ص ي ر (ṦYR) kökünün geçtiği ayetler
Gitmek, olmak, yönelmek. Gidiş, yolculuk, ayrılış. Geri çekilmek, sonuçlanmak, neticeye varmak.
Kaynak: Açık Kuran — CC BY-NC-SA 4.0
İlgili Ayetler (29)
Bu kök Kur'an boyunca 29 kez, 5 farklı çekimlenmiş biçimde geçer.
الْمَصِيرُ23 kez
Bakara 2:126الْمَصِيرُl-meSīrudönüş yeridir
وَاِذْ قَالَ اِبْرٰهِيمُ رَبِّ اجْعَلْ هٰذَا بَلَدًا اٰمِنًا وَارْزُقْ اَهْلَهُ مِنَ الثَّمَرَاتِ مَنْ اٰمَنَ مِنْهُمْ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ قَالَ وَمَنْ كَفَرَ فَاُمَتِّعُهُ قَلِيلًا ثُمَّ اَضْطَرُّهُٓ اِلٰى عَذَابِ النَّارِ وَبِئْسَ الْمَصِيرُ
ve iƶ ḳāle ibrāhīmu rabbi c'ǎl hāƶā beleden āminen ve rzuḳ ehlehu mine ṧ-ṧemerāti men āmene minhum bi(a)llahi ve l-yevmi l-āḣiri ḳāle ve men kefera fe umettiǔhu ḳalīlen ṧumme eDTarruhu ilā ǎƶābi n-nāri ve bi'se l-meSīru
Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah da, "İnkar edeni bile az bir süre, (bu geçici kısa hayatta) rızıklandırır; sonra onu cehennem azabına girmek zorunda bırakırım. Ne kötü varılacak yerdir orası!" demişti.
Bakara 2:285الْمَصِيرُl-meSīrudönüş(ümüz)
اٰمَنَ الرَّسُولُ بِمَا اُنْزِلَ اِلَيْهِ مِنْ رَبِّهِ وَالْمُؤْمِنُونَ كُلٌّ اٰمَنَ بِاللّٰهِ وَمَلٰٓئِكَتِهِ وَكُتُبِهِ وَرُسُلِهِ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ اَحَدٍ مِنْ رُسُلِهِ وَقَالُوا سَمِعْنَا وَاَطَعْنَا غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَاِلَيْكَ الْمَصِيرُ
āmene r-rasūlu bimā unzile ileyhi min rabbihi ve l-mu'minūne kullun āmene bi(a)llahi ve melāiketihi ve kutubihi ve rusulihi lā nuferriḳu beyne eHadin min rusulihi ve ḳālū semiǎ'nā ve eTaǎ'nā ğufrāneke rabbenā ve ileyke l-meSīru
Peygamber, Rabbinden kendisine indirilene iman etti, mü'minler de (iman ettiler). Her biri; Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman ettiler ve şöyle dediler: "Onun peygamberlerinden hiçbirini (diğerinden) ayırt etmeyiz." Şöyle de dediler: "İşittik ve itaat ettik. Ey Rabbimiz! Senden bağışlama dileriz. Sonunda dönüş yalnız sanadır."
Al-i İmran 3:28الْمَصِيرُl-meSīrudönüş
لَا يَتَّخِذِ الْمُؤْمِنُونَ الْكَافِرِينَ اَوْلِيَٓاءَ مِنْ دُونِ الْمُؤْمِنِينَ وَمَنْ يَفْعَلْ ذٰلِكَ فَلَيْسَ مِنَ اللّٰهِ فِي شَيْءٍ اِلَّٓا اَنْ تَتَّقُوا مِنْهُمْ تُقٰيةً وَيُحَذِّرُكُمُ اللّٰهُ نَفْسَهُ وَاِلَى اللّٰهِ الْمَصِيرُ
lā yetteḣiƶi l-mu'minūne l-kāfirīne evliyā'e min dūni l-mu'minīne ve men yef'ǎl ƶālike fe leyse mine (a)llahi fī şey'in illā en tetteḳū minhum tuḳāten ve yuHaƶƶirukumu (a)llahu nefsehu ve ilā (a)llahi l-meSīru
Mü'minler, mü'minleri bırakıp inkarcıları dost edinmesin. Kim böyle yaparsa Allah ile bir ilişiği kalmaz. Ancak onlardan (gelebilecek tehlikeden) korunmanız başkadır. Allah, asıl sizi kendisine karşı dikkatli olmanız hakkında uyarmaktadır. Çünkü dönüş Allah'adır.
Al-i İmran 3:162الْمَصِيرُl-meSīrusonuçtur orası
اَفَمَنِ اتَّبَعَ رِضْوَانَ اللّٰهِ كَمَنْ بَاءَ بِسَخَطٍ مِنَ اللّٰهِ وَمَأْوٰيهُ جَهَنَّمُ وَبِئْسَ الْمَصِيرُ
e fe meni ttebeǎ riDvāne (a)llahi ke men bā'e bi seḣaTin mine (a)llahi ve me'vāhu cehennemu ve bi'se l-meSīru
Allah'ın rızasına uyan kimse, Allah'ın gazabına uğrayan ve varacağı yer cehennem olan kimse gibi midir? O, ne kötü varılacak yerdir!
Maide 5:18الْمَصِيرُl-meSīrudönüş de
وَقَالَتِ الْيَهُودُ وَالنَّصَارٰى نَحْنُ اَبْنَٓاءُ اللّٰهِ وَاَحِبَّٓاؤُ۬هُ قُلْ فَلِمَ يُعَذِّبُكُمْ بِذُنُوبِكُمْ بَلْ اَنْتُمْ بَشَرٌ مِمَّنْ خَلَقَ يَغْفِرُ لِمَنْ يَشَاءُ وَيُعَذِّبُ مَنْ يَشَاءُ وَلِلّٰهِ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا وَاِلَيْهِ الْمَصِيرُ
ve ḳāleti l-yehūdu ve n-neSārā neHnu ebnā'u (a)llahi ve eHibbā'uhu ḳul fe li me yuǎƶƶibukum bi ƶunūbikum bel entum beşerun mimmen ḣaleḳa yeğfiru li men yeşā'u ve yuǎƶƶibu men yeşā'u ve li (a)llahi mulku s-semāvāti ve l-erDi ve mā beynehumā ve ileyhi l-meSīru
(Bir de) yahudiler ve hıristiyanlar, "Biz Allah'ın oğulları ve sevgili kullarıyız" dediler. De ki: "Öyleyse (Allah) size neden günahlarınız sebebiyle azap ediyor? Hayır, siz de O'nun yarattıklarından bir beşersiniz." (Allah) dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder. Göklerin, yerin ve bunların arasında bulunanların da hükümranlığı Allah'ındır. Dönüş de ancak O'nadır.
Enfal 8:16الْمَصِيرُl-meSīruvarılacak bir yerdir
وَمَنْ يُوَلِّهِمْ يَوْمَئِذٍ دُبُرَهُ اِلَّا مُتَحَرِّفًا لِقِتَالٍ اَوْ مُتَحَيِّزًا اِلٰى فِئَةٍ فَقَدْ بَاءَ بِغَضَبٍ مِنَ اللّٰهِ وَمَأْوٰيهُ جَهَنَّمُ وَبِئْسَ الْمَصِيرُ
ve men yuvellihim yevmeiƶin duburahu illā muteHarrifen li ḳitālin ev muteHayyizen ilā fietin fe ḳad bā'e bi ğaDebin mine (a)llahi ve me'vāhu cehennemu ve bi'se l-meSīru
-Savaş taktiği olarak düşmanı vurmak için çekilme, ya da diğer bir birliğe katılmak durumu hariç- böyle bir günde her kim onlara arkasını dönerse mutlaka o, Allah'ın gazabına uğramış olur. Onun varacağı yer de cehennemdir. Ne kötü varılacak yerdir orası!
Tevbe 9:73الْمَصِيرُl-meSīrubir gidiş yeridir
يَاأَيُّهَا النَّبِيُّ جَاهِدِ الْكُفَّارَ وَالْمُنَافِقِينَ وَاغْلُظْ عَلَيْهِمْ وَمَأْوٰيهُمْ جَهَنَّمُ وَبِئْسَ الْمَصِيرُ
yā eyyuhā n-nebiyyu cāhidi l-kuffāra ve l-munāfiḳīne ve ğluZ ǎleyhim ve me'vāhum cehennemu ve bi'se l-meSīru
Ey peygamber! Kafirlere ve münafıklara karşı cihad et ve onlara karşı çetin ol. Onların varacakları yer cehennemdir. Ne kötü bir varış yeridir orası!
Hac 22:48الْمَصِيرُl-meSīrudönüş
وَكَاَيِّنْ مِنْ قَرْيَةٍ اَمْلَيْتُ لَهَا وَهِيَ ظَالِمَةٌ ثُمَّ اَخَذْتُهَا وَاِلَيَّ الْمَصِيرُ
ve keeyyin min ḳaryetin emleytu lehā ve hiye Zālimetun ṧumme eḣaƶtuhā ve ileyye l-meSīru
Zalim oldukları halde, mühlet verdiğim, sonra da kendilerini azabımla yakaladığım nice memleket halkları vardır. Dönüş yalnız banadır.
Hac 22:72الْمَصِيرُl-meSīrusondur
وَاِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِمْ اٰيَاتُنَا بَيِّنَاتٍ تَعْرِفُ فِي وُجُوهِ الَّذِينَ كَفَرُوا الْمُنْكَرَ يَكَادُونَ يَسْطُونَ بِالَّذِينَ يَتْلُونَ عَلَيْهِمْ اٰيَاتِنَا قُلْ اَفَاُنَبِّئُكُمْ بِشَرٍّ مِنْ ذٰلِكُمْ اَلنَّارُ وَعَدَهَا اللّٰهُ الَّذِينَ كَفَرُوا وَبِئْسَ الْمَصِيرُ
ve iƶā tutlā ǎleyhim āyātunā beyyinātin teǎ'rifu fī vucūhi (e)lleƶīne keferū l-munkera yekādūne yesTūne bi(e)lleƶīne yetlūne ǎleyhim āyātinā ḳul e fe unebbiukum bi şerrin min ƶālikumu n-nāru veǎdehā (a)llahu (e)lleƶīne keferū ve bi'se l-meSīru
Kendilerine ayetlerimiz açık açık okunduğu zaman, o kafirlerin yüz ifadelerinden inkarlarını anlarsın. Neredeyse, kendilerine ayetlerimizi okuyanlara hışımla saldıracaklar. De ki: "Şimdi size bu durumdan daha beterini haber vereyim mi: Ateş.. Allah, onu kafirlere vaad etti. Ne kötü varış yeridir orası!"
Nur 24:42الْمَصِيرُl-meSīrudönüş
Nur 24:57الْمَصِيرُl-meSīrubir varış yeridir
لَا تَحْسَبَنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا مُعْجِزِينَ فِي الْاَرْضِ وَمَأْوٰيهُمُ النَّارُ وَلَبِئْسَ الْمَصِيرُ
lā teHsebenne (e)lleƶīne keferū muǎ'cizīne fī l-erDi ve me'vāhumu n-nāru ve le bi'se l-meSīru
İnkar edenlerin (Allah'ı) yeryüzünde aciz bırakacaklarını sanma! Onların varacağı yer cehennemdir. Ne kötü varış yeridir o!
Lokman 31:14الْمَصِيرُl-meSīrudönüş
وَوَصَّيْنَا الْاِنْسَانَ بِوَالِدَيْهِ حَمَلَتْهُ اُمُّهُ وَهْنًا عَلٰى وَهْنٍ وَفِصَالُهُ فِي عَامَيْنِ اَنِ اشْكُرْ لِي وَلِوَالِدَيْكَ اِلَيَّ الْمَصِيرُ
ve veSSaynā l-insāne bi vālideyhi Hamelethu ummuhu vehnen ǎlā vehnin ve fiSāluhu fī ǎāmeyni eni şkur lī ve li vālideyke ileyye l-meSīru
İnsana da, anne babasına iyi davranmasını emrettik. Annesi, onu her gün biraz daha güçsüz düşerek karnında taşımıştır. Onun sütten kesilmesi de iki yıl içinde olur. (İşte onun için) insana şöyle emrettik: "Bana ve anne babana şükret. Dönüş banadır."
Fatır 35:18الْمَصِيرُl-meSīrudönüş
وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰى وَاِنْ تَدْعُ مُثْقَلَةٌ اِلٰى حِمْلِهَا لَا يُحْمَلْ مِنْهُ شَيْءٌ وَلَوْ كَانَ ذَا قُرْبٰى اِنَّمَا تُنْذِرُ الَّذِينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُمْ بِالْغَيْبِ وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَ وَمَنْ تَزَكّٰى فَاِنَّمَا يَتَزَكّٰى لِنَفْسِهِ وَاِلَى اللّٰهِ الْمَصِيرُ
ve lā teziru vāziratun vizra uḣrā ve in ted'ǔ muṧḳaletun ilā Himlihā lā yuHmel minhu şey'un ve lev kāne ƶā ḳurbā innemā tunƶiru (e)lleƶīne yeḣşevne rabbehum bi l-ğaybi ve eḳāmū S-Salāte ve men tezekkā fe innemā yetezekkā li nefsihi ve ilā (a)llahi l-meSīru
Hiçbir günahkar başka bir günahkarın yükünü yüklenmez. Günah yükü ağır olan kimse, (bir başkasını), günahını yüklenmeye çağırırsa, ondan hiçbir şey yüklenilmez, çağırdığı kimse yakını da olsa. Sen ancak, görmedikleri halde Rablerinden için için korkanları ve namaz kılanları uyarırsın. Kim arınırsa ancak kendisi için arınmış olur. Dönüş ancak Allah'adır.
Mü'min 40:3الْمَصِيرُl-meSīrudönüş
غَافِرِ الذَّنْبِ وَقَابِلِ التَّوْبِ شَدِيدِ الْعِقَابِ ذِي الطَّوْلِ لَا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ اِلَيْهِ الْمَصِيرُ
ğāfiri ƶ-ƶenbi ve ḳābili t-tevbi şedīdi l-ǐḳābi ƶī T-Tavli lā ilāhe illā huve ileyhi l-meSīru
(2-3) Bu kitabın indirilmesi, mutlak güç sahibi, hakkıyla bilen, günahı bağışlayan, tövbeyi kabul eden, azabı ağır olan, lütuf sahibi Allah tarafındandır. O'ndan başka ilah yoktur. Dönüş ancak O'nadır.
Şura 42:15الْمَصِيرُl-meSīrudönüş
فَلِذٰلِكَ فَادْعُ وَاسْتَقِمْ كَمَا اُمِرْتَ وَلَا تَتَّبِعْ اَهْوَٓاءَهُمْ وَقُلْ اٰمَنْتُ بِمَا اَنْزَلَ اللّٰهُ مِنْ كِتَابٍ وَاُمِرْتُ لِاَعْدِلَ بَيْنَكُمْ اَللّٰهُ رَبُّنَا وَرَبُّكُمْ لَنَا اَعْمَالُنَا وَلَكُمْ اَعْمَالُكُمْ لَا حُجَّةَ بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمْ اَللّٰهُ يَجْمَعُ بَيْنَنَا وَاِلَيْهِ الْمَصِيرُ
fe li ƶālike fe d'ǔ ve steḳim ke mā umirte ve lā tettebiǎ' ehvā'ehum ve ḳul āmentu bimā enzele (a)llahu min kitābin ve umirtu li eǎ'dile beynekumu (a)llahu rabbunā ve rabbukum lenā eǎ'mālunā ve lekum eǎ'mālukum lā Huccete beynenā ve beynekumu (a)llahu yecmeǔ beynenā ve ileyhi l-meSīru
(Ey Muhammed!) Bundan dolayı sen çağrıya devam et ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Onların heva ve heveslerine uyma ve şöyle de: "Ben, Allah'ın indirdiği her kitaba inandım ve aranızda adaleti gerçekleştirmekle emrolundum. Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz sizedir. Bizimle sizin aranızda tartışılacak bir şey yoktur. Allah, hepimizi bir araya toplayacaktır. Dönüş de ancak O'nadır."
Kaf 50:43الْمَصِيرُl-meSīrudönüş
Hadid 57:15الْمَصِيرُl-meSīrugidilecek yerdir orası
فَالْيَوْمَ لَا يُؤْخَذُ مِنْكُمْ فِدْيَةٌ وَلَا مِنَ الَّذِينَ كَفَرُوا مَأْوٰيكُمُ النَّارُ هِيَ مَوْلٰيكُمْ وَبِئْسَ الْمَصِيرُ
fe l-yevme lā yu'ḣaƶu minkum fidyetun ve lā mine (e)lleƶīne keferū me'vākumu n-nāru hiye mevlākum ve bi'se l-meSīru
Bugün artık ne sizden, ne de inkar edenlerden bir fidye alınır. Barınağınız ateştir. Size yaraşan odur. Orası gidilecek ne kötü yerdir!
Mücadele 58:8الْمَصِيرُl-meSīrugidilecek yerdir
اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذِينَ نُهُوا عَنِ النَّجْوٰى ثُمَّ يَعُودُونَ لِمَا نُهُوا عَنْهُ وَيَتَنَاجَوْنَ بِالْاِثْمِ وَالْعُدْوَانِ وَمَعْصِيَتِ الرَّسُولِ وَاِذَا جَٓاؤُ۫كَ حَيَّوْكَ بِمَا لَمْ يُحَيِّكَ بِهِ اللّٰهُ وَيَقُولُونَ فِي اَنْفُسِهِمْ لَوْلَا يُعَذِّبُنَا اللّٰهُ بِمَا نَقُولُ حَسْبُهُمْ جَهَنَّمُ يَصْلَوْنَهَا فَبِئْسَ الْمَصِيرُ
e lem tera ilā (e)lleƶīne nuhū ǎni n-necvā ṧumme yeǔdūne li mā nuhū ǎnhu ve yetenācevne bi l-iṧmi ve l-ǔdvāni ve meǎ'Siyeti r-rasūli ve iƶā cā'ūke Hayyevke bimā lem yuHayyike bihi (a)llahu ve yeḳūlūne fī enfusihim levlā yuǎƶƶibunā (a)llahu bimā neḳūlu Hasbuhum cehennemu yeSlevnehā fe bi'se l-meSīru
Gizlice konuşmaktan menedilip de, menedildikleri şeyi işleyen ve günah, düşmanlık ve peygambere isyanı konuşanları görmedin mi? Sana geldiklerinde Allah'ın seni selamlamadığı selamla selamlıyorlar. İçlerinden de, "Söylediklerimizden dolayı Allah bize azap etse ya!" diyorlar. Cehennem onlara yeter! Oraya girecekler. Ne kötü varış yeridir orası!
Mümtehine 60:4الْمَصِيرُl-meSīrudönüş
قَدْ كَانَتْ لَكُمْ اُسْوَةٌ حَسَنَةٌ فِي اِبْرٰهِيمَ وَالَّذِينَ مَعَهُ اِذْ قَالُوا لِقَوْمِهِمْ اِنَّا بُرَءٰٓؤُ۬ا مِنْكُمْ وَمِمَّا تَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ كَفَرْنَا بِكُمْ وَبَدَا بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمُ الْعَدَاوَةُ وَالْبَغْضَاءُ اَبَدًا حَتّٰى تُؤْمِنُوا بِاللّٰهِ وَحْدَهُ اِلَّا قَوْلَ اِبْرٰهِيمَ لِاَبِيهِ لَاَسْتَغْفِرَنَّ لَكَ وَمَا اَمْلِكُ لَكَ مِنَ اللّٰهِ مِنْ شَيْءٍ رَبَّنَا عَلَيْكَ تَوَكَّلْنَا وَاِلَيْكَ اَنَبْنَا وَاِلَيْكَ الْمَصِيرُ
ḳad kānet lekum usvetun Hasenetun fī ibrāhīme ve(e)lleƶīne meǎhu iƶ ḳālū li ḳavmihim innā burā'u minkum ve mimmā teǎ'budūne min dūni (a)llahi kefernā bikum ve bedā beynenā ve beynekumu l-ǎdāvetu ve l-beğDā'u ebeden Hattā tu'minū bi(a)llahi veHdehu illā ḳavle ibrāhīme li ebīhi le esteğfiranne leke ve mā emliku leke mine (a)llahi min şey'in rabbenā ǎleyke tevekkelnā ve ileyke enebnā ve ileyke l-meSīru
İbrahim'de ve onunla birlikte bulunanlarda sizin için güzel bir örnek vardır. Hani onlar kavimlerine, "Biz sizden ve Allah'ı bırakıp taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah'a inanıncaya kadar, sizinle bizim aramızda sürekli bir düşmanlık ve nefret belirmiştir" demişlerdi. Yalnız İbrahim'in, babasına, "Senin için mutlaka bağışlama dileyeceğim. Fakat Allah'tan sana gelecek herhangi bir şeyi önlemeye gücüm yetmez" sözü başka. Onlar şöyle dediler: "Ey Rabbimiz! Ancak sana dayandık, içtenlikle yalnız sana yöneldik. Dönüş de ancak sanadır."
Teğabun 64:3الْمَصِيرُl-meSīrudönüş
خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ بِالْحَقِّ وَصَوَّرَكُمْ فَاَحْسَنَ صُوَرَكُمْ وَاِلَيْهِ الْمَصِيرُ
ḣaleḳa s-semāvāti ve l-erDe bi l-Haḳḳi ve Savverakum fe eHsene Suverakum ve ileyhi l-meSīru
Gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yarattı. Sizi şekillendirdi ve şekillerinizi de güzel yaptı. Dönüş yalnız O'nadır.
Teğabun 64:10الْمَصِيرُl-meSīrugidilecek yerdir orası
وَالَّذِينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَٓا اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِ خَالِدِينَ فِيهَا وَبِئْسَ الْمَصِيرُ
ve(e)lleƶīne keferū ve keƶƶebū bi āyātinā ulāike eSHābu n-nāri ḣālidīne fīhā ve bi'se l-meSīru
İnkar eden ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar, içinde ebedi kalmak üzere cehennemliklerdir. Ne kötü varılacak yerdir orası!
Tahrim 66:9الْمَصِيرُl-meSīruvarılacak yerdir
يَاأَيُّهَا النَّبِيُّ جَاهِدِ الْكُفَّارَ وَالْمُنَافِقِينَ وَاغْلُظْ عَلَيْهِمْ وَمَأْوٰيهُمْ جَهَنَّمُ وَبِئْسَ الْمَصِيرُ
yā eyyuhā n-nebiyyu cāhidi l-kuffāra ve l-munāfiḳīne ve ğluZ ǎleyhim ve me'vāhum cehennemu ve bi'se l-meSīru
Ey Peygamber! Kafirlere ve münafıklara karşı cihad et, onlara karşı sert davran. Onların varacağı yer cehennemdir. Ne kötü varılacak yerdir orası!
Mülk 67:6الْمَصِيرُl-meSīrugidilecek sonuçtur
مَصِيرًا3 kez
Nisa 4:97مَصِيرًاmeSīranbir gidiş yeridir
اِنَّ الَّذِينَ تَوَفّٰيهُمُ الْمَلٰٓئِكَةُ ظَالِمِي اَنْفُسِهِمْ قَالُوا فِيمَ كُنْتُمْ قَالُوا كُنَّا مُسْتَضْعَفِينَ فِي الْاَرْضِ قَالُوا اَلَمْ تَكُنْ اَرْضُ اللّٰهِ وَاسِعَةً فَتُهَاجِرُوا فِيهَا فَاُو۬لٰٓئِكَ مَأْوٰيهُمْ جَهَنَّمُ وَسَاءَتْ مَصِيرًا
inne (e)lleƶīne teveffāhumu l-melāiketu Zālimī enfusihim ḳālū fīme kuntum ḳālū kunnā musteD'ǎfīne fī l-erDi ḳālū e lem tekun erDu (a)llahi vāsiǎten fe tuhācirū fīhā fe ulāike me'vāhum cehennemu ve sā'et meSīran
Kendilerine zulmetmekteler iken meleklerin canlarını aldığı kimseler var ya; melekler onlara şöyle derler: "Ne durumdaydınız? (Niçin hicret etmediniz?)" Onlar da, "Biz yeryüzünde zayıf ve güçsüz kimselerdik" derler. Melekler, "Allah'ın arzı geniş değil miydi, orada hicret etseydiniz ya!" derler. İşte bunların gidecekleri yer cehennemdir. O ne kötü varış yeridir.
Nisa 4:115مَصِيرًاmeSīranbir gidiş yeridir
وَمَنْ يُشَاقِقِ الرَّسُولَ مِنْ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُ الْهُدٰى وَيَتَّبِعْ غَيْرَ سَبِيلِ الْمُؤْمِنِينَ نُوَلِّهِ مَا تَوَلّٰى وَنُصْلِهِ جَهَنَّمَ وَسَاءَتْ مَصِيرًا
ve men yuşāḳiḳi r-rasūle min beǎ'di mā tebeyyene lehu l-hudā ve yettebiǎ' ğayra sebīli l-mu'minīne nuvellihi mā tevellā ve nuSlihi cehenneme ve sā'et meSīran
Kim, kendisine hidayet (doğru yol) besbelli olduktan sonra peygambere karşı çıkar, mü'minlerin yolundan başkasına uyarsa, onu yöneldiği yolda bırakırız ve cehenneme sokarız. Orası ne kötü bir varış yeridir.
Fetih 48:6مَصِيرًاmeSīranbir varılacak yerdir
وَيُعَذِّبَ الْمُنَافِقِينَ وَالْمُنَافِقَاتِ وَالْمُشْرِكِينَ وَالْمُشْرِكَاتِ الظَّٓانِّينَ بِاللّٰهِ ظَنَّ السَّوْءِ عَلَيْهِمْ دَائِرَةُ السَّوْءِ وَغَضِبَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ وَلَعَنَهُمْ وَاَعَدَّ لَهُمْ جَهَنَّمَ وَسَاءَتْ مَصِيرًا
ve yuǎƶƶibe l-munāfiḳīne ve l-munāfiḳāti ve l-muşrikīne ve l-muşrikāti Z-Zānnīne bi(a)llahi Zenne s-sev'i ǎleyhim dāiratu s-sev'i ve ğaDibe (a)llahu ǎleyhim ve leǎnehum ve eǎdde lehum cehenneme ve sā'et meSīran
Bir de, Allah'ın, hakkında kötü zanda bulunan münafık erkeklere ve münafık kadınlara, Allah'a ortak koşan erkeklere ve Allah'a ortak koşan kadınlara azap etmesi içindir. Kötülük girdabı onların başına olsun! Allah onlara gazap etmiş, onları lanetlemiş ve kendilerine cehennemi hazırlamıştır. Orası ne kötü bir varış yeridir!
مَصِيرَكُمْ1 kez
İbrahim 14:30مَصِيرَكُمْmeSīrakumgideceğiniz yer
وَجَعَلُوا لِلّٰهِ اَنْدَادًا لِيُضِلُّوا عَنْ سَبِيلِهِ قُلْ تَمَتَّعُوا فَاِنَّ مَصِيرَكُمْ اِلَى النَّارِ
ve ceǎlū li (a)llahi endāden li yuDillū ǎn sebīlihi ḳul temetteǔ fe inne meSīrakum ilā n-nāri
Allah'ın yolundan saptırmak için O'na ortaklar koştular. De ki: "Bir süre daha faydalanın. Çünkü varışınız ateşedir."
وَمَصِيرًا1 kez
Furkan 25:15وَمَصِيرًاve meSīranve varış yeri
قُلْ اَذٰلِكَ خَيْرٌ اَمْ جَنَّةُ الْخُلْدِ الَّتِي وُعِدَ الْمُتَّقُونَ كَانَتْ لَهُمْ جَزَاءً وَمَصِيرًا
ḳul e ƶālike ḣayrun em cennetu l-ḣuldi lletī vuǐde l-mutteḳūne kānet lehum cezā'en ve meSīran
De ki: "Bu mu daha hayırlıdır, yoksa Allah'a karşı gelmekten sakınanlara va'dedilen ebedilik cenneti mi?" Orası onlar için bir mükafat ve varılacak bir yerdir.
تَصِيرُ1 kez
Şura 42:53تَصِيرُteSīrusonunda varır
صِرَاطِ اللّٰهِ الَّذِي لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِ اَلَٓا اِلَى اللّٰهِ تَصِيرُ الْاُمُورُ
SirāTi (a)llahi elleƶī lehu mā fī s-semāvāti ve mā fī l-erDi elā ilā (a)llahi teSīru l-umūru
(52-53) İşte sana da, emrimizle, bir ruh (kalpleri dirilten bir kitap) vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat biz onu, kullarımızdan dilediğimizi, kendisiyle doğru yola eriştireceğimiz bir nur yaptık. Şüphesiz ki sen doğru bir yola iletiyorsun; göklerdeki ve yerdeki her şeyin sahibi olan Allah'ın yoluna. İyi bilin ki, bütün işler sonunda Allah'a döner.