ك ر م (KRM)
K-r-m
Bazı alimler der ki: كَرَمُ sıfatı tıpkı حُرِّيَّةُ sıfatı gibidir. Şu farkla ki, hürriyet sıfatı hem küçük hem de büyük iyilikler için kullanılabilir. Kerem ise, ancak, Allah yolunda cihad edecek bir orduyu baştan sona teçhizatla donatmak veya bir topluluğun tamamının kanının akmasını önleyecek bir bedeli üstlenmek gibi, büyük iyilikler için kullanılabilir.
Yüce Allah’ın: إِنَّ أَكْرَمَكُمْ عِنْدَ اللَّهِ أَتْقَاكُمْ Muhakkak ki Allah yanında en değerli ve en üstün olanınız O’ndan en çok korkanınızdır (49/Hucurât 13) âyetinde geçen أَكْرَمَكُمْ ifâdesine gelince, burada كَرَم kelimesinin direk takdire şayan işleri ifâde ediyor olması, en değerli ve en üstün olan güzel fiiller ise, Yüce Allah’ın rızasını kazanmak amacıyla yapılan işler olmasındandır. Yaptığı işlerin en güzelleriyle Allah’ın rızasını gözeten kişi takva sahibi kişidir. Öyle ise, insanların en كَرِيم olanı takva yönünden en ileride olandır. Onun için kendi alanında değerli olan her şey, كَرَم sıfatı ile nitelendirilir.
Bu anlamda Allah buyurur ki: فَأَنْبَتْنَا فِيهَا مِنْ كُلِّ زَوْجٍ كَرِيمٍ …Ve orada her güzel çiftten bitkiler yetiştirdik (31/Lokmân 10); وَزُرُوعٍ وَمَقَامٍ كَرِيمٍ Ne ekinler, ne yüce makamlar (44/Duhân 26); إِنَّهُ لَقُرْآَنٌ كَرِيمٌ O, elbette üstün değerli bir Kur’ân’dır (56/Vâkıa 77); وَقُلْ لَهُمَا قَوْلاً كَرِيمًا İkisine de tatlı ve güzel söz söyle (17/İsrâ 23).
Birbirinin yerine kullanılabilen إِكْرَام ve تَكْرِيم formlarına gelince, bunlar insana bir onurlandırılmanın ulaştırılmasıdır. Bu da bir çeşit menfaattir ancak, ardında herhangi bir aşağılama veya küçük görmenin gelmediği bir fayda görmedir veya insana çok değerli bir şeyin verilmesi yada kazandırılmasıdır. Allah buyurur ki: هَلْ أَتَاكَ حَدِيثُ ضَيْفِ إِبْرَاهِيمَ الْمُكْرَمِينَ Ey Muhammed! İbrahim’in şerefli misafirlerinin haberi sana geldi mi? (51/Zâriyât 24); وَقَالُوا اتَّخَذَ الرَّحْمَنُ وَلَدًا سُبْحَانَهُ بَلْ عِبَادٌ مُكْرَمُونَ …Aksine onlar, onurlandırılmış kullardır (21/Enbiyâ 26); yani, Allah onları değerli kılmıştır. كِرَامًا كَاتِبِينَ Onlar, değerli yazıcılar (82/İnfitâr 11); بِأَيْدِي سَفَرَةٍ كِرَامٍ بَرَرَةٍ Yazıcıların ellerindedir, değerli yazıcıların [ellerinde] (80/Abese15-16); بِمَا غَفَرَ لِي رَبِّي وَجَعَلَنِي مِنَ الْمُكْرَمِينَ …Beni kendilerine ikram edilen kullarından kıldığını (36/Yâsîn 27). وَيَبْقَى وَجْهُ رَبِّكَ ذُو الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامِ Yalnız celâl ve ikram sahibi Rabbinin yüzü (zâtı) baki kalacaktır (55/Rahmân 27); bu âyetteki اَلإِكْرَام ise, her iki anlamı da içermektedir.