De ki: "Bu mu daha hayırlıdır, yoksa Allah'a karşı gelmekten sakınanlara va'dedilen ebedilik cenneti mi?" Orası onlar için bir mükafat ve varılacak bir yerdir.

قُلْ اَذٰلِكَ خَيْرٌ اَمْ جَنَّةُ الْخُلْدِ الَّتِي وُعِدَ الْمُتَّقُونَ كَانَتْ لَهُمْ جَزَاءً وَمَصِيرًا

ḳul e ƶālike ḣayrun em cennetu l-ḣuldi lletī vuǐde l-mutteḳūne kānet lehum cezā'en ve meSīran

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قُلْḳulق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelede ki
2اَذٰلِكَe ƶālikebu mu?
3خَيْرٌḣayrunخ ي رİyi olmak, iyilik yapmak, seçenek vermek (ve seçenek verilmek), bir şeyi veya kişiyi diğerine tercih etmek, tercih edilen/telaffuz edilen/seçilen, iyilikte birbirini geçmeye çalışmak, güzellik ve mizaçta mükemmel olmak, ideal olmak (gerçek veya potansiyel fayda göstermek), her durumda ve herkes tarafından arzu edilmek, rütbe veya kalite veya itibar açısından yüksek olmak, başka bir kişi veya şeyden daha iyi olmak, şeylerin veya insanların en iyisi olmak, cömert olmak (cömertliğe sahip olmak ve göstermek), asalet veya üstünlüğe sahip olmak, durum veya koşul açısından yüksek olmak.daha iyi
4اَمْemyoksa
5جَنَّةُcennetuج ن نörtülü/gizli/kapalı/saklı/korumalı (örn. kumaş, zırh, mezar, kalkan), görünmez, karanlık/ele geçirilmiş olmak, gece karanlığı, akıldan yoksun, deli/çılgın/aklı başında olmayan, karışıklık/şaşkınlıkcennet (mi?)
6الْخُلْدِl-ḣuldiخ ل دKalmak/ikamet etmek, sürekli/daima/sonsuz/sonsuza dek/devamlı olarak devam etmek, başkasını takılarla süslemek, ileri yaşta yavaş yavaş kırlaşmak/ağarmak, sonsuz güçle donatılmış olmakebedi
7الَّتِيlletī
8وُعِدَvuǐdeو ع دsöz vermek, sözünü vermek, tehdit etmek, iyi şeyler vaat etmek, tehdit etmek (bağlama göre)va'dedilen
9الْمُتَّقُونَl-mutteḳūneو ق يkorumak, kurtarmak, muhafaza etmek, uzak tutmak, kötülükten ve felaketten korunmak, güvende olmak, kalkan olarak kabul etmek, görev saymak. muttaki - kötülükten ve insanlara ve Allah'a karşı görevini ihlal eden şeylerden kaçınan kişimuttakilere
10كَانَتْkānetك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolan
11لَهُمْlehumonlar için
12جَزَاءًcezā'enج ز يTatmin etmek/vermek, yeterli kılmak, borç ödemek, mücadele etmek, karşılığını ödemek/telafi etmek, ödüllendirmekmükafat
13وَمَصِيرًاve meSīranص ي رGitmek, olmak, yönelmek. Gidiş, yolculuk, ayrılış. Geri çekilmek, sonuçlanmak, neticeye varmak.ve varış yeri

Tüm mealler

Meal seçin (79 / 79 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

De ki: Bu mu daha hayırlıdır, yoksa çekinenlere vaadedilen ebedîlik cenneti mi? Bu, onlara bir mükâfattır ve dönüp varacakları yer.

Abdulkadir Gölpınarlı

De ki: Bu mu daha hayırlıdır, yoksa çekinenlere vaadedilen ebedîlik cenneti mi? Bu, onlara bir mükâfattır ve dönüp varacakları yer.

Adem Uğur

De ki: Bu mu daha iyi, yoksa takvâ sahiplerine vâdedilen ebedilik cenneti mi? Orası, onlar için bir mükâfat ve (huzura kavuşacakları) bir varış yeridir.

Ahmed Hulusi

De ki: "Bu mu daha hayırlıdır yoksa korunmuşlara vadolunan sonsuzluk cenneti mi? (O cennet) onlar için bir ceza (yaşamlarının getirisi) ve (hakikatlerine) dönüş yeridir. "

Ahmet Tekin

'Bu mu, daha iyi yoksa takvâ sahiplerine, Allah’a sığınanlara, emirlerine yapışanlara, günahlardan arınıp azaptan korunanlara, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü’minlere va’dedilen ebedîlik cenneti mi? Orası onlar için bir mükâfat ve güzel bir nihaî dönüş yeridir.' de.

Ahmet Varol

De ki: 'Bu mu daha hayırlıdır yoksa takva sahiplerine vaadedilen sonsuzluk cenneti mi? Orası onlar için bir mükafat ve dönüş yeridir.'

Ali Bulaç

De ki: "Bu mu daha hayırlı, yoksa takva sahiplerine va'dedilen ebedi cennet mi? Ki onlar için bir mükafat ve son duraktır."

Ali Fikri Yavuz

(Ey Rasûlüm, o Mekke kâfirlerine) de ki: “- Bu ateş mi hayırlı, yoksa takva sahiblerine vaad olunan ebedilik cenneti mi? O cennet ki, kendilerine bir mükâfat ve bir dönüş yeri bulunuyor.

Ali Rıza Safa

De ki: "Bu mu daha iyidir; yoksa sorumluluk bilinci taşıyanlara, bir ödül ve yerleşme yeri olarak sözü verilen sonsuzluk cenneti mi?"

Bayraktar Bayraklı

De ki: "Bu mu daha iyi, yoksa takva sahiplerine vaad edilen sürelilik cenneti mi? Orası, onlar için bir ödül ve bir varış yeridir."

Bekir Sadak

De ki: «Bu mu iyidir, yoksa Allah'a karsi gelmekten sakinanlara mukafat ve gidilecek yer olarak soz verilen ebedi cennet mi daha iyidir?»

Celal Yıldırım

De ki: «Bu mu hayırlıdır, yoksa muttakilere (Allah'tan korkup küfürden, azgınlıktan, haramdan sakınanlara) va'dedilen sonsuz Cennet mi daha hayırlıdır ? Onlar için bir mükâfat, sonunda varacakları (mutlu) bir yer bulunuyordun

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

De ki: “Bu mu daha iyidir, yoksa Allah’a saygılı olanlara vaad edilen ebedî cennet mi?” İşte bunlar için cennet bir ödül ve nihaî durak olacaktır.

Diyanet İşleri

De ki: "Bu mu daha hayırlıdır, yoksa Allah'a karşı gelmekten sakınanlara va'dedilen ebedilik cenneti mi?" Orası onlar için bir mükafat ve varılacak bir yerdir.

Diyanet İşleri (eski)

De ki: 'Bu mu iyidir, yoksa Allah'a karşı gelmekten sakınanlara mükafat ve gidilecek yer olarak söz verilen ebedi cennet mi daha iyidir?'

Diyanet Vakfi

De ki: Bu mu daha iyi, yoksa takvâ sahiplerine vâdedilen ebedilik cenneti mi? Orası, onlar için bir mükâfat ve (huzura kavuşacakları) bir varış yeridir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

De ki: Bu mu daha iyi, yoksa takva sahiplerine vaad olunan ebedilik cenneti mi? Çünkü orası, onlar için bir mükafattır ve bir varış yeridir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

De ki: "O mu daha hayırlı, yoksa takva sahiplerine va'dolunan sonsuzluk cenneti mi?" O, kendilerine bir mükafat ve varacakları yer olarak hazırlanmıştır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ya o mı hayırlı, yoksa müttekilere va'dolunan Huld Cenneti mi? Ki kendilerine bir mükafat, ve akıbet varacakları bir me'va bulunuyor

Erhan Aktaş

De ki: "Bu mu daha hayırlıdır, yoksa takva sahipleri için bir ödül olan, dönüş yeri olarak söz verilen süresiz Cennet mi?"

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "Bu mu daha hayırlıdır, yoksa takva sahipleri için bir ödül olan, dönüş yeri olarak söz verilen süresiz Cennet mi?"

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: " Bu mu daha hayırlıdır, yoksa takva sahipleri için bir ödül olan, dönüş yeri olarak söz verilen süresiz Cennet mi?"

Fizilal-il Kuran

De ki; «Bu mu iyidir, yoksa Allah'tan korkanlara vaadedilen, onlar için ödül ve barınak olarak hazırlanan ebedi cennet mi?»

Gültekin Onan

De ki: "Bu mu daha hayırlı, yoksa takva sahiplerine vaadedilen ebedi cennet mi? Ki onlar için bir mükafat ve son duraktır."

Hamdi Döndüren

De ki: “Bu mu daha iyidir? Yoksa Allah’tan korkanlara ödül ve bir varış yeri olarak, vaat edilen sonsuzluk cenneti mi?”

Hasan Basri Çantay

De ki: "Bu mu hayırlı, yoksa muttakıylere va'd olunan ebedilik cenneti mi? Ki bu, onlar için bir mükafat, bir merci'dir.

Hasib Asutay

(Resulüm!) De ki: Bu mu daha iyidir, yoksa (Allah'tan) korkanlara ödül ve bir varış yeri olarak söz verilen sonsuzluk cenneti mi?

Hayrat Neşriyat

De ki: '(Başınıza gelmesi muhakkak olan) bu (netîce) mi hayırlıdır, yoksa takvâ sâhiblerine va'd edilen (ni'metleri aslâ kesilmeyecek olan) Huld Cenneti mi? (Orası) onlar için bir mükâfât ve bir varış yeridir.'

İbni Kesir

De ki: Bu mu daha hayırlıdır, yoksa müttakilere vaad olunan ebedi cennet mi? Ki bu, onlar için bir mükafat ve son duraktır.

Mehmet Okuyan

(Onlara) de ki: “Bu mu hayırlı olan yoksa muttakîlere (duyarlı olanlara) vadedilen, kendileri için bir ödül ve varış yeri olan ebedî cennet mi?”

Muhammed Esed

De ki: "(Şimdi söyleyin,) bu mu daha hayırlı, yoksa Allah'a karşı sorumluluk bilinci taşıyanlara bir mükafat ve yerleşme yeri olarak vaad edilen ebedi cennet mi?

Mustafa İslamoğlu

De ki: "Ee, şimdi bu mu hayırlı, yoksa takva sahiplerine vaad edilen ebedi cennet mi? Ki o bir ödül ve bir son duraktır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Dedi ki: «Ya bu mu daha hayırlıdır, yoksa muttakîler için vaadedilmiş olan Huld cenneti mi ki, onlar için bir mükâfaat ve bir varılacak yer olmuştur.»

Ömer Öngüt

De ki: “Bu mu daha hayırlıdır, yoksa muttakilere vaad olunan Huld cenneti mi?” Orası onlar için bir mükâfattır ve bir varış yeridir.

Suat Yıldırım

De ki: "Bu mu iyi, yoksa takvâ ehline vâd olunan ebedî cennet mi?" Orası onlar için bir mükâfat ve pek güzel bir âkıbettir.

Süleyman Ateş

De ki: "Bu mu iyi, yoksa korunanlara va'dedilen ebedi cennet mi? O da onların mükafat ve sonucudur!"

Süleymaniye Vakfı

De ki: "Bu (cehennem) mi iyi, yoksa müttakilere /yanlışlardan sakınanlara vaat edilen kalıcı cennet mi? Orası onlar için hem bir ödül hem de varılacak son yerdir."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

De ki: "Bu mu iyi, yoksa takva sahiplerine söz verilen kalıcı cennet mi? O onlar için hem bir karşılık, hem varılacak yerdir."

Şaban Piriş

-Bu mu hayırlı, yoksa takva sahiplerine söz verilen ebedi cennet mi? Orası onlar için bir ödül ve son duraktır, de!

Tefhim-ul Kuran

De ki: «Bu mu daha hayırlı, yoksa takva sahiplerine va'dedilen ebedi cennet mi? Ki onlar için bir mükâfat ve son duraktır.»

Ümit Şimşek

De ki: Bu mu daha hayırlı, yoksa takvâ sahiplerine vaad edilen ebedî Cennet mi? Bu onların ödülü ve varacakları yerleridir.

Yaşar Nuri Öztürk

De ki: "Bu mu daha iyi, yoksa korunanlara vaat edilen o sonsuzluk cenneti mi? O cennet de bu korunanların ödülü ve dönüş yeridir."

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

De: “Bu yaxşıdır, yoxsa müttəqilərə bir mükafat və dönüş yeri olaraq vəd edilən Əbədiyyət bağı?”

Almanca (2)

Almanca — M. A. Rassoul

Sprich: ʺIst dies nun besser oder das Paradies der Ewigkeit, das den Gerechten verheißen wurde? Es wird ihre Belohnung und Bestimmung sein.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Sag: ʺIst dies besser oder die Dschanna der Ewigkeit, die den Muttaqi versprochen wurde?!ʺ Sie ist für sie die Belohnung und das Werden.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Say to them: "Is this troublesome and distressing situation better or the garden of Eternity –Paradise- promised to those in whose hearts reigns piety! the garden which Allah has set apart for the requital of those faithful to Him, and He has determined that it shall be their destination.

Abdul Haleem

Say, ‘Which is better, this or the lasting Garden that those who are mindful of God have been promised as their reward and journey’s end?’

Abdullah Yusuf Ali

Say: "Is that best, or the eternal garden, promised to the righteous? for them, that is a reward as well as a goal (of attainment).

Abul A'la Maududi

Ask them: "Is this state better or the Garden of Eternity which the God-fearing have been promised?" It shall be their recompense and the end-point of their journey;

Aisha Bewley

Say: ‘Is that better, or the Garden of Eternal Life which has been promised to those who have taqwa? That is their recompense and destination. ’

Al-Hilali & Khan

Say: (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) "Is that (torment) better or the Paradise of Ete - nity which is promised to the Muttaqûn (the pious - See V.2:2)?" It will be theirs as a reward and as a final destination.

Ali Quli Qarai

Say, ‘Is that better, or the everlasting paradise promised to the Godwary, which will be their reward and destination?’

Amatul Rahman Omar

Say, `Is this (end) better or the everlasting Paradise which is promised to those who guard against evil and which is their due reward and (ultimate) resort.

Arthur John Arberry

Say: 'Is that better, or the Garden of Eternity, that is promised to the godfearing, and is their recompense and homecoming?'

Bijan Moeinian

Say: "Now, is this better or the Paradise for eternity which is promised to the righteous ones as their reward and final destination?"

E. Henry Palmer

Say, 'Is that better or the garden of eternity which was promised to those who fear - which is ever for them a recompense and a retreat?'

Edip-Layth

Say, "Is that better or the Paradise of eternity that the righteous have been promised?" It is their reward and destiny.

George Sale

Say, is this better, or a garden of eternal duration, which is promised unto the pious? It shall be given unto them for a reward, and a retreat:

Hamid S. Aziz

Pray not that day for one destruction, but pray for many destructions!

Mahmoud Ghali

(rather) the Garden of Eternity that is promised to the pious? It is for them a recompense and a Destiny. "

Marmaduke Pickthall

Say: Is that (doom) better or the Garden of Immortality which is promised unto those who ward off (evil)? It will be their reward and journey's end.

Mohamed Ahmed - Samira

Ask them: "Is this better or a garden for everlasting abode which has been promised the pious and devout? It would be their guerdon and their destination.

Muhammad Asad

Say: "Which is better - that, or the paradise of life abiding which has been promised to the God-conscious as their reward and their journey’s end –

Mustafa Khattab

Say, ˹O Prophet,˺ "Is this better or the Garden of Eternity which the righteous have been promised, as a reward and ˹an ultimate˺ destination?

Progressive Muslims

Say: "Is that better or the Paradise of eternity that the righteous have been promised" It is their reward and destiny.

Sahih International

Say, "Is that better or the Garden of Eternity which is promised to the righteous? It will be for them a reward and destination.

Sam Gerrans

Say thou: “Is that better, or the Garden of Eternity which is promised to those of prudent fear?” It will be for them a reward and a journey’s end.

Shabbir Ahmed

Say, "Is this better or the Garden of Immortality which is promised to those who walk aright? That is their reward and the ultimate destination. "

Syed Vickar Ahamed

Say: "Is that better, or the eternal Garden (Paradise, that is) promised to the righteous? For them, that is a reward and a goal (of joy).

Taqi Usmani

Say, "Is that better or the eternal paradise the God-fearing are promised?" It will be a reward for them and a final abode.

The Monotheist Group

Say: "Is that better or the garden of eternity that the righteous have been promised?" It is their reward and destiny.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Dis: ʺEst-ce mieux ceci? ou bien le Paradis éternel qui a été promis aux pieux, comme récompense et destination dernière?

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Ji wan re) Bibêje: Erê ma ev (dojeh) çêtir e yan ew bihişta seraqetî ya ku teqwadar pê hatine sozdayîn ku ew ji bo wan her padaş û war e?

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zeg: ʺIs dat beter of de tuin van het eeuwige leven die aan de godvrezenden is toegezegd en die voor hen een beloning en een bestemming is?

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zeg: Is dit beter, of een tuin van eeuwigen duur, die den vrome is beloofd? Deze zal hun als een belooning en een verblijf worden gegeven.

Hollandaca — Siregar

Zeg: ʺIs dat beter of de eeuwige tuin (het Paradijs) die aan de Moettaqôen beloofd is? Het is voor hen een beloning en een eindbestemming.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Скажи (им) (о, Пророк): «Это ли [Ад] лучше, или Сад Вечности, который обещан остерегающимся (наказания Аллаха) [тем, которые исполняют Его повеления и отстраняются от того, что Он запретил] и (который) будет для них воздаянием (за их деяния) и (конечным) возвращением?»

Rusça — Osmanov

Спроси [, Мухаммад]: ʺЧто лучше - адский огонь или же сад вечности, который обещан богобоязненным и будет им воздаянием и обителью?ʺ

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Säg: ʺÄr detta det bästa - eller är det den evigt (grönskande) lustgård som de gudfruktiga har utlovats? Den är deras belöning och målet för deras färd.