ب و ب (BWB) kökünün geçtiği ayetler

Sözlük anlamı

kapı, giriş yeri, tarz/şekil

Kaynak: Açık Kuran — CC BY-NC-SA 4.0

İlgili Ayetler (27)

Bu kök Kur'an boyunca 27 kez, 7 farklı çekimlenmiş biçimde geçer.

Sırala:

اَبْوَابَ8 kez

En'am 6:44اَبْوَابَebvābekapılarını

فَلَمَّا نَسُوا مَا ذُكِّرُوا بِهِ فَتَحْنَا عَلَيْهِمْ اَبْوَابَ كُلِّ شَيْءٍ حَتّٰٓى اِذَا فَرِحُوا بِمَا اُو۫تُٓوا اَخَذْنَاهُمْ بَغْتَةً فَاِذَا هُمْ مُبْلِسُونَ

fe lemmā nesū mā ƶukkirū bihi feteHnā ǎleyhim ebvābe kulli şey'in Hattā iƶā feriHū bimā ūtū eḣaƶnāhum beğteten fe iƶā hum mublisūne

Derken onlar kendilerine hatırlatılanı unuttuklarında, (önce) üzerlerine her şeyin kapılarını açtık. Sonra kendilerine verilenle sevinip şımardıkları sırada, onları ansızın yakaladık da bir anda tüm ümitlerini kaybedip yıkıldılar.

A'raf 7:40اَبْوَابُebvābukapıları

اِنَّ الَّذِينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا وَاسْتَكْبَرُوا عَنْهَا لَا تُفَتَّحُ لَهُمْ اَبْوَابُ السَّمَاءِ وَلَا يَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ حَتّٰى يَلِجَ الْجَمَلُ فِي سَمِّ الْخِيَاطِ وَكَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُجْرِمِينَ

inne (e)lleƶīne keƶƶebū bi āyātinā ve stekberū ǎnhā lā tufetteHu lehum ebvābu s-semāi ve lā yedḣulūne l-cennete Hattā yelice l-cemelu fī semmi l-ḣiyāTi ve ke ƶālike neczī l-mucrimīne

Ayetlerimizi yalanlayanlar ve o ayetlere uymayı kibirlerine yediremeyenler var ya, onlara göklerin kapıları açılmaz. Onlar, deve iğne deliğinden geçinceye kadar cennete de giremezler! Biz suçluları işte böyle cezalandırırız.

Yusuf 12:67اَبْوَابٍebvābinkapılardan

وَقَالَ يَابَنِيَّ لَا تَدْخُلُوا مِنْ بَابٍ وَاحِدٍ وَادْخُلُوا مِنْ اَبْوَابٍ مُتَفَرِّقَةٍ وَمَا اُغْنِي عَنْكُمْ مِنَ اللّٰهِ مِنْ شَيْءٍ اِنِ الْحُكْمُ اِلَّا لِلّٰهِ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَعَلَيْهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُتَوَكِّلُونَ

ve ḳāle yā beniyye lā tedḣulū min bābin vāHidin ve dḣulū min ebvābin muteferriḳatin ve mā uğnī ǎnkum mine (a)llahi min şey'in ini l-Hukmu illā li (a)llahi ǎleyhi tevekkeltu ve ǎleyhi fe l yetevekkeli l-mutevekkilūne

Sonra da, "Ey oğullarım! Bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin. Ama Allah'tan gelecek hiçbir şeyi sizden uzaklaştıramam. Hüküm ancak Allah'ındır. Ben O'na tevekkül ettim. Tevekkül edenler de yalnız O'na tevekkül etsinler" dedi.

Hicr 15:44اَبْوَابٍebvābinkapısı

لَهَا سَبْعَةُ اَبْوَابٍ لِكُلِّ بَابٍ مِنْهُمْ جُزْءٌ مَقْسُومٌ

lehā seb'ǎtu ebvābin li kulli bābin minhum cuz'un meḳsūmun

Onun yedi kapısı vardır ve her kapıya onlardan bir grup ayrılmıştır.

Nahl 16:29اَبْوَابَebvābekapılarına

فَادْخُلُوا اَبْوَابَ جَهَنَّمَ خَالِدِينَ فِيهَا فَلَبِئْسَ مَثْوَى الْمُتَكَبِّرِينَ

fe dḣulū ebvābe cehenneme ḣālidīne fīhā fe le bi'se meṧvā l-mutekebbirīne

"Haydi, içinde ebedi kalacağınız cehennemin kapılarından girin. Büyüklük taslayanların yeri ne kötüdür!"

Zümer 39:72اَبْوَابَebvābekapılarından

قِيلَ ادْخُلُوا اَبْوَابَ جَهَنَّمَ خَالِدِينَ فِيهَا فَبِئْسَ مَثْوَى الْمُتَكَبِّرِينَ

ḳīle dḣulū ebvābe cehenneme ḣālidīne fīhā fe bi'se meṧvā l-mutekebbirīne

Onlara şöyle denir: "İçinde ebedi kalmak üzere cehennemin kapılarından girin. Büyüklük taslayanların kalacağı yer ne kötüdür!"

Mü'min 40:76اَبْوَابَebvābekapılarından

اُدْخُلُٓوا اَبْوَابَ جَهَنَّمَ خَالِدِينَ فِيهَا فَبِئْسَ مَثْوَى الْمُتَكَبِّرِينَ

udḣulū ebvābe cehenneme ḣālidīne fīhā fe bi'se meṧvā l-mutekebbirīne

Onlara, "Ebedi kalmak üzere cehennem kapılarından girin. Büyüklük taslayanların yeri ne kötüdür!" (denir).

Kamer 54:11اَبْوَابَebvābekapılarını

فَفَتَحْنَا اَبْوَابَ السَّمَاءِ بِمَاءٍ مُنْهَمِرٍ

fe feteHnā ebvābe s-semāi bi māin munhemirin

Biz de göğün kapılarını dökülürcesine yağan bir yağmurla açtık.

الْبَابَ6 kez

Bakara 2:58الْبَابَl-bābekapıdan

وَاِذْ قُلْنَا ادْخُلُوا هٰذِهِ الْقَرْيَةَ فَكُلُوا مِنْهَا حَيْثُ شِئْتُمْ رَغَدًا وَادْخُلُوا الْبَابَ سُجَّدًا وَقُولُوا حِطَّةٌ نَغْفِرْ لَكُمْ خَطَايَاكُمْ وَسَنَزِيدُ الْمُحْسِنِينَ

ve iƶ ḳulnā dḣulū hāƶihi l-ḳaryete fe kulū minhā Hayṧu şi'tum rağaden ve dḣulū l-bābe succeden ve ḳūlū HiTTatun neğfir lekum ḣaTāyākum ve se nezīdu l-muHsinīne

Hani, "Şu memlekete girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve "hıtta!" (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki, biz de sizin hatalarınızı bağışlayalım. İyilik edenlere ise daha da fazlasını vereceğiz" demiştik.

Nisa 4:154الْبَابَl-bābekapıdan

وَرَفَعْنَا فَوْقَهُمُ الطُّورَ بِمِيثَاقِهِمْ وَقُلْنَا لَهُمُ ادْخُلُوا الْبَابَ سُجَّدًا وَقُلْنَا لَهُمْ لَا تَعْدُوا فِي السَّبْتِ وَاَخَذْنَا مِنْهُمْ مِيثَاقًا غَلِيظًا

ve rafeǎ'nā fevḳahumu T-Tūra bi mīṧāḳihim ve ḳulnā lehumu dḣulū l-bābe succeden ve ḳulnā lehum lā teǎ'dū fī s-sebti ve eḣaƶnā minhum mīṧāḳan ğalīZen

Verdikleri sağlam söz(ü yerine getirmemeleri) sebebiyle "Tur"u üzerlerine kaldırdık ve onlara, "Tevazu ile kapıdan girin" dedik. Yine onlara, "Cumartesi (yasakları) konusunda haddi aşmayın" dedik ve onlardan sağlam bir söz aldık.

Maide 5:23الْبَابَl-bābekapıdan

قَالَ رَجُلَانِ مِنَ الَّذِينَ يَخَافُونَ اَنْعَمَ اللّٰهُ عَلَيْهِمَا ادْخُلُوا عَلَيْهِمُ الْبَابَ فَاِذَا دَخَلْتُمُوهُ فَاِنَّكُمْ غَالِبُونَ وَعَلَى اللّٰهِ فَتَوَكَّلُوا اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِنِينَ

ḳāle raculāni mine (e)lleƶīne yeḣāfūne en'ǎme (a)llahu ǎleyhimā dḣulū ǎleyhimu l-bābe fe iƶā deḣaltumūhu fe innekum ğālibūne ve ǎlā (a)llahi fe tevekkelū in kuntum mu'minīne

Korkanların içinden Allah'ın kendilerine nimet verdiği iki adam şöyle demişti: "Onların üzerine kapıdan girin. Oraya girdiniz mi artık siz kuşkusuz galiplersiniz. Eğer mü'minler iseniz, yalnızca Allah'a tevekkül edin."

A'raf 7:161الْبَابَl-bābekapıdan

وَاِذْ قِيلَ لَهُمُ اسْكُنُوا هٰذِهِ الْقَرْيَةَ وَكُلُوا مِنْهَا حَيْثُ شِئْتُمْ وَقُولُوا حِطَّةٌ وَادْخُلُوا الْبَابَ سُجَّدًا نَغْفِرْ لَكُمْ خَطِٓيـَٔاتِكُمْ سَنَزِيدُ الْمُحْسِنِينَ

ve iƶ ḳīle lehumu skunū hāƶihi l-ḳaryete ve kulū minhā Hayṧu şi'tum ve ḳūlū HiTTatun ve dḣulū l-bābe succeden neğfir lekum ḣaTiyātikum se nezīdu l-muHsinīne

O zaman onlara denilmişti ki: "Şu memlekete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi yiyin ve 'Hıtta (Ya Rabbi, bizi affet)' deyin. Kentin kapısından eğilerek tevazu ile girin ki biz de sizin hatalarınızı bağışlayalım. İyilik edenlere daha da fazlasını vereceğiz."

Yusuf 12:25الْبَابَl-bābekapıya doğru

وَاسْتَبَقَا الْبَابَ وَقَدَّتْ قَمِيصَهُ مِنْ دُبُرٍ وَاَلْفَيَا سَيِّدَهَا لَدَا الْبَابِ قَالَتْ مَا جَزَاءُ مَنْ اَرَادَ بِاَهْلِكَ سُوءًا اِلَّٓا اَنْ يُسْجَنَ اَوْ عَذَابٌ اَلِيمٌ

ve stebeḳā l-bābe ve ḳaddet ḳamīSahu min duburin ve elfeyā seyyidehā ledā l-bābi ḳālet mā cezā'u men erāde bi ehlike sū'en illā en yuscene ev ǎƶābun elīmun

İkisi de kapıya koştular. Kadın, Yusuf'un gömleğini arkadan yırttı. Kapının yanında hanımın efendisine rastladılar. Kadın dedi ki: "Senin ailene kötülük yapmak isteyenin cezası, ancak zindana atılmak veya can yakıcı bir azaptır."

Yusuf 12:25الْبَابِl-bābikapının

وَاسْتَبَقَا الْبَابَ وَقَدَّتْ قَمِيصَهُ مِنْ دُبُرٍ وَاَلْفَيَا سَيِّدَهَا لَدَا الْبَابِ قَالَتْ مَا جَزَاءُ مَنْ اَرَادَ بِاَهْلِكَ سُوءًا اِلَّٓا اَنْ يُسْجَنَ اَوْ عَذَابٌ اَلِيمٌ

ve stebeḳā l-bābe ve ḳaddet ḳamīSahu min duburin ve elfeyā seyyidehā ledā l-bābi ḳālet mā cezā'u men erāde bi ehlike sū'en illā en yuscene ev ǎƶābun elīmun

İkisi de kapıya koştular. Kadın, Yusuf'un gömleğini arkadan yırttı. Kapının yanında hanımın efendisine rastladılar. Kadın dedi ki: "Senin ailene kötülük yapmak isteyenin cezası, ancak zindana atılmak veya can yakıcı bir azaptır."

بَابٍ4 kez

Yusuf 12:67بَابٍbābinkapıdan

وَقَالَ يَابَنِيَّ لَا تَدْخُلُوا مِنْ بَابٍ وَاحِدٍ وَادْخُلُوا مِنْ اَبْوَابٍ مُتَفَرِّقَةٍ وَمَا اُغْنِي عَنْكُمْ مِنَ اللّٰهِ مِنْ شَيْءٍ اِنِ الْحُكْمُ اِلَّا لِلّٰهِ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَعَلَيْهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُتَوَكِّلُونَ

ve ḳāle yā beniyye lā tedḣulū min bābin vāHidin ve dḣulū min ebvābin muteferriḳatin ve mā uğnī ǎnkum mine (a)llahi min şey'in ini l-Hukmu illā li (a)llahi ǎleyhi tevekkeltu ve ǎleyhi fe l yetevekkeli l-mutevekkilūne

Sonra da, "Ey oğullarım! Bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin. Ama Allah'tan gelecek hiçbir şeyi sizden uzaklaştıramam. Hüküm ancak Allah'ındır. Ben O'na tevekkül ettim. Tevekkül edenler de yalnız O'na tevekkül etsinler" dedi.

Ra'd 13:23بَابٍbābinkapıdan

جَنَّاتُ عَدْنٍ يَدْخُلُونَهَا وَمَنْ صَلَحَ مِنْ اٰبَٓائِهِمْ وَاَزْوَاجِهِمْ وَذُرِّيَّاتِهِمْ وَالْمَلٰٓئِكَةُ يَدْخُلُونَ عَلَيْهِمْ مِنْ كُلِّ بَابٍ

cennātu ǎdnin yedḣulūnehā ve men SaleHa min ābāihim ve ezvācihim ve ƶurriyyātihim ve l-melāiketu yedḣulūne ǎleyhim min kulli bābin

Bu sonuç da Adn cennetleridir. Atalarından, eşlerinden ve çocuklarından iyi olanlarla beraber oraya girerler. Melekler de her bir kapıdan yanlarına girerler (ve şöyle derler):

Hicr 15:44بَابٍbābinkapıya

لَهَا سَبْعَةُ اَبْوَابٍ لِكُلِّ بَابٍ مِنْهُمْ جُزْءٌ مَقْسُومٌ

lehā seb'ǎtu ebvābin li kulli bābin minhum cuz'un meḳsūmun

Onun yedi kapısı vardır ve her kapıya onlardan bir grup ayrılmıştır.

Hadid 57:13بَابٌbābunkapısı

يَوْمَ يَقُولُ الْمُنَافِقُونَ وَالْمُنَافِقَاتُ لِلَّذِينَ اٰمَنُوا انْظُرُونَا نَقْتَبِسْ مِنْ نُورِكُمْ قِيلَ ارْجِعُوا وَرَاءَكُمْ فَالْتَمِسُوا نُورًا فَضُرِبَ بَيْنَهُمْ بِسُورٍ لَهُ بَابٌ بَاطِنُهُ فِيهِ الرَّحْمَةُ وَظَاهِرُهُ مِنْ قِبَلِهِ الْعَذَابُ

yevme yeḳūlu l-munāfiḳūne ve l-munāfiḳātu li(e)lleƶīne āmenū nZurūnā neḳtebis min nūrikum ḳīle rciǔ verā'ekum fe ltemisū nūran fe Duribe beynehum bi sūrin lehu bābun bāTinuhu fīhi r-raHmetu ve Zāhiruhu min ḳibelihi l-ǎƶābu

Münafık erkeklerle münafık kadınların, iman edenlere, "Bize bakın ki sizin ışığınızdan biz de aydınlanalım" diyecekleri gün kendilerine, "Arkanıza (dünyaya) dönün de bir ışık arayın" denilecektir. Derken aralarına kapısı olan bir sur çekilir. Bunun iç tarafında rahmet, onlar (münafıklar) tarafındaki dış cihetinde ise azap vardır.

اَبْوَابِهَاۖ3 kez

Bakara 2:189اَبْوَابِهَاۖebvābihākapıları-

يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الْاَهِلَّةِ قُلْ هِيَ مَوَاقِيتُ لِلنَّاسِ وَالْحَجِّ وَلَيْسَ الْبِرُّ بِاَنْ تَأْتُوا الْبُيُوتَ مِنْ ظُهُورِهَا وَلٰكِنَّ الْبِرَّ مَنِ اتَّقٰى وَأْتُوا الْبُيُوتَ مِنْ اَبْوَابِهَاۖ وَاتَّقُوا اللّٰهَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

yeselūneke ǎni l-ehilleti ḳul hiye mevāḳītu li n-nāsi ve l-Hacci ve leyse l-birru bi en te'tū l-buyūte min Zuhūrihā ve lākinne l-birra meni tteḳā ve 'tū l-buyūte min ebvābihā ve tteḳū (a)llahe leǎllekum tufliHūne

Sana, hilalleri soruyorlar. De ki: "Onlar, insanlar ve hac için vakit ölçüleridir. İyilik, evlere arkalarından girmeniz değildir. Ama iyi davranış, takva sahibi (Allah'a karşı gelmekten sakınan) insanın davranışıdır. Evlere kapılarından girin. Allah'a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.

Zümer 39:71اَبْوَابُهَاebvābuhākapıları

وَسِيقَ الَّذِينَ كَفَرُوا اِلٰى جَهَنَّمَ زُمَرًا حَتّٰٓى اِذَا جَٓاؤُ۫هَا فُتِحَتْ اَبْوَابُهَا وَقَالَ لَهُمْ خَزَنَتُهَا اَلَمْ يَأْتِكُمْ رُسُلٌ مِنْكُمْ يَتْلُونَ عَلَيْكُمْ اٰيَاتِ رَبِّكُمْ وَيُنْذِرُونَكُمْ لِقَاءَ يَوْمِكُمْ هٰذَا قَالُوا بَلٰى وَلٰكِنْ حَقَّتْ كَلِمَةُ الْعَذَابِ عَلَى الْكَافِرِينَ

ve sīḳa (e)lleƶīne keferū ilā cehenneme zumeran Hattā iƶā cā'ūhā futiHat ebvābuhā ve ḳāle lehum ḣazenetuhā e lem ye'tikum rusulun minkum yetlūne ǎleykum āyāti rabbikum ve yunƶirūnekum liḳā'e yevmikum hāƶā ḳālū belā ve lākin Haḳḳat kelimetu l-ǎƶābi ǎlā l-kāfirīne

İnkar edenler grup grup cehenneme sevk edilirler. Cehenneme vardıklarında oranın kapıları açılır ve cehennem bekçileri onlara şöyle derler: "Size içinizden, Rabbinizin ayetlerini size okuyan ve bu gününüze kavuşacağınıza dair sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?" Onlar da, "Evet geldi" derler. Fakat inkarcılar hakkında azap sözü gerçekleşmiştir.

Zümer 39:73اَبْوَابُهَاebvābuhāonun kapıları

وَسِيقَ الَّذِينَ اتَّقَوْا رَبَّهُمْ اِلَى الْجَنَّةِ زُمَرًا حَتّٰٓى اِذَا جَٓاؤُ۫هَا وَفُتِحَتْ اَبْوَابُهَا وَقَالَ لَهُمْ خَزَنَتُهَا سَلَامٌ عَلَيْكُمْ طِبْتُمْ فَادْخُلُوهَا خَالِدِينَ

ve sīḳa (e)lleƶīne tteḳav rabbehum ilā l-cenneti zumeran Hattā iƶā cā'ūhā ve futiHat ebvābuhā ve ḳāle lehum ḣazenetuhā selāmun ǎleykum Tibtum fe dḣulūhā ḣālidīne

Rablerine karşı gelmekten sakınanlar da grup grup cennete sevk edilirler. Cennete vardıklarında oranın kapıları açılır ve cennet bekçileri onlara şöyle der: "Size selam olsun! Tertemiz oldunuz. Haydi ebedi kalmak üzere buraya girin."

الْاَبْوَابَ2 kez

Yusuf 12:23الْاَبْوَابَl-ebvābekapıları

وَرَاوَدَتْهُ الَّتِي هُوَ فِي بَيْتِهَا عَنْ نَفْسِهِ وَغَلَّقَتِ الْاَبْوَابَ وَقَالَتْ هَيْتَ لَكَ قَالَ مَعَاذَ اللّٰهِ اِنَّهُ رَبِّي اَحْسَنَ مَثْوَايَ اِنَّهُ لَا يُفْلِحُ الظَّالِمُونَ

ve rāvedethu lletī huve fī beytihā ǎn nefsihi ve ğalleḳati l-ebvābe ve ḳālet heyte leke ḳāle meǎāƶe (a)llahi innehu rabbī eHsene meṧvāye innehu lā yufliHu Z-Zālimūne

Evinde bulunduğu kadın (gönlünü ona kaptırıp) ondan arzuladığı şeyi elde etmek istedi ve kapıları kilitleyerek, "Haydi gelsene!" dedi. O ise, "Allah'a sığınırım, çünkü o (kocan) benim efendimdir, bana iyi baktı. Şüphesiz zalimler kurtuluşa eremezler" dedi.

Sad 38:50الْاَبْوَابُl-ebvābukapıları

جَنَّاتِ عَدْنٍ مُفَتَّحَةً لَهُمُ الْاَبْوَابُ

cennāti ǎdnin mufetteHaten lehumu l-ebvābu

(49-50) Bu bir öğüttür. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için elbette güzel bir dönüş yeri, kapıları kendilerine açılmış olarak Adn cennetleri vardır.

بَابًا2 kez

Hicr 15:14بَابًاbābenbir kapı

وَلَوْ فَتَحْنَا عَلَيْهِمْ بَابًا مِنَ السَّمَاءِ فَظَلُّوا فِيهِ يَعْرُجُونَ

ve lev feteHnā ǎleyhim bāben mine s-semāi fe Zellū fīhi yeǎ'rucūne

(14-15) Onlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıkmaya koyulsalar, yine "Gözlerimiz döndürüldü, biz herhalde büyülenmiş bir toplumuz" derlerdi.

Mü'minun 23:77بَابًاbābenkapısı

حَتّٰٓى اِذَا فَتَحْنَا عَلَيْهِمْ بَابًا ذَا عَذَابٍ شَدِيدٍ اِذَا هُمْ فِيهِ مُبْلِسُونَ

Hattā iƶā feteHnā ǎleyhim bāben ƶā ǎƶābin şedīdin iƶā hum fīhi mublisūne

Sonunda onlara şiddetli bir azap kapısı açtığımızda bir de bakarsın onun içinde ümitsizliğe düşüvereceklerdir.

اَبْوَابًا2 kez

Zuhruf 43:34اَبْوَابًاebvābenkapılar

وَلِبُيُوتِهِمْ اَبْوَابًا وَسُرُرًا عَلَيْهَا يَتَّكِؤُ۫نَ

ve li buyūtihim ebvāben ve sururan ǎleyhā yettekiūne

(34-35) Evlerine (gümüşten) kapılar ve üzerine yaslanacakları koltuklar ve altın süslemeler yapardık. Bütün bunlar, sadece dünya hayatının geçimliğidir. Rabbinin katında ahiret ise, O'na karşı gelmekten sakınanlarındır.

Nebe 78:19اَبْوَابًاebvābenkapı kapı

وَفُتِحَتِ السَّمَاءُ فَكَانَتْ اَبْوَابًا

ve futiHati s-semāu fe kānet ebvāben

Gök açılır ve kapı kapı olur.