ك ن ن (KNN)
K-n-n
Yüce Allah bu anlamda: وَلاَ جُنَاحَ عَلَيْكُمْ فِيمَا عَرَّضْتُمْ بِهِ مِنْ خِطْبَةِ النِّسَاءِ أَوْ أَكْنَنْتُمْ فِي أَنْفُسِكُمْ Böyle kadınlara evlenme isteğinizi üstü kapalı biçimde çıtlatmanızda veya gönlünüzde tutmanızda size bir vebal yoktur (2/Bakara 235) buyurmaktadır.
Bu, كِنّ kelimesinin çoğulu, اَكْنَان şeklinde gelir. Allah buyurur ki: وَاللَّهُ جَعَلَ لَكُمْ مِمَّا خَلَقَ ظِلَالاً وَجَعَلَ لَكُمْ مِنَ الْجِبَالِ أَكْنَانًا Allah, yarattıklarından sizin için gölgeler yaptı ve sizin için dağlarda barınaklar yarattı (16/Nahl 81).
كِنَان ise, bir şeyin içinde saklandığı örtü demektir. Bunun çoğulu da اَكِنَّة şeklindedir. Bu tıpkı غِطَاءٌ (örtü) ve اَغْطِيَةٌ (örtüler) kelimesi gibidir.
وَمِنْهُمْ مَنْ يَسْتَمِعُ إِلَيْكَ وَجَعَلْنَا عَلَى قُلُوبِهِمْ أَكِنَّةً أَنْ يَفْقَهُوهُ İçlerinden seni dinleyenler de vardır, fakat biz, onu anlamalarına engel olmak için kalplerinin üstüne örtüler koyduk (6/En’âm 25).
وَقَالُوا قُلُوبُنَا فِي أَكِنَّةٍ مِمَّا تَدْعُونَا إِلَيْهِ Onlar: Senin bizi davet ettiğin şeye karşı kalplerimiz kapalıdır. (41/Fussilet 5).
Deniyor ki: Bu âyette sözü edilen tutum (itiraz): Bize anlattıklarını anlamada zorluk çekiyoruz, sözlerin örtülü gibi geliyor bize şeklinde anlatılmıştır. Nasıl ki, başka yerde şöyle demişlerdir: قَالُوا يَا شُعَيْبُ مَا نَفْقَهُ كَثِيرًا مِمَّا تَقُولُ Dediler ki: Ey Şüayb! Biz senin söylediklerinin çoğundan bir şey anlamıyoruz (11/Hûd 91).
إِنَّهُ لَقُرْآَنٌ كَرِيمٌ فِي كِتَابٍ مَكْنُونٍ O, elbette şerefli bir Kur’ân’dır; korunmuş bir kitaptadır (56/Vâkıa 77-78). Deniyor ki: Bu âyette geçen كِتَابٍ مَكْنُونٍ , levh-i mahfuzdur. Kimisi ise, mü’minlerin kalpleridir, der. Bazıları ise, bundan maksat, bu Kitabın Yüce Allah’ın katında mahfuz olduğunu işaret etmektir, derler. Nitekim إِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا الذِّكْرَ وَإِنَّا لَهُ لَحَافِظُونَ Hiç şüphe yok ki, Kur’ân’ı biz indirdik, elbette onu yine biz koruyacağız (15/Hicr 9) âyeti bunu göstermektedir.
Evli de kadın da, kocasının onu koruması nedeniyle bir korunakta olduğundan كَنَّة adını almıştır. Tıpkı, kocasının onu koruması nedeniyle bir kaledeymiş gibi düşünülerek مُحْصَنَة adını alması gibi.
كِنَانَة ise, yarılmamış olan ok kılıfı/sadak demektir.