← Sureler

Mushaf — 537. Sayfa

/ 604
56. Vakıa Suresi

O, elbette değerli bir Kur'an'dır.

اِنَّهُ لَقُرْاٰنٌ كَرِيمٌ

Korunmuş bir kitaptadır.

فِي كِتَابٍ مَكْنُونٍ

Ona, ancak tertemiz olanlar dokunabilir.

لَا يَمَسُّهُ اِلَّا الْمُطَهَّرُونَ

Alemlerin Rabb'inden indirilmedir.

تَنْزِيلٌ مِنْ رَبِّ الْعَالَمِينَ

(81-82) Şimdi siz, bu sözü mü küçümsüyorsunuz ve Allah'ın verdiği rızka O'nu yalanlayarak mı şükrediyorsunuz?

اَفَبِهٰذَا الْحَدِيثِ اَنْتُمْ مُدْهِنُونَ وَتَجْعَلُونَ رِزْقَكُمْ اَنَّكُمْ تُكَذِّبُونَ

Can boğaza geldiğinde, onu geri döndürsenize!

فَلَوْلَا اِذَا بَلَغَتِ الْحُلْقُومَ

Oysa siz o zaman bakıp durursunuz.

وَاَنْتُمْ حِينَئِذٍ تَنْظُرُونَ

Biz ise ona sizden daha yakınız. Fakat siz göremezsiniz.

وَنَحْنُ اَقْرَبُ اِلَيْهِ مِنْكُمْ وَلٰكِنْ لَا تُبْصِرُونَ

(86-87) Eğer hesaba çekilmeyecekseniz ve doğru söyleyenler iseniz, onu geri döndürsenize!

فَلَوْلَا اِنْ كُنْتُمْ غَيْرَ مَدِينِينَ تَرْجِعُونَهَا اِنْ كُنْتُمْ صَادِقِينَ

(88-89) Fakat (ölen kişi) Allah'a yakın kılınmışlardan ise, ona rahatlık, güzel rızık ve Naim cenneti vardır.

فَاَمَّٓا اِنْ كَانَ مِنَ الْمُقَرَّبِينَ فَرَوْحٌ وَرَيْحَانٌ وَجَنَّتُ نَعِيمٍ

(90-91) Eğer Ahiret mutluluğuna ermiş kişilerden ise, kendisine, "Selam sana Ahiret mutluluğuna ermişlerden!" denir.

وَاَمَّٓا اِنْ كَانَ مِنْ اَصْحَابِ الْيَمِينِ فَسَلَامٌ لَكَ مِنْ اَصْحَابِ الْيَمِينِ

(92-93) Ama haktan sapan yalancılardan ise, işte ona da kaynar sudan bir ziyafet vardır.

وَاَمَّٓا اِنْ كَانَ مِنَ الْمُكَذِّبِينَ الضَّالِّينَ فَنُزُلٌ مِنْ حَمِيمٍ

Bir de cehenneme atılma vardır.

وَتَصْلِيَةُ جَحِيمٍ

Şüphesiz bu, kesin gerçektir.

اِنَّ هٰذَا لَهُوَ حَقُّ الْيَقِينِ

Öyleyse yüce Rabbinin adını tesbih et.

فَسَبِّحْ بِاسْمِ رَبِّكَ الْعَظِيمِ

57. Hadid Suresi

Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah'ı tespih etmektedir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

سَبَّحَ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ

Göklerin ve yerin hükümranlığı yalnızca O'nundur. Diriltir, öldürür. O, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ يُحْيِ وَيُمِيتُ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ

O, ilk ve sondur. Zahir ve Batın'dır. O, her şeyi hakkıyla bilendir.

هُوَ الْاَوَّلُ وَالْاٰخِرُ وَالظَّاهِرُ وَالْبَاطِنُ وَهُوَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ