Sözlük

ك س و (KSW)

K-s-e

Bu kökten كِسَاء ve كِسْوَة kelimeleri türetilmiş olup elbise demektir. أَوْ كِسْوَتُهُمْ أَوْ تَحْرِيرُ رَقَبَةٍ veya giydirmek yahut da bir köle azad etmektir (5/Mâide 89). Bu kökün diğer iki formu قَدْ كَسَوْتُهُ onu giydirdim ve اِكْتَسَى giyindi şeklindedir. وَارْزُقُوهُمْ فِيهَا وَاكْسُوهُمْ وَقُولُوا لَهُمْ قَوْلاً مَعْرُوفًا o mallarla onları besleyin, giydirin ve onlara güzel söz söyleyin (4/Nisâ 5); فَكَسَوْنَا الْعِظَامَ لَحْمًا kemiklere de bir et giydirdik (23/Mü’minûn 14). Söz olarak اِكْتَسَتِ اْلأَرْضُ بِالنَّبَاتِ denmesi, yeryüzü bitkilerle örtündü, manasını taşır.

Şairin şu sözüne gelince:

فَبَاتَ لَهُ دُونَ الصَّبَا وَهِيَ قُرَّةٌ *** لِحَافٌ وَمَصْقُولُ اْلكِسَاءِ رَقِيقُ -385

385- Orada geceledi, saba rüzgârına karşı soğuk olduğu hâlde,

Bir yorgan ve giysinin parlağı ve incesi.

Denmiştir ki: Burada geçen كِسَاء kelimesi, kaymağın üzerinde biriktiği süt demektir. Diğer bir şair ise, şöyle demiştir:

حَتىَّ أَرَى فَارِسَ الصَموُتِ عَلَى *** أَكْسَاءِ خَيْلٍ كَأَنَّهَا اْلإِبِلُ -386

386- Samût’un süvarisini görünceye kadar üzerinde,

Giyinik bir atın, sanki deveymiş gibi.

Denmiştir ki: Burada geçen أَكْسَاء sözcüğü, topukları üzerine demektir. Bunun aslı ise, devenin koşması, ardından dumanların kalkması, kendisinin de bu duman altında kalması ve onu giyinmiş gibi olmasıdır. Bu göre, sanki o, deveye tozdan bir elbise giydirmiş, olmaktadır.

Kur'an'da geçtiği ayetleri gör →