Hiçbir günahkar başka bir günahkarın yükünü yüklenmez. Günah yükü ağır olan kimse, (bir başkasını), günahını yüklenmeye çağırırsa, ondan hiçbir şey yüklenilmez, çağırdığı kimse yakını da olsa. Sen ancak, görmedikleri halde Rablerinden için için korkanları ve namaz kılanları uyarırsın. Kim arınırsa ancak kendisi için arınmış olur. Dönüş ancak Allah'adır.

وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰى وَاِنْ تَدْعُ مُثْقَلَةٌ اِلٰى حِمْلِهَا لَا يُحْمَلْ مِنْهُ شَيْءٌ وَلَوْ كَانَ ذَا قُرْبٰى اِنَّمَا تُنْذِرُ الَّذِينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُمْ بِالْغَيْبِ وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَ وَمَنْ تَزَكّٰى فَاِنَّمَا يَتَزَكّٰى لِنَفْسِهِ وَاِلَى اللّٰهِ الْمَصِيرُ

ve lā teziru vāziratun vizra uḣrā ve in ted'ǔ muṧḳaletun ilā Himlihā lā yuHmel minhu şey'un ve lev kāne ƶā ḳurbā innemā tunƶiru (e)lleƶīne yeḣşevne rabbehum bi l-ğaybi ve eḳāmū S-Salāte ve men tezekkā fe innemā yetezekkā li nefsihi ve ilā (a)llahi l-meSīru

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَاve lāve
2تَزِرُteziruو ز رBir yükü taşımak, bir yükü üstlenmek, (bir suç) işlemek.çekmez
3وَازِرَةٌvāziratunو ز رBir yükü taşımak, bir yükü üstlenmek, (bir suç) işlemek.hiçbir günahkar
4وِزْرَvizraو ز رBir yükü taşımak, bir yükü üstlenmek, (bir suç) işlemek.günahını
5اُخْرٰىuḣrāا خ رgeri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısımbaşkasının
6وَاِنْve inve eğer
7تَدْعُted'ǔد ع وaramak, arzu etmek, istemek, talep etmek, seslenmek, çağırmak, atfetmek, haykırmak, seslenmek, dua etmek, yalvarmak, dilekçe vermek, ihtiyaç duymak, çağırmak, davet etmek, iddia etmek, yardım etmek(başkalarını) çağırsa
8مُثْقَلَةٌmuṧḳaletunث ق لAğır/ağırlık olmak, yavaş/donuk/hantal olmak, zor/çetin/üzücü olmak. Thaqalaan (thaqalan'ın ikili hali) - iki büyük ve ağır şey, iki ordu. Athqaal (thiql'in çoğulu) - yük. Thaqiil (çoğulu thiqaal) - ağır. Mithqaal - ağırlık, terazi ağırlığı. Tathaaqal - donuk/hantal olmak. Thaqala - ağırlaşmak, baskı yapmak, ağır basmak. Mathqalatun - yüklü, ağır yüklü, bir anneyi çocuğundan mahrum bırakmanın herhangi bir sebebi. Iththaqala (tathaaqala için) - ağır bir şekilde aşağı doğru eğilmek, ağır bir şekilde aşağı meyletmek.yükü ağır gelen kimse
9اِلٰىilā
10حِمْلِهَاHimlihāح م لTaşımak, yüklenmek, sırtlamak, götürmek, iletmek, göstermek/sergilemek, bir şeyi sırtında veya başında taşımak, yük taşımak, hamile kalmak veya çocuk sahibi olmak (kadın), iftira veya dedikodu yaymak, birine binmesi için hayvan vermek, birini yük hayvanına bindirmek, öfke göstermek veya sergilemek, kendini yormak veya zorlamak, sorumluluk üstlenmek, birini bir şey yapmaya teşvik etmek, bir şey üretmek veya ortaya koymak [ağacın meyve vermesi gibi], bir şeyi anlatmak ve yazmak [özellikle bilim ve bilgi konuları], bir şeyi taşımak veya yapmak, iftira yükünü taşımak, suç isnat etmekonu taşımak için
11لَا
12يُحْمَلْyuHmelح م لTaşımak, yüklenmek, sırtlamak, götürmek, iletmek, göstermek/sergilemek, bir şeyi sırtında veya başında taşımak, yük taşımak, hamile kalmak veya çocuk sahibi olmak (kadın), iftira veya dedikodu yaymak, birine binmesi için hayvan vermek, birini yük hayvanına bindirmek, öfke göstermek veya sergilemek, kendini yormak veya zorlamak, sorumluluk üstlenmek, birini bir şey yapmaya teşvik etmek, bir şey üretmek veya ortaya koymak [ağacın meyve vermesi gibi], bir şeyi anlatmak ve yazmak [özellikle bilim ve bilgi konuları], bir şeyi taşımak veya yapmak, iftira yükünü taşımak, suç isnat etmektaşınmaz
13مِنْهُminhuondan (yükünden)
14شَيْءٌşey'unش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişhiçbir şey
15وَلَوْve levve şayet
16كَانَkāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin(dahi) olsa
17ذَاƶāakrabası
18قُرْبٰىḳurbāق ر بYakın olmak, yaklaşmak, teklif etmek, ilişki veya rütbede yakın olmak, el altında olmak, yaklaşmak. Qurbatun - yakınlık, yakınlaşma araçları, akrabalık, ilişki. Qurubatan (çoğul qurubatun) - insanları Allah'a yaklaştıran dindar işler ve iyi ameller, yaklaşmak için aranan araçlar. Qaribun - gece, yakında (zaman veya mekân olarak). Min qaribin - kısa süre sonra. Qurba - yakınlık, akrabalık. Qurban - kurban, Allah için yapılan sunu, Allah'a ulaşma aracı. Aqrabu - daha yakın, en yakın. Aqrabun - akrabalar, hısımlar, en yakın akrabalar. Qarrab (fiil 2) - önüne koymak, yakınlaştırmak, sunmak, kurban etmek. Muqarrabun (çoğul maqarrabuna) - yaklaşmasına izin verilen veya yakınlaştırılan kişi.akrabası
19اِنَّمَاinnemāsen ancak
20تُنْذِرُtunƶiruن ذ رadamak, adak adamak, uyarmak, ikazda bulunmak, sakındırmak, gönüllü olarak söz vermek, hediye sunmak. nadhiir - uyarıcı, felaketten haberdar eden ve uzak tutan, uyaran ve tedbirli olmaya sevk eden.uyarırsın
21الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseleri
22يَخْشَوْنَyeḣşevneخ ش يKorkmak veya dehşete düşmek, saygı/hürmet/onur/huşu ile korkmak, ummak, bir şeyi bilmek, korkutmak veya korku/dehşet vermek, tedbirli veya temkinli olmak.-ürken
23رَبَّهُمْrabbehumر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRablerinin
24بِالْغَيْبِbi l-ğaybiغ ي بuzak/ulaşılamaz/gizli/saklı, algıların veya zihinsel algının kapsamı dışında veya ötesinde, görünmez, karalama, gizli gerçek, kayıp olan kişibilinmezliğiyle-
25وَاَقَامُواve eḳāmūق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhve -doğrulup
26الصَّلٰوةَS-Salāteص ل وHayvanın arka orta bölümü, kuyruğunun çıktığı yer, sırtlamak, desteklemek, uyluklamak, yakından takip etmek, arkasından yürümek/takip etmek, (Musalli > önde giden atı izleyen arkadaki at) bağlı kalmak, söylev, nutuk, hitabe, konuşma, dua, yalvarış, istirham, rica, övgü, takdir, methiye, kutsama, lütuf, şükranNamaz, Allah’a yönelmek, ibadet, dua, rahmet, din, destek, yardımlaşma, karşılıklı iletişim, bağ kurmak, bağlı olmak.
27وَمَنْve menve kim
28تَزَكّٰىtezekkāز ك وArttı/çoğaldı, gelişti/iyi büyüdü/gelişti/serpildi ve meyve verdi, saf/temiz oldu/hale geldi, arınma/temizlenme, iyilik/doğruluk, bolluk içinde/rahat/yumuşak/narin bir yaşam sürmek, iyi/doğru bir duruma/koşula sokmak, sadaka, zekatma'nen arınıp yücelirse
29فَاِنَّمَاfe innemāşüphesiz
30يَتَزَكّٰىyetezekkāز ك وArttı/çoğaldı, gelişti/iyi büyüdü/gelişti/serpildi ve meyve verdi, saf/temiz oldu/hale geldi, arınma/temizlenme, iyilik/doğruluk, bolluk içinde/rahat/yumuşak/narin bir yaşam sürmek, iyi/doğru bir duruma/koşula sokmak, sadaka, zekatarınmış olur
31لِنَفْسِهِli nefsihiن ف سnefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunankendi yararına
32وَاِلَىve ilāve
33اللّٰهِ(a)llahiAllah'adır
34الْمَصِيرُl-meSīruص ي رGitmek, olmak, yönelmek. Gidiş, yolculuk, ayrılış. Geri çekilmek, sonuçlanmak, neticeye varmak.dönüş

Tüm mealler

Meal seçin (95 / 95 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve hiçbir suçlu, bir başkasının yükünü yüklenmez ve ağır bir yük taşıyan, onu yüklenmesi için bir başkasını çağırsa, çağırdığı, akrabası bile olsa o yükün bir kısmını bile yüklenemez. Sen, gizli olduğu, görmedikleri halde Rablerinden korkanları ve namaz kılanları korkutabilirsin ancak ve kim, temiz bir hâle gelirse faydası, ancak kendisinedir ve dönüp varılacak yer, Allah tapısıdır.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve hiçbir suçlu, bir başkasının yükünü yüklenmez ve ağır bir yük taşıyan, onu yüklenmesi için bir başkasını çağırsa, çağırdığı, akrabası bile olsa o yükün bir kısmını bile yüklenemez. Sen, gizli olduğu, görmedikleri halde Rablerinden korkanları ve namaz kılanları korkutabilirsin ancak ve kim, temiz bir hâle gelirse faydası, ancak kendisinedir ve dönüp varılacak yer, Allah tapısıdır.

Abdullah Aydın

Hiç bir kimse, başkasının günahını çekmez, günahlarından bir kısmının taşınması için (başkasını) çağırsa da, yükünden bir şey yüklenilmez. İsterse (çağrılan, ana ve babası gibi) bir yakını olsun. (Resulüm!) Sen ancak (Allah'ın azabını) görmemişken, Rablerinden korkanları, namazı dosdoğru kılanları sakındırırsın. Kim temizlenirse (kötülüklerden sıyrılıp hayır işlerse) ancak kendi nefsini temizler. Sonunda dönüş Allah'adır.

Adem Uğur

Hiçbir günahkâr başkasının günahını yüklenmez. Yükü (günahı) ağır gelen kimse onu taşımak için (başkasını) çağırsa, bu çağırdığı akrabası da olsa, onun yükünden bir şey yüklenmez. Sen ancak görmeden Rablerinden korkanları ve namazı kılanları uyarabilirsin. Kim temizlenirse o, kendi menfaatine temizlenmiş olur. Dönüş Allah'adır.

Ahmed Hulusi

Hiçbir suç yüklenmiş benlik, bir başkasının yükünü yüklenmez. . . Yükü ağır biri, onu (yükünü) taşımaya çağırsa bile, ondan bir şey yüklenilip taşınılmaz. . . Akraba dahi olsa! Sen ancak gaybları olarak Rablerinden haşyet duyan ve salatı ikame edenleri uyarırsın. . . Kim arınıp temizlenirse ancak kendi nefsi için temizlenmiştir. . . Dönüş Allah'adır.

Ahmet Davudoğlu

Günahkâr hiçbir nefs, başkasının günahını yüklenmez. Yükü ağır basan kimse, onun bir kısmının alınmasına çağırsa da kendisinden birşey alınmaz. İsterse çağıranın yakını olsun. Sen, ancak o kimseleri uyarırsın ki, gayb hakkında Rablerinden korkarlar. Namazı dosdoğru kılarlar. Her kim temizlenirse, ancak kendi nefsi için temizlenir. Sonunda dönüş Allah'adır.

Ahmet Tekin

Günah işliyen bir kimse, başkasının günahını çekmez. Günah yükü ağır gelen bir kimse, günahlardan bir kısmının taşınmasına (başkasını) çağırsa da yükünden bir şey yüklenilmez; isterse (çağırılan ana ve babası gibi) bir yakın olsun. (Ey Rasûlüm!) Sen, ancak (Allah’ın azabını) görmemişken, Rablerinden korkanları, namazı gereği üzere kılanları sakındırırsın. Kim temizlenirse (durumunu düzeltir, hayır işlerse) ancak kendi nefsini temizler (sevabı kendisine olur). Sonunda dönüş Allah’adır.

Ahmet Varol

Hiçbir günahkar başkasının günahını yüklenmez. Yükü ağır olan biri (bir başkasını) onu yüklenmeye çağırsa, bir yakını bile olsa kendisine ondan bir şey yükletilmez. Sen ancak görmedikleri halde Rablerinden korkanları ve namaz kılanları uyarırsın. Kim arınırsa ancak kendi yararına arınmış olur. Dönüş Allah'adır.

Ali Arslan

Kim (farzları yerine getirip haramlardan da kaçınarak şirk ve günahlardan) temizlenirse o, ancak kendi (menfaati) için temizlenmiş olur. Neticede dönüş Allah'adır.

Ali Bulaç

Hiç bir günahkar bir başka günahkarın günahını yüklenemez. Eğer yükü ağır olan kimse (bir başkasını) onu taşımaya çağırsa, -bu, yakın akrabası da olsa- kendisine ondan hiçbir şey yükletilmez. Sen, yalnızca gayb ile Rablerinden 'içleri titreyerek korkmakta' olanları ve dosdoğru namazı kılanları uyarırsın. Kim temizlenip arınırsa, artık o, kendi nefsi için temizlenip arınmıştır. Sonunda dönüş Allah'adır.

Ali Fikri Yavuz

Günah işliyen bir kimse, başkasının günahını çekmez. Günah yükü ağır gelen bir kimse, günahlardan bir kısmının taşınmasına (başkasını) çağırsa da yükünden bir şey yüklenilmez; isterse (çağırılan ana ve babası gibi) bir yakın olsun. (Ey Rasûlüm!) Sen, ancak (Allah’ın azabını) görmemişken, Rablerinden korkanları, namazı gereği üzere kılanları sakındırırsın. Kim temizlenirse (durumunu düzeltir, hayır işlerse) ancak kendi nefsini temizler (sevabı kendisine olur). Sonunda dönüş Allah’adır.

Ali Rıza Safa

Hiçbir suçlu, bir başkasının suçunu yüklenmez. Yükü ağır gelen, taşımak için başkasını çağırsa, yakını da olsa ondan hiçbir şey yüklenemez. Sen, ancak, görmemelerine karşın, Efendilerine derin saygı duyanları ve namaz kılanları uyarabilirsin. Kim arınırsa, yalnızca kendisi için arınmış olur. Çünkü dönüş, Allah'a olacaktır.

Arif Pamuk

Hiçbir günahkar, başkasının günahını yüklenmez. Yükü ağır basan kimse, onun bir kısmının alınmasına çağırsa da, kendisinden bir şey alınmaz. İsterse çağıranın yakını olsun. Sen, ancak o kimseleri uyarırsın ki, gayb hakkında kendilerinden korkarlar, namazı dosdoğru kılarlar. Her kim temizlenirse, ancak kendisi için temizlenir. Sonunda dönüş Allah'adır.

Ayntabî Mehmet Efendi

Kimse, kimsenin günahını yüklenmez. Şayed günahı ağır basan kimse, bazı günahlarını taşımak için, başka birini da'vet ederse, bu akrabası bile olsa, ondan bir şey yüklenmeyi kabul etmez. (Ya Muhammed!) Sen, ancak, Rablerini görmemişken, azabından korkanları, namazı dürüst kılanları inzâr edersin. Kim (günahlardan sakınarak) temizlenirse, kendi nefsi için temizlenmiş olur. Herkesin varışı Allah'adır.

Bahaeddin Sağlam

Artık kim (bu şekilde) temizlenmişse, o kendi lehine temizlenmiştir. Ve her şeyin son dönüşü Allah'adır.

Bayraktar Bayraklı

Hiçbir günahkar başkasının günahını yüklenemez. Yükü ağır gelen kimse, onu taşımak için başkasını çağırsa, bu çağırdığı akrabası da olsa, onun yükünden bir şey yüklenemez. Sen ancak, görmeden Rabblerine saygı duyanları ve namazı kılanları uyarabilirsin. Kim temizlenirse o, kendi menfaatine temizlenmiş olur. Dönüş Allah'adır.

Bekir Sadak

Gunahkar kimse digerinin gunahini cekmez. Gunah yuku agir olan kimse, onun tasinmasini istese, yakini olsa bile, yukunden birsey tasinmaz. Sen ancak, gormedigi halde Rablerinden korkanlari, namazi kilanlari uyarirsin. Kim arinirsa, ancak kendisi icin arinmis olur; dnus ancak Allah'adir.

Bir Heyet

Kim (günahlardan) temizlenirse o, kendi menfaatine temizlenmiş olur. Dönüş Allah'adır.

Celal Yıldırım

Hiçbir günahkâr diğer bir günahkârın günahını taşımaz. Yükü ağır olanın, taşıması için —yakını bile olsa— yükünden hiçbir şey başkası tarafından taşınmaz. Sen ancak Rabbından gıyabında saygı ile korkanları ve namazı dosdoğru kılanları uyarırsın. Kim kendini (günah kirlerinden) pâk tutarsa, o ancak kendi lehine paklanmış olur. Varış ancak Allah'adır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Hiçbir günahkâr başkasının günahını yüklenmez. Günah yükü ağır gelen kimse onun taşınması için yardım çağrısında bulunsa -çağrılan yakını bile olsa- o yükten hiçbir şeyi başkası üzerine alamaz. Sen ancak, görmedikleri halde rablerinden korkanları ve namazı özenle kılanları uyarabilirsin. Kim arınırsa sadece kendi yararına arınmış olur.Her şeyin sonu Allah’a varır.

Diyanet İşleri

Hiçbir günahkar başka bir günahkarın yükünü yüklenmez. Günah yükü ağır olan kimse, (bir başkasını), günahını yüklenmeye çağırırsa, ondan hiçbir şey yüklenilmez, çağırdığı kimse yakını da olsa. Sen ancak, görmedikleri halde Rablerinden için için korkanları ve namaz kılanları uyarırsın. Kim arınırsa ancak kendisi için arınmış olur. Dönüş ancak Allah'adır.

Diyanet İşleri (eski)

Günahkar kimse diğerinin günahını çekmez. Günah yükü ağır olan kimse, onun taşınmasını istese, yakını olsa bile, yükünden birşey taşınmaz. Sen ancak, görmediği halde Rablerinden korkanları, namazı kılanları uyarırsın. Kim arınırsa, ancak kendisi için arınmış olur; dönüş ancak Allah'adır.

Diyanet Vakfı (1993)

Kim temizlenirse o, kendi menfaatine temizlenmiş olur. Dönüş Allah'adır.

Diyanet Vakfi

Hiçbir günahkâr başkasının günahını yüklenmez. Yükü (günahı) ağır gelen kimse onu taşımak için (başkasını) çağırsa, bu çağırdığı akrabası da olsa, onun yükünden bir şey yüklenmez. Sen ancak görmeden Rablerinden korkanları ve namazı kılanları uyarabilirsin. Kim temizlenirse o, kendi menfaatine temizlenmiş olur. Dönüş Allah'adır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Hem günah çeken bir kimse, başkasının günahını çekmeyecek; yükü ağır basan, onun yüklenilmesine çağırsa da ondan bir şey yüklenilmeyecek, isterse bir yakını olsun. Fakat sen ancak o kimseleri sakındırırsın ki, gaybda Rablerinin korkusunu duyarlar, namazı dürüst kılarlar. Temizlenen de sırf kendisi için temizlenir. Nihayet dönüş Allah'adır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir de günah çeken bir kimse başkasının günahını çekmeyecek; yükü ağır basan, onun başkasına yüklenmesi için çağrıda bulunsa da, ondan birşey alınıp yüklenmeyecektir, isterse bir yakını olsun. Fakat ancak gıyaben Rablerinin korkusunu duyanları ve namazı dürüst kılanları sakındırırsın. Temizlenen de sırf kendisi için temizlenir. Nihayet gidiş Allah'adır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem günah çeken bir nefis, başkasının günahını çekmiyecek, yükü ağır basan onun yükletilmesine çağırsa da ondan bir şey yüklenilmiyecek, isterse bir yakını olsun, fakat sen ancak o kimseleri sakındırırsın ki gaybde rablarının haşyetini duyarlar, namazı dürüst kılarlar, temizlenen de sırf kendisi için temizlenir, nihayet gidiş Allahadır

Erhan Aktaş

Yük taşıyan birisi, bir başkasının yükünü taşımaz. Yükü ağır olan kimse, bir başkasını yardıma çağırsa, çağırdığı yakını da olsa ona yardım etmez. Sen, ancak görmedikleri halde Rabb'ine içtenlikle saygı duyan ve salatı ikame edenleri uyarırsın. Her kim arınırsa kendisi için arınmış olur. Dönüş Allah'adır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Yük taşıyan birisi, bir başkasının yükünü taşımaz. Yükü ağır olan kimse, bir başkasını yardıma çağırsa, çağırdığı yakını da olsa ona yardım etmez. Sen, ancak görmedikleri halde Rabb'ine içtenlikle saygı duyan ve salatı ikame edenleri uyarırsın. Her kim arınırsa kendisi için arınmış olur. Dönüş Allah'adır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Yük taşıyan birisi, bir başkasının yükünü yüklenemez. Yükü ağır olan kimse, bir başkasını yardıma çağırsa, çağırdığı kimse yakını da olsa, onun yükü başkası tarafından taşınmaz. Sen, ancak görmedikleri halde Rabb'ine içtenlikle saygı duyan ve salatı ikame edenleri uyarırsın. Her kim arınırsa kendisi için arınmış olur. Dönüş Allah'adır.

Fizilal-il Kuran

Hiç kimse başkasının günahını yüklenmez. Eğer günah yükü ağır bir kimse, yükünün sırtından alınmasını istese, en yakını bile yükünün en küçük bölümünü kendi sırtına almaz. Sen sadece görmeden Rabb'lerinden korkanları ve namaz kılanları uyarabilirsin. Kim kötülüklerden arınırsa kendi yararına arınmış olur. Sonunda Allah'a dönülecektir.

Gültekin Onan

Hiçbir günahkar bir başka günahkarın günahını yüklenemez. Eğer yükü ağır olan kimse (bir başkasını) onu taşımaya çağırsa, bu, yakın akrabası da olsa, kendisine ondan hiç bir şey yükletilmez. Sen, yalnızca gayb ile rablerinden 'içleri titreyerek korkmakta' olanları ve dosdoğru namazı kılanları uyarırsın. Kim temizlenip arınırsa, artık o, kendi nefsi için temizlenip arınmıştır. Sonunda dönüş Tanrı'yadır.

Hamdi Döndüren

Hiç kimse günahkâr, başkasının günah yükünü çekmez. Yükü ağır olan kimse, onu taşımak üzere, (bir başkasını) çağırsa, çağırdığı kişi yakını olsa bile, bu yükten ona hiçbir şey yükletilmez. Sen, ancak görmedikleri halde, yine de Rablerinden sakınanları ve namazı kılanları uyarabilirsin! Kim arınırsa, (bilsin ki), o, ancak kendisi için arınmış olur. Sonunda dönüş Allah’adır.

Hasan Basri Çantay

Günah işleyen hiçbir nefs, başkasının günahını çekmez. Eğer yükü (günahı) ağır bir kişi (diğer birini) onu taşımıya çağırırsa, bu, hısımı da olsa, kendisine ondan hiçbir şey yükletil (mesine rızaa göstermez. Sen ancak gaaibane Rabbinden korkmakda olanları, namazı dosdoğru kılanları sakındıracaksın. Kim temizlenirse sırf kendi faidesine temizlenmiş olur. Nihayet varış Allahadır.

Hasan Tahsin Feyizli

Kim (günahlardan) temizlenirse, sırf kendi (fayda)sı için temizlenmiş olur. Dönüş ancak Allah'adır.

Hasib Asutay

Hiçbir günâhkâr başkasının günâhını yüklenmez. (8) Eğer yükü (günâhı) ağır gelen kimse onu taşımak için (başkasını) çağırsa, (bu çağırdığı) akrabası da olsa ondan bir şey yüklenmez. Sen ancak görmeden Rablerinden korkanları ve namaz kılanları uyarabilirsin. Kim temizlenirse o, kendi yararına temizlenmiş olur. Dönüş Allah'adır. (8. Ancak kötülükte çığır açanlar hem kendi günâhlarından sorumlu, hem de günâhı işleyenlerin kötülüklerinden sorumlu olur.)

Hayrat Neşriyat

Hem hiçbir günahkâr, başkasının günâhını yüklenmez. Artık (günâhı) ağır gelen kimse onu taşımaya (başkalarını) çağırsa ve (bu çağırdığı kimse) akrabâsı bile olsa, ondan (o günâhından) bir şey yüklenmez. (Ey Habîbim!) (Sen) ancak, gıyâben (görmeden)Rablerinden korkanları ve namazı hakkıyla edâ edenleri korkutursun. Artık kim (günahlardan)temizlenirse, o takdirde ancak kendi lehine temizlenmiş olur. Ve (nihâyet) dönüş ancak Allah’adır.

Hüseyin Atay, Yaşar Kutluay

Kim arınırsa, ancak kendisi için arınmış olur; dönüş ancak Allah'adır.

Hüseyin Kaleli

“Bir günahkar başkasının günahını çekmez. Ağır yüklü bir kimse de (başkasını) onu taşımaya çağırsa, -yakını da olsa- ondan bir şey taşıtılmaz. Ancak Rabblerinden gıyaben korkanları ve namazı kılanları inzar edersin. Kim de temizlenirse, artık ancak kendisi için temizlenir. Dönüş de yalnız Allâh’adır.”

İbni Kesir

Günah işleyen hiç bir nefis; başkasının günahını çekmez. Yükü ağır bir kişi onun yüklenilmesini istese-yakını bile olsaondan bir şey yüklenmez. Sen, ancak görmedikleri halde Rabblarından korkanları ve namazı kılmış olanları uyarırsın. Kim de arınırsa; ancak kendisi için arınmış olur ve dönüş, Allah'adır.

İsmail Mutlu, Şaban Döğen

Hiç bir günahkar başkasının günahını yüklenmez. Ağır bir günah yükü altındaki kimse yükünü taşımak için birini yardıma cağırsa, o cağırdığı kendi akrabasından bile olsa günahından hiçbir şeyi yüklenmez. Sen ancak görmedikleri halde Rabbinden korkan ve namazlarını dos doğru kılanlari sakındırabilirsin. Günahlardan temizlenen, kendisi için temizlenmiş olur. Dönüş ise Allah'adır.

Mehmet Okuyan

Hiçbir (günah) yüklüsü, başkasının (günah) yükünü yüklenemez. (Günah) yükü ağır olan kişi, yükünü taşımaya -yakını bile olsa- (başkasını) yardıma çağırsa, yükünden hiçbir zerresi taşınamaz. Sen sadece yalnızken Rablerine saygı duyanları ve namazı kılanları uyarabilirsin. Arın(maya çalış)an kişi, sadece kendisi için arınmış olur. Dönüş yalnızca Allah’adır.

Muhammed Esed

Kimse kimsenin yükünü taşıyacak değildir; kendi yükü ağır gelen kimse onu taşımak için (başkasını) yardıma çağırırsa, yakını da olsa, (bu kimse) o yükün hiçbir parçasını taşıyamaz. O halde (gerçekten) sen, ancak kavrayışlarının ötesinde olduğu halde Rablerinden korku duyanları ve namazlarında dikkatli ve devamlı olanları uyarabilirsin; ve (şunu bil ki,) kim arınırsa yalnız kendisi için arınmış olur ve bütün yollar yalnız Allah'a varır.

Mustafa İslamoğlu

Hiç kimse bir başkasının sorumluluğunu yüklenecek değildir; yükü ağır gelen kimse onu taşımak için yardım istese, yakını da olsa (bir başkası) onun yükünün bir kısmını dahi taşıyamaz.Şu bir gerçek ki sen, O idraki aşan bir hakikati olmasına karşın, Rablerine karşı derin bir ürperti duyanları ve kulluğun hakkını verenleri uyarabilirsin; hem kim arınırsa sırf kendisi için arınmış olur: zira bütün yollar Allah'a çıkar.

Nedim Yılmaz

Hiçkimse bir başkasının günahını yeklenmez. Yükü ağır gelen kimse (birini), o yükü taşımaya çağırsa; çağırdığı kişi, akrabası da olsa onun yükünden hiçbir şey taşınmaz. Sen ancak görmedikleri halde Rablerinden korkanları ve namazı kılanları uyarırsın. Kim günah kirlerinden temizlenirse ancak kendisi için temizlenir. Dönüş sadece Allah’adır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve hiçbir günahkâr, başkasının günahını yüklenmez ve eğer ağır yüklü bir kimse, onu taşımaya çağıracak olsa ondan hiçbir şey yükletilemez, velev ki (o çağırılan) karabet sahibi olsun. Sen ancak Rablerinden gıyaben korkar olanları ve namazı dosdoğru kılanları korkutursun ve her kim temizlenirse ancak kendi nefsi için temizlenmiş olur. Ve nihâyet dönüş Allah'adır.

Ömer Öngüt

Hiçbir günahkâr başkasının günah yükünü yüklenemez. Günah yükü ağır olan bir kimse onu taşımak üzere (birini) çağırsa, yakını dahi olsa, onun yükünden bir şey yükletilmez. Sen ancak görmediği halde Rabbinden korkanları ve namazı kılanları uyarırsın. Kim temizlenirse, o ancak kendi menfaati için temizlenmiş olur. Dönüş Allah'adır.

Ömer Rıza Doğrul

Hiçbir günahlı kimse başkasının yükünü (günahını) yüklenmez. Ağır yüklü biri bir başkasını yükünü taşımak için çağırsa, çağırdığı kimse hısmı da olsa onun yükü başkası tarafından taşınmaz. Sen yalnız Rabbinizden için için korkanları, namazı dosdoğru kılanları (iğri yolun sonundan) korkutursun. Her kim özünü paklarsa, kendi canını (hayrı için) paklamış olur. Herkesin varışı Allah’adır.

Suat Yıldırım

Hiç kimse bir başkasının günahını yüklenmez. Eğer çok ağır bir yük altında ezilen biri, taşıma işinde başkasını yardıma çağırırsa o akrabası da olsa, yükünden az bir kısmını bile taşımayı kabul etmez. Sen ancak Rab’lerini görmedikleri halde O’nu tazim eden ve namazlarını hakkıyla ifa edenleri uyarırsın (yani senin uyarman, peşin hükümlü inatçılara değil, ancak böyle yapmaya yatkın olanlara fayda verir). Kim günahlarından temizlenir, arınırsa kendi lehine olarak arınır. Hepinizin dönüşü Allah’adır.

Süleyman Ateş

Hiçbir günahkar başkasının günahını çekmez. Eğer yükü ağır gelen kimse onu taşımak için (başkalarını çağırsa) onun yükünden hiçbir şey, taşınmaz; akrabası dahi olsa (kimse onun yükünü taşımaz). Sen ancak görmeden Rablerinden korkanları ve namazı kılanları uyarırsın. Ma'nen arınıp yücelen, kendi yararına arınmış olur. Dönüş Allah'adır, (Allah, herkese yaptığının karşılığını verir).

Süleymaniye Vakfı

(Ahirette) Hiçbir günahkar başkasının günahını yüklenmez. Günah yükü ağır olan, günahının taşınması için yardım istese onun bir parçası dahi taşınmaz, yardıma çağırdığı isterse akrabası olsun. Sen sadece, içten içe Rablerinden çekinenleri, namazını özenle ve sürekli kılanları uyarabilirsin. Kim kendini geliştirirse onu sadece kendisi için yapmış olur. Dönüp varılacak yer Allah'ın huzurudur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kimse kimsenin yükünü çekmeyecektir. Yükü ağır olan, taşımak için yardım istese, en yakını bile onun bir parçasının taşınmasına yardım etmez. Sen sadece, içinde Rabbinin korkusu olanları ve namazını tam kılanları uyarabilirsin. Kim kendini geliştirirse onu sadece kendisi için yapmış olur; dönüş ancak Allah'adır.

Şaban Piriş

Hiçbir günahkar, başkasının günahını yüklenmez. Ağır bir yük taşıyan kimse, başkasını çağırsa, ondan hiçbir şey yakını bile olsa ona yükletilmez. Sen, ancak görmedikleri halde Rab'lerinden korkan ve namazı kılan kimseyi uyarabilirsin. Kim arınırsa, ancak kendisi için arınmış olur. Dönüş Allah'adır.

Talat Koçyiğit

Kim günah kirinden arınırsa, kendisi için arınmış olur. Dönüş Allah'adır.

Tefhim-ul Kuran

Hiç bir günahkâr bir başka günahkârın günahını yüklenemez. Eğer yükü ağır olan kimse (bir başkasını) onu taşımaya çağırsa, -bu, onun yakın akrabası da olsa- kendisine ondan hiçbir şey yükletilmez. Sen, yalnızca gayb ile Rablerinden 'içleri titreyerek korkmakta' olanları ve dosdoğru namazı kılanları uyarıp korkutursun. Kim temizlenip arınırsa, artık o, kendi nefsi için temizlenip arınmıştır. Sonunda dönüş Allah'adır.

Ümit Şimşek

Hiçbir günahkâr, başkasının günahını yüklenmez. Yükü ağır bir günahkâr, yükünü taşımak için yardım isteyecek olsa, hiç kimse o yükten birazını olsun üstüne almaz-isterse kendi akrabası olsun. Sen ancak görmedikleri halde Rablerinden korkan ve namazı dosdoğru kılan kimseleri uyarabilirsin. Arınan, kendisi için arınmış olur. Sonunda herkesin dönüşü Allah'adır.

Yaşar Nuri Öztürk

Hiçbir günahkar, bir başkasının günahını yüklenmez. Yükü ağır gelen, onu taşımaya çağırsa bile, kendisinden hiçbir şey yüklenilmez. Akraba bile olsa... Sen ancak Rablerinden için için korkanları ve namaz kılanları uyarırsın. Arınıp temizlenen, kendi benliği için arınıp temizlenir. Dönüş Allah'adır.

Ziya Kazıcı, Necip Taylan

Kendini temizleyen kendi nefsi için temizlenmiş olur. Nihayet gidilecek yer Allah'tır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Heç bir günahkar başqasının günah yükünü daşımaz. Yükü ağır olan kimsə öz yükünü daşımaq üçün başqasını köməyə çağırsa və çağırdığı kimsə yaxın qohumu olsa belə, o yükdən heç nə daşınmaz. Sən ancaq Rəbbindən Onu görmədikləri halda qorxanları və namaz qılanları xəbərdar edirsən. Kim günahlardan təmizlənirsə, öz xeyrinə təmizlənmiş olur. Qayıdış də ancaq Allahadır.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Heç bir günahkar başqasının günahını daşımaz. Günah yükü ağır olan kimsə yükünü daşımaq üçün (başqa birisini köməyə) çağırsa və (çağırılan adam onun) yaxın qohumu olsa belə, o yükdən bir şey daşınmaz. (Ya Peyğəmbər!) Sən ancaq Rəbbindən (Onun əzabını) görmədikləri halda qorxanları və (vaxtlı-vaxtında) namaz qılanları qorxudub xəbərdar edirsən. Her kəs (günahlardan, küfrdən) təmizlənsə, özü üçün təmizlənmiş olar (savabı özünə yetişər). Axır dönüş ancaq Allahadır!

Almanca (2)

Almanca — Al-Azhar

Kein Sünder trägt die Last eines anderen. Wenn ein sündenbeladener Mensch einen zum Mittragen holen könnte, würde er ihm nichts abnehmen können, auch wenn es sich um einen Blutsverwandten handelt. Du kannst nur diejenigen warnen, die ihren Herrn im Verborgenen fürchten und die das Gebet verrichten. Wer sich läutert, läutert sich zu seinem eigenen Vorteil. Zu Gott führt die endgültige Heimkehr.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und keine verfehlende Seele trägt die Verfehlung einer anderen. Und sollte eine Schwerbelastete um (die Entlastung von) ihrer Last rufen, der (Gerufene) wird (ihr) davon nichts abnehmen, und selbst dann nicht, wäre er von den Nahverwandten. Eigentlich ermahnst du nur diejenigen, die Ehrfurcht vor ihrem HERRN im Verborgenen haben und das rituelle Gebet ordnungsgemäß verrichteten. Und wer sich rein hält, der hält sich doch nur für sich selbst rein. Und zu ALLAH ist das Werden.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Nor would a soul heavily laden with wrongs find a single one to disburden her of some of her wrongs, nor the least of her burden be carried by any one else even if related by consanguinity. Your admonition and warning O Muhammad take effect with those who entertain the profound reverence dutiful to Allah albeit they do not apprehend Him by sight and they attend to religious Observances. And he who presents himself with a heart impressed with the image of religious and spiritual virtues and deeds with wisdom and piety will have successfully saved his own soul, and to Allah is the final and inevitable destination.

Abdul Haleem

No burdened soul will bear the burden of another: even if a heavily laden soul should cry for help, none of its load will be carried, not even by a close relative. But you [Prophet] can only warn those who fear their Lord, though they cannot see Him, and keep up the prayer- whoever purifies himself does so for his own benefit–– everything returns to God.

Abdullah Yusuf Ali

Nor can a bearer of burdens bear another's burdens if one heavily laden should call another to (bear) his load. Not the least portion of it can be carried (by the other). Even though he be nearly related. Thou canst but admonish such as fear their Lord unseen and establish regular Prayer. And whoever purifies himself does so for the benefit of his own soul; and the destination (of all) is to Allah.

Abul A'la Maududi

No one can bear another's burden. If a heavily laden one should call another to carry his load, none of it shall be carried by the other, even though he be a near of kin. (O Prophet), you can warn only those who fear their Lord without seeing Him and establish Prayer. Whoever purifies himself does so to his own good. To Allah is the final return.

Aisha Bewley

No burden-bearer can bear another’s burden. If someone weighed down calls for help to bear his load, none of it will be borne for him, even by his next of kin. You can only warn those who fear their Lord in the Unseen and establish salat. Whoever is purified, is purified for himself alone. Allah is your final destination.

Al-Hilali & Khan

And no bearer of burdens shall bear another’s burden; and if one heavily laden calls another to (bear) his load, nothing of it will be lifted even though he be near of kin. You (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) can warn only those who fear their Lord unseen and perform As-Salât (Iqâmat-as-Salât). And he who purifies himself (from all kinds of sins), then he purifies only for the benefit of his ownself. And to Allâh is the (final) Return (of all).

Ali Quli Qarai

No bearer shall bear another’s burden, and should one heavily burdened call [another] to carry it, nothing of it will be carried, even if he were a near relative. You can only warn those who fear their Lord in secret and maintain the prayer. Whoever purifies himself, purifies only for his own sake, and to Allah is the return.

Amatul Rahman Omar

And no soul that bears (its own) burden (of responsibility) can bear the burden of another. And if a soul heavily laden (with the weight of sins) calls to (be relieved of) its burden, not the least of its burden shall be borne (by the other) even though (it calls its) near kinsman. You can warn only those who hold their Lord in awe in the heart of their hearts and observe Prayer. And one who purifies oneself shall do it only for the good of one's own soul, for to Allâh shall be the eternal return.

Arthur John Arberry

No soul laden bears the load of another; and if one heavy-burdened calls for its load to be carried, not a thing of it will be carried, though he be a near kinsman. Thou warnest only those who fear their Lord in the Unseen and perform the prayer; and whosoever purifies himself, purifies himself only for his own soul's good. To God is the homecoming.

Bijan Moeinian

No one is responsible for somebody else’s deeds and no one can assume responsibility for somebody else’s acts. Not even the dearest ones are capable to respond to someone’s begging them to assume the least of his sins. O Mohammad, only those who respect their Lord has the capacity of absorbing the admonition. Although they do not physically see the Lord, they regularly worship Him. Whoever purifies his soul, does it for his own good. Remember that you all have to face God eventually.

E. Henry Palmer

And no burdened soul shall bear the burden of another; and if a heavily laden one shall call for its load (to be carried) it shall not be carried for it at all, even though it be a kinsman!- thou canst only warn those who fear their Lord in the unseen and who are steadfast in prayer; and he who is pure is only pure for himself; and unto God the journey is.

Edip-Layth

None can carry the load of another, and even if it calls on another to bear part of its load, no other can carry any part of it, even if they were related. You will only be able to warn those who fear their Lord while unseen, and they hold the contact prayer. Whoever contributes, is contributing to himself. To God is the final destiny.

George Sale

A burdened soul shall not bear the burden of another: And if a heavy-burdened soul call on another to bear part of its burden, no part thereof shall be born by the person who shall be called on, although he be ever so nearly related. Thou shalt admonish those who fear their Lord in secret, and are constant at prayer: And whoever cleanseth himself from the guilt of disobedience cleanseth himself to the advantage of his own soul; for all shall be assembled before God at the last day.

Hamid S. Aziz

And this is not hard for Allah.

Mahmoud Ghali

And no encumbered self can be encumbered with the encumbrance of (i. e. bear the burden of) another (self). And in case a heavy-burdened (self) calls for its burden (to be carried), not a thing of it will be carried, though he be a near kinsman. Surely you warn only (the ones) who are apprehensive of their Lord in the Unseen and keep up the prayer. And whoever cleanses himself, then he cleanses it for himself. (i.e., for his own benefit) And to Allah is the Destiny.

Marmaduke Pickthall

And no burdened soul can bear another's burden, and if one heavy laden crieth for (help with) his load, naught of it will be lifted even though he (unto whom he crieth) be of kin. Thou warnest only those who fear their Lord in secret, and have established worship. He who groweth (in goodness), groweth only for himself, (he cannot by his merit redeem others). Unto Allah is the journeying.

Mohamed Ahmed - Samira

No one who carries a burden bears another's load; and even if the burdened soul cry out for help none will carry the least of its burden, however close a relative it may be. You can only warn those who fear their Lord in secret and fulfil their devotional obligations. Whoever grows in goodness does so for himself. To God is the journeying back.

Muhammad Asad

AND NO BEARER of burdens shall be made to bear another’s burden; and if one weighed down by his load calls upon [another] to help him carry it, nothing thereof may be carried [by that other], even if it be one’s near of kin. Hence, thou canst [truly] warn only those who stand in awe of their Sustainer although He is beyond the reach of their perception, and are constant in prayer, and [know that] whoever grows in purity, attains to purity but for the good of his own self, and [that] with God is all journeys’ end.

Mustafa Khattab

No soul burdened with sin will bear the burden of another. And if a sin-burdened soul cries for help with its burden, none of it will be carried—even by a close relative. You ˹O Prophet˺ can only warn those who stand in awe of their Lord without seeing Him[1] and establish prayer. Whoever purifies themselves, they only do so for their own good. And to Allah is the final return.

Progressive Muslims

And none can carry the load of another, and even if it calls on another to bear part of its load, no other can carry any part of it, even if they were related. You will only be able to warn those who fear their Lord while unseen, and they hold the contact-method. And whoever contributes, is contributing for himself. And to God is the final destiny.

Sahih International

And no bearer of burdens will bear the burden of another. And if a heavily laden soul calls [another] to [carry some of] its load, nothing of it will be carried, even if he should be a close relative. You can only warn those who fear their Lord unseen and have established prayer. And whoever purifies himself only purifies himself for [the benefit of] his soul. And to Allah is the [final] destination.

Sam Gerrans

And no bearer bears the burden of another. And if one heavy-laden should call to his burden, nothing of it will be carried, though he be a relative. Thou but warnest those who fear their Lord unseen and uphold the duty. And he who purifies himself: he but purifies himself for his soul. And to God is the journey’s end.

Shabbir Ahmed

And no person, being already burdened with his own doings, will be made to carry the burden of another. And if a laden one calls for help with his load, none may carry part of it even if he is a close relative. Hence, you can warn only those who understand their Lord's Law of Requital knowing that even their actions done in secrecy have consequences. So, such people follow the Divine Commands closely. Whoever grows in virtue does so for the good of his "Self". And the destination of all is to Allah.

Syed Vickar Ahamed

And no bearer of burdens shall bear another (person’s) burden. And if one (person) carrying a heavy burden should call another to (bear) his load, nothing of it will be lifted (by the other) even though he be near of kin (closely related). (O Prophet!) you can only warn those who fear their Lord, Unseen and establish regular Prayer. And whoever purifies himself (from all kinds of sin) does it to benefit his own soul; And the Return (of all) is to Allah.

Taqi Usmani

No bearer will bear the burden of any other person. If a person carrying a heavy load calls (someone) to (share) his load, nothing from it shall be carried (by the latter), even though he be a near of kin. You can warn only those who fear their Lord, while He is unseen, and establish Salāh. Whoever gets purified gets purified for his own benefit. And to Allah is the final return.

The Monotheist Group

And none can carry the load of another; and even if it calls on another to bear part of its load, no other can carry any part of it, even if they were related. You will only be able to warn those who are concerned towards their Lord while unseen, and they hold the contact prayer. And whoever contributes, is contributing for himself. And to God is the final destiny.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Or, personne ne portera le fardeau dʹautrui. Et si une âme surchargée (de péchés) appelle à lʹaide, rien de sa charge ne sera supporté par une autre même si cʹest un proche parent. Tu nʹavertis en fait, que ceux qui craignent leur Seigneur malgré quʹils ne Le voient pas, et qui accomplissent la Salât. Et quiconque se purifie ne se purifie que pour lui-même, et vers Allah est la destination.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Tu kes gunehê tu kesê din hilnagire. Eger yekî gunehgiran gazî bike da ku gunehê wî hilgire, çendî ew lêzimê wî be jî, tiştek ji gunehên wî nayê hilgirtin. Bêguman bes tu wan ên ku di xeybê de ji Xwedayê xwe ditirsin û bi berdewamî nimêj dikin dikarî (bi vê Quranê) bitirsînî. Kî (ji gunehan) xwe paqij bike, ew xwe tenê ji bo xwe paqij dike û dûmahîka hemû mexlûqan her bi bal Xwedê ve ye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Niemand is belast met de last van een ander en als iemand die zwaar beladen is oproept om (mee) te dragen, dan zal toch niets van hem gedragen worden ook al betreft het een verwant. Jij kunt slechts hen waarschuwen die God in het verborgen vrezen en de salaat verrichten. En als iemand zich gelouterd heeft dan is hij in zijn eigen voordeel gelouterd; bij God is de bestemming.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Eene beladen ziel zal den last van eene andere niet dragen, en indien eene zwaar beladen ziel eene andere aanroept, om een deel van hare lasten te dragen, dan zal geen deel daarvan door den persoon worden gedragen die aangeroepen wordt, al zij hij ook nog zoo nabij verwant. Gij zult degenen vermanen, die hunnen Heer in het geheim vreezen en standvastig in het gebed zijn. Die zich zuivert van de schuld van ongehoorzaamheid, zuivert zich ten voordeele van zijne eigene ziel; want allen zullen op den jongsten dag voor God worden verzameld.

Hollandaca — Siregar

En geen enkele lastdrager zal de last (zonden) van een andere dragen. En als een zwaarbelaste ziel om hulp zou roepen om haar last te dragen, dan zal daarvan niets gedragen worden, ook al is hij een verwant. Voorwaar, jij kunt slechts degenen waarschuwen die kun Heer vrezen, hoewel zij Hem niet kunnen waarnemen, en die de shalât onderhouden. En wie zich reinigt: voorwaar, die reinigt zich slechts voor zichzelf, en tot Allah is de terugkeer.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И не понесет несущая ноши другой [ни на кого не будет возлагаться грех другого]. И если и позовет (душа) отягченная (грехами) (кого-либо) понести их [ее грехи], не будет снято он нее [от той души] нисколько (грехов), даже если (просимый) будет ее близким родственником. Предостерегаешь ты (о, Посланник) лишь только тех, которые боятся (наказания) Господа своего втайне и (своевременно и надлежащим образом) совершают (обязательную) молитву. А кто очищается (от многобожия и грехов), тот очищается лишь только для самого себя, и к Аллаху (предстоит) (конечное) возвращение.

Rusça — Osmanov

Никто не возложит на себя ноши чужих [грехов]. И если обремененная [ношей] воззовет [о помощи], никто не возьмет на себя хотя что-нибудь из ее ноши, даже если она обратится к родственнику. Ты, [Мухаммад], можешь только заочно увещевать тех, которые боятся Господа своего, [но боятся встречаться с тобой] и совершают обрядовую молитву. Тот, кто очищается [от грехов], очищается ради себя, и все возвращается к Аллаху [в Судный день].