(Ey Muhammed!) Bundan dolayı sen çağrıya devam et ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Onların heva ve heveslerine uyma ve şöyle de: "Ben, Allah'ın indirdiği her kitaba inandım ve aranızda adaleti gerçekleştirmekle emrolundum. Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz sizedir. Bizimle sizin aranızda tartışılacak bir şey yoktur. Allah, hepimizi bir araya toplayacaktır. Dönüş de ancak O'nadır."
فَلِذٰلِكَ فَادْعُ وَاسْتَقِمْ كَمَا اُمِرْتَ وَلَا تَتَّبِعْ اَهْوَٓاءَهُمْ وَقُلْ اٰمَنْتُ بِمَا اَنْزَلَ اللّٰهُ مِنْ كِتَابٍ وَاُمِرْتُ لِاَعْدِلَ بَيْنَكُمْ اَللّٰهُ رَبُّنَا وَرَبُّكُمْ لَنَا اَعْمَالُنَا وَلَكُمْ اَعْمَالُكُمْ لَا حُجَّةَ بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمْ اَللّٰهُ يَجْمَعُ بَيْنَنَا وَاِلَيْهِ الْمَصِيرُ
fe li ƶālike fe d'ǔ ve steḳim ke mā umirte ve lā tettebiǎ' ehvā'ehum ve ḳul āmentu bimā enzele (a)llahu min kitābin ve umirtu li eǎ'dile beynekumu (a)llahu rabbunā ve rabbukum lenā eǎ'mālunā ve lekum eǎ'mālukum lā Huccete beynenā ve beynekumu (a)llahu yecmeǔ beynenā ve ileyhi l-meSīru
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (80 / 80 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve işte bunun için artık onları çağır ve doğru hareket et emredildiğin gibi ve uyma onların dileklerine ve de ki: Ben, kitaptan ne indirdiyse Allah, inandım ona ve bana, aranızda adâletle hükmetmem emredildi. Allah, Rabbimizdir ve Rabbiniz; bizim yaptıklarımız, bize âittir, sizin yaptıklarınız size; düşmanlık yok bizimle sizin aranızda. Allah, bir yerde toplayacak bizi ve sonunda dönüp onun tapısına varılacak.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve işte bunun için artık onları çağır ve doğru hareket et emredildiğin gibi ve uyma onların dileklerine ve de ki: Ben, kitaptan ne indirdiyse Allah, inandım ona ve bana, aranızda adâletle hükmetmem emredildi. Allah, Rabbimizdir ve Rabbiniz; bizim yaptıklarımız, bize âittir, sizin yaptıklarınız size; düşmanlık yok bizimle sizin aranızda. Allah, bir yerde toplayacak bizi ve sonunda dönüp onun tapısına varılacak.
Adem Uğur
İşte onun için sen (tevhide) dâvet et ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Onların heveslerine uyma ve de ki: Ben Allah'ın indirdiği Kitab'a inandım ve aranızda adaleti gerçekleştirmekle emrolundum. Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz de sizedir. Aramızda tartışılabilecek bir konu yoktur. Allah hepimizi bir araya toplar, dönüş de O'nadır. (Âyette, Hz. Peygamber'in insanları davet edeceği prensipler açıklanırken, uyacağı esaslar da beyan edilmiştir. Buna göre davete devam edilecek, inanmayanların teklif ve ısrarları dinlenmeyecektir.)
Ahmed Hulusi
İşte bunun için sen davet et! Hükmolunduğun gibi fıtratın istikametinde ol! Onların hevalarına (boş arzu ve fikirlerine) uyma! De ki: "Allah'ın inzal ettiği BİLGİ'ye iman ettim! Aranızda adaletli olmamla hükmolundum! Allah bizim de Rabbimizdir sizin de Rabbinizdir. Bizim yaptıklarımız bizedir, sizin yaptıklarınız da sizindir. Bizimle sizin aranızda deliller savaşına gerek yoktur! Allah aramızı cem eder! O'nadır dönüş. "
Ahmet Tekin
Geçmişten gelen dinî kalıntılarla senin tebliğ ettiğin dinin, örtüşen ve örtüşmeyen taraflarının bulunması sebebiyle, etrafında olup bitenlere kulak kabartmadan, sen insanları değişmez doğruları getiren dine, İslâm’a, Allah’ın emirlerini yerine getirmeye, birliğe davete devam et. Emrolunduğun gibi ilâhî emirleri doğru uygulayarak itaatte daim ol. Onların, geçmişteki din sâliklerinin şahsî arzu ve ihtiraslarına, bâtıla uyma. 'Ben, Allah’ın peygamberlerine indirdiği kitaplarına iman ettim. Bana, aranızda sosyal, siyasî, ekonomik ve idarî adâleti gerçekleştirerek kamu düzenini sağlamam emredildi. Allah bizim de, sizin de Rabbinizdir. Bizim amellerimizin karşılığı, mükâfatı bize ait, sizin amellerinizin sorumluluğu ve cezası da size aittir. Benim peygamberliğimin doğruluğu, ispatı konusunda, indirilen ilâhî kitapların dışında, aramızda ayrıca bir delile de ihtiyaç yok. Allah aramızdaki ihtilâfları, hepimizin önünde toptan halledecektir. Sonuçta, yalnız onun huzuruna varıp hesap vereceksiniz.' diye ilan et.
Ahmet Varol
İşte bundan dolayı (onları tevhid inancına) çağır ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Onların arzularına uyma ve de ki: 'Ben Allah'ın indirdiği her kitaba inandım ve aranızda adaletli davranmakla emrolundum. Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim yaptıklarımız bize sizin yaptıklarınız sizedir. Bizimle sizin aranızda bir tartışma yoktur. Allah aralarımızı birleştirir. Dönüş de O'nadır.'
Ali Bulaç
Şu halde, sen bundan dolayı davet et ve emrolunduğun gibi doğru bir istikamet tuttur. Onların heva (istek ve tutku)larına uyma. Ve de ki: "Allah'ın indirdiği her kitaba inandım. Aranızda adaletli davranmakla emrolundum. Allah, bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim amellerimiz bizim, sizin amelleriniz sizindir. Bizimle aranızda 'deliller getirerek tartışma(ya, huccete gerek)' yoktur. Allah bizi bir araya getirip toplayacaktır. Dönüş O'nadır."
Ali Fikri Yavuz
(Ey Rasûlüm), onun için sen onları tevhîde davet et ve emrolunduğun gibi, sebat üzre doğru git. Onların heveslerine uyma ve de ki: “- Ben, Allah’ın indirdiği her kitaba iman ettim. Aranızda adaleti yerine getirmekle emrolundum. Allah bizim de Rabbimizdir, sizin de Rabbinizdir. Bizim amellerimiz (karşılığı) bize, sizin amelleriniz (karşılığı) size... Sizinle aramızda bir husumet yok. (Bu ayet-i kerime, kıtal ayeti ile nesh edilmiştir - Hâzin tefsiri). Allah hepimizi (kıyamette) bir araya toplayacak ve dönüş de ancak O’nadır.”
Ali Rıza Safa
İşte bunun için çağrıda bulun ve sana buyruk verildiği biçimde dosdoğru ol; onların isteklerine uyma. De ki: "Allah'ın indirdiği tüm kitaplara inandım. Aranızda adaleti sağlamak, bana buyruk verildi. Allah, hem bizim Efendimiz hem de sizin Efendinizdir. Bizim yaptıklarımız bizim, sizin yaptıklarınız sizindir. Aramızda, savunarak tartışılacak bir şey yok. Allah, hepimizi bir araya toplayacaktır. Çünkü dönüş, O'na olacaktır!"
Bayraktar Bayraklı
Bundan dolayı sen Allah'a davet et! Emrolunduğun gibi dosdoğru ol! Onların arzularına uyma ve şöyle de: "Allah'ın indirdiği kitaba inandım. Aranızda adeletli davranmakla emrolundum. Allah bizim de sizin de Rabbinizdir. Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız da sizedir. Aramızda tartışmaya gerek yoktur. Allah hepimizi bir araya getirecektir. Dönüş yalnız O'nadır."
Bekir Sadak
Bundan oturu sen birlige cagir ve emrolundugun gibi dogru ol; onlarin heveslerine uyma ve soyle soyle: «Allah'in indirdigi Kitap'a inandim; aranizda adaletle hukmetmek ile emrolundum; Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir; bizim islediklerimiz bize, sizin isledikleriniz kendinizedir. Bizimle sizin aranizda tartisilacak bir sey yoktur. Allah hepimizi bir araya toplar; dnus O'nadir.
Celal Yıldırım
İşte (ey Peygamber!), bunun için çağrına devam et, emredildiğin gibi dosdoğru ol; onların heveslerine uyma ve de ki: «Allah'ın indirdiği her kitaba imân ettim ve ben aranızda adaleti yerine getirmekle emrolundum. Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz size aittir. Aramızda sürtüşme, tartışma ve iddialaşma diye bir şey yoktur. Allah bizi biraraya getirip toplar ve dönüş de ancak O'nadır..»
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
İşte bunun için sen çağrına devam et ve emrolunduğun gibi doğru çizgini sürdür. Onların arzularına uyma ve şöyle de: “Ben Allah’ın indirdiği bütün kitaplara iman ettim ve bana aranızda âdil davranmam emredildi. Allah bizim de rabbimiz, sizin de rabbinizdir. Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız size. Sizinle bizim aramızda mesele yok. Allah hepimizi bir araya getirecektir. Dönüş ancak O’nadır.”
Diyanet İşleri
(Ey Muhammed!) Bundan dolayı sen çağrıya devam et ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Onların heva ve heveslerine uyma ve şöyle de: "Ben, Allah'ın indirdiği her kitaba inandım ve aranızda adaleti gerçekleştirmekle emrolundum. Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz sizedir. Bizimle sizin aranızda tartışılacak bir şey yoktur. Allah, hepimizi bir araya toplayacaktır. Dönüş de ancak O'nadır."
Diyanet İşleri (eski)
Bundan ötürü sen birliğe çağır ve emrolunduğun gibi doğru ol; onların heveslerine uyma ve şöyle söyle: 'Allah'ın indirdiği Kitap'a inandım; aranızda adaletle hükmetmek ile emrolundum; Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir; bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz kendinizedir. Bizimle sizin aranızda tartışılacak bir şey yoktur. Allah hepimizi bir araya toplar; dönüş O'nadır.'
Diyanet Vakfi
İşte onun için sen (tevhide) dâvet et ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Onların heveslerine uyma ve de ki: Ben Allah'ın indirdiği Kitab'a inandım ve aranızda adaleti gerçekleştirmekle emrolundum. Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz de sizedir. Aramızda tartışılabilecek bir konu yoktur. Allah hepimizi bir araya toplar, dönüş de O'nadır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Ey Muhammed! İşte bunun için insanları tevhide davet et ve sana emredildiği gibi dosdoğru ol. Onların keyiflerine uyma ve de ki: «Ben Allah'ın kitaptan indirdiğine inandım ve bana aranızda adaleti gerçekleştirmem emredildi. Allah bizim de rabbimiz sizin de Rabbinizdir. Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız da size aittir. Sizinle bizim aramızda hiçbir tartışmaya yer yoktur. Allah hepimizi biraraya toplayacaktır. Dönüş yalnız O'nadır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bunun için sen durma çağır ve emrolunduğun gibi doğru git! Onların arzularına uyma ve de ki: "Ben Allah'ın indirdiği her kitaba iman getirdim ve aranızda adalet yaparım diye emrolundum. Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz de size (aittir). Aramızda tartışmaya gerek yoktur. Allah hepimizi bir araya getirecek ve hep O'na gidilecektir."
Elmalılı Hamdi Yazır
Onun için sen durma da'vet et ve emrolunduğun gibi doğru git, onların hevalarına tabi' olma ve de ki: ben Allahın indirdiği her kitaba iyman getirdim ve emrolundum ki aranızda adalet yapayım, Allah bizim rabbımız sizin de rabbınız, bize amellerimiz, size de amelleriniz, sizinle aramızda huccet yok, Allah hepimizi bir araya getirecek ve hep ona gidilecektir
Erhan Aktaş
İşte bunun için, artık sen onlara çağrıda bulun. Buyrulduğun gibi dosdoğru ol. Onların hevalarına uyma. Onlara de ki: "Allah'ın Kitap'tan indirdiği şeye iman ettim." Ve bana aranızda adaleti gerçekleştirmem buyruldu. Allah, bizim de Rabb'imizdir, sizin de Rabb'inizdir. Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız da sizedir. Öyleyse aramızda çekişmeye gerek yoktur. Nasıl olsa Allah aramızı bulacak. Dönüş yalnızca O'nadır."
Erhan Aktaş (10. Baskı)
İşte bunun için, artık sen onlara çağrıda bulun. Buyrulduğun gibi dosdoğru ol. Onların hevalarına uyma. Onlara de ki: "Allah'ın Kitap'tan indirdiği şeye inandım. Ve bana aranızda adaleti gerçekleştirmem buyruldu. Allah, bizim de Rabb'imizdir, sizin de Rabb'inizdir. Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız da sizedir. Öyleyse aramızda çekişmeye gerek yoktur. Nasıl olsa Allah aramızı bulacak. Dönüş yalnızca O'nadır.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
İşte bunun için, artık sen onlara çağrıda bulun. Buyrulduğun gibi dosdoğru ol. Onların hevalarına uyma. Onlara de ki: "Allah'ın Kitap'tan indirdiği şeye inandım. Ve ben aranızda adaleti gerçekleştirmekle buyruldum. Allah, bizim de Rabb'imizdir, sizin de Rabb'inizdir. Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız da sizedir. Öyleyse aramızda çekişmeye gerek yoktur. Nasıl olsa Allah aramızı bulacak. Dönüş yalnızca O'nadır.
Fizilal-il Kuran
Bundan dolayı sen insanları Allah'ın dinine davet et ve emrolunduğun gibi doğru ol, onların heva ve heveslerinden kaynaklanan hayat sistemlerine uyma ve de ki: «Ben Allah'ın indirdiği her Kitab'a inandım; aranızda adaleti gerçekleştirmekle emrolundum. Allah bizim de Rabb'imiz, sizin de Rabb'inizdir. Bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz size aittir. Bizimle sizin aranızda tartışılacak birşey yoktur. Allah hepimizi bir araya toplar, dönüşte O'nadır.»
Gültekin Onan
Şu halde, sen bundan dolayı davet et ve buyrulduğun gibi doğru bir yön tuttur. Onların hevalarına uyma. Ve de ki: "Tanrı'nın indirdiği her kitaba inandım. Aranızda adaletli davranmam buyruldu. Tanrı, bizim de rabbimiz, sizin de rabbinizdir. Bizim amellerimiz bizim, sizin amelleriniz sizindir. Bizimle aranızda 'deliller getirerek tartışma(ya, huccete gerek)' yoktur. Tanrı bizi bir araya getirip toplayacaktır. Dönüş O'nadır."
Hamdi Döndüren
Bundan dolayı sen çağrını sürdür ve emr olunduğun gibi dosdoğru ol! Onların tutkularına uyma ve şöyle de: “Ben, Allah’ın indirdiği her kitaba inanıyorum; bana aranızda adaleti gerçekleştirmem buyruldu. Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız sizedir. Bizimle sizin aranızda, tartışılacak hiç bir şey yoktur. Allah hepimizi bir araya toplayacaktır. Çünkü dönüş O’nadır!”
Hasan Basri Çantay
İşte bunun için sen (Habibim onları tevhide) da'vet et. Emrolunduğun vech ile dosdoğru hareketde sebat kıl. Onların heva (ve heves) lerine uyma ve de ki: "Ben Allahın indirdiği her kitaba inandım. Aranızda (icra-yi) adalet etmemle emrolundum. Allah, bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim amel (ve hareket) lerimiz bize, sizin amel (ve hareket) leriniz de size aiddir. Bizimle sizin aranızda hiçbir husumet yokdur. Allah hepimizi birlikde toplayacak. Dönüş ancak Onadır".
Hasib Asutay
(Resulüm!) Bundan dolayı sen (hakka) çağır ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Onların heveslerine uyma (8) ve de ki: Ben Allah'ın indirdiği (her) kitaba inandım ve aranızda adaleti yapmakla emrolundum. Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim yaptıklarımız bize sizin yaptıklarınız da sizedir. Bizimle sizin aranızda bir tartışma (nedeni) yoktur. Allah bizi bir araya toplayacaktır. Dönüş yalnız O'nadır. (8. Tebliği terk etmesi yolundaki tekliflerine.)
Hayrat Neşriyat
İşte bunun için, durma (dîne) da'vet et! Ve emrolunduğun gibi, dosdoğru ol!Onların (nefsânî) heveslerine sakın uyma! Ve de ki: '(Ben) Allah’ın indirdiği her kitâba inandım. Ve aranızda adâlet etmekle emrolundum. Allah, bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz de sizedir. Bizimle sizin aranızda bir hüccet (tartışılacak bir şey) yoktur. Allah bizi bir araya toplayacaktır. Ve (sonunda) dönüş ancak O’nadır!'
İbni Kesir
Şu halde sen, bunun için davet et ve emrolunduğun şekilde dosdoğru bir istikamet tuttur. Onların heveslerine uyma. Ve de ki: Ben, Allah'ın indirdiği kitaba inandım ve aranızda adalet etmekle emrolundum. Allah; bizim de Rabbımız, sizin de Rabbınızdır. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz sizedir. Bizimle sizin aranızda tartışılacak hiç bir şey yoktur. Allah; hepimizi bir araya toplar ve dönüş de O'nadır.
Mehmet Okuyan
İşte onun için sen davet et ve emrolunduğun gibi doğru ol! Onların heveslerine uyma! De ki: “Ben Allah’ın indirdiği (her) kitaba inandım ve aranızda adaleti gerçekleştirmekle emrolundum. Allah bizim de Rabbimizdir; sizin de Rabbinizdir. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz de sizedir. Sizinle bizim aramızda delil (getirmeye gerek) yok. Allah hepimizi bir araya toplayacaktır; dönüş de yalnızca O’nadır.
Muhammed Esed
İşte bunun için sen (bütün insanlığa) çağrıda bulun ve (Allah tarafından) emrolunduğun gibi dosdoğru ol! Onların heva ve heveslerine uyma ve de ki: "Ben, Allah'ın bütün vahyettiklerine inanırım. Sizin değişik görüşleriniz arasında adaleti gözetmekle emrolundum. Allah benim de, sizin de Rabbinizdir. Bizim yaptıklarımızın hesabı bize çıkacaktır, sizin yaptıklarınız da size. Bizimle sizin aranızda bir çekişme olmamalı. Allah hepimizi bir araya toplayacaktır; çünkü varış O'nadır."
Mustafa İslamoğlu
İşte bu yüzden sen (durup dinlenmeden hakikate) çağır ve emrolduğun gibi dosdoğru ol! Onların keyfi taleplerine uyma ve de ki: "Ben Allah tarafından indirilen her tür vahye inandım; ben aranızda dengeyi sağlamakla emrolundum; Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir; bizim yaptıklarımızın sonucu bizi bulacak, sizin yaptıklarınızın sonucu da sizi bulacaktır; bizimle sizin aranızda tartışmanın bir yararı yok: Allah hepimizi bir araya getirecektir: zira varış sadece O'nadır."
Ömer Nasuhi Bilmen
İşte bundan dolayı sen dâvet et ve emrolunduğun gibi istikamette bulun ve onların hevâlarına tâbi olma ve de ki: «Allah'ın kitaptan indirmiş olduğuna imân ettim ve aranızda adâlet yapmakla memur oldum. Allah bizim de Rabbimizdir, sizin de Rabbinizdir. Bizim amellerimiz bizedir, sizin amelleriniz de size aittir. Bizim aramızla sizin aranızda bir husûmet yoktur. Allah aramızı toplayacaktır ve dönüş ancak O'nadır.»
Ömer Öngüt
İşte bundan ötürü sen onları (tevhide, birliğe) dâvet et ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Onların heveslerine uyma. Ve de ki: "Allah'ın indirdiği kitaba inandım, aranızda adalet yapmakla emrolundum. Allah bizim de Rabbimiz sizin de Rabbinizdir. Bizim işlediklerimiz bize sizin işledikleriniz size âittir. Bizimle sizin aranızda tartışılacak bir şey yoktur. Allah hepimizi bir araya toplar. Dönüş de ancak O'nadır. "
Suat Yıldırım
Onun için sen durma, hakka dâvet et ve sana emredildiği tarzda dosdoğru ol, sakın onların keyiflerine uyma ve şöyle de: "Allah hangi kitabı indirmişse ben ona inandım. Hem bana, aranızda adaletle hükmetmem emri verildi. Allah bizim de, sizin de Rabbinizdir. Bizim işlerimizin sorumluluğu bize, sizinkilerinki ise size aittir. Bizimle sizin aranızda bir tartışma sebebi yoktur. Allah hepimizi bir arada toplayacaktır. Hepimiz de O’nun huzuruna götürüleceğiz."
Süleyman Ateş
Bundan dolayı sen (Hakka) çağır ve emrolunduğun gibi doğru ol; onların keyiflerine uyma ve de ki: "Ben Allah'ın indirdiği her Kitaba inandım ve aranızda adalet yapmakla emrolundum. Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim eylemlerimiz bize, sizin eylemleriniz size aittir. Bizimle sizin aranızda bir tartışma nedeni yoktur. Allah aramızı bulur, (yahut: Allah bizi bir araya toplar), dönüş O'nadır.
Süleymaniye Vakfı
Bundan dolayı sen davetini yap ve sana emredildiği gibi dosdoğru ol, onların arzularına uyma! De ki: "Ben Allah'ın indirdiği her kitaba inandım. Bana aranızda adaletli davranmam emredildi. Allah bizim Rabbimizdir /Sahibimizdir; sizin de Rabbinizdir. Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız da sizedir. Sizinle aramızda tartışmaya gerek yok! Allah hepimizi bir araya getirecektir. Dönüp varılacak yer onun huzurudur."
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Bütün bunlardan dolayı sen çağrını yap ve emredildiği gibi doğru ol, onların arzularına da uyma. De ki "Allah'ın indirdiği her kitaba inanırım. Ben aranızda adil davranma emri aldım. Allah bizim Sahibimizdir; sizin de Sahibinizdir. Bizim yaptığımız bizim, sizin yaptığınız sizindir. Bizimle sizin aranızda belgeye de ihtiyaç yoktur. Bizi bir araya getirecek olan Allah'tır. Dönüş O'nadır."
Şaban Piriş
O halde, davet et ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol! Onların isteklerine uyma! Ve şöyle söyle: -Allah'ın indirdiği tüm kitaplara inandım. Aranızda adaleti sağlamakla emrolundum. Allah bizim de Rabbimizdir, sizin de Rabbinizdir. Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız sizedir. Bizimle sizin aranızda bir tartışma yoktur. Allah, aramızı birleştirecektir ve dönüş O'nadır.
Tefhim-ul Kuran
Şu halde, sen bundan dolayı davet et ve emrolunduğun gibi dosdoğru bir istikamet tuttur! Onların heva (istek ve tutku)larına uyma! Ve de ki: «Allah'ın indirdiği her kitaba inandım. Aranızda adalet yapmakla emrolundum. Allah, bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim amellerimiz bizim, sizin amelleriniz sizindir. Bizimle sizin aranızda (karşılıklı delillere dayalı=hüccet) bir tartışma konusu yoktur. Allah, bizi bir arada birleştirip toplayacak ve dönüş de O'nadır.»
Ümit Şimşek
Onun için, sen çağrını yap. Emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Onların heveslerine uyma. De ki: Ben Allah'ın indirdiği bütün kitaplara inandım. Bana sizin aranızda adaleti gözetmem emredildi. Bizim Rabbimiz de, sizin Rabbiniz de Allah'tır. Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız size; onun için aramızda tartışılacak birşey yoktur. Allah hepimizi bir araya toplayacaktır; herkesin dönüşü Onadır.
Yaşar Nuri Öztürk
İşte bunun için sen çağrıda bulun/dua et ve emrolunduğun gibi dosdoğru yürü! Onların boş arzularına uyma ve şöyle de: "Allah'ın Kitap'tan indirdiğine inandım. Aranızda adaleti sağlamakla emrolundum. Allah'tır, bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbiniz. Bizim amellerimiz bize, sizin amellerinizin size. Bizimle sizin aranızda delil yok. Allah bizi biraraya toplayacaktır/aramızı bulacaktır. Dönüş O'nadır."
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Buna görə də sən tövhidə dəvət et və sənə əmr olunduğu kimi düz yolla get. Onların nəfslərinin istəyinə uyma və de: “Mən Allahın nazil etdiyi Kitaba iman gətirdim. Mənə sizin aranızda ədalətli olmaq əmr edilmişdir. Allah bizim də Rəbbimiz, sizin də Rəbbinizdir. Bizim əməllərimiz bizə, sizin də əməlləriniz sizə aiddir. Bizimlə sizin aranızda mübahisə ediləcək bir şey yoxdur. Allah hamımızı bir yerə toplayacaqdır. Dönüş də yalnız Onadır”.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Ya Peyğəmbər!) Buna görə də sən (xalqı tövhid dininə) dəʼvət et və sənə əmr edildiyi kimi (bu yolda) səbatlı ol. Onların (müşriklərin) nəfslərindən gələn istəklərə uyma və de: ″Mən Allahın nazil etdiyi kitaba (bütün ilahi kitablara) inandım. Mənə sizin aranızda ədalətlə hökm etmək (ədalətli olmaq) əmr olunmuşdur. Allah bizim də Rəbbimizdir, sizin də Rəbbiniz. Bizim əməllərimiz bizə, sizin də əməlləriniz sizə aiddir (hərə öz əməlinə cavabdehdir). Bizimlə sizin aranızda heç bir mübahisə yoxdur (bizim haqlı olduğumuz göz qabağındadır). Allah (qiyamət günü) hamımızı bir yerə toplayacaqdır. Axır dönüş də yalnız Onadır!″
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Zu diesem (Glauben, dem einheitlichen Glauben,) sollst du aufrufen. Bleibe standhaft auf dem rechten Weg, wie dir befohlen worden ist! Folge nicht ihren Launen, sondern sage: ʺIch glaube an alles, was Gott an Schriften herabgesandt hat. Mir ist befohlen worden, Gerechtigkeit unter euch walten zu lassen. Gott ist unser Herr und euer Herr. Unsere Werke gelten uns und eure Werke gelten euch. Keinen Streit soll es mit Argumenten und Gegenargumenten zwischen uns und euch geben. Gott wird uns alle versammeln und zwischen uns richten. Zu Ihm allein kehren alle zurück.ʺ
Almanca — Der Edle Quran
Darum rufe du auf und verhalte dich recht, wie dir befohlen wurde. Und folge nicht ihren Neigungen und sag: Ich glaube an das, was Allah an Büchern herabgesandt hat, und mir ist befohlen worden, unter euch gerecht zu handeln. Allah ist unser Herr und euer Herr. Uns unsere Werke und euch eure Werke. Es gibt keine (gemeinsame) Beweisgrundlage zwischen uns und euch. Allah wird uns zusammenbringen. Und zu Ihm ist der Ausgang.
Almanca — M. A. Rassoul
Zu diesem (Glauben) also rufe (sie) auf. Und bleibe aufrichtig, wie dir befohlen wurde, und folge ihren persönlichen Neigungen nicht, sondern sprich: ʺlch glaube an das Buch, was immer es sei, das Allah herabgesandt hat, und mir ist befohlen worden, gerecht zwischen euch zu richten. Allah ist unser Herr und euer Herr. Für uns unsere Werke und für euch eure Werke! Kein Beweisgrund ist zwischen uns und euch. Allah wird uns zusammenbringen, und zu Ihm ist die Heimkehr.ʺ
Almanca — Muhammad Zaidan
Dazu mache Daʹwa, halte es ein, wie es dir geboten wurde, folge nicht ihren Neigungen und sage: ʺIch verinnerlichte den Iman an das, was ALLAH von der Schrift hinabsandte, und mir wurde geboten, unter euch Gerechtigkeit walten zu lassen. ALLAH ist unser HERR und euer HERR. Uns sind unsere Handlungen und euch sind eure Handlungen. Es gibt keinen Wortstreit zwischen uns und euch. ALLAH wird uns zusammenbringen, und zu Ihm ist das Werden.ʺ
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Therefore, present them with inducements to entertain the thoughts of Faith and practical Divinity; and cling to the discourse as you have been commanded, and do not yield to their fruitless desires, and say to them: "I have given credence to all the Books Allah has sent down and in all of them do I believe, and I have been commanded to administer right and justice between you. Allah is our Creator and your Creator. We are accountable for our deeds and you are answerable for yours, no proposition does either of us advance to influence the mind of the other nor is there between us a contest of emulation; in one assembly shall Allah bring us together; He is the end and the purpose for which all of us are destined.
Abdul Haleem
So [Prophet] call people to that faith and follow the straight path as you have been commanded. Do not go by what they desire, but say, ‘I believe in whatever Scripture God has sent down. I am commanded to bring justice between you. God is our Lord and your Lord- to us our deeds and to you yours, so let there be no argument between us and you- God will gather us together, and to Him we shall return.’
Abdullah Yusuf Ali
Now then, for that (reason), call (them to the Faith), and stand steadfast as thou art commanded, nor follow thou their vain desires; but say: "I believe in the Book which Allah has sent down; and I am commanded to judge justly between you. Allah is our Lord and your Lord: for us (is the responsibility for) our deeds, and for you for your deeds. There is no contention between us and you. Allah will bring us together, and to Him is (our) Final Goal.
Abul A'la Maududi
(This being so, O Muhammad), call people to the same religion and be steadfast about it as you were commanded, and do not follow their desires, and say (to them): "I believe in the Book Allah has sent down. I have been commanded to establish justice among you. Allah is our Lord and your Lord. We have our deeds and you have your deeds. There is no contention between us and you. Allah will bring us all together. To Him all are destined to return."
Aisha Bewley
So call and go straight as you have been ordered to. Do not follow their whims and desires but say, ‘I have iman in a Book sent down by Allah and I am ordered to be just between you. Allah is our Lord and your Lord. We have our actions and you have your actions. There is no debate between us and you. Allah will gather us all together. He is our final destination.’
Al-Hilali & Khan
So unto this (religion of Islâm alone and this Qur’ân) then invite (people) (O Muhammad صلى الله عليه و سلم), and stand firm [on Islâmic Monotheism by performing all that is ordained by Allâh (good deeds), and by abstaining from all that is forbidden by Allâh (sins and evil deeds)], as you are commanded, and follow not their desires but say: "I believe in whatsoever Allâh has sent down of the Book [all the holy Books, - this Qur’ân and the Books of the old from the Taurât (Torah), or the Injeel (Gospel) or the Pages of Ibrâhîm (Abraham)] and I am commanded to do justice among you. Allâh is our Lord and your Lord. For us our deeds and for you your deeds. There is no dispute between us and you. Allâh will assemble us (all), and to Him is the final return."
Ali Quli Qarai
So summon to this [unity of religion], and be steadfast, just as you have been commanded, and do not follow their desires, and say, ‘I believe in whatever Book Allah has sent down. I have been commanded to do justice among you. Allah is our Lord and your Lord. Our deeds belong to us and your deeds belong to you. There is no argument between us and you. Allah will bring us together and toward Him is the destination.’
Amatul Rahman Omar
(Since they are split up and divided, ) call (them) to this (true faith), and go on following the straight path as you have been bidden. Do not follow their vain desires but say, `I believe in what Allâh has revealed of the Book, and I have orders to do justice between you. Allâh is Our Lord as well as your Lord. We shall reap (the fruit of) our deeds and you shall reap (the fruit of) yours. There exists no cause of dispute between us and you. Allâh will gather us together (to judge between us with justice) and towards Him is the (eventual) return (of us all).'
Arthur John Arberry
Therefore call thou, and go straight as thou hast been commanded; do not follow their caprices. And say: 'I believe in whatever Book God has sent down; I have been commanded to be just between you. God is our Lord and your Lord. We have our deeds, and you have your deeds; there is no argument between us and you; God shall bring us together, and unto Him is the homecoming.'
Bijan Moeinian
Therefore, invite them to the same [straight] way and accomplish your mission as you (Mohammad) are commanded and do not compromise and do not follow their whims and say: "I believe in the [the original] Scriptures that God has sent down. I have been commanded to establish justice between you [by reference to a Divine code of justice revealed in Qur’an.] God is our Lord as well as yours. We are all personally responsible for our deeds. There is no dispute between us [as God has made everything clear in Qur’an.] Know well that God one day will gather us together in His court and we will all eventually return to Him."
E. Henry Palmer
Wherefore call thou, and go straight on as thou art bidden, and follow not their lusts; and say, 'I believe in the Book which God has sent down; and I am bidden to judge justly between you. God is our Lord and your Lord; we have our works and ye have your works; there is no argument between us and you. God will assemble us together and unto Him the journey is.'
Edip-Layth
For that, you shall preach and be upright, as you have been commanded, and do not follow their wishes. Say, "I acknowledge all that God has sent down from book, and I was commanded to treat you equally. God is our Lord and your Lord. We have our deeds and you have your deeds. There is no argument between us and you. God will gather us all together, and to Him is the ultimate destiny."
George Sale
Wherefore invite them to receive the sure faith, and be urgent with them, as thou hast been commanded; and follow not their vain desires: And say, I believe in all the scriptures which God hath sent down; and I am commanded to establish justice among you: God is our Lord, and your Lord: Unto us will our works be imputed, and unto you will your works be imputed: Let there be no wrangling between us and you; for God will assemble us all at the last day, and unto Him shall we return.
Hamid S. Aziz
Therefore, unto this (scripture) then go on inviting, and be you upright and steadfast as you are commanded, and follow not their vain desires, and say, "I believe in what Allah has revealed of the Book, and I am commanded to do justice between you: Allah is our Lord and your Lord; unto us our deeds and unto you your deeds; no argument between us and you: Allah will gather us together, and to Him is our final Goal (or return). "
Mahmoud Ghali
So therefore, then call (mankind to Allah), and go straight as you have been commanded, and do not ever follow their prejudices. And say, "I believe in whatever Book Allah has sent down, and I have been commanded to do justice between you. Allah is our Lord and your Lord. We have our deeds, and you have your deeds; there is no argument between us and you; Allah will gather us (all), and to Him is the Destiny."
Marmaduke Pickthall
Unto this, then, summon (O Muhammad). And be thou upright as thou art commanded, and follow not their lusts, but say: I believe in whatever scripture Allah hath sent down, and I am commanded to be just among you. Allah is our Lord and your Lord. Unto us our works and unto you your works; no argument between us and you. Allah will bring us together, and unto Him is the journeying.
Mohamed Ahmed - Samira
Yet to that (law) you should call them, and be constant as commanded. Do not follow their passing whims, but say: "I believe in whatever Scripture God has revealed, and I am commanded to act with equivalence among you. God is our Lord and your Lord. To us our actions, to you your deeds. There is no dispute between you and us. God will gather us all together, and to Him is our returning."
Muhammad Asad
Because of this, then, summon [all mankind], and pursue the right course, as thou hast been bidden [by God]; and do not follow their likes and dislikes, but say: "I believe in whatever revelation God has bestowed from on high; and I am bidden to bring about equity in your mutual views. God is our Sustainer as well as your Sustainer. To us shall be accounted our deeds, and to you, your deeds. Let there be no contention between us and you: God will bring us all together - for with Him is all journeys’ end."
Mustafa Khattab
Because of that, you ˹O Prophet˺ will invite ˹all˺. Be steadfast as you are commanded, and do not follow their desires. And say, "I believe in every Scripture Allah has revealed. And I am commanded to judge fairly among you. Allah is our Lord and your Lord. We will be accountable for our deeds and you for yours. There is no ˹need for˺ contention between us. Allah will gather us together ˹for judgment˺. And to Him is the final return."
Progressive Muslims
For that, you shall preach and be upright, as you have been commanded, and do not follow their wishes. And Say: "I believe in all that God has sent down from Scripture, and I was commanded to be with justice between you. God is our Lord and your Lord. We have our deeds and you have your deeds. There is no argument between us and you. God will gather us all together, and to Him is the ultimate destiny."
Sahih International
So to that [religion of Allah ] invite, [O Muúammad], and remain on a right course as you are commanded and do not follow their inclinations but say, "I have believed in what Allah has revealed of the Qur'an, and I have been commanded to do justice among you. Allah is our Lord and your Lord. For us are our deeds, and for you your deeds. There is no [need for] argument between us and you. Allah will bring us together, and to Him is the [final] destination."
Sam Gerrans
So to that then call thou. And keep thou to the path as thou art commanded, and follow thou not their vain desires, but say thou: “I believe in what God sent down of Writ, and I have been commanded to be just among you. God is our Lord and your Lord. We have our works, and you have your works; there is no argument between us and you; God will bring us together, and to Him is the journey’s end.”
Shabbir Ahmed
Because of this (dilemma), then, (O Messenger) summon all mankind. And stand firm as you are commanded, and follow not their wishes. But announce, "I believe in the Book that Allah has revealed, and I am commanded to be just among you. Allah is our Lord and your Lord. We are responsible for our deeds and you are responsible for your deeds - No argument between us and you! (109:6). Allah will bring us together and unto Him is our journeying."
Syed Vickar Ahamed
Now then, for that (reason), call (them to the Faith), and stand firm, as you are commanded, nor you follow their vain desires; But say: "I believe in the Book which Allah has sent down; And I am commanded to judge justly between you. Allah is our Lord and your Lord: For us (is the responsibility for) our deeds, and for you (is the responsibility for) your deeds. There is no dispute between us and you. Allah will bring us together and to Him is (our) final return."
Taqi Usmani
So, (O prophet,) towards that (faith) invite (people), and be steadfast as you are commanded, and do not follow their desires, and say, "I believe in whatever book Allah has sent down. And I have been ordered to do justice among you. Allah is our Lord and your Lord. For us are our deeds, and for you, your deeds. There is no argumentation between us and you. Allah will bring us together, and to Him is the final return."
The Monotheist Group
For that, you shall preach and be upright, as you have been commanded, and do not follow their wishes. And say: "I believe in all that God has sent down as a Book, and I was commanded to be with justice between you. God is our Lord and your Lord. We have our deeds and you have your deeds. There is no argument between us and you. God will gather us all together, and to Him is the ultimate destiny."
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Appelle donc (les gens) à cela; reste droit comme il tʹa été commandé; ne suis pas leurs passions; et dis: ʺJe crois en tout ce quʹAllah a fait descendre comme Livre, et il mʹa été commandé dʹêtre équitable entre vous. Allah est notre Seigneur et votre Seigneur. A nous nos œuvres et à vous vos œuvres. Aucun argument (ne peut trancher) entre nous et vous. Allah nous regroupera tous. Et vers Lui est la destinationʺ.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
(Resûlê min!) Vêca bi bal wî (dînê rast) ve gazî xelkê bike û çawa ferman li te hatiye kirin wisa xwe rast û durist bike û nede pey hewesên wan. Ji wan re bibêje: Min bi kitêba ku Xwedê ew hinartiye bawerî anî û li min hatiye fermankirin ku ez di navbera we de bi edaletî hukim bikim. Xweda, perwerdegarê me û perwerdegarê we ye. Cezayê karên me ji me re ye û cezayê karên we jî ji we re ye. Di navbera me û we de tu munaqeşe tune ye. Xwedê dê me û we tevan (roja qiyametê) li hev bicivîne, veger jî her bi bal Wî ve ye.
Hollandaca (2)
Hollandaca — Salomo Keyzer
Noodig hen dus uit, het zekere geloof te ontvangen, en dring bij hen aan, zooals u is bevolen. Volg niet hunne ijdele begeerten, en zeg: Ik geloof in al de schriften welke God heeft nedergezonden, en mij is bevolen rechtvaardigheid tusschen u uit te oefenen. God is onze Heer en uw Heer: aan ons zullen onze werken worden toegekend, en aan u zullen uwe werken worden toegeschreven: laat er tusschen ons en u geen krakeel bestaan; want God zal ons allen op den jongsten dag verzamelen en tot hem zullen wij terugkeeren.
Hollandaca — Siregar
Roep daarom (op tot de Islam), en wees standvastig zoals jou is bevelen, en volg hun begeerten niet, en zeg: ʺIk geloof in wat Allah van het Boek heeft neergezonden en ik ben bevolen om onder jullie rechtvaardig te oordelen. Allah is onze Heer en jullie Heer, voor ons zijn onze daden en voor julle zijn jullie daden. Er is geen reden tot twist tussen ons en jullie. Allah zal ons verzamelen. En tot Hem is de terugkeer.ʺ
Rusça (1)
Rusça — Osmanov
И потому [, Мухаммад,] зови к этой религии, будь стоек [в вере], как ведено тебе, не следуй за их дурными склонностями и скажи: ʺЯ уверовал в Писание, что ниспослал Аллах, и мне ведено судить по справедливости между вами. Аллах - наш Господь и ваш Господь. Нам [отвечать] за наши деяния, вам - за ваши деяния. Нет причин враждовать нам. Аллах созовет нас [в Судный день], и к Нему наш возвратʺ.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Kalla därför (människorna till den rena tron) och gå din väg rakt fram, som du är befalld, och låt dig inte påverkas av deras önskningar utan säg: ʺJag tror på allt vad Gud har uppenbarat (för Sina sändebud) och jag har blivit befalld att döma mellan er med rättvisa. Gud är vår Herre och er Herre. Vi skall stå till svars för våra handlingar och ni skall stå till svars för era handlingar. Låt oss inte tvista! Gud skall föra oss samman, Han som är målet för allas färd!ʺ