ك ت م (KTM)
K-t-m
وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنْ كَتَمَ شَهَادَةً عِنْدَهُ مِنَ اللَّهِ Allah’ın şahitlik ettiği bir hakikati bile bile gizleyenden daha zâlim kim olabilir? (2/Bakara 140), وَإِنَّ فَرِيقًا مِنْهُمْ لَيَكْتُمُونَ الْحَقَّ وَهُمْ يَعْلَمُونَ Böyle iken içlerinden bir topluluk hakkı bile bile gizlerler (2/Bakara 146); وَلاَ تَكْتُمُوا الشَّهَادَةَ ve şahitliği de gizlemeyiniz (2/Bakara 283); يَا أَهْلَ الْكِتَابِ لِمَ تَلْبِسُونَ الْحَقَّ بِالْبَاطِلِ وَتَكْتُمُونَ الْحَقَّ وَأَنْتُمْ تَعْلَمُونَ Ey Ehl-i Kitap! Niçin hakkı batıla karıştırıyor ve bile bile hakikati gizliyorsunuz? (3/Âl-i İmrân 71).
الَّذِينَ يَبْخَلُونَ وَيَأْمُرُونَ النَّاسَ بِالْبُخْلِ وَيَكْتُمُونَ مَا آَتَاهُمُ اللَّهُ مِنْ فَضْلِهِ Onlar ki hem kıskanır, cimrilik ederler, hem de herkese cimrilik tavsiye ederler ve Allah’ın kendilerine lütfünden verdiği nimeti gizlerler (4/Nisâ 37), âyette geçen fazileti gizlemek, nimete karşı nankörlük etmektir. Onun hemen ardından şöyle denmektedir: وَأَعْتَدْنَا لِلْكَافِرِينَ عَذَابًا مُهِينًا Biz kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırladık.
وَلاَ يَكْتُمُونَ اللَّهَ حَدِيثًا Allah’tan hiçbir sözü gizleyemezler (4/Nisâ 42) sözüne gelince, İbni Abbâs der ki: Müşrikler, kıyamet gününde, ancak müşrik olmayanların cennete girebildiklerini gördüklerinde: وَاللَّهِ رَبِّنَا مَا كُنَّا مُشْرِكِينَ Rabbimiz, Allah’a yemin ederiz ki, biz müşriklerden değildik (6/En’âm 23) derler. Fakat, onların bizzat elleri-ayakları kendi aleyhlerine şahitlik ederler. İşte o zaman, Allah’tan hiçbir sözü gizlememiş olmayı gönülden dilerler.
Hasan-ı Basri ise, der ki: Müşrikler, kıyamette değişik durumlarla karşılaşacaklardır. Bunların bazılarında gizleyecekler, bazılarında ise, gizleyemeyeceklerdir.
Bazıları ise, وَلاَ يَكْتُمُونَ اللَّهَ حَدِيثًا Allah’tan hiçbir sözü gizleyemezler (4/Nisâ 42) âyetini, onların elleri-ayakları konuşturulacağından hiçbir şeyi gizleyemezler, şeklinde açıklamıştır.