(1-5) De ki: "Yarattığı şeylerin kötülüğünden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin kötülüğünden, düğümlere üfleyenlerin kötülüğünden, haset ettiği zaman hasetçinin kötülüğünden, sabah aydınlığının Rabbine sığınırım."

قُلْ اَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِ مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ وَمِنْ شَرِّ غَاسِقٍ اِذَا وَقَبَ وَمِنْ شَرِّ النَّفَّاثَاتِ فِي الْعُقَدِ وَمِنْ شَرِّ حَاسِدٍ اِذَا حَسَدَ

ḳul eǔƶu bi rabbi l-feleḳi / min şerri mā ḣaleḳa / ve min şerri ğāsiḳin iƶā veḳabe / ve min şerri n-neffāṧāti fī l-ǔḳadi / ve min şerri Hāsidin iƶā Hasede

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قُلْḳulق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelede ki
2اَعُوذُeǔƶuع و ذSığınmak, korunmak istemek, yardım dilemek, Allah'a sığınmak, himaye talep etmek, korunma talebisığınırım ben
3بِرَبِّbi rabbiر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbe
4الْفَلَقِl-feleḳiف ل قYarılmak/çatlamak/bölünmek, uzunlamasına bölmek, çatlak, boylamasına bölünme, şafak vakti/tan, takdire değer/harika şeyler söylemek/yapmak, çabalamak/gayret etmek, büyük/şişman/tombul olmak, tüm yaratılış, yaratılan tüm varlıklar/şeyler, kopmuş parça/kırık, yarıcı/bölen.karanlığı yarıp sabahı ortaya çıkaran
1مِنْmin-nden
2شَرِّşerriش ر رKötülük yapmak, kötü huylu olmak, kötü olmak. Yashirru/yasharru - kusur bulmak, karalamak. Sharrun (çoğul: ashrar) - kötü, fena, şerli, zalim olanlar. Dikkat çekici olan, shurrun Arapça'da üstünlük sıfatı ölçüsü afa'la iken istisnai bir üstünlük sıfatı formudur. Shararun (çoğul: ashraar) - ateş kıvılcımları.şerri-
3مَاşeylerin
4خَلَقَḣaleḳaخ ل قBir şeyi ölçmek veya oranlamak, uygun ölçüye göre şekillendirmek veya yapmak, belirli bir ölçüye göre varlığa getirmek, tasarladığı bir kalıp veya modele göre ortaya çıkarmak, yokluktan varlığa getirmek (hiçten yaratmak), bir konuşma veya söz uydurmak/kurgulamak, bir şeyi adil veya eşit yapmak, bir şeyi pürüzsüz yapmak, olası veya muhtemel olmak (veya olma veya gerçekleşme ihtimali), birine o kişinin doğasına göre davranmak, bir şeyi eskitmek ve yıpratmak, uygun/yeterli/münasip/doğru olmak, yapım veya oran açısından tam veya mükemmel olmak, doğuştan gelen/doğal bir eğilime/mizaca/niteliğe sahip olmak.yarattığı
1وَمِنْve minve
2شَرِّşerriش ر رKötülük yapmak, kötü huylu olmak, kötü olmak. Yashirru/yasharru - kusur bulmak, karalamak. Sharrun (çoğul: ashrar) - kötü, fena, şerli, zalim olanlar. Dikkat çekici olan, shurrun Arapça'da üstünlük sıfatı ölçüsü afa'la iken istisnai bir üstünlük sıfatı formudur. Shararun (çoğul: ashraar) - ateş kıvılcımları.şerrinden
3غَاسِقٍğāsiḳinغ س قKaranlık, gece; belirsizleşmek, gözyaşı dökmek, su dökmek; buz gibi karanlık, yoğun soğukluk; sulu/kalın irinli madde ki akar veya damlar, karanlık/bulanık/soğuk sıvı.gecenin
4اِذَاiƶāzaman
5وَقَبَveḳabeو ق بKoymak, üzerine gelmek, yayılmak, kaybolmak (güneş veya ay için), girmek.karanlığı çöktüğü
1وَمِنْve minve
2شَرِّşerriش ر رKötülük yapmak, kötü huylu olmak, kötü olmak. Yashirru/yasharru - kusur bulmak, karalamak. Sharrun (çoğul: ashrar) - kötü, fena, şerli, zalim olanlar. Dikkat çekici olan, shurrun Arapça'da üstünlük sıfatı ölçüsü afa'la iken istisnai bir üstünlük sıfatı formudur. Shararun (çoğul: ashraar) - ateş kıvılcımları.şerrinden
3النَّفَّاثَاتِn-neffāṧātiن ف ثFısıldamak (kötü öneriler), tasarlanmış, gizli çabalar, bir şeyi kalbe önermek, zihne ilham vermek veya fısıldamak, tükürmeden üflemek (örneğin düğümlere üflemek), ağızdan çıkarmak, büyülemek.üfleyenlerin
4فِي
5الْعُقَدِl-ǔḳadiع ق دDüğüm yapmak, düğümlemek, pazarlık yapmak, sözleşme yapmak, anlaşma yapmak, yükümlülük altına girmek, bağlamak, yargı, işlerin değerlendirilmesi, yönetim, itaat sözü veya bağlılık yemini.düğümlere
1وَمِنْve minve
2شَرِّşerriش ر رKötülük yapmak, kötü huylu olmak, kötü olmak. Yashirru/yasharru - kusur bulmak, karalamak. Sharrun (çoğul: ashrar) - kötü, fena, şerli, zalim olanlar. Dikkat çekici olan, shurrun Arapça'da üstünlük sıfatı ölçüsü afa'la iken istisnai bir üstünlük sıfatı formudur. Shararun (çoğul: ashraar) - ateş kıvılcımları.şerrinden
3حَاسِدٍHāsidinح س دKıskanmak, çekememek, bir kişinin bir şeye sahip olmasından hoşlanmamak (ve ondan ayrılıp kendisine geçmesini dilemek), bir kişinin bir şeyden mahrum kalmasını dilemek.hasedcinin
4اِذَاiƶāzaman
5حَسَدَHasedeح س دKıskanmak, çekememek, bir kişinin bir şeye sahip olmasından hoşlanmamak (ve ondan ayrılıp kendisine geçmesini dilemek), bir kişinin bir şeyden mahrum kalmasını dilemek.hased ettiği

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

De ki: Sığınırım karanlığı yarıp ışıtan sabahın Rabbine.

Abdulkadir Gölpınarlı

De ki: Sığınırım karanlığı yarıp ışıtan sabahın Rabbine.

Adem Uğur

De ki: "Ben ağaran sabahın Rabbine sığınırım,

Ahmed Hulusi

De ki: "Sığınırım Felak'ın (karanlığı yarıp aydınlığa kavuşturan nurun) Rabbine"

Ahmet Tekin

'Bütün varlıkları yoktan yaratan, hak ile bâtılı ayırdedip hakkı ortaya koyan, sıkıntıyı gideren, tohumu çatlatan doğumu gerçekleştiren, aydınlığı getiren, kurtuluşa erdiren, yaşama kabiliyeti, gücü ve varlıklara işleyiş düzeni veren, koruyan, kontrol eden Rabbe sığınırım.'de.

Ahmet Varol

De ki: 'Sabahın Rabbine sığınırım.

Ali Bulaç

De ki: Sabahın Rabbine sığınırım.

Ali Fikri Yavuz

(Ey Rasûlüm,) de ki: Sığınırım sabahın Rabbine;

Ali Rıza Safa

De ki: "Gündoğumunun Efendisine sığınırım!"

Bayraktar Bayraklı

De ki: Ben, ağaran sabahın Rabbine sığınırım.

Bekir Sadak

(1-5) De ki: «Yaratiklarin serrinden, bastirdigi zaman karanligin serrinden, dugumlere nefes eden buyuculerin serrinden, hased ettigi zaman hasedcilerin serrinden, tan yerini agartan Rabbe siginirim."*

Celal Yıldırım

(1-2-3-4-5) De ki: Yarattığı şeylerin şerrinden, karanlığıyla ortalığa çöken gecenin şerrinden, düğümlere üfleyen falcı ve büyücülerin şerrinden, hased ettiğinde hasedçi-nin şerrinden, karanlığı ayırıp sabahın aydınlığını çıkaran Rabba sığınırım.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

De ki: “Sabahın rabbine sığınırım;

Diyanet İşleri

(1-5) De ki: "Yarattığı şeylerin kötülüğünden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin kötülüğünden, düğümlere üfleyenlerin kötülüğünden, haset ettiği zaman hasetçinin kötülüğünden, sabah aydınlığının Rabbine sığınırım."

Diyanet İşleri (eski)

(1-5) De ki: 'Yaratıkların şerrinden, bastırdığı zaman karanlığın şerrinden, düğümlere nefes eden büyücülerin şerrinden, hased ettiği zaman hasedcilerin şerrinden, tan yerini ağartan Rabbe sığınırım.'

Diyanet Vakfi

(1-5) De ki: Yarattığı şeylerin şerrinden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden, düğümlere üfürüp büyü yapan üfürükçülerin şerrinden ve kıskandığı vakit kıskanç kişinin şerrinden sabahın Rabbine sığınırım!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

De ki: «Ben, ağaran sabahın Rabbine sığınırım,

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

De ki: "Sığınırım o sabahın Rabbine,

Elmalılı Hamdi Yazır

De ki: Sığınırım Rabbına o Felakın

Erhan Aktaş

De ki: "Felak'ın Rabb'ine sığınırım."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "Felak'ın Rabb'ine sığınırım."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: "Felak'ın Rabb'ine sığınırım.

Fizilal-il Kuran

De ki; «Sığınırım ben, karanlığı yarıp sabahı ortaya çıkaran Rabbime.

Gültekin Onan

De ki: Sabahın rabbine sığınırım.

Hamdi Döndüren

De ki: “Sığınırım ben, sabahın Rabbine,

Hasan Basri Çantay

De ki: Sabaahın Rabbine sığınırım,

Hasib Asutay

De ki: Sabahın Rabbine sığınırım, (1) (1. 'Felak' göğün ağarmak üzere açılması demektir.)

Hayrat Neşriyat

De ki: 'Felak’ın (sabahın) Rabbine sığınırım!'

İbni Kesir

De ki: Tanyerini ağartan Rabba sığınırım.

Mehmet Okuyan

De ki: “(Şunların şerrinden) ağaran sabahın Rabbine sığınırım:

Muhammed Esed

De ki: "Sığınırım ben yükselen şafağın Rabbine,

Mustafa İslamoğlu

(Ey muhatab!) de ki: "sığınırım ben (yokluk gecesini) yararak varlığı çıkaran sabahın Rabbine:

Ömer Nasuhi Bilmen

De ki: «Felâkın (yaratılıp vücuda getirilmiş olan şeylerin) Rabbine sığınırım.»

Ömer Öngüt

De ki: Sabahın Rabbine sığınırım.

Suat Yıldırım

De ki: Sabahın Rabbine sığınırım:

Süleyman Ateş

De ki: Sığınırım ben, karanlığı yarıp sabahı ortaya çıkaran Rabbe;

Süleymaniye Vakfı

De ki: "Sığınırım, bölünerek yaratılanların Rabbine / sahibine,

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

De ki "Sığınırım, bölerek yaratmanın sahibine!

Şaban Piriş

De ki: -Mahlukatın Rabbine sığınırım.

Tefhim-ul Kuran

De ki: Sığınırım ben, karanlığı yarıp sabâhı ortaya çıkaran Rabbe,

Ümit Şimşek

De ki: Sığınırım sabahın Rabbine,

Yaşar Nuri Öztürk

De ki: "Yarılan karanlıktan çıkan sabahın Rabbine/yarılışlardan fışkıran oluşun Rabbine sığınırım!

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

De: “Sığınıram sübhün Rəbbinə!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Peyğəmbər!) De: ″Pənah aparıram sübhün Rəbbinə!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sprich: ʺIch ersuche um Beistand des Herrn des anbrechenden Morgenlichts

Almanca — Der Edle Quran

Sag: Ich nehme Zuflucht beim Herrn des Tagesanbruchs

Almanca — M. A. Rassoul

Sprich: ʺich nehme meine Zuflucht beim Herrn des Frühlichts

Almanca — Muhammad Zaidan

Sag: ʺIch suche Schutz bei Dem HERRN des Morgengrauens

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Say: "I commit myself to Allah the Creator of the dawn and the incipient gleam".

Abdul Haleem

Say [Prophet], ‘I seek refuge with the Lord of daybreak

Abdullah Yusuf Ali

Say: I seek refuge with the Lord of the Dawn

Abul A'la Maududi

Say: "I seek refuge with the Lord of the rising day;

Aisha Bewley

Say: ‘I seek refuge with the Lord of Daybreak,

Al-Hilali & Khan

Say: "I seek refuge with (Allâh), the Lord of the daybreak,

Ali Quli Qarai

Say, ‘I seek the protection of the Lord of the daybreak

Amatul Rahman Omar

Say, `I seek refuge in the Lord of the day break, and the plain appearing and emergence of truth.

Arthur John Arberry

Say: 'I take refuge with the Lord of the Daybreak

Bijan Moeinian

Say: "I seek refuge in the Lord (Who makes) the Down (appear from the depth of darkness:)

E. Henry Palmer

Say, I seek refuge in the Lord of the daybreak,

Edip-Layth

Say, "I seek refuge in the Lord of the dawn,"

George Sale

Say, I fly for refuge unto the Lord of the day-break,

Hamid S. Aziz

Say, "I seek refuge in the Lord of the Dawn,

Mahmoud Ghali

Say, "I take refuge with The Lord of the Daybreak, (Literally: the Splitting "of the day").

Marmaduke Pickthall

Say: I seek refuge in the Lord of the Daybreak

Mohamed Ahmed - Samira

SAY: "I SEEK refuge with the Lord of rising day

Muhammad Asad

SAY: "I seek refuge with the Sustainer of the rising dawn,

Mustafa Khattab

Say, ˹O Prophet,˺ "I seek refuge in the Lord of the daybreak

Progressive Muslims

Say: "I seek refuge with the Lord of the dawn,"

Sahih International

Say, "I seek refuge in the Lord of daybreak

Sam Gerrans

Say thou: “I seek refuge in the Lord of the Daybreak

Shabbir Ahmed

Say, "I seek refuge with the Lord of the Rising Dawn.

Syed Vickar Ahamed

Say: "I seek shelter (and security) with the Lord (Rab, the Cherisher) of the dawn,

Taqi Usmani

Say, "I seek refuge with the Lord of the daybreak

The Monotheist Group

Say: "I seek refuge with the Lord of the rising dawn,"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Dis: ʺJe cherche protection auprès du Seigneur de lʹaube naissante,

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bibêje: Ez bi Xwedayê spêdeyê (şeveqê) xwe diparêzim.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zeg: ʺIk zoek bescherming bij de Heer van de ochtendschemering

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zeg: Ik zoek mijn toevlucht bij den Heer van den dageraad,

Hollandaca — Siregar

Zeg: ʺIk zoek bescherming bij de Heer der dageraad.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Скажи: «Обращаюсь за защитой к Господу рассвета [к Аллаху] (Который может удалить любое зло и избавить от страха перед творениями)

Rusça — Osmanov

Скажи: ʺИщу убежища у Господа рассвета

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

SÄG: ʺJag söker skydd hos gryningens Herre,