Evinde bulunduğu kadın (gönlünü ona kaptırıp) ondan arzuladığı şeyi elde etmek istedi ve kapıları kilitleyerek, "Haydi gelsene!" dedi. O ise, "Allah'a sığınırım, çünkü o (kocan) benim efendimdir, bana iyi baktı. Şüphesiz zalimler kurtuluşa eremezler" dedi.

وَرَاوَدَتْهُ الَّتِي هُوَ فِي بَيْتِهَا عَنْ نَفْسِهِ وَغَلَّقَتِ الْاَبْوَابَ وَقَالَتْ هَيْتَ لَكَ قَالَ مَعَاذَ اللّٰهِ اِنَّهُ رَبِّي اَحْسَنَ مَثْوَايَ اِنَّهُ لَا يُفْلِحُ الظَّالِمُونَ

ve rāvedethu lletī huve fī beytihā ǎn nefsihi ve ğalleḳati l-ebvābe ve ḳālet heyte leke ḳāle meǎāƶe (a)llahi innehu rabbī eHsene meṧvāye innehu lā yufliHu Z-Zālimūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَرَاوَدَتْهُve rāvedethuر و دaramak, bir şeyi nazikçe istemek, (yiyecek için) araştırmak, otlakta gidip gelmek, etrafında dolaşmak. iradatun - irade, özgür irade. mirwad - makaranın aksı. rawada - özlemek, arzu etmek, baştan çıkarmak, kandırmak, isteğe karşı baştan çıkarmak (12:126'daki gibi 'an ile). yuridu - o diler, niyet eder. 18:77'deki gibi yardımcı fiil olarak kullanılır. iradah kelimesi, hem boyun eğdirme hem de seçenek ve tercih açısından güç ve kapasite için kullanılır. ruwaidan - kısa bir süre için, nazikçe git (bazı dilbilgisi uzmanlarına göre kelime, sözlü ismi kullanımda olmayan bir küçültme formudur, tekil çoğul eril dişil olarak kullanılır).ve murad almak istedi
2الَّتِيlletīkadın
3هُوَhuveo (Yusuf)
4فِي--nda
5بَيْتِهَاbeytihāب ي تEv, konut, mesken, hane, yuva, barınak, çadır, oda, oturulan yer, aile, hanehalkı, zevce, beyit, dize, şiirYapısı
6عَنْǎn
7نَفْسِهِnefsihiن ف سnefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunanonun nefsinden
8وَغَلَّقَتِve ğalleḳatiغ ل قUzaklaştı/uzağa gitti, meşru mülkiyet, sıkıca yapıştı, mahvolma hali, bahis için mücadele etme, kapalı veya kilitli olma veya hale gelmeve kilitledi
9الْاَبْوَابَl-ebvābeب و بkapı, giriş yeri, tarz/şekilkapıları
10وَقَالَتْve ḳāletق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleve dedi
11هَيْتَheyteه ي تGel! Çık gel, hadi gel. Ben hazırım ve hazırlandım.haydi gelsene
12لَكَlekesen
13قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelededi
14مَعَاذَmeǎāƶeع و ذSığınmak, korunmak istemek, yardım dilemek, Allah'a sığınmak, himaye talep etmek, korunma talebisığınırım
15اللّٰهِ(a)llahiAllah'a
16اِنَّهُinnehuşüphesiz
17رَبِّيrabbīر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükefendim
18اَحْسَنَeHseneح س نYakışıklı olmak, iyi olmak, iyi/güzel/hoş/memnun edici görünmek, mükemmel olmak, bir şeyi iyi veya güzel yapmak/kılmak, bir şeyi güzelleştirmek/süslemek/bezemek, iyilikte çabalamak veya rekabet etmek, iyi yapmak veya iyi davranmak, bir kişiye karşı iyilikle veya hoş bir şekilde davranmak, bir kişiye fayda veya faydalar sağlamak, bir kişiyle nazik davranmak, bir şeyi iyi bilmek, kendini güzelleştirmek/süslemek/bezemek, bir kişiyi iyi/güzel/hoş olarak görmek/saymak/değerlendirmek.en güzel şekilde
19مَثْوَايَmeṧvāyeث و يBir yerde ikamet etmek, durmak, bir yere yerleşmek, birini bir yerde tutmak, konaklamak. mathwa - konut, mesken, kalacak yer, uğrak yeri, dinlenme yeri, konaklama. thaawin (thaawiyun için) - sakin, oturan kişi.bana baktı
20اِنَّهُinnehuşüphesiz
21لَا
22يُفْلِحُyufliHuف ل حyarmak/yarık/çatlamak/bölmek/yarma, izli/pullukla sürmek/toprak işlemek, tarım, toprağı işlemek, müreffeh olmak/başarılı olmak, elde etmek/kazanmak, mesut olmak, bağımsız olmak, kalıcılık/süreklilık/dayanma gücüiflah olmaz
23الظَّالِمُونَZ-Zālimūneظ ل مkaranlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmakzalimler

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Evinde bulunduğu kadın, ondan murât almak istedi de kapıları sımsıkı kapattı ve hadi dedi, beri gel. O, Allah'a sığınırım dedi; şüphe yok ki kocan, benim efendimdir ve şüphe yok ki zulmedenler, asla kurtulamaz, murâdına eremez.

Abdulkadir Gölpınarlı

Evinde bulunduğu kadın, ondan murât almak istedi de kapıları sımsıkı kapattı ve hadi dedi, beri gel. O, Allahʼa sığınırım dedi; şüphe yok ki kocan, benim efendimdir ve şüphe yok ki zulmedenler, asla kurtulamaz, murâdına eremez.

Adem Uğur

Evinde bulunduğu kadın, onun nefsinden murat almak istedi, kapıları iyice kapattı ve "Haydi gel!" dedi. O da" (Hâşâ), Allah'a sığınırım! Zira kocanız benim velinimetimdir, bana güzel davrandı. Gerçek şu ki, zalimler iflah olmaz!" dedi.

Ahmed Hulusi

Yusuf'un evinde kaldığı kadın, Onun nefsaniyetinden yararlanmak istedi. Kapıları sımsıkı kapattı. . . "Seninim, gel" dedi. . . (Yusuf) karşı çıkıp: "Allah'a sığınırım! Muhakkak ki O (kocan) efendimdir, sahip olduğum nimetleri bağışlamıştır. Muhakkak ki zalimler kurtuluşa ermezler. "

Ahmet Tekin

Evinde bulunduğu kadın, Yûsuf’a yakınlık gösterip hile yaparak sahip olmaya kalkıştı. Kapıları iyice kapattı: 'Haydi gel!' dedi. Yûsuf: 'Allah korusun, kocanız benim velinimetimdir, bana güzel baktı, yer yurt ihsan etti. Unutma ki, iyiliğe kötülükle mukabele eden zâlimler iflah olmaz, ebedî nimetlerle mutluluğa eremez' dedi.

Ahmet Varol

Evinde bulunduğu kadın onun kendisine yaklaşmasını istedi, kapıları sıkıca kapadı ve: 'Haydi gelsene!' dedi. (Yusuf): 'Allah'a sığınırım. Doğrusu o benim Rabbimdir. Bana iyi baktı. Zalimler asla kurtuluşa ermezler' dedi.

Ali Bulaç

Evinde kalmakta olduğu kadın, ondan murad almak istedi ve kapıları sımsıkı kapatarak: "İsteklerim senin içindir, gelsene" dedi. (Yusuf) Dedi ki: "Allah'a sığınırım. Çünkü o benim efendimdir, yerimi güzel tutmuştur. Gerçek şu ki, zalimler kurtuluşa ermez."

Ali Fikri Yavuz

Yûsuf’un bulunduğu evdeki kadın, Yûsuf’un kendisine yaklaşmasını istedi ve bütün kapıları kapadı: “- Haydi gel.” dedi. Yûsuf ise: “- Allah’a sığınırım. Doğrusu o (kocan) benim efendimdir, bana güzel bakmıştır. Gerçek budur ki, zalimler (zina yapanlar) kutulamazlar.” dedi.

Ali Rıza Safa

Evinde kaldığı kadın, Onu, elde etmek istedi. Kapıları kilitledi ve "Haydi gel!" dedi. Dedi ki: "Allah'a sığınırım; O, benim Efendimdir. En güzel biçimde beni yerleştirdi. Kuşkusuz, haksızlık yapanlar, kurtuluşa erişemezler!"

Bayraktar Bayraklı

Evinde bulunduğu kadın, onunla ilişkiye girmek istedi. Kapıları iyice kapattı ve "haydi gel" dedi. O da,"Allah'a sığınırım! Zira kocanız benim velinimetimdir, bana güzel davrandı. Gerçek şu ki, zalimler iflah olmaz" dedi.

Bekir Sadak

Evinde bulundugu kadin onu kendine cagirdi, kapilari siki siki kapadi ve «gelsene» dedi. Yusuf: «Gunah islemekten Allah'a siginirim, dogrusu senin kocan benim efendimdir; bana iyi bakti. Haksizlik yapanlar suphesiz basariya ulasamazlar.» dedi.

Celal Yıldırım

Bulunduğu evin hanımı onu kendisiyle ilişki kurmaya çağırdı; kapıları da iyice kapadı ve «haydi yaklaşsana !» dedi. Yûsuf, «Allah'a sığınırım ; çünkü o (senin kocan) benim efendimdir; bana çok baktı. Şüphesiz ki haksızlık edenler kurtuluşa eremezler» dedi.

Diyanet İşleri

Evinde bulunduğu kadın (gönlünü ona kaptırıp) ondan arzuladığı şeyi elde etmek istedi ve kapıları kilitleyerek, "Haydi gelsene!" dedi. O ise, "Allah'a sığınırım, çünkü o (kocan) benim efendimdir, bana iyi baktı. Şüphesiz zalimler kurtuluşa eremezler" dedi.

Diyanet İşleri (eski)

Evinde bulunduğu kadın onu kendine çağırdı, kapıları sıkı sıkı kapadı ve 'gelsene' dedi. Yusuf: 'Günah işlemekten Allah'a sığınırım, doğrusu senin kocan benim efendimdir; bana iyi baktı. Haksızlık yapanlar şüphesiz başarıya ulaşamazlar.' dedi.

Diyanet Vakfi

Evinde bulunduğu kadın, onun nefsinden murat almak istedi, kapıları iyice kapattı ve «Haydi gel!» dedi. O da «(Hâşâ), Allah'a sığınırım! Zira kocanız benim velinimetimdir, bana güzel davrandı. Gerçek şu ki, zalimler iflah olmaz!» dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Derken, evinde bulunduğu hanım, onun nefsinden murad alıp yararlanmak istedi. Kapıları kilitledi ve «Haydi beri gel!» dedi. Yusuf: «Allah'a sığınırım! Muhakkak ki, o (kocan), benim efendim, bana çok güzel baktı. Doğrusu zalimler hiç iflah olmazlar» dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Derken evinde bulunduğu hanım, bunun nefsinden kam almak istedi (onu birlikte olmaya çağırdı) ve kapıları kilitledi; "Haydi gel, seninim!" dedi. O: "Allah'a sığınırım, doğrusu O, benim efendim, bana iyi baktı ve gerçek şu ki, zalimler iflah olmaz." dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Derken hanesinde bulunduğu hanım bunun nefsinden kam almak istedi ve kapıları kilidledi, haydi seninim dedi, o, Allaha sığınırım, dedi: doğrusu o benim Efendim, bana güzel baktı, hakıkat bu ki, zalimler felah bulmaz

Erhan Aktaş

Evinde kaldığı kadın, ona sahip olmak istedi. Ve kapıları sıkıca kapatıp onu yanına çağırdı. Yusuf: "Allah'a sığınırım. Rabbim bana çok iyi davrandı. Beni çok güzel bir konuma sahip kıldı. Haksızlık yapanlar kurtuluşa ermezler." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Evinde kaldığı kadın, ona sahip olmak istedi. Ve kapıları sıkıca kapatıp onu yanına çağırdı. Yusuf: "Allah'a sığınırım. Rabbim bana çok iyi davrandı. Beni çok güzel bir konuma sahip kıldı. Haksızlık yapanlar kurtuluşa ermezler." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Evinde yaşadığı hanım, ona sahip olmak istedi. Ve kapıları sıkıca kapatıp onu yanına çağırdı. Yusuf: "Allah'a sığınırım. Rabbim bana çok iyi davrandı. Beni çok güzel bir konuma sahip kıldı. Haksızlık yapanlar kurtuluşa ermezler." dedi.

Fizilal-il Kuran

Kaldığı evin hanımı onu yatağına çağırdı, kapıları kilitledikten sonra ona «Haydi, gelsene!» dedi. Fakat Yusuf, «Allah korusun! Rabbim bana güvenli bir barınak sağladı; hiç kuşkusuz zalimler iflah olmazlar, kurtuluşa eremezler» dedi.

Gültekin Onan

Evinde kalmakta olduğu kadın, ondan murad almak istedi ve kapıları sımsıkı kapatarak: "İsteklerim senin içindir, gelsene" dedi. (Yusuf) Dedi ki: "Tanrı'ya sığınırım. Çünkü o benim efendimdir, yerimi güzel tutmuştur. Gerçek şu ki, zalimler kurtuluşa ermez."

Hamdi Döndüren

Evinde bulunduğu kadın (Züleyha), onun nefsinden murad almak istedi, kapıları iyice kapattı ve “Haydi gelsene!” dedi. (Yusuf), “Allah’a sığınırım! Çünkü efendim bana güzel baktı; zâlimler kurtuluşa eremezler!” dedi.

Hasan Basri Çantay

Onun bulunduğu evdeki (kadın) onun nefsinden murad almak istedi, kapıları sımsıkı kapadı ve: "Sana söylüyorum, beri gel" dedi. O ise: "Allaha sığınırım, doğrusu o benim efendimdir. O, bana güzel bir mevki vermişdir. Hakıykat şudur ki zaalimler asla felah bulmaz" dedi.

Hasib Asutay

Onun bulunduğu evdeki (kadın) onun nefsinden murad almak istedi ve kapıları kilitleyip, 'Haydi gel!' dedi. (Yusuf:) 'Allah'a sığınırım'. 'Şüphesiz o, (10) benim efendimdir, bana güzel davrandı. Gerçek şu ki zalimler kurtuluşa ermezler' dedi. (10. Mısır azizi. Bununla Yusufʼun Allah'ı kastettiğini söyleyenler de vardır.)

Hayrat Neşriyat

Ve o evinde kaldığı (hanım), onun nefsinden murâd almak istedi de kapıları iyice kilitledi ve: 'Haydi gel!' dedi. (Yûsuf) dedi ki: 'Allah’a sığınırım! Şübhesiz ki o (kocan), benim efendimdir; benim mevkiimi (hep) güzel tuttu. Şu muhakkak ki, zâlimler kurtuluşa ermezler.'

İbni Kesir

Evinde bulunduğu kadın onu kendine ram etmek istedi. Kapıları sımsıkı kapadı. Ve: Sana söylüyorum gelsene, dedi. O da: Allah'a sığınırım, doğrusu o, benim efendimdir, bana iyi bakmıştır. Muhakkak ki zalimler asla felah bulmaz, dedi.

Mehmet Okuyan

Evinde bulunduğu kadın, (cinsel olarak) ondan yararlanmak istemiş, kapıları kilitlemiş ve “Haydi gel!” demişti. O da “Allah’a sığınırım! Şüphesiz ki o (eşiniz) benim efendimdir; bana güzel davrandı.” demişti. Gerçek şu ki zalimler başarılı olmaz!

Muhammed Esed

Ve (olacak bu ya,) barındığı evin kadını (kendini o'na karşı duyduğu arzuya kaptırıp) o'nun gönlünü çelmek istiyordu; ve (bu niyetle bir gün) kapıları sımsıkı kapatıp o'na: "Haydi, gelsene!" dedi. (Ama Yusuf:) "(Böyle bir şey yapmaktan) Allah'a sığınırım!" diye karşılık verdi, "Hem, efendim (bu evde) bana iyi baktı! Doğrusu, zalimler asla güvenliğe, esenliğe erişemezler!"

Mustafa İslamoğlu

Derken, evinde bulunduğu kadın arzusunu onunla tatmin etmek için ona baştan çıkarmak istedi. Ve (bir gün) kapıları sıkı sıkıya kapatıp dedi ki: "Hadi, seninim!" (Yusuf): "Allah'a sığınırım" dedi, "çünkü O benim Efendim; bana güzel bir konum kazandırdı! Şu da bir gerçektir ki, zalimler asla başarıya ulaşmaz."

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve O'nu hanesinde bulunduğu kadın, nefsinden muradını almak için hileye düşürmek istedi ve kapıları kilitledi ve «haydi gelsene» dedi. (Yusuf da) Dedi ki: «Allah Teâlâ'ya sığınırım. Şüphe yok ki, o benim efendimdir. Benim ikametgâhımı güzelce kılmıştır. Muhakkaktır ki, zalimler felâha ermezler.»

Ömer Öngüt

Evinde bulunduğu kadın, onun nefsinden murad almak istedi. Kapıları sıkı sıkı kapadı ve: “Gelsene!” dedi. O da: “Allah'a sığınırım! Zira (kocanız) benim efendimdir, bana iyi baktı. Zâlimler şüphesiz ki iflâh olmazlar. ” dedi.

Suat Yıldırım

Derken, bulunduğu evin hanımı, Yusuf’a sahip olmak istedi ve kapıları kapatarak "Haydi yaklaş bana!" dedi. O: "Allah’a sığınırım!" dedi. "Doğrusu, senin kocan olan benim efendim’in çok iyiliğini gördüm. Hıyanet ederek zalim olanlar iflah olmazlar."

Süleyman Ateş

Yusuf'un, evinde kaldığı kadın, onun nefsinden murad almak istedi ve kapıları kilitleyip: "Haydi gelsene!" dedi (Yusuf): "Allah'a sığınırım dedi, efendim bana güzel baktı. zalimler iflah olmazlar!"

Süleymaniye Vakfı

Kaldığı evin hanımı, Yusuf'la birlikte olmak istedi. Kapıları sıkıca kapadı ve "Haydi gel, seninim!" dedi. Yusuf: "Allah'a sığınırım! O benim Rabbimdir. Beni iyi bir konuma getirdi. Şu bir gerçek ki yanlışlara dalanlar umduklarına kavuşamazlar." dedi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bulunduğu evin kadını, ısrarla ondan yararlanmak istedi. Bütün kapıları kapadı. "Haydi, gel" dedi. Yusuf: "Allah'a sığınırım. O benim Rabbimdir. Bana iyi bir makam verdi. Çünkü yanlış yapanlar umduklarına kavuşamazlar" dedi.

Şaban Piriş

Evinde bulunduğu kadın ona karşı arzu duymaya başladı. Kapıları sıkı sıkı kapadı: -Haydi, gelsene! dedi. Yusuf: -Allah'a sığınırım, O benim efendimdir. Bana iyi güzel bir mevki verdi. Zalimlerin sonu iyi olmaz.

Tefhim-ul Kuran

Onun evinde kalmakta olduğu kadın, ondan murad almak istedi ve kapıları sımsıkı kapatarak: «İsteklerim senin içindir, gelsene» dedi. Dedi ki: «Allah'a sığınırım. Çünkü o benim efendimdir, yerimi güzel tutmuştur. Gerçek şu ki, zalimler kurtuluşa ermez.»

Ümit Şimşek

Derken, evinde bulunduğu kadın onun nefsinden muradını almak istedi, kapıları kapatıp 'Haydi gelsene' dedi. Yusuf 'Allah korusun,' dedi. 'Kocan benim efendimdir; o bana çok iyi bakıyor. Zalimler ise iflâh olmazlar.'

Yaşar Nuri Öztürk

Yusuf'un, evinde kaldığı kadın, onun nefsinden gönlünü tatmin etmek istedi. Kapıları kilitledi, "Hadi gel!" dedi. Yusuf: "Allah'a sığınırım, Rabbim beni güzel bir barınağa kavuşturmuştur. Zalimler iflah etmez." dedi.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Evində qaldığı qadın onu yoldan çıxartmaq istədi və qapıları bağlayıb: “Yanıma gəl!”– dedi. O isə: “Allah uzaq eləsin! Axı sənin ərin mənim ağamdır, mənə yaxşı baxmışdır. Şübhəsiz ki, zalımlar nicat tapmazlar!”– dedi.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Evində olduğu qadın (Züleyxa Yusifi) tovlayıb yoldan çıxartmaq (onunla yaxınlıq etmək) istədi və qapıları bağlayaraq: ″Di gəlsənə!″ – dedi. (Yusif isə:) ″Mən (sənin bu hərəkətindən) Allaha sığınıram. Axı o (sənin ərin) mənim ağamdır. O mənə yaxşı baxır (və ya Allah mənim ixtiyar sahibimdir, mənə mərhəmət ehsan buyurmuşdur). Həqiqətən, (ağasına xəyanət etməklə, onun əhli-əyalına pis gözlə baxmaq və zina etməklə özlərinə) zülm edənlər nicat tapmazlar!″ – deyə cavab verdi.

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Die Frau, in deren Haus er lebte, versuchte ihn zu umgarnen, damit er sich ihr hingebe. Sie verriegelte die Türen und sagte: ʺKomm nun!ʺ Darauf erwiderte er: ʺGott behüte! Wie könnte ich das tun, hat dein Mann, mein Herr, mich doch ehrenvoll aufgenommen. Die Ungerechten werden keinen Erfolg haben.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Und diejenige, in deren Haus er war, versuchte, ihn zu verführenʹ. Sie schloß die Türen ab und sagte: ʺDa bin ich für dich!ʺ Er sagte: ʺAllah schütze mich (davor)! Er, mein Herr, hat mir einen schönen Aufenthalt bereitet. Gewiß, den Ungerechten wird es nicht wohl ergehen.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Und sie (die Frau), in deren Haus er war, versuchte ihn zu verführen gegen seinen Willen; und sie verriegelte die Türen und sagte: ʺNun komm zu mir!ʺ Er sagte: ʺIch suche Zuflucht bei Allah. Er ist mein Herr. Er hat meinen Aufenthalt ehrenvoll gemacht. Wahrlich, die Frevler erlangen keinen Erfolg.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

The lady of the house -wife of the high official- where he lived, tried to induce him to surrender his chastity; she closed the doors and said to him: "Come to me". But he said: "Allah forbid, He is my Creator; He has been kind to me, He delivered me from harm and gave me a good home and my master gave me a hearty welcome and a hospitable reception in his house; no, but never shall heaven prosper the wrongful of actions."

Abdul Haleem

The woman in whose house he was living tried to seduce him: she bolted the doors and said, ‘Come to me,’ and he replied, ‘God forbid! My master has been good to me; wrongdoers never prosper.’

Abdullah Yusuf Ali

But she in whose house he was, sought to seduce him from his (true) self: she fastened the doors, and said: "Now come, thou (dear one)!" He said: "Allah forbid! truly (thy husband) is my lord! he made my sojourn agreeable! truly to no good come those who do wrong!"

Abul A'la Maududi

And it so happened that the lady in whose house Joseph was living, sought to tempt him to herself, and one day bolting the doors she said: "Come on now!" Joseph answered: "May Allah grant me refuge! My Lord has provided an honourable abode for me (so how can I do something so evil)? Such wrong-doers never prosper."

Aisha Bewley

The woman whose house it was solicited him. She barred the doors and said, ‘Come over here!’ He said, ‘Allah is my refuge! He is my lord and has been good to me with where I live. Those who do wrong will surely not succeed.’

Al-Hilali & Khan

And she, in whose house he was, sought to seduce him (to do an evil act), and she closed the doors and said: "Come on, O you." He said: "I seek refuge in Allâh (or Allâh forbid)! Truly, he (your husband) is my master! He made my living in a great comfort! (So I will never betray him). Verily, the Zâlimûn (wrong and evil-doers) will never be successful."

Ali Quli Qarai

The woman in whose house he was solicited him. She closed the doors and said, ‘Come!!’ He said, ‘God forbid! Indeed He is my Lord; He has given me a good abode. Indeed the wrongdoers are not felicitous.’

Amatul Rahman Omar

Now the woman in whose house he was (putting up) sought to seduce him against his will and she bolted the doors well and said, `Now come, I am ready to receive you. ' He (- Joseph) said, `(How can it be possible,) I seek refuge with Allâh, He alone is my Lord. He has made my stay (with you) honourable. Verily, the wrong doers never flourish.'

Arthur John Arberry

Now the woman in whose house he was solicited him, and closed the doors on them. 'Come,' she said, 'take me!' 'God be my refuge,' he said. 'Surely my lord has given me a goodly lodging. Surely the evildoers do not prosper.

Bijan Moeinian

One day, the lady of the house (who had gradually been fallen in love with Joseph) tried to seduce him. She locked the doors and said: "I am all yours." Joseph replied: “I seek refuge in Lord; the One who has raised me in such a nice home. The Lord never let the unjust people (such as a person who has been treated nicely in a house and then develop a sinful relationship with the land lord’s wife) to succeed.”

E. Henry Palmer

And she in whose house he was desired him for his person; and she locked the doors and said, 'Come along with thee!' Said he, 'Refuge in God! verily, my Lord has made good my abiding here; verily, the wrong-doers shall not prosper. '

Edip-Layth

The woman, in whose house he was staying, attempted to seduce him. She closed the doors and said, "I have prepared myself for you." He said, "I seek refuge with God, He is my Lord, He made good my residence; the wicked do not succeed."

George Sale

And she, in whose house he was, desired him to lie with her; and she shut the doors and said, come hither. He answered, God forbid! Verily my lord hath made my dwelling with Him easy; and the ungrateful shall not prosper.

Hamid S. Aziz

And when he had reached maturity We gave him judgment (or wisdom or power) and knowledge, for thus do We reward those who do good and right.

Mahmoud Ghali

And she in whose home he was solicited him, (Literally: she solicited him about himself) and bolted the doors (on them), and said, "Come! Everything is ready for you. " (i.e., take me) He said, " Allah be my refuge! Surely he is my lord (i.e., your husband is my lord) who has given me the fairest of lodging. Surely the unjust (ones) do not prosper."

Marmaduke Pickthall

And she, in whose house he was, asked of him an evil act. She bolted the doors and said: Come! He said: I seek refuge in Allah! Lo! he is my lord, who hath treated me honourably. Lo! wrong-doers never prosper.

Mohamed Ahmed - Samira

But she in whose house he resided wished to seduce him and, closing the doors, said: "Come into me. "God forbid!" he said; "he is my master who has approved my stay. Surely those who act wrongly do not prosper."

Muhammad Asad

And [it so happened that] she in whose house he was living [conceived a passion for him and] sought to make him yield himself unto her; and she bolted the doors and said, "Come thou unto me!" [But Joseph] answered: "May God preserve me! Behold, goodly has my master made my stay [in this house]! Verily, to no good end come they that do [such] wrong!"

Mustafa Khattab

And the lady, in whose house he lived, tried to seduce him. She locked the doors ˹firmly˺ and said, "Come to me!" He replied, “Allah is my refuge! It is ˹not right to betray˺ my master, who has taken good care of me. Indeed, the wrongdoers never succeed.”

Progressive Muslims

And the woman, in whose house he was staying, attempted to seduce him away from himself. And she closed the doors and said: "I have prepared myself for you." He said: "I seek refuge with God, He is my Lord, He made good my residence; the wicked do not succeed."

Sahih International

And she, in whose house he was, sought to seduce him. She closed the doors and said, "Come, you." He said, "[I seek] the refuge of Allah. Indeed, he is my master, who has made good my residence. Indeed, wrongdoers will not succeed."

Sam Gerrans

And she in whose house he was sought to lure him away from his soul; and she closed the doors, and said: “Come thou hither.” He said: “I seek refuge in God — He is my Lord who made good my dwelling; the wrongdoers do not succeed.”

Shabbir Ahmed

The lady of the house, tried to seduce him. She closed the doors and said, "I am all yours." He said, "May Allah preserve me! My Sustainer has placed me in a station of balanced character. Those who displace moral values with temptation do not prosper."

Syed Vickar Ahamed

But she (the wife) in whose house he was, wanted to (wrongfully mislead and) seduce him from his (noble and true) self: She closed the doors, and said: "Come on (to me), O you (dear one)!" He said: "I seek Allah’s help: (Allah forbid)! Truly he (your husband) is my lord! He made my stay (with you) comfortable! Truly, nothing good comes to those who do wrong!"

Taqi Usmani

And she, in whose house he was, seduced him towards herself, and bolted the doors, and said, "come on!" He said, “I seek refuge with Allah. Surely, he (your husband) is my master. He has given me a good lodging. Indeed, the wrongdoers do not prosper.”

The Monotheist Group

Andthe woman, in whose house he was staying, attempted to seduce him away from himself. And she closed the doors and said: "I have prepared myself for you." He said: "I seek refuge with God, He is my Lord, He has made good my stay; the wicked do not succeed."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Or celle (Zulikha) qui lʹavait reçu dans sa maison essaya de le séduire. Et elle ferma bien les portes et dit: ʺViens, (je suis prête pour toi!)ʺ - Il dit: ʺQuʹAllah me protège! Cʹest mon maître qui mʹa accordé un bon asile. Vraiment les injustes ne réussissent pasʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew pîreka ku Yûsuf di mala wê de, daxwaz ji Yûsuf kir da dest biavêjê. Derî hemû lê girtin û jê re got: “De haydê were!” Yûsuf, jê re got: “Ez xwe bi Xwedê diparêzim. Bêguman malxweyê te xwendê (sergêrê) min e, qedrê min rind girtiye (ez nikarim di bara namûsa wî de xayîntiyê pê re bikim). Bi rastî sitemkar bi ser nakevin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En zij in wier huis hij was probeerde hem te verleiden en zij sloot de deuren en zei: ʺKom maar hier.ʺ Hij zei: ʺDat verhoede God. Hij die mijn heer is heeft mij goed ondergebracht. De onrechtplegers zal het niet welgaan.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

En zij, in wier huis hij zich bevond, begeerde dat hij zich bij haar zou leggen, en zij sloot de deuren en zeide: Kom hier. Hij antwoordde: God beware mij! Waarlijk, mijn heer heeft mij gastvrijheid verleend, en de ondankbare zal geen voorspoed genieten.

Hollandaca — Siregar

En zij in wier huis bij verbleef, probeerde hem te verleiden, tegen zijn wil en zij sloot de deuren en zij zei: ʺKom hier.ʺ Hij zei: ʺ(ik zoek mijn) toe vlucht bij Allah. Voorwaar, Hij is mijn Heer, (Hij geeft mij) mijn beste plaats. Voorwaar, de onrechtplegers zullen niet slagen.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И совращала его та [жена египетского вельможи], в доме которой он был (постоянно показывая перед ним свою красоту и прелести, чтобы соблазнить его). И (однажды) она заперла (все) двери и сказала: «Иди ко мне, (я уже приготовилась для тебя!)». (Йусуф) сказал: «Да упасет (меня) Аллах! Ведь господин мой [вельможа] прекрасным сделал мое пребывание. Поистине, не будут счастливы творящие зло!»

Rusça — Osmanov

Женщина, в доме которой жил Йусуф, стала соблазнять его, заперла двери и сказала: ʺПриди ко мнеʺ. Он ответил: ʺУпаси Аллах! Ведь мой Господь предоставил мне прекрасное убежище, а нечестивцы никогда не будут преуспевающимиʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Men (det hände sig att) kvinnan, i vars hus han bodde, försökte förföra honom; hon reglade dörrarna och sade: ʺKom nu till mig!ʺ (Josef) svarade: ʺGud är mitt fäste! Min husbonde har behandlat mig väl och den som begår sådan orätt kommer att råka illa ut!ʺ