed on the side of the Mount a fire. He said to his household, 'Tarry you here; I observe a fire. Perhaps I shall bring you news of it, or a faggot from the fire, that haply you shall warm yourselves.'

Bijan Moeinian

When Moses completed his obligation, he left Midyan with his family. During his travel, he saw a fire in the slope of Mount Sinai. He said to his family: "Wait here so that I may bring you a little bit of that fire so that we may start a bonfire to warm us up."

E. Henry Palmer

And when Moses had fulfilled the appointed time, and was journeying with his people, he perceived from the side of the mountain a fire; said he to his people, 'Tarry ye here; verily, I have perceived a fire, haply I may bring you good news therefrom, or a brand of fire that haply ye may be warmed. '

Edip-Layth

So when Moses fulfilled his obligation, he was traveling with his family and he saw a fire from the slope of the mount. He said to his family: "Stay here. I have seen a fire. Perhaps I can bring to you news from there, or a portion of the fire to warm you."

George Sale

And when Moses had fulfilled the term, and was journeying with his family towards Egypt, he saw fire on the side of mount Sinai. And he said unto his family, tarry ye here; for I see fire: Peradventure I may bring you thence some tidings of the way, or at least a brand out of the fire, that ye may be warmed.

Hamid S. Aziz

Said he, "That is settled between you and me. Whichever of the two terms I fulfil, there will be no ill-will (or injustice) against (or in) me, for Allah is surety over (witness of or approves of) what we say."

Mahmoud Ghali

So as soon as M?s'a accomplished the term and was traveling with his family, he perceived on the side of At-Tûr (i. e., the Mount) a fire. He said to his family, "Stay (here). Surely I perceive a fire. Possibly I (will) come up to you with news of it, or a firebrand from the fire, that possibly you would warm yourselves."

Marmaduke Pickthall

Then, when Moses had fulfilled the term, and was travelling with his housefolk, he saw in the distance a fire and said unto his housefolk: Bide ye (here). Lo! I see in the distance a fire; peradventure I shall bring you tidings thence, or a brand from the fire that ye may warm yourselves.

Mohamed Ahmed - Samira

When Moses had fulfilled the term and was journeying with his family, he noticed a fire on the side of the mountain. "Wait here," he said to his family; "I have seen a fire. I may haply bring some news from there, or an ember that you may warm yourselves."

Muhammad Asad

And when Moses had fulfilled his term and was wandering with his family [in the desert], he per­ceived a fire on the slope of Mount Sinai; [and so] he said to his family: "Wait here. Behold, I perceive a fire [far away]; perhaps I may bring you from there some tiding, or [at least] a burning brand from the fire, so that you might warm yourselves.

Mustafa Khattab

When Moses had completed the term and was travelling with his family, he spotted a fire on the side of Mount Ṭûr. He said to his family, "Stay here, ˹for˺ I have spotted a fire. Perhaps from there I can bring you some directions[1] or a torch from the fire so you may warm yourselves."

Progressive Muslims

So when Moses fulfilled his obligation, he was traveling with his family and he saw a fire from the slope of the mount. He said to his family: "Stay here. I have seen a fire. Perhaps I can bring to you news from there, or a portion of the fire to warm you."

Sahih International

And when Moses had completed the term and was traveling with his family, he perceived from the direction of the mount a fire. He said to his family, "Stay here; indeed, I have perceived a fire. Perhaps I will bring you from there [some] information or burning wood from the fire that you may warm yourselves."

Sam Gerrans

Then when Moses had completed the term and was travelling with his family, he perceived from the side of the mount a fire. He said to his family: “Wait here; I have perceived a fire. I might bring you news from it, or a firebrand from the fire, that you might warm yourselves.”

Shabbir Ahmed

And when Moses had fulfilled his term, and was traveling with his family, he saw a fire on the slope of Mount Toor of Sinai. He said to his family, "Stay here. Behold, I have seen a fire. I hope to bring you some information from there, or a burning torch, that you may warm yourselves."

Syed Vickar Ahamed

When Musa (Moses) had fulfilled the time, and was journeying with his family, he saw a fire in the direction of Mount Túr. He said to his family: "You wait (here); I see a fire; I hope to bring some news from there for you, or (bring) a piece of burning fire, so that you may warm yourselves."

Taqi Usmani

So, when Mūsā completed the term and set forth with his wife, he noticed a fire from the direction of (the mount) Tūr, he said to his wife, "Stay here; I have noticed a fire. May be I bring to you some information or an ember from the fire, so that you may warm yourself."

The Monotheist Group

So after Moses fulfilled his obligation and was traveling with his family, he saw a fire on the slope of the mount. He said to his family: "Stay here, I have seen a fire, perhaps I can bring you from there some news or a burning piece of the fire so that you may be warmed."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Puis, lorsque Moïse eut accompli la période convenue et quʹil se mit en route avec sa famille, il vit un feu du côté du Mont. Il dit à sa famille: ʺDemeurez ici. Jʹai vu du feu. Peut-être vous en apporterai-je une nouvelle ou un tison de feu afin que vous vous réchauffiezʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Vêca dema Mûsa qewlê xwe temam kir û bi kebaniya xwe re derket rê, li aliyê (Çiyayê) Tûr agirek dît. Ji kebaniya xwe re got: Hûn (li vir) rawestin, min agirek dît, dibe ku ji wê ez ji we re xeberekê yan jî pêtek agir bînim da ku hûn xwe pê germ bikin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Toen Moesa de termijn vol gemaakt had en met zijn huisgenoten wegtrok nam hij op de zijkant van de berg een vuur waar en hij zei tot zijn mensen: ʺBlijft staan, ik heb een vuur waargenomen, misschien zal ik jullie er een bericht van brengen of een toorts van vuur; misschien zullen jullie (erdoor) verwarmd worden.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

En toen Mozes den bepaalden tijd had bereikt, en met zijn gezin naar Egypte reisde, zag hij vuur aan de zijde van den berg Sinaï. En hij zeide tot zijn gezin: Blijft gij hier; want ik zie vuur: misschien kan ik eenige tijding van den weg brengen, of wel een stuk brandend hout van het vuur, opdat gij verwarmd zoudt mogen worden.

Hollandaca — Siregar

En toen Môesa de termijn vervuld had, en niet zijn familie reisde, zag hij aan de zijkant van (de berg) Thôer vuur. Hij zei tot zijn familie: ʺBlijft, want ik heb een vuur gezien. Moge ik jullie daarover nieuws brengen of een fakkel van het vuur meenemen, hopelijk verwarmen jullie (je ermee).ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И после того, как Муса завершил (отработав пастухом) свой срок (в десять лет) и отправился (из Мадьяна в Египет) со своей (молодой) семьей (чтобы навестить родственников) (и при этом остерегаясь Фараона), он заметил со стороны (горы) Тур огонь. Он сказал своей семье: «Оставайтесь (здесь), поистине, я заметил (вдали) огонь. Может быть, я принесу вам оттуда известие или горящую головню (для разжигания костра), чтобы вам согреться».

Rusça — Osmanov

Когда Муса отработал свой срок и двинулся в путь со своей семьей, он увидел огонь на склоне горы [Синай]. Он сказал своим родным: ʺПодождите здесь: я увидел огонь. Возможно, мне удастся разузнать что-нибудь о нем или принести вам горящую головню, чтобы вы немного обогрелисьʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

OCH NÄR Moses hade fullgjort sitt åtagande begav han sig i väg med sin familj. (En dag) såg han på avstånd en eld på sluttningen av berget Sinai och sade till de sina: ʺStanna här! Jag ser en eld; där kan jag kanske hämta en upplysning för oss eller några glödande kol, så att ni kan värma er.ʺ