"Allah'a karşı ululuk taslamayın. Çünkü ben size apaçık bir delil (mucize) getiriyorum."
وَاَنْ لَا تَعْلُوا عَلَى اللّٰهِ اِنِّٓي اٰتِيكُمْ بِسُلْطَانٍ مُبِينٍ
"Şüphesiz ki ben, beni taşlamanızdan, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a sığındım."
وَاِنِّي عُذْتُ بِرَبِّي وَرَبِّكُمْ اَنْ تَرْجُمُونِ
"Bana inanmadınızsa benden uzak durun."
وَاِنْ لَمْ تُؤْمِنُوا لِي فَاعْتَزِلُونِ
Sonra Musa, Rabbine, "Bunlar günahkar bir toplumdur" diye seslendi.
فَدَعَا رَبَّهُ اَنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ قَوْمٌ مُجْرِمُونَ
Allah da şöyle dedi: "O halde kullarımı geceleyin yola çıkar, çünkü takip edileceksiniz."
فَاَسْرِ بِعِبَادِي لَيْلًا اِنَّكُمْ مُتَّبَعُونَ
"Denizi açık halde bırak." Çünkü onlar boğulacak bir ordudur.
وَاتْرُكِ الْبَحْرَ رَهْوًا اِنَّهُمْ جُنْدٌ مُغْرَقُونَ
Onlar geride nice bahçeler, nice pınarlar bıraktılar.
كَمْ تَرَكُوا مِنْ جَنَّاتٍ وَعُيُونٍ
Nice ekinler, nice güzel konaklar!
وَزُرُوعٍ وَمَقَامٍ كَرِيمٍ
Zevk ve sefasını sürdükleri nice nimetler!
وَنَعْمَةٍ كَانُوا فِيهَا فَاكِهِينَ
İşte böyle! Onları başka bir topluma miras bıraktık.
كَذٰلِكَ۠ وَاَوْرَثْنَاهَا قَوْمًا اٰخَرِينَ
Gök ve yer onların ardından ağlamadı; onlara mühlet de verilmedi.
فَمَا بَكَتْ عَلَيْهِمُ السَّمَاءُ وَالْاَرْضُ وَمَا كَانُوا مُنْظَرِينَ
(30-31) Andolsun, İsrailoğullarını o alçaltıcı azaptan; Firavun'dan kurtardık. Çünkü o, haddi aşanlardan bir zorba idi.
وَلَقَدْ نَجَّيْنَا بَنِي اِسْرَٓاءِيلَ مِنَ الْعَذَابِ الْمُهِينِ مِنْ فِرْعَوْنَ اِنَّهُ كَانَ عَالِيًا مِنَ الْمُسْرِفِينَ
Andolsun, onları, bir bilgi üzerine (dönemlerinde) alemlere üstün kıldık.
وَلَقَدِ اخْتَرْنَاهُمْ عَلٰى عِلْمٍ عَلَى الْعَالَمِينَ
Onlara, içinde açık bir imtihan bulunan mucizeler verdik.
وَاٰتَيْنَاهُمْ مِنَ الْاٰيَاتِ مَا فِيهِ بَلٰٓؤٌا مُبِينٌ
(34-35) Bunlar (müşrikler) diyorlar ki: "İlk ölümümüzden başka bir ölüm yoktur. Biz diriltilecek değiliz."
اِنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ لَيَقُولُونَ اِنْ هِيَ اِلَّا مَوْتَتُنَا الْاُو۫لٰى وَمَا نَحْنُ بِمُنْشَرِينَ
"Eğer doğru söyleyenler iseniz atalarımızı getirin."
فَأْتُوا بِاٰبَٓائِنَٓا اِنْ كُنْتُمْ صَادِقِينَ
Bunlar mı daha hayırlı, yoksa Tübba' kavmi ile onlardan öncekiler mi? Onları helak ettik. Çünkü onlar suçlu kimselerdi.
اَهُمْ خَيْرٌ اَمْ قَوْمُ تُبَّعٍ وَالَّذِينَ مِنْ قَبْلِهِمْ اَهْلَكْنَاهُمْ اِنَّهُمْ كَانُوا مُجْرِمِينَ
Biz, gökleri, yeri ve bunlar arasında bulunanları, eğlenmek için yaratmadık.
وَمَا خَلَقْنَا السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا لَاعِبِينَ
Biz onları ancak hak ve hikmete uygun olarak yarattık. Ama onların çoğu bilmiyorlar.
مَا خَلَقْنَاهُمَا اِلَّا بِالْحَقِّ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ