ع و ذ (AWZ̃) kökünün geçtiği ayetler

Sözlük anlamı

Sığınmak, korunmak istemek, yardım dilemek, Allah'a sığınmak, himaye talep etmek, korunma talebi

Kaynak: Açık Kuran — CC BY-NC-SA 4.0

İlgili Ayetler (17)

Bu kök Kur'an boyunca 17 kez, 7 farklı çekimlenmiş biçimde geçer.

Sırala:

اَعُوذُ6 kez

Bakara 2:67اَعُوذُeǔƶusığınırım

وَاِذْ قَالَ مُوسٰى لِقَوْمِهِ اِنَّ اللّٰهَ يَأْمُرُكُمْ اَنْ تَذْبَحُوا بَقَرَةً قَالُوا اَتَتَّخِذُنَا هُزُوًا قَالَ اَعُوذُ بِاللّٰهِ اَنْ اَكُونَ مِنَ الْجَاهِلِينَ

ve iƶ ḳāle mūsā li ḳavmihi inne (a)llahe ye'murukum en teƶbeHū beḳaraten ḳālū e tetteḣiƶunā huzuven ḳāle eǔƶu bi(a)llahi en ekūne mine l-cāhilīne

Hani Musa kavmine, "Allah, size bir sığır kesmenizi emrediyor" demişti. Onlar da, "Sen bizimle eğleniyor musun?" demişlerdi. Musa, "Kendini bilmez cahillerden olmaktan Allah'a sığınırım" demişti.

Hud 11:47اَعُوذُeǔƶusığınırım

قَالَ رَبِّ اِنِّٓي اَعُوذُ بِكَ اَنْ اَسْـَٔلَكَ مَا لَيْسَ لِي بِهِ عِلْمٌ وَاِلَّا تَغْفِرْ لِي وَتَرْحَمْنِي اَكُنْ مِنَ الْخَاسِرِينَ

ḳāle rabbi innī eǔƶu bike en eseleke mā leyse lī bihi ǐlmun ve illā teğfir lī ve terHamnī ekun mine l-ḣāsirīne

Nuh, "Rabbim! Şüphesiz ben senden hakkında bilgim olmayan şeyi istemekten sana sığınırım. Eğer beni bağışlamaz ve bana acımazsan, şüphesiz ziyana uğrayanlardan olurum" dedi.

Meryem 19:18اَعُوذُeǔƶusığınırım

قَالَتْ اِنِّٓي اَعُوذُ بِالرَّحْمٰنِ مِنْكَ اِنْ كُنْتَ تَقِيًّا

ḳālet innī eǔƶu bi r-raHmāni minke in kunte teḳiyyen

Meryem, "Senden, Rahman'a sığınırım. Eğer Allah'tan çekinen biri isen (bana kötülük etme)" dedi.

Mü'minun 23:97اَعُوذُeǔƶusığınırım

وَقُلْ رَبِّ اَعُوذُ بِكَ مِنْ هَمَزَاتِ الشَّيَاطِينِ

ve ḳul rabbi eǔƶu bike min hemezāti ş-şeyāTīni

De ki: "Ey Rabbim! Şeytanların vesveselerinden sana sığınırım."

Felak 113:1اَعُوذُeǔƶusığınırım ben

قُلْ اَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِ

ḳul eǔƶu bi rabbi l-feleḳi

(1-5) De ki: "Yarattığı şeylerin kötülüğünden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin kötülüğünden, düğümlere üfleyenlerin kötülüğünden, haset ettiği zaman hasetçinin kötülüğünden, sabah aydınlığının Rabbine sığınırım."

Nas 114:1اَعُوذُeǔƶusığınırım ben

قُلْ اَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِ

ḳul eǔƶu bi rabbi n-nāsi

(1-6) De ki: "Cinlerden ve insanlardan; insanların kalplerine vesvese veren sinsi vesvesecinin kötülüğünden, insanların Rabbine, insanların Melik'ine, insanların İlah'ına sığınırım."

فَاسْتَعِذْ4 kez

A'raf 7:200فَاسْتَعِذْfe steǐƶhemen sığın

وَاِمَّا يَنْزَغَنَّكَ مِنَ الشَّيْطَانِ نَزْغٌ فَاسْتَعِذْ بِاللّٰهِ اِنَّهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ

ve immā yenzeğanneke mine ş-şeyTāni nezğun fe steǐƶ bi(a)llahi innehu semīǔn ǎlīmun

Eğer şeytandan bir kışkırtma seni dürterse, hemen Allah'a sığın. Şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

Nahl 16:98فَاسْتَعِذْfe steǐƶsığın

فَاِذَا قَرَأْتَ الْقُرْاٰنَ فَاسْتَعِذْ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ

fe iƶā ḳarate l-ḳurāne fe steǐƶ bi(a)llahi mine ş-şeyTāni r-racīmi

Kur'an okuduğun zaman, kovulmuş şeytandan Allah'a sığın.

Mü'min 40:56فَاسْتَعِذْfe steǐƶsen sığın

اِنَّ الَّذِينَ يُجَادِلُونَ فِي اٰيَاتِ اللّٰهِ بِغَيْرِ سُلْطَانٍ اَتٰيهُمْ اِنْ فِي صُدُورِهِمْ اِلَّا كِبْرٌ مَا هُمْ بِبَالِغِيهِ فَاسْتَعِذْ بِاللّٰهِ اِنَّهُ هُوَ السَّمِيعُ الْبَصِيرُ

inne (e)lleƶīne yucādilūne fī āyāti (a)llahi bi ğayri sulTānin etāhum in fī Sudūrihim illā kibrun mā hum bi bāliğīhi fe steǐƶ bi(a)llahi innehu huve s-semīǔ l-beSīru

Allah'ın ayetleri hakkında, kendilerine gelmiş bir delilleri olmaksızın tartışanlar var ya, onların kalplerinde ancak bir büyüklük taslama vardır. Onlar, tasladıkları büyüklüğe asla ulaşmazlar. Sen Allah'a sığın. Şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.

Fussilet 41:36فَاسْتَعِذْfe steǐƶhemen sığın

وَاِمَّا يَنْزَغَنَّكَ مِنَ الشَّيْطَانِ نَزْغٌ فَاسْتَعِذْ بِاللّٰهِ اِنَّهُ هُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ

ve immā yenzeğanneke mine ş-şeyTāni nezğun fe steǐƶ bi(a)llahi innehu huve s-semīǔ l-ǎlīmu

Eğer şeytandan gelen kötü bir düşünce seni dürtecek olursa, hemen Allah'a sığın. Çünkü O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

مَعَاذَ2 kez

Yusuf 12:23مَعَاذَmeǎāƶesığınırım

وَرَاوَدَتْهُ الَّتِي هُوَ فِي بَيْتِهَا عَنْ نَفْسِهِ وَغَلَّقَتِ الْاَبْوَابَ وَقَالَتْ هَيْتَ لَكَ قَالَ مَعَاذَ اللّٰهِ اِنَّهُ رَبِّي اَحْسَنَ مَثْوَايَ اِنَّهُ لَا يُفْلِحُ الظَّالِمُونَ

ve rāvedethu lletī huve fī beytihā ǎn nefsihi ve ğalleḳati l-ebvābe ve ḳālet heyte leke ḳāle meǎāƶe (a)llahi innehu rabbī eHsene meṧvāye innehu lā yufliHu Z-Zālimūne

Evinde bulunduğu kadın (gönlünü ona kaptırıp) ondan arzuladığı şeyi elde etmek istedi ve kapıları kilitleyerek, "Haydi gelsene!" dedi. O ise, "Allah'a sığınırım, çünkü o (kocan) benim efendimdir, bana iyi baktı. Şüphesiz zalimler kurtuluşa eremezler" dedi.

Yusuf 12:79مَعَاذَmeǎāƶesığınırız

قَالَ مَعَاذَ اللّٰهِ اَنْ نَأْخُذَ اِلَّا مَنْ وَجَدْنَا مَتَاعَنَا عِنْدَهُ اِنَّٓا اِذًا لَظَالِمُونَ

ḳāle meǎāƶe (a)llahi en ne'ḣuƶe illā men vecednā metāǎnā ǐndehu innā iƶen le Zālimūne

Yusuf, "Malımızı yanında bulduğumuz kimseden başkasını tutmaktan Allah'a sığınırız. Şüphesiz biz o takdirde zulmetmiş oluruz" dedi.

عُذْتُ2 kez

Mü'min 40:27عُذْتُǔƶtusığındım

وَقَالَ مُوسٰٓى اِنِّي عُذْتُ بِرَبِّي وَرَبِّكُمْ مِنْ كُلِّ مُتَكَبِّرٍ لَا يُؤْمِنُ بِيَوْمِ الْحِسَابِ

ve ḳāle mūsā innī ǔƶtu bi rabbī ve rabbikum min kulli mutekebbirin lā yu'minu bi yevmi l-Hisābi

Musa da, "Ben, hesap gününe inanmayan her kibirliden, benim de Rabbim sizin de Rabbiniz olan Allah'a sığınırım" dedi.

Duhan 44:20عُذْتُǔƶtusığındım

وَاِنِّي عُذْتُ بِرَبِّي وَرَبِّكُمْ اَنْ تَرْجُمُونِ

ve innī ǔƶtu bi rabbī ve rabbikum en tercumūni

"Şüphesiz ki ben, beni taşlamanızdan, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a sığındım."

اُعِيذُهَا1 kez

Al-i İmran 3:36اُعِيذُهَاuǐyƶuhāonu ısmarlıyorum

فَلَمَّا وَضَعَتْهَا قَالَتْ رَبِّ اِنِّي وَضَعْتُهَا اُنْثٰى وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا وَضَعَتْ وَلَيْسَ الذَّكَرُ كَالْاُنْثٰى وَاِنِّي سَمَّيْتُهَا مَرْيَمَ وَاِنِّٓي اُعِيذُهَا بِكَ وَذُرِّيَّتَهَا مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ

fe lemmā veDeǎthā ḳālet rabbi innī veDeǎ'tuhā unṧā ve(a)llahu eǎ'lemu bimā veDeǎt ve leyse ƶ-ƶekeru ke l-unṧā ve innī semmeytuhā meryeme ve innī uǐyƶuhā bike ve ƶurriyyetehā mine ş-şeyTāni r-racīmi

Onu doğurunca, "Rabbim!" dedi, "Onu kız doğurdum." -Oysa Allah, onun ne doğurduğunu daha iyi bilir- "Erkek, kız gibi değildir. Ona Meryem adını verdim. Onu ve soyunu kovulmuş şeytandan senin korumana bırakıyorum."

وَاَعُوذُ1 kez

Mü'minun 23:98وَاَعُوذُve eǔƶuve sığınırım

وَاَعُوذُ بِكَ رَبِّ اَنْ يَحْضُرُونِ

ve eǔƶu bike rabbi en yeHDurūni

"Ey Rabbim! Onların benim yanımda bulunmalarından da sana sığınırım."

يَعُوذُونَ1 kez

Cin 72:6يَعُوذُونَyeǔƶūnesığınırlardı

وَاَنَّهُ كَانَ رِجَالٌ مِنَ الْاِنْسِ يَعُوذُونَ بِرِجَالٍ مِنَ الْجِنِّ فَزَادُوهُمْ رَهَقًا

ve ennehu kāne ricālun mine l-insi yeǔƶūne bi ricālin mine l-cinni fe zādūhum raheḳan

"Doğrusu insanlardan bazı kimseler, cinlerden bazılarına sığınırlardı da, cinler onların taşkınlıklarını artırırlardı."