Korkanların içinden Allah'ın kendilerine nimet verdiği iki adam şöyle demişti: "Onların üzerine kapıdan girin. Oraya girdiniz mi artık siz kuşkusuz galiplersiniz. Eğer mü'minler iseniz, yalnızca Allah'a tevekkül edin."

قَالَ رَجُلَانِ مِنَ الَّذِينَ يَخَافُونَ اَنْعَمَ اللّٰهُ عَلَيْهِمَا ادْخُلُوا عَلَيْهِمُ الْبَابَ فَاِذَا دَخَلْتُمُوهُ فَاِنَّكُمْ غَالِبُونَ وَعَلَى اللّٰهِ فَتَوَكَّلُوا اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِنِينَ

ḳāle raculāni mine (e)lleƶīne yeḣāfūne en'ǎme (a)llahu ǎleyhimā dḣulū ǎleyhimu l-bābe fe iƶā deḣaltumūhu fe innekum ğālibūne ve ǎlā (a)llahi fe tevekkelū in kuntum mu'minīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelededi ki
2رَجُلَانِraculāniر ج لYürümek, ayakla itmek, yürümek, ayaklarından bağlamak, (dişinin) yavrusunu emzirmesine izin vermek, (saç) kıvırcık olmak, annesiyle serbest bırakmak. Rajjala - birini rahatlatmak, saç taramak, mühlet vermek. Tarajjala - ipsiz inmek. Rijlatun - yürümede güç. Rijlun - ayak, askerler, iyi yürüyücü, serseri. Arajil - avcılar, yaya. Rajulun - erkek insan, adam, saçı olan kişi. Rajilun - ayak, yayalar (yavaş yürüyenler). Rijlain - iki ayak. Arjul (çoğul) - ayaklar.iki adam
3مِنَmine-den
4الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseler-
5يَخَافُونَyeḣāfūneخ و فKorkmak, korkmak/ürkmek/dehşete düşmek, birine korku vermek, azaltmak veya eksiltmek veya almak, bir şeyden azar azar almak, bir şeyin kenarlarından almak, katletmek veya savaşmakkorkanlar(dan)
6اَنْعَمَen'ǎmeن ع مRahat bir hayat sürmek, hayatın konfor ve kolaylıklarından zevk almak, neşeli olmak, konforlar/zevkler, kolay/yumuşak/bol/hoş/iyi/gelişen olmak, iyice yoğurmak/pişirmek. in'aam - iyilik, bir kişiye yapılan iyilik/lütuf, nimet, (konuşma/yetenek/akıl vb. ile) bahşedilmiş.ni'met verdiği
7اللّٰهُ(a)llahuAllah'ın
8عَلَيْهِمَاǎleyhimākendilerine
9ادْخُلُواdḣulūد خ لgirmek, içeri girmek, geçmek, nüfuz etmek, ihlal etmek, arasından geçmek, istila etmek, üzerine gelmek, ziyaret etmek, zorla girmek, müdahale etmek, sokmak, tanıtmak, katılmak/başlamak/dahil etmek/yer almak, anlaşıldı/dahil edildi, karışmak/kaynaşmakgirin
10عَلَيْهِمُǎleyhimuonların üzerine
11الْبَابَl-bābeب و بkapı, giriş yeri, tarz/şekilkapıdan
12فَاِذَاfe iƶāeğer
13دَخَلْتُمُوهُdeḣaltumūhuد خ لgirmek, içeri girmek, geçmek, nüfuz etmek, ihlal etmek, arasından geçmek, istila etmek, üzerine gelmek, ziyaret etmek, zorla girmek, müdahale etmek, sokmak, tanıtmak, katılmak/başlamak/dahil etmek/yer almak, anlaşıldı/dahil edildi, karışmak/kaynaşmakgirerseniz
14فَاِنَّكُمْfe innekummuhakkak ki siz
15غَالِبُونَğālibūneغ ل بÜstesinden geldi, fethetti, boyun eğdirdi, hâkim oldu, aştı, güç veya kuvvette üstün oldu, zafer kazandı. aghlabu - ağaçlarla kaplı (sık), ghulban - bereketli, verimli.galib gelirsiniz
16وَعَلَىve ǎlāve
17اللّٰهِ(a)llahiAllah'a
18فَتَوَكَّلُواfe tevekkelūو ك لGüvenmek, onaylamak, vermek, görev vermek, işleri düzenlemek, dayanmak, bel bağlamak.dayanın
19اِنْineğer
20كُنْتُمْkuntumك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekviniseniz
21مُؤْمِنِينَmu'minīneا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanıyor

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

İçlerinden, korkan ve Allah tarafından nîmetlere mazhar olmuş bulunan iki kişi, kapıdan girip saldırın üstlerine demişti; oraya girerseniz şüphe yok ki üst olursunuz siz ve ancak Allah'a dayanın inanmışsanız.

Abdulkadir Gölpınarlı

İçlerinden, korkan ve Allah tarafından nîmetlere mazhar olmuş bulunan iki kişi, kapıdan girip saldırın üstlerine demişti; oraya girerseniz şüphe yok ki üst olursunuz siz ve ancak Allahʼa dayanın inanmışsanız.

Adem Uğur

Korkanların içinden Allah'ın kendilerine lütufda bulunduğu iki kişi şöyle dedi: Onların üzerine kapıdan girin; oraya bir girdiniz mi artık siz zaferi kazanmışsınızdır. Eğer müminler iseniz ancak Allah'a güvenin.

Ahmed Hulusi

Korktukları toplum içinden gelen Allah'ın in'amda bulunduğu iki adam şöyle dedi: "Onların üzerine kapıdan girin. . . Ona girdiğinizde artık muhakkak ki siz galiplersiniz. . . Eğer iman edenler iseniz Allah'a tevekkül edin (hakikatinizdeki El Vekiyl isminin özelliğinin, gereğini yerine getireceğine iman edin). "

Ahmet Tekin

Korkanlar arasından, Allah’ın kendilerine lütufta bulunduğu iki cesur insan; 'Kapılardan, şehrin giriş noktalarından ansızın onların üzerine varın. Eğer o taraftan varırsanız mutlaka galip geleceksiniz. Eğer gerçekten mü’minseniz Allah’a dayanıp, güvenin, gerisini ona havale edin.' dedi.

Ahmet Varol

Allah'tan korkanlardan, Allah'ın kendilerine nimet verdiği iki kişi: 'Onların üzerine kapıdan girin. Oradan girerseniz siz üstün gelirsiniz. Eğer gerçekten iman etmiş iseniz Allah'a güvenin' dedi.

Ali Bulaç

Korkanlar arasında olup da Allah'ın kendilerine nimet verdiği iki kişi: "Onların üzerine kapıdan girin. Girerseniz, şüphesiz sizler galibsiniz. Eğer mü'minlerdenseniz, yalnızca Allah'a tevekkül edin." dedi.

Ali Fikri Yavuz

Allah’dan korkanlardan, Allah’ın kendilerine ihsan ettiği iki adam şöyle dedi: “- Zâlimlerin şehrine ait kapıdan girin. Oraya girince muhakkak galibsiniz. Artık gerçek müminlerseniz Allah’a tevekkül edin.”

Ali Rıza Safa

Korkanların arasından, Allah'ın nimet verdiği iki kişi, şöyle dedi: "Onların üzerine kapıdan girin. Oradan girerseniz, kesinlikle yenersiniz. Artık, Allah'a güvenin; eğer inanıyorsanız?"

Bayraktar Bayraklı

Korkanların içinden Allah'ın kendilerine lütufta bulunduğu iki kişi şöyle dedi: "Onların üzerine kapıdan giriniz; oraya bir girdiniz mi artık siz zaferi kazanmışsınızdır. Eğer müminler iseniz sadece Allah'a güveniniz."

Bekir Sadak

Korkanlar arasinda bulunan, Allah'in nimete erdirdigi iki adam: «Ustlerine kapidan yuruyun, oradan girerseniz suphesiz galip gelirsiniz; eger inaniyorsaniz Allah'a guvenin» demislerdi.

Celal Yıldırım

(İlâhi buyruğa uymamaktan) korkup Allah'ın kendilerine (sağlam bir imân ve irfan) nîmetini sunduğu iki adam (çıkıp) dediler ki: «Onların üzerine kapıdan giriş yapın; bir defa girdiniz mi artık şüpheniz olmasın ki siz üstünsünüzdür. Eğer inanmış kişilerseniz Allah'a güvenip dayanın.»

Diyanet İşleri

Korkanların içinden Allah'ın kendilerine nimet verdiği iki adam şöyle demişti: "Onların üzerine kapıdan girin. Oraya girdiniz mi artık siz kuşkusuz galiplersiniz. Eğer mü'minler iseniz, yalnızca Allah'a tevekkül edin."

Diyanet İşleri (eski)

Korkanlar arasında bulunan, Allah'ın nimete erdirdiği iki adam: 'Üstlerine kapıdan yürüyün, oradan girerseniz şüphesiz galip gelirsiniz; eğer inanıyorsanız Allah'a güvenin' demişlerdi.

Diyanet Vakfi

Korkanların içinden Allah'ın kendilerine lütufda bulunduğu iki kişi şöyle dedi: Onların üzerine kapıdan girin; oraya bir girdiniz mi artık siz zaferi kazanmışsınızdır. Eğer müminler iseniz ancak Allah'a güvenin.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Allah'tan korkan ve Allah'ın kendilerine nimet verdiği iki adam şöyle dedi: «Onların üzerlerine kapıdan girin. Oradan girerseniz muhakkak galip gelirsiniz. Eğer layıkıyla inanıyorsanız yalnız Allah'a dayanın.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah'ın her ikisine de nimet verdiği, Allah'a karşı gelmekten korkan iki er çıkıp şöyle söyledi: "Onlara kapıdan hücum edin, kapıyı tutun, oraya bir kez girdiniz mi kesinlikle galipsiniz, haydi Allah'a dayanın, gerçekten inanan kimselerseniz!"

Elmalılı Hamdi Yazır

Onların, o korktukları kimselerden Allahın ni'metini iymanına kavuşturduğu iki er çıktı dedi ki "üzerlerine hücum edin kapıyı tutun bir kerre ona girdiniz mi muhakkak galibsinizdir, haydin Allaha mütevekkil olun gerçekten mü'minlerseniz."

Erhan Aktaş

Korkanların içinden, Allah'ın kendilerine nimet verdiği iki kişi, şöyle dedi: "Onların üzerine bildik kapıdan girin. Eğer oraya girerseniz, o zaman galip gelirsiniz. Eğer iman edenlerseniz, Allah'a tevekkül edin."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Korkanların içinden, Allah'ın kendilerine nimet verdiği iki kişi, şöyle dedi: "Onların üzerine bildik kapıdan girin. Eğer oraya girerseniz, o zaman galip gelirsiniz. Eğer iman edenlerseniz, Allah'a tevekkül edin."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Korkanların içinden, Allah'ın kendilerine nimet verdiği iki kişi, şöyle dedi: "Onların üzerine bildik kapıdan girin. Eğer oraya girerseniz, o zaman galip gelirsiniz. Eğer iman edenlerseniz, Allah'a tevekkül edin.".

Fizilal-il Kuran

Allah'tan korkan ve O'nun nimetine ermiş iki kişi dedi ki; «Onların üzerine şehrin kapısından yürüyünüz. Kapıdan içeri girince onları yendiniz demektir. Eğer müminseniz sırf Allah'a dayanınız.»

Gültekin Onan

Korkanlar arasında olup da Tanrı'nın kendilerine nimet verdiği iki kişi: "Onların üzerine kapıdan girin. Girerseniz, kuşkusuz sizler galibsiniz. Eğer inançlılarsanız yalnız Tanrı'ya tevekkül edin" dedi.

Hamdi Döndüren

Bunun üzerine, Allah’tan korkanlar arasında bulunan ve O’nun tarafından nimetlendirilen iki kişi şöyle dedi: “Onlara kapıdan girerek saldırın; çünkü bir kere kapıdan içeri girdiniz mi, onları kesinlikle yenersiniz. O halde inanan kimselerseniz, yalnız Allah’a güvenip dayanın!”

Hasan Basri Çantay

(Peygamberlerine muhaalefetden) korkmakda olan kimselerden Allahın, kendilerine (İslam) ni'met (ini) ihsan etdiği iki er. "Onların üzerine (şehrin) kapı (sın) dan girin. (Bir kerre) ona girdiniz mi hiç şübhesiz ki siz gaalibsiniz. Artık ancak Allaha güvenib dayanın, (gerçekden) iman etmiş kimselerseniz" dedi.

Hasib Asutay

Korkakların içinden Allah'ın kendilerine nimet verdiği iki adam dedi ki, 'Onların üzerine (şehrin) kapı(sın)dan girin. Oraya bir girdiniz mi artık galip olan kesinlikle sizsiniz. Eğer müminler iseniz yalnız Allah 'a güvenin.'

Hayrat Neşriyat

(Allah’dan) korkanlardan, Allah’ın kendilerine ni'met verdiği (emre uymayı nasîb ettiği) iki adam (Yûşa' ile Kâleb) şöyle dedi: 'Onların üzerine (şehrin) kapı(sın)dan girin! İşte oraya bir girdiniz mi, artık şübhesiz siz galib kimselersinizdir; artık (gerçekten)mü’minler iseniz, o hâlde ancak Allah’a tevekkül edin!'

İbni Kesir

Korkanlar arasında bulunan, Allah'ın nimetine erdirdiği iki adam demişlerdi ki: Onların üstlerine kapıdan yürüyün, oraya girerseniz; muhakkak siz, galiblersiniz. Şayet mü'minlerseniz; Allah'a tevekkül edin.

Mehmet Okuyan

(Allah’tan) korkanlar içinden Allah’ın kendilerine lütufta bulunduğu iki adam şöyle demişti: “Onların üzerine (yanlarına) kapıdan girin! Oraya girdiğinizde (artık) şüphesiz ki siz galip gelirsiniz. Müminlerseniz yalnızca Allah’a güvenin!”

Muhammed Esed

(Bunun üzerine) Allahın nimetine mazhar olan ve (Ondan) korkanlar arasından iki kişi: "Onların üzerine kapıdan gidin!" dediler, "Çünkü, unutmayın, siz oraya girerseniz galip geleceksiniz! Ve eğer (gerçek) müminler iseniz Allaha güven duymalısınız!"

Mustafa İslamoğlu

Allah'ın lutfuna mazhar olan ve O'ndan korkanlar arasından iki kişi, "Onların üzerine (mertçe) kapıdan gidin!" dediler; "zira unutmayın, siz oraya girerseniz galip geleceksiniz. Eğer gerçek mü'minlerseniz, artık yalnızca Allah'a dayanmak zorundasınız."

Ömer Nasuhi Bilmen

Kendilerine Allah Teâlâ'nın in'amda bulunmuş olduğu korkanlardan iki er dedi ki: «Onların üzerlerine kapıdan giriveriniz, siz ona girdiğiniz zaman şüphe yok ki, galiplersiniz. Artık siz mü'min kimseler iseniz Allah Teâlâ'ya tevekkül ediniz.»

Ömer Öngüt

(Allah'tan) korkan ve Allah'ın kendilerine lütufta bulunduğu kimselerden iki adam şöyle dediler: “O zorbaların üzerlerine kapıdan yürüyün! Oradan girince muhakkak galip gelirsiniz. Eğer inanıyorsanız, ancak Allah'a tevekkül ediniz. ”

Suat Yıldırım

Allah’ın buyruğuna uymamaktan korkan ve Allah’ın kendilerine iman ve yakin nimeti ihsan ettiği iki yiğit çıkıp dediler ki:"Üzerlerine hücum edin, kapıyı tutun. Kapıyı tutup da dışarıda savaş meydanına çıkmalarını önlediniz mi muhakkak siz galipsinizdir. İmanınızda samimî iseniz yalnız Allah’a dayanın."

Süleyman Ateş

(Allah'tan) korkanlardan Allah'ın ni'met verdiği iki adam dedi ki; "Onların üzerine kapıdan girin, eğer kapıdan girerseniz, muhakkak ki siz galib gelirsiniz. Haydi eğer inanıyorsanız Allah'a dayanın!"

Süleymaniye Vakfı

O yere girmeye korkanların arasından Allah'ın nimet verdiği iki kişi şöyle dedi: "Onların yanına şu kapıdan girin; oradan girerseniz hakim olanlar siz olursunuz. İnanıp güveniyorsanız yalnız Allah'a dayanın."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O korkanlardan Allah'ın nimet verdiği iki kişi dedi ki "Onlara şu kapıdan hücum edin; oradan girerseniz galip gelirsiniz. Eğer inanıp güveniyorsanız yanlız Allah'a dayanın."

Şaban Piriş

Korkanlar arasında bulunan Allah'ın nimete erdirdiği iki adam: -Üstlerine kapıdan yürüyün, oradan girerseniz, muhakkak galip gelirsiniz. Eğer, mümin iseniz Allah'a güvenin, demişlerdi.

Tefhim-ul Kuran

Korkanlar arasında olup da Allah'ın kendilerine nimet verdiği iki kişi: «Onların üzerine kapıdan girin. Ona girerseniz, şüphesiz sizler galibsiniz. Eğer mü'minlerdenseniz, yalnızca Allah'a tevekkül edin.» dedi.

Ümit Şimşek

Allah'tan korkanlardan, Onun nimetine ermiş iki adam dedi ki: 'Onların üzerine kapıdan girin. Siz oraya girdiniz mi onları yenmişsiniz demektir. Mü'min iseniz yalnız Allah'a tevekkül edin.'

Yaşar Nuri Öztürk

İçine ürperti düşenlerden, Allah'ın nimet verdiği iki adam dedi ki: "Onların içine kapıdan girin. Oraya girdiğinizde galip geleceksiniz. Eğer inananlar iseniz yalnız Allah'a güvenin."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Allahdan qorxanlardan, Allahın nemət verdiyi iki kişi dedi: “Onların üzərinə şəhər qapısından daxil olun. Əgər siz ora daxil olsanız, əlbəttə, qalib gələrsiniz. Əgər möminsinizsə, Allaha təvəkkül edin!”

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Allahdan) qorxanlardan Allahın neʼmət verdiyi iki nəfər dedi: ″Onların üstünə (qəflətən) qapıdan (yaşadıqları şəhərin qapısından) girin. Əgər (qapıdan) girsəniz, onlara mütləq qələbə çalarsanız. Əgər möʼminsinizsə, Allaha təvəkkül edin!″

Almanca (3)

Almanca — Der Edle Quran

Zwei Männer von denen, die (Allah) fürchteten und denen Allah Gunst erwiesen hatte, sagten: ʺTretet gegen sie durch das Tor ein; wenn ihr dadurch eintretet, dann werdet ihr Sieger sein. Und verlaßt euch auf Allah, wenn ihr gläubig seid.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Es sagten zwei Männer von denen, die gottesfürchtig waren, und denen Allah Seine Gnade erwiesen hatte: ʺZieht durch das Tor ein und wendet euch gegen sie; seid ihr eingezogen, dann werdet ihr siegreich sein. Und vertraut auf Allah, wenn ihr Gläubige seid.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Zwei Männer von denjenigen, die Ehrfurcht haben und denen ALLAH von Seinen Gaben gewährte, sagten: ʺTretet zu ihnen durch das Tor ein! Und wenn ihr es durchschritten habt, werdet ihr dann doch Sieger sein. Und ALLAH gegenüber sollt ihr Tawakkul üben, wenn ihr Mumin seid.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

There and then said two of the men who entertained the profound reverence dutiful to Allah, whom Allah has graced -thought to be Yashu’ (Joshua) and Caleb; Yashu’ succeeded Mussa in leadership forty years later. - Make a sudden entry by the proper gate, and once you are in, victory shall sit on your helm. "In Allah you put your trust if indeed you believe in Him with hearts impressed with the image of religious and spiritual virtues".

Abdul Haleem

Yet two men whom God had blessed among those who were afraid said, ‘Go in to them through the gate and when you go in you will overcome them. If you are true believers, put your trust in God.’

Abdullah Yusuf Ali

(But) among (their) Allah-fearing men were two on whom Allah had bestowed His grace: They said: "Assault them at the (proper) Gate: when once ye are in, victory will be yours; But on Allah put your trust if ye have faith."

Abul A'la Maududi

Two from among these who were frightened but upon whom Allah had bes-towed His favour said: 'Enter upon them through the gate - for if you do enter - you will be the victors. And put your trust in Allah if indeed you are men of faith.'

Aisha Bewley

Two men among those who were afraid, but whom Allah had blessed, said, ‘Enter the gate against them! Once you have entered it, you will be victorious. Put your trust in Allah if you are muminun.’

Al-Hilali & Khan

Two men of those who feared (Allâh and) on whom Allâh had bestowed His Grace (they were يوشع وكالب Yûsha‘ and Kâlab) said: "Assault them through the gate; for when you are in, victory will be yours; and put your trust in Allâh if you are believers indeed."

Ali Quli Qarai

Said two men from among those who were Godfearing and whom Allah had blessed: ‘Go at them by the gate! For once you have entered it, you will be victors. Put your trust in Allah, should you be faithful.’

Amatul Rahman Omar

(Thereupon) two men (- Joshua and Caleb) from among those who feared (their Lord) and on whom Allâh had bestowed His blessings said, `Enter the gate (of the city advancing) against them, for when once you have entered it you shall surely be victorious, and in Allâh you should put your trust when you are believers (in Him). '

Arthur John Arberry

Said two men of those that feared God whom God had blessed, 'Enter against them the gate! When you enter it, you will be victors. Put you all your trust in God, if you are believers.'

Bijan Moeinian

Two God fearing people among them whom God had showered them with His blessings said: "Just step in through the gate and God will help you to overcome them (you do not even have to fight them. ) If you are true believers, you should put your trust in God.

E. Henry Palmer

Then said two men of those who fear, - God had been gracious to them both, - 'Enter ye upon them by the door, and when ye have entered it, verily, ye shall be victorious; and upon God do ye rely if ye be believers. '

Edip-Layth

Among those who were afraid, two men whom God had blessed, said, "Enter upon them through the gate; when you enter it then you will be the victors. You shall put your trust in God if you had acknowledged."

George Sale

And two men of those who feared God, unto whom God had been gracious, said, enter ye upon them suddenly by the gate of the city; and when ye shall have entered the same, ye shall surely be victorious: Therefore trust in God, if ye are true believers.

Hamid S. Aziz

Then said two of those who were God-fearing - Allah had been gracious to them both - "Enter you upon them by the gate, for once you have entered it, verily, you shall be victorious; so put your trust in Allah if you be, indeed, believers. "

Mahmoud Ghali

Said two men of the ones that feared Allah) (and) whom Allah had favored, "Enter in upon them (by) the gate. So, when you enter it, then surely you will be overcoming them. And so put all your trust in Allah in case you are believers."

Marmaduke Pickthall

Then out spake two of those who feared (their Lord, men) unto whom Allah had been gracious: Enter in upon them by the gate, for if ye enter by it, lo! ye will be victorious. So put your trust (in Allah) if ye are indeed believers.

Mohamed Ahmed - Samira

Then two of the men who feared (God), and to whom God was gracious, said to them: "Charge and rush the gate. If you enter, you will surely be victorious. And place your trust in God if you truly believe."

Muhammad Asad

[Whereupon] two men from among those who feared [God, and] whom God had blessed, said: "Enter upon them through the gate' -for as soon as you enter it, behold, you shall be victorious! And in God you must place your trust if you are [truly] believers!"

Mustafa Khattab

Two God-fearing men—who had been blessed by Allah—said, "Surprise them through the gate. If you do, you will certainly prevail. Put your trust in Allah if you are ˹truly˺ believers."

Progressive Muslims

Two men who were from among those that were aware; and God had bestowed upon both of them; said: "Enter upon them through the gate, if you enter it then you will be the victors; and put your trust in God if you are believers. "

Sahih International

Said two men from those who feared [to disobey] upon whom Allah had bestowed favor, "Enter upon them through the gate, for when you have entered it, you will be predominant. And upon Allah rely, if you should be believers."

Sam Gerrans

Said two men of those who feared, whom God had favoured: “Enter upon them by the gate; for when you have entered by it, then will you be victorious; and in God place your trust, if you be believers.”

Shabbir Ahmed

Then two men who feared violating Allah's Command, and whom Allah had blessed, said, "Enter the gate daringly, and you will be in command of the situation and will be victorious. Put your trust in Allah if you are believers." (The two men were Joshua and Caleb. Bible; Numbers xiv, 6-30).

Syed Vickar Ahamed

(But) among (their) men who feared Allah were two on whom Allah had granted His grace: They said: "Attack them at the (proper) gate: When once you are in, victory will be yours: And put your trust on Allah, if you have Faith. "

Taqi Usmani

Said two men from among the God-fearing, on whom Allah had bestowed His favour, "Enter the gate (charging) upon them. Once you have entered it, you will be the ones who will prevail. In Allah you must place your trust, if you are believers."

The Monotheist Group

Two men from among those who were fearing, upon whom God had bestowed favor, said: "Enter upon them through the gate, if you enter it then you will be the victors; and put your trust in God if you are believers."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Deux hommes dʹentre ceux qui craignaient Allah et qui étaient comblés par Lui de bienfaits dirent: ʺEntrez chez eux par la porte; puis quand vous y serez entrés, vous serez sans doute les dominants. Et cʹest en Allah quʹil faut avoir confiance, si vous êtes croyantsʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Du mêrên ji Xwedêtirs ên ku Xwedê qencî li wan kiriye, gotin: Di dergeh re têkevin ser wan (sitemkaran), dema hûn di dergeh re ketinê, êdî hûn bi ser ketine. Nexwe eger bi rastî hûn bawermend in xwe bispêrin Xwedê.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Twee mannen van hen die godvrezend waren, aan wie God genade geschonken had zeiden: ʺGaat, hen tegemoet, door de poort naar binnen. Wanneer jullie haar binnengaan dan overwinnen jullie. Op God moeten jullie je vertrouwen stellen als jullie gelovigen zijn.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Twee mannen van hen die God vreesden, nopens welke God genadig was geweest, zeiden: Treedt de poort binnen, en zoodra gij die binnentreedt, zult gij overwonnen hebben; vertrouwt dus in God, indien gij ware geloovigen zijt.

Hollandaca — Siregar

Twee mannen van degenen die (Allah) vreesden en aan wie Allah van Zijn gunsten gegeven had, zeiden. ʺVal hen aan via de poort on waneer jullie dan binnengetreden zijn, dan zullen jullie waarlijk winnaars zijn. En stelt jullie vertrouwen op Allah, indien jullie gelovigen zijn.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Сказали два человека из (числа) тех, которые боятся (Аллаха), (и) которых облагодетельствовал Аллах [сделал их повинующимися Ему и Его посланнику]: «Войдите к ним через (городские) ворота (и будучи подготовленными). И если вы войдете, то окажетесь победителями. И (только) на Аллаха полагайтесь, если вы верующие!»

Rusça — Osmanov

Два богобоязненных мужа - да ниспошлет им Аллах милость - сказали: ʺНе бойтесь их, ступайте в город через ворота. Когда вы войдете в город, тогда и одержите верх. Положитесь на Аллаха, если вы веруетеʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Då sade två av dem, (sant) gudfruktiga män som vunnit Guds välbehag: ʺGå in rakt emot dem genom stadsporten; om ni går in denna (väg), är det ni som får överhanden. Och lita till Gud, om ni är sanna troende!ʺ