İnkar edenlerin (Allah'ı) yeryüzünde aciz bırakacaklarını sanma! Onların varacağı yer cehennemdir. Ne kötü varış yeridir o!

لَا تَحْسَبَنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا مُعْجِزِينَ فِي الْاَرْضِ وَمَأْوٰيهُمُ النَّارُ وَلَبِئْسَ الْمَصِيرُ

lā teHsebenne (e)lleƶīne keferū muǎ'cizīne fī l-erDi ve me'vāhumu n-nāru ve le bi'se l-meSīru

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1لَا
2تَحْسَبَنَّteHsebenneح س بDüşünmek, göz önünde bulundurmak, varsaymak, hayal etmek, görüşünde olmak. Bir şeyi saymak/hesaplamak/hesap etmek/hesaplamak, hesaplamak, ölçmek, bir şeyi hesaba katmak veya değerlendirmek, bir şeyin öyle olduğunu varsaymak veya düşünmek, bir kişiyi yastıkla desteklemek veya onurlandırmak, hesap vermek veya sorumlu tutmak, bir kişiye yeten veya tatmin eden şeyi vermek, bir kişiyi memnun etmek, bir kişiye memnun eden şeyi vermek, çok vermek, haber peşinde koşmak, haberle ilgili sormak/soruşturmak, casus gibi haber aramak, yastığa yaslanmak, ödül beklemek veya aramak.sanma
3الَّذِينَ(e)lleƶīnekimselerin
4كَفَرُواkeferūك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretinkar eden(lerin)
5مُعْجِزِينَmuǎ'cizīneع ج زGeride kalmak, eksik olmak, arkada kalmak, (güç olarak) geride kalmak, yetersiz olmak, güçsüz olmak, zayıf olmak. Ujuzun - yaşlı kadınlar. A'jaza (fiil 4) zayıflatmak, hayal kırıklığına uğratmak, birinin zayıf olduğunu bulmak. Mu'ajiz - şaşırtan kişi. Ajzun (çoğulu a'jazun) - gövdenin üst kısmının altında kalan bölümü.(Allah'ı) aciz bırakacaklarını
6فِي
7الْاَرْضِl-erDiا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeyeryüzünde
8وَمَأْوٰيهُمُve me'vāhumuا و يSığınmak, barınmak veya dinlenmek için bir yere gitmek, başvurmak, konaklamak, misafir etmek, konukseverlik göstermek için hamza eklenerek ve mükemmel şekilde ikiye katlanan bir fiil.ve onların varacağı yer
9النَّارُn-nāruن و رateş, alev, sıcaklık, savaş, ışık, parıldamak, parlak ışık saçmak, tahrik etmek, sinirlendirmek veya savaşa kışkırtmakateştir
10وَلَبِئْسَve le bi'seب ا سGüçlü/kuvvetli, sıkıntı/talihsizlik/felaket, yoksulluk durumu, kötü/fena, çok kötü, sahte alçakgönüllülük/itaatkarlık, ceza, deneme/keder durumu, cesaret/yiğitlik/kahramanlıkve ne kötü
11الْمَصِيرُl-meSīruص ي رGitmek, olmak, yönelmek. Gidiş, yolculuk, ayrılış. Geri çekilmek, sonuçlanmak, neticeye varmak.bir varış yeridir

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Kâfir olanlar, hiç ummasınlar ki yeryüzünde Allah'ı âciz bırakacaklar ve yurtları ateştir onların ve dönüp varılacak ne de kötü yerdir orası.

Abdulkadir Gölpınarlı

Kâfir olanlar, hiç ummasınlar ki yeryüzünde Allahʼı âciz bırakacaklar ve yurtları ateştir onların ve dönüp varılacak ne de kötü yerdir orası.

Adem Uğur

İnkâr edenlerin, yeryüzünde (Allah'ı) âciz bırakacaklarını sanmayasın! Onların varacağı yer cehennemdir. Ne kötü varış yeri!

Ahmed Hulusi

Sakın hakikat bilgisini inkar edenlerin arzda aciz bırakacaklarını (Din'i geçersiz kılacaklarını, sistemi atlayacaklarını) sanma! Onların barınağı Nar'dır! Ne kötü bir dönüş yeridir!

Ahmet Tekin

Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlerin, kâfirlerin yeryüzünde kesinlikle Allah’ı âciz bırakacaklarını, koyduğu kanunların dışına çıkarak yakalarını kurtarabileceklerini sanma. Onların mekânları cehennemdir. Orası ne kötü bir cezalandırma ve nihaî bir dönüş yeridir.

Ahmet Varol

Sakın inkar edenlerin yeryüzünde (bizi) aciz bırakacaklarını sanma. Onların varacakları yer cehennemdir. Orası ne kötü bir dönüş yeridir.

Ali Bulaç

İnkara sapanların, yeryüzünde (Allah'ı) aciz bırakacaklarını sanma. Onların son barınma yerleri ateştir. Ne kötü bir dönüştür o.

Ali Fikri Yavuz

(Ey Rasûlüm), sakın o kâfirleri, yer yüzünde (kendilerine helâk erişmesinden, bizi) aciz bırakıcılar sanma. Onların varacakları yer ateştir. O ne fena varış yeridir!...

Ali Rıza Safa

Nankörlük edenlerin, yeryüzünde güçsüz bırakacaklarını sanma. Kalacakları yer ateştir; gerçekten, ne kötü bir varış yeridir.

Bayraktar Bayraklı

İnkar edenlerin yeryüzünde Allah'ı aciz bırakacaklarını sanmayasınız! Onların varacağı yer cehennemdir. Orası ne kötü bir varış yeridir!

Bekir Sadak

Inkar edenlerin, Bizi yeryuzunde aciz birakacaklarini sanmayasin. Varacaklari yer atestir. Ne kotu donustur! *

Celal Yıldırım

Küfre sapanların (bizi) yeryüzünde âciz bırakacaklarını sakın sanma ; onların varacağı yer ateştir ve o ne kötü bir gidiştir!

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

İnkârcıların yeryüzünde Allah’ı âciz bırakabileceklerini zannetme, onların gideceği yer ateştir, bu gerçekten kötü bir son!

Diyanet İşleri

İnkar edenlerin (Allah'ı) yeryüzünde aciz bırakacaklarını sanma! Onların varacağı yer cehennemdir. Ne kötü varış yeridir o!

Diyanet İşleri (eski)

İnkar edenlerin, Bizi yeryüzünde aciz bırakacaklarını sanmayasın. Varacakları yer ateştir. Ne kötü dönüştür!

Diyanet Vakfi

İnkâr edenlerin, yeryüzünde (Allah'ı) âciz bırakacaklarını sanmayasın! Onların varacağı yer cehennemdir. Ne kötü varış yeri!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

İnkâr edenlerin, yeryüzünde (Allah'ı) aciz bırakacaklarını sanmayasın! Onların varacağı yer cehennemdir. Ne kötü varış yeridir orası!

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sakın o küfredenlerin yeryüzünde aciz bırakabileceklerini sanma! Onların varacakları yer ateştir! Şüphesiz o, pek kötü bir gidiştir!

Elmalılı Hamdi Yazır

Sakın o küfr edenleri Arzda aciz bırakabilirler sanma, onların varacakları yer ateştir ve her halde o pek fena gidiştir

Erhan Aktaş

Sakın Kafirleri yeryüzünde aciz bırakıcı zannetme. Onların varacağı yer ateştir. Ne kötü bir varış yeridir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sakın Kafirleri yeryüzünde aciz bırakıcı zannetme. Onların varacağı yer ateştir. Ne kötü bir varış yeridir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sakın gerçeği yalanlayan nankörleri, yeryüzünde aciz bırakıcı zannetme. Onların varacağı yer ateştir. Ne kötü bir varış yeridir.

Fizilal-il Kuran

Kâfirlerin yeryüzündeki güçlerinin karşı konulmaz olduğunu sanmayınız. Onların varacakları yer cehennemdir. Orası ne kötü bir varılacak yerdir!..

Gültekin Onan

Küfredenlerin, yeryüzünde (Tanrı'yı) aciz bırakacaklarını sanma. Onların son barınma yerleri ateştir. Ne kötü bir dönüştür o.

Hamdi Döndüren

İnkâr edenlerin, yeryüzünde (Allah’ı) âciz bırakacaklarını sanma! Onların varacağı yer cehennem ateşidir. O, ne kötü bir gidiş yeridir!

Hasan Basri Çantay

Sakın o küfredenlerin yer (yüzün) de (bizi) aaciz bırakıcı olduklarını sanma. Onların varacakları yer ateşdir. Şübhesiz o, ne kötü bir dönüşdür!

Hasib Asutay

İnkâr edenlerin, yeryüzünde (Allah'ı) aciz bırakacaklarını sanmayasın! Onların varacağı yer ateştir. Ne kötü bir dönüş yeridir o!

Hayrat Neşriyat

Sakın inkâr edenleri, yeryüzünde (Allah’ı) âciz bırakacak kimseler sanma! Onların varacağı yer, ateştir. Ve o, ne kötü varılacak yerdir!

İbni Kesir

Sakın küfredenlerin, Bizi yeryüzünde aciz bırakacaklarını sanma. Onların barınakları ateştir. Ne kötü dönüştür.

Mehmet Okuyan

Kâfir olanların, yeryüzünde (Allah’ı) aciz bırakacaklarını sakın sanmayasın! Onların barınağı ateştir. Ne kötü varış yeridir (orası)!

Muhammed Esed

(Ve) hakkı inkara şartlanmış olan kimseler de (hak ettikleri cezayı) bu dünyada (bulmasalar bile, nihai yargıdan) kaçabileceklerini zannetmesinler: Çünkü onların (öte dünyada) varacakları yer ateştir; gerçekten de, varılacak ne kötü bir sondur bu!

Mustafa İslamoğlu

İnkarda ısrar eden kimseler, bu dünyada asla (Allah'ı) atlatabileceklerini sanmasınlar; onların dönüp dolaşıp varacakları yer ateştir; ki o, ne berbat bir son duraktır!

Ömer Nasuhi Bilmen

Sakın kâfir olan kimseleri, Bizi yeryüzünde aciz bırakacak kimseler sanma ve onların varacakları yer ateştir ve elbette ne fena bir gidiştir.

Ömer Öngüt

İnkâr edenlerin bizi yeryüzünde âciz bırakacaklarını sanma. Varacakları yer ateştir. Ne kötü bir gidiş yeridir o!

Suat Yıldırım

İnkâr edenlerin dünyada Allah’ın hükmünden kaçıp kurtulacaklarını sakın zannetme! Onların varacakları yer ateştir. Gerçekten ne kötü bir sondur bu!

Süleyman Ateş

Nankörlerin, yer yüzünde (Allah'ı) aciz bırakacaklarını, (Allah'ın azabına engel olacaklarını) sanma. Onların varacağı yer ateştir. Ne kötü bir gidiş yeridir o!

Süleymaniye Vakfı

Kafirlik edenlerin yeryüzünde Allah'tan kaçıp kurtulacaklarını sanma sakın! Sonunda onların varıp kalacakları yer ateştir. Hakikaten ne kötü hale gelmektir o!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(Allah'ın kitabını) görmezlik edenler, bu topraklarda sakın müminleri aciz bırakacaklarını hesap etmesinler. Onların dönecekleri yer o ateştir. Ne kötü hale gelmektir o!

Şaban Piriş

Küfredenlerin yeryüzünde kaçıp kurtulacaklarını sanma. Onların barınakları ateştir. Ne kötü dönüş!

Tefhim-ul Kuran

Küfre sapanların, yeryüzünde (Allah'ı) aciz bırakacaklarını sanma. Onların son barınma yerleri ateştir. Ne kötü bir dönüştür o.

Ümit Şimşek

İnkâr edenlerin dünyada Allah'ın elinden kurtulacaklarını sanma. Onların varacakları yer ateştir. Gidilecek ne kötü yerdir orası!

Yaşar Nuri Öztürk

Sakın o küfre sapanların, yeryüzünde aciz bırakıcı güçler olduklarını zannetme. Varacakları yer ateştir onların. Ne kötü dönüş yeridir o, ne kötü!

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Kafirlərin yer üzündə Allahdan yaxa qurtara biləcəklərini zənn etmə. Onların sığınacaqları yer oddur. Ora nə pis dönüş yeridir!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Allahın vəhdaniyyətini inkar edən) kafirlərin yer üzündə (öz Rəbbini) aciz edə biləcəyini (Allahın əzabından qaçıb canlarını qurtara biləcəklərini) güman etməyin. Onların məskəni Cəhənnəmdir. O, necə də pis sığınacaqdır!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Denke nicht, daß die Ungläubigen unüberwindbar sind auf Erden. Ihre endgültige Wohnstätte wird die Hölle sein. Welch schlimmes Ende!

Almanca — Der Edle Quran

Meine ja nicht, daß diejenigen, die ungläubig sind, sich (Allah) auf der Erde entziehen können. Ihr Zufluchtsort wird das (Höllen)feuer sein - ein wahrlich schlimmer Ausgang!

Almanca — M. A. Rassoul

Denke nicht, die, die da ungläubig sind, könnten (ihm) auf Erden entrinnen; ihre Herberge ist das Feuer; und das ist wahrlich ein schlimmes Ende!

Almanca — Muhammad Zaidan

Denke auf keinen Fall über diejenigen, die Kufr betrieben haben, daß sie auf Erden (Uns) zu schaffen machen! Ihre Unterkunft ist das Feuer. Und doch erbärmlich ist das Werden.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Do not entertain O Muhammad the idea nor think ever that the infidels are in a position to overpower Allah or upset His plan for those domiciled on earth. They are destined to the abode in Hell and how evil indeed is the destination!

Abdul Haleem

Do not think [Prophet] that the disbelievers can escape God on earth; the Fire will be their final home, an evil end.

Abdullah Yusuf Ali

Never think thou that the Unbelievers are going to frustrate (Allah's Plan) on earth: their abode is the Fire,- and it is indeed an evil refuge!

Abul A'la Maududi

Do not even imagine that those who disbelieve can render Allah powerless in the land. Their abode is the Fire; what an evil abode!

Aisha Bewley

Do not imagine that those who are kafir are able to escape Allah on earth. Their shelter will be the Fire. What an evil destination!

Al-Hilali & Khan

Consider not that the disbelievers can escape in the land. Their abode shall be the Fire - and worst indeed is that destination.

Ali Quli Qarai

Do not suppose that those who are faithless can thwart [Allah] on the earth. Their refuge shall be the Fire, and it is surely an evil destination.

Amatul Rahman Omar

Think not (O reader!) that those who disbelieve can ever be able to frustrate (Our plan on the earth) and escape Us. Their abode is Fire; what an evil resort!

Arthur John Arberry

Think not the unbelievers able to frustrate God in the earth; their refuge is the Fire -- an evil homecoming.

Bijan Moeinian

Do not think that those who rebel against the Lord can frustrate Him the least in this world. As a matter of fact they are going to live in the Hell which is an evil place.

E. Henry Palmer

Do not reckon that those who misbelieve can frustrate (God) in the earth, for their resort is the Fire, and an ill journey shall it be.

Edip-Layth

Do not think that those who reject will remain in the land. Their abode is Hell. What a miserable destiny!

George Sale

Think not that the unbelievers shall frustrate the designs of God on earth: And their abode hereafter shall be hell fire; a miserable journey shall it be thither!

Hamid S. Aziz

Establish regular worship and regularly pay the Zakah (the poor-tax) and obey the Messenger, in order that you may obtain mercy.

Mahmoud Ghali

Definitely do not ever reckon that the ones who have disbelieved are able to be defiant to Allah) in the earth. And their abode is the Fire, and miserable indeed is the Destiny!

Marmaduke Pickthall

Think not that the disbelievers can escape in the land. Fire will be their home - a hapless journey's end!

Mohamed Ahmed - Samira

Do not think that unbelievers will subvert (the authority of God) on earth. Their abode is Hell; and what an evil destination!

Muhammad Asad

[And] think not that those who are bent on denying the truth can elude [their final reckoning even if they remain unscathed] on earth: the fire is their goal [in the life to come] - and vile indeed is such a journey’s end!

Mustafa Khattab

Do not think ˹O Prophet˺ that the disbelievers can escape in the land. The Fire will be their home. Indeed, what an evil destination!

Progressive Muslims

Do not think that those who disbelieve will remain in the land. Their abode is Hell. What a miserable destiny!

Sahih International

Never think that the disbelievers are causing failure [to Allah ] upon the earth. Their refuge will be the Fire - and how wretched the destination.

Sam Gerrans

Think not that those who ignore warning can escape in the earth; and their shelter is the Fire, and evil is the journey’s end.

Shabbir Ahmed

And think not that the rejecters of the Divine Laws can escape in the earth. Fire shall be their home (in both lives), and it is indeed a miserable abode.

Syed Vickar Ahamed

You do not ever think that the disbelievers are going to block (Allah’s Plan) on earth: Their home is the Fire— And it is truly an evil place (for shelter)!

Taqi Usmani

Never think that the disbelievers are (able) to frustrate (Allah’s plan) on the earth. Their abode is the Fire. Indeed it is an evil terminus.

The Monotheist Group

Do not think that those who disbelieve will remain in the land. Their abode is Hell. What a miserable destiny!

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ne pense point que ceux qui ne croient pas puissent sʹopposer à lʹautorité dʹAllah sur terre. Le Feu sera leur refuge. Quelle mauvaise destination.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Tu hizir neke ku ew ên kafir bûne wan zora Xwedê biriye ku li ser erdê nehatine ezabdan! Cihê wan agir e, ew çi pîsecih e û çi pîs wargeh e!

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Jij mag niet denken dat zij die ongelovig zijn op de aarde iets kunnen uitrichten; hun verblijfplaats is het vuur en dat is pas een slechte bestemming!

Hollandaca — Salomo Keyzer

Denk niet dat de ongeloovige Gods voornemens op aarde ijdel zullen maken; en hun verblijf hierna zal het hellevuur wezen; eene ellendige woning zal dat zijn!

Hollandaca — Siregar

Denkt niet dat degenen die ongelovig zijn op de aarde kunnen vluchten (voor hun bestraffing); en hun verblijfplaats is de Hel: en dat is zeker de slechtste bestemming!

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Не считай же, что те, которые стали неверующими, хоть как-то ослабят (наказание Аллаха) на земле (убежав от Него). И (вечным) прибежищем их (станет) Геенна [Ад], и, конечно, как ужасно это возвращение!

Rusça — Osmanov

Не думай, что те, кто не уверовал, могут в чем-либо на земле ослабить [Нас]. Прибежищем им будет ад, и мерзко же это пристанище!

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(Även om de skonas) på jorden skall förnekarna av sanningen inte tro att de kan undkomma (Guds dom); nej, Elden skall bli deras sista hemvist - vilket jämmerligt slut!