← Sureler

Mushaf — 587. Sayfa

/ 604
82. İnfitar Suresi

Gök yarıldığı zaman,

اِذَا السَّمَاءُ انْفَطَرَتْ

Yıldızlar saçıldığı zaman,

وَاِذَا الْكَوَاكِبُ انْتَثَرَتْ

Denizler kaynayıp fışkırtıldığı zaman,

وَاِذَا الْبِحَارُ فُجِّرَتْ

Kabirlerin içindekiler dışarı çıkarıldığı zaman,

وَاِذَا الْقُبُورُ بُعْثِرَتْ

Herkes yaptığı ve yapmadığı şeyleri bilecek.

عَلِمَتْ نَفْسٌ مَا قَدَّمَتْ وَاَخَّرَتْ

(6-8) Ey insan! Seni yaratan, şekillendirip ölçülü yapan, dilediği bir biçimde seni oluşturan cömert Rabbine karşı seni ne aldattı?

يَاأَيُّهَا الْاِنْسَانُ مَا غَرَّكَ بِرَبِّكَ الْكَرِيمِ اَلَّذِي خَلَقَكَ فَسَوّٰيكَ فَعَدَلَكَ فِي اَيِّ صُورَةٍ مَا شَاءَ رَكَّبَكَ

Hayır, hayır! Siz hesap ve cezayı yalanlıyorsunuz.

كَلَّا بَلْ تُكَذِّبُونَ بِالدِّينِ

(10-11) Halbuki üzerinizde muhakkak bekçiler, değerli yazıcılar vardır.

وَاِنَّ عَلَيْكُمْ لَحَافِظِينَ كِرَامًا كَاتِبِينَ

Onlar yapmakta olduklarınızı bilirler.

يَعْلَمُونَ مَا تَفْعَلُونَ

Şüphesiz, iyiler Naim cennetindedirler.

اِنَّ الْاَبْرَارَ لَفِي نَعِيمٍ

Şüphesiz, günahkarlar da cehennemdedirler.

وَاِنَّ الْفُجَّارَ لَفِي جَحِيمٍ

Hesap ve ceza günü oraya gireceklerdir.

يَصْلَوْنَهَا يَوْمَ الدِّينِ

Onlar oradan kaybolup kurtulacak da değillerdir.

وَمَا هُمْ عَنْهَا بِغَائِبِينَ

Hesap ve ceza gününün ne olduğunu sen ne bileceksin?

وَمَا اَدْرٰيكَ مَا يَوْمُ الدِّينِ

Evet, hesap ve ceza gününün ne olduğunu sen ne bileceksin?

ثُمَّ مَا اَدْرٰيكَ مَا يَوْمُ الدِّينِ

O gün kimse kimseye hiçbir fayda sağlayamayacaktır. O gün buyruk, yalnız Allah'ındır.

يَوْمَ لَا تَمْلِكُ نَفْسٌ لِنَفْسٍ شَيْـًٔا وَالْاَمْرُ يَوْمَئِذٍ لِلّٰهِ

83. Mutaffifin Suresi

Ölçüde ve tartıda hile yapanların vay haline!

وَيْلٌ لِلْمُطَفِّفِينَ

Onlar insanlardan (bir şey) ölçüp aldıkları zaman, tam ölçerler.

اَلَّذِينَ اِذَا اكْتَالُوا عَلَى النَّاسِ يَسْتَوْفُونَ

Fakat kendileri onlara bir şey ölçüp, yahut tartıp verdikleri zaman eksik ölçüp tartarlar.

وَاِذَا كَالُوهُمْ اَوْ وَزَنُوهُمْ يُخْسِرُونَ

(4-6) Onlar, büyük bir gün; insanların, alemlerin Rabbinin huzurunda duracakları gün için diriltileceklerini sanmıyorlar mı?

اَلَا يَظُنُّ اُو۬لٰٓئِكَ اَنَّهُمْ مَبْعُوثُونَ لِيَوْمٍ عَظِيمٍ يَوْمَ يَقُومُ النَّاسُ لِرَبِّ الْعَالَمِينَ