Dediler ki: "Ey Musa! O (dediğin) topraklarda gayet güçlü, zorba bir millet var. Onlar oradan çıkmadıkça, biz oraya asla giremeyiz. Eğer oradan çıkarlarsa, biz de gireriz."

قَالُوا يَامُوسَىٰ اِنَّ فِيهَا قَوْمًا جَبَّارِينَ وَاِنَّا لَنْ نَدْخُلَهَا حَتّٰى يَخْرُجُوا مِنْهَا فَاِنْ يَخْرُجُوا مِنْهَا فَاِنَّا دَاخِلُونَ

ḳālū yā mūsā inne fīhā ḳavmen cebbārīne ve innā len nedḣulehā Hattā yeḣrucū minhā fe in yeḣrucū minhā fe innā dāḣilūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالُواḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledediler ki
2يَامُوسَىٰyā mūsāياموسىEY/HEY/AH Musa
3اِنَّinneşüphesiz
4فِيهَاfīhāorada vardır
5قَوْمًاḳavmenق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhbir millet
6جَبَّارِينَcebbārīneج ب رKırık bir durumdan düzeltmek veya yoksulluk durumundan yeterliliğe getirmek. Kırık bir durumdan düzeltilmiş veya azaltılmış. 'Fakir bir insan kırık kemiği olan birine benzetilir ve onun servete kavuşması kemiğin yerine oturtulmasına benzetilir.' Başkasını [iradesine karşı] zorlamak, mecbur etmek, kışkırtmak, teşvik etmek veya ikna etmek. [Hesaplamada] onarım amacıyla bir şeyin eklenmesi. Kendini yüceltme, kibir, gurur, küstahlık, cesur, cüretkar, aşırı, zorba, buyurgan, aşırıya kaçan. Bir kral. 'Hiçbir peygamberlik makamı yoktur ki, birinin kendini yüceltmesi, kibri, gururu veya küstahlığı yoluyla yerine krallık makamı gelmiş olmasın.' Köle, hizmetkar. [Bir şey/kişi için] misilleme veya telafi edici para cezası alınmamış. Uzun boylu, elin erişemeyeceği yükseklikte, [meyvesini kesmek için uzun büyüyen hurma ağacına] tırmanmak ve mükemmelliği korumak.zorba
7وَاِنَّاve innāve şüphesiz biz
8لَنْlen
9نَدْخُلَهَاnedḣulehāد خ لgirmek, içeri girmek, geçmek, nüfuz etmek, ihlal etmek, arasından geçmek, istila etmek, üzerine gelmek, ziyaret etmek, zorla girmek, müdahale etmek, sokmak, tanıtmak, katılmak/başlamak/dahil etmek/yer almak, anlaşıldı/dahil edildi, karışmak/kaynaşmakoraya girmeyiz
10حَتّٰىHattākadar
11يَخْرُجُواyeḣrucūخ ر جÇıkmak, ileri gitmek, ayrılmak, kaçınmak/kaçmak/kurtulmak, terk etmek/vazgeçmek, isyan etmek, müstehcen veya edepsiz olmak, göze çarpan, açık olmak (bulutlu değil açık gökyüzü gibi), çözmek/açıklamak/yorumlamak, eğitmek/disipline etmek/iyi yetiştirmek, iki karışımdan bir şey yapmak (iki renk gibi, siyah ve beyaz, veya bir tabletin bir kısmına yazıp bir kısmını boş bırakmak), bir şeyi farklı türlerde yapmak, bir şeye veya nedene katkıda bulunmak, anlaşma yapmak, zorla almak/çıkarmak/üretmek/ortaya çıkarmak, bir şeyi veya birini dışlamak, boşaltmak, aşmak veya üstün olmak, başkalarını geçmek, dışsal/harici/nesnel olmakonlar çıkıncaya
12مِنْهَاminhāoradan
13فَاِنْfe ineğer
14يَخْرُجُواyeḣrucūخ ر جÇıkmak, ileri gitmek, ayrılmak, kaçınmak/kaçmak/kurtulmak, terk etmek/vazgeçmek, isyan etmek, müstehcen veya edepsiz olmak, göze çarpan, açık olmak (bulutlu değil açık gökyüzü gibi), çözmek/açıklamak/yorumlamak, eğitmek/disipline etmek/iyi yetiştirmek, iki karışımdan bir şey yapmak (iki renk gibi, siyah ve beyaz, veya bir tabletin bir kısmına yazıp bir kısmını boş bırakmak), bir şeyi farklı türlerde yapmak, bir şeye veya nedene katkıda bulunmak, anlaşma yapmak, zorla almak/çıkarmak/üretmek/ortaya çıkarmak, bir şeyi veya birini dışlamak, boşaltmak, aşmak veya üstün olmak, başkalarını geçmek, dışsal/harici/nesnel olmakçıkarlarsa
15مِنْهَاminhāoradan
16فَاِنَّاfe innāo zaman biz
17دَاخِلُونَdāḣilūneد خ لgirmek, içeri girmek, geçmek, nüfuz etmek, ihlal etmek, arasından geçmek, istila etmek, üzerine gelmek, ziyaret etmek, zorla girmek, müdahale etmek, sokmak, tanıtmak, katılmak/başlamak/dahil etmek/yer almak, anlaşıldı/dahil edildi, karışmak/kaynaşmakgireriz

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Onlarsa yâ Mûsâ demişlerdi, orada zorlu erler var, onlar orada oldukça biz, kesin olarak giremeyiz, ama oradan çıkarlarsa gireriz.

Abdulkadir Gölpınarlı

Onlarsa yâ Mûsâ demişlerdi, orada zorlu erler var, onlar orada oldukça biz, kesin olarak giremeyiz, ama oradan çıkarlarsa gireriz.

Adem Uğur

Onlar şu cevabı verdiler: Yâ Musa! Orada zorba bir toplum var; onlar oradan çıkmadıkça biz oraya asla girmeyeceğiz. Eğer oradan çıkarlarsa biz de hemen gireriz.

Ahmed Hulusi

Dediler ki: "Ya Musa, muhakkak ki orada zorba bir halk yaşıyor. . . Onlar oradan çıkıncaya kadar biz oraya asla giremeyiz. . . Şayet oradan kendiliklerinden giderlerse, o zaman biz gireriz. "

Ahmet Tekin

Onlar: 'Ey Mûsâ, orada zorba, karşı konulamayan bir kavim var. Onlar, bu topraklardan çıkmadıkça, asla biz oraya girmeyeceğiz. Onlar çıktıkları takdirde de, hemen gireriz.' dediler.

Ahmet Varol

Onlar: 'Ey Musa! Orada zorba bir toplum var ve onlar oradan çıkmadıkça biz asla oraya girmeyiz. Eğer onlar oradan çıkarlarsa o zaman biz gireriz' dediler.

Ali Bulaç

Dediler ki: "Ey Musa, orda zorba bir kavim vardır, onlar çıkmadıkları sürece biz oraya kesinlikle girmeyiz. Şayet ordan çıkarlarsa, biz de muhakkak gireriz.

Ali Fikri Yavuz

İsrâiloğulları: “- Ya Mûsa! O mukaddes yerde zâlimler kavmi var. Onlar, oradan çıkmadıkça asla biz oraya giremeyiz. Eğer oradan çıkarlarsa, o zaman, biz de gireriz.” dediler.

Ali Rıza Safa

"Ey Musa!" dediler; "Orada, zorba bir toplum yaşıyor. Onlar çıkmadıkça, oraya asla girmeyiz. Oradan çıkarlarsa, kesinlikle gireriz!"

Bayraktar Bayraklı

Onlar şu cevabı verdiler: "Ey Musa! Orada zorba bir halk var; onlar oradan çıkmadıkça biz oraya asla girmeyeceğiz. Eğer oradan çıkarlarsa biz de hemen gireriz."

Bekir Sadak

«Ey Musa! Orada zorba bir millet vardir, onlar oradan cikmadikca biz oraya girmeyecegiz, eger cikarlarsa, biz de gireriz» demislerdi.

Celal Yıldırım

Ey Musa ! dediler, doğrusu orada zorba bir millet vardır; onlar oradan çıkmadıkça elbette biz giremiyeceğiz ; eğer oradan çıkarlarsa, o zaman biz gerçekten girebiliriz.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Dediler ki: “Ey Mûsâ! Orada zorba bir topluluk var, onlar oradan çıkmadıkça biz oraya asla giremeyiz. Ama oradan çıkarlarsa biz hemen gireriz.”

Diyanet İşleri

Dediler ki: "Ey Musa! O (dediğin) topraklarda gayet güçlü, zorba bir millet var. Onlar oradan çıkmadıkça, biz oraya asla giremeyiz. Eğer oradan çıkarlarsa, biz de gireriz."

Diyanet İşleri (eski)

'Ey Musa! Orada zorba bir millet vardır, onlar oradan çıkmadıkça biz oraya girmeyeceğiz, eğer çıkarlarsa, biz de gireriz' demişlerdi.

Diyanet Vakfi

Onlar şu cevabı verdiler: Yâ Musa! Orada zorba bir toplum var; onlar oradan çıkmadıkça biz oraya asla girmeyeceğiz. Eğer oradan çıkarlarsa biz de hemen gireriz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onlar da: «Ey Musa! Orada zorba bir kavim var. Onlar oradan çıkmadıkça biz oraya asla giremeyiz. Eğer oradan çıkarlarsa, şüphesiz biz de gireriz» dediler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar: "Ey Musa, orada hepsi de zorba bir topluluk var ve onlar oradan çıkmadıkça biz oraya girmeyiz. Eğer onlar çıkarlarsa biz de gireriz." dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ya Musa, dediler: Orada bir kavm var hepsi cebbar, onlar oradan çıkmadıkça biz oraya giremeyiz, şayed çıkarlarsa biz de gireriz

Erhan Aktaş

"Ey Musa! Kuşkusuz, orada çok zorlu bir halk var. Onlar, oradan çıkmadıkça, biz oraya asla girmeyiz. Eğer çıkarlarsa, o zaman gireriz." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Ey Musa! Kuşkusuz, orada çok zorlu bir halk var. Onlar, oradan çıkmadıkça, biz oraya asla girmeyiz. Eğer çıkarlarsa, o zaman gireriz." dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ey Musa! "Kuşkusuz, orada çok zorlu bir toplum var. Onlar, oradan çıkmadıkça, biz oraya asla girmeyiz. Eğer çıkarlarsa, o zaman hemen gireriz." dediler.

Fizilal-il Kuran

Dediler ki, «Ya Musa, orada zorba bir kavim var. Onlar oradan çıkmadıkça biz oraya kesinlikle girmeyiz. Eğer çıkarlarsa o zaman oraya gireriz.»

Gültekin Onan

Dediler ki: "Ey Musa, orada zorba bir kavim vardır, onlar çıkmadıkları sürece biz oraya kesinlikle girmeyiz. Şayet oradan çıkarlarsa, biz de muhakkak gireriz."

Hamdi Döndüren

Onlar dediler ki: “Ey Musa! Orada zorbalar topluluğu var. Onlar oradan çıkmadıkça, biz oraya giremeyiz. Eğer oradan çıkarlarsa, biz de hemen gireriz.”

Hasan Basri Çantay

Dediler ki: "Ey Musa, doğrusu orada zorbalar güruhu var. Doğrusu, onlar oradan çıkıncaya kadar biz kat'iyyen giremeyiz. Eğer oradan çıkarlarsa biz de muhakkak giricileriz".

Hasib Asutay

(Onlar dediler ki) 'Ey Musa, orada zorba bir toplum (17) var; onlar oradan çıkmadıkça biz asla oraya girmeyiz. Eğer oradan çıkarlarsa biz de elbette hemen gireriz.' (17. Ad kavminden geri kalanlar.)

Hayrat Neşriyat

(Onlar:) 'Ey Mûsâ! Şübhe yok ki orada zorbalar topluluğu vardır. Bu yüzden doğrusu biz, (onlar) oradan çıkmadıkları müddetçe oraya aslâ girmeyiz! Fakat oradan çıkarlarsa, gerçekten biz de (oraya) girecek kimseleriz' dediler.

İbni Kesir

Demişlerdi ki: Ey Musa; orada gerçekten zorba bir kavim var. Onlar oradan çıkmadıkça biz katiyyen oraya girmeyiz. Eğer oradan çıkarlarsa biz de gireriz.

Mehmet Okuyan

Onlar ise şu cevabı vermişlerdi: “Ey Musa! Orada zorba bir toplum var. Onlar oradan çıkıncaya kadar biz oraya asla girmeyeceğiz. Oradan çıkarlarsa biz de hemen gireriz.”

Muhammed Esed

Onlar, "Ey Musa!" diye seslendiler, "Unutma ki o topraklarda zorba bir halk yaşıyor, ve onlar uzaklaşmadıkça biz kesinlikle oraya girmeyeceğiz; ama eğer oradan uzaklaşırlarsa o zaman gireriz".

Mustafa İslamoğlu

Onlar, "Ey Musa!" dediler; "Unutma ki orada zorba bir halk var. Onlar oradan uzaklaşmadıkça biz kesinlikle oraya girmeyeceğiz; ama eğer uzaklaşırlarsa işte o zaman gireriz."

Ömer Nasuhi Bilmen

Dediler ki: «Ya Mûsa! Muhakkak orada cebbârlar olan bir kavim vardır. Ve onlar oradan çıkmadıkça biz oraya elbette girmiyeceğizdir. Fakat onlar oradan çıkarlarsa bizler oraya muhakkak giricileriz.»

Ömer Öngüt

Onlar şöyle dediler: “Ey Musa! Orada çok zorba bir millet var. Onlar oradan çıkmadıkça, biz aslâ girmeyiz. Eğer çıkarlarsa biz de gireriz. ”

Suat Yıldırım

"Ya Mûsâ, dediler, orada zorba ve güçlü bir millet var. Onlar oradan çıkmadıkça biz asla giremeyiz. Eğer çıkarlarsa, ancak o zaman gireriz."

Süleyman Ateş

Dediler ki: "Ey Musa, orada zorba bir millet var. Onlar oradan çıkmadıkça biz oraya girmeyiz. Eğer çıkarlarsa, o zaman oraya gireriz."

Süleymaniye Vakfı

Dediler ki: "Bak Musa! Orada çok zorba bir halk var. Onlar çıkmadıkça biz asla oraya girmeyeceğiz. Eğer onlar çıkarlarsa o zaman gireriz."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Dediler ki "Bak Musa! Orada bir topluluk var, hepsi de zorba kimseler; onlar çıkmadıkça biz oraya giremeyiz. Eğer çıkarlarsa biz de gireriz."

Şaban Piriş

-Ey Musa, orada zorba bir kavim var, onlar oradan çıkmadıkça biz oraya giremeyeceğiz. Eğer çıkarlarsa, biz de gireriz, diye karşılık vermişlerdi.

Tefhim-ul Kuran

Dediler ki: «Ey Musa, orda zorba bir kavim vardır, onlar ordan çıkmadıkları sürece biz oraya kesinlikle girmeyiz. Şayet ordan çıkarlarsa, biz de muhakkak gireriz.»

Ümit Şimşek

'Ey Musa,' dediler. 'Orada zorba bir topluluk var. Onlar çıkmadan biz oraya girmeyiz. Ne zaman çıkarlarsa biz de o zaman gireriz.'

Yaşar Nuri Öztürk

Şöyle dediler: "Ey Musa, orada zorbalardan oluşan bir toplum var. Onlar ordan çıkıncaya kadar biz oraya asla girmeyeceğiz. Eğer çıkarlarsa o zaman gireceğiz."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar dedilər: “Ey Musa! Orada, həqiqətən də, nəhəng adamlar vardır. Onlar oradan çıxmayınca, biz əsla oraya daxil olmayacağıq. Əgər onlar oradan çıxsalar, biz daxil olarıq”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlar dedilər: ″Ya Musa, orada nəhəng (qüvvətli) adamlar (Ad qövmünə mənsub Əmaliqə tayfası) vardır. Onlar oradan çıxmayınca bir ora girməyəcəyik. Əgər onlar oradan çıxsalar, biz ora daxil olarıq″.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sie sagten: ʺMoses! Dort sind sehr mächtige Menschen. Wir werden nicht eher dorthin gehen, bis sie herausgekommen sind. Verlassen sie es nicht, so betreten wir es nicht.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Sie sagten: ʺO Musa, in ihm ist ein übermächtiges Volk. Wir werden es gewiß nicht betreten, bis sie aus ihm herausgehen. Wenn sie aus ihm herausgehen, dann wollen wir (es) gewiß betreten.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Sie sagten: ʺO Moses, siehe, dort lebt ein tyrannisches Volk, und wir werden es (das Land) nicht betreten, ehe jene es nicht verlassen haben. Doch wenn sie es verlassen, dann wollen wir dort einziehen.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Sie sagten: ʺMusa! Gewiß, darin sind sehr mächtige Leute und wir werden es zweifelsohne nicht betreten, bis sie es verlassen haben, und wenn sie es verlassen haben, erst dann werden wir es betreten.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

They said to him "O Mussa, but it is inhabited by people of great might who enforce their will, and we dare not make entry until they have departed therefrom; if they do, then we will make entry on".

Abdul Haleem

They said, ‘Moses, there is a fearsome people in this land. We will not go there until they leave. If they leave, then we will enter.’

Abdullah Yusuf Ali

They said: "O Moses! In this land are a people of exceeding strength: Never shall we enter it until they leave it: if (once) they leave, then shall we enter."

Abul A'la Maududi

They answered: 'Moses, therein live a ferocious people: we will not enter unless they depart from it; but if they do depart from it then we will surely enter it.'

Aisha Bewley

They said, ‘There are tyrants in it, Musa. We will not enter it until they leave. If they leave it, then we will go in.’

Al-Hilali & Khan

They said: "O Mûsâ (Moses)! In it (this holy land) are a people of great strength, and we shall never enter it till they leave it; when they leave, then we will enter."

Ali Quli Qarai

They said, ‘O Moses, there are a tyrannical people in it. We will not enter it until they leave it. But once they leave it, we will go in.’

Amatul Rahman Omar

They said, `O Moses! surely there are in that (land) arrogant and exceedingly powerful people and we shall never enter it until they depart from it, but if they depart from it, then we will certainly enter (it). '

Arthur John Arberry

They said, 'Moses, there are people in. it very arrogant; we will not enter it until they depart from it; if they depart from it then we will enter.'

Bijan Moeinian

They replied: "Moses, there are strong people living there; we never enter to the city unless they leave. If they leave, then we [will listen to God and] will go and live there!"

E. Henry Palmer

They said, ' O Moses! verily, therein is a people, giants; and we will surely not enter therein until they go out from thence; but if they go out then we will enter in. '

Edip-Layth

They said, "O Moses, in it are a mighty people, and we will not enter it until they leave. So when they leave, then we will enter it."

George Sale

They answered, O Moses, verily there are a gigantic people in the land; and we will by no means enter it, until they depart thence; but if they depart thence, then will we enter therein.

Hamid S. Aziz

They said, "O Moses! Verily, therein are giants; and we will surely not enter therein until they go out from thence; when they depart, then will we enter. "

Mahmoud Ghali

They said, "O Mûsa, surely there are people in it (who are) giants, and surely we will never enter it until they go out of it. So, in case they go out of it, then surely we will be entering."

Marmaduke Pickthall

They said: O Moses! Lo! a giant people (dwell) therein and lo! we go not in till they go forth from thence. When they go forth from thence, then we will enter (not till then).

Mohamed Ahmed - Samira

They said: "O Moses, in that land live a people who are formidable; we shall never go there until they leave. We shall enter when they go away."

Muhammad Asad

They answered: "O Moses! Behold, ferocious people -dwell in that land, and we will surely not enter it unless they depart therefrom; but if they depart therefrom, then, behold, we will enter it. "

Mustafa Khattab

They replied, "O Moses! There is an enormously powerful people there, so we will never ˹be able to˺ enter it until they leave. If they do, then we will enter!"

Progressive Muslims

They said: "O Moses, in it are a mighty people, and we will not enter it until they leave. So when they leave, then we will enter it."

Sahih International

They said, "O Moses, indeed within it is a people of tyrannical strength, and indeed, we will never enter it until they leave it; but if they leave it, then we will enter. "

Sam Gerrans

They said: “O Moses: therein is a people of giants, and we will not enter it until they go out therefrom; and if they go out therefrom, then will we enter.”

Shabbir Ahmed

They said to Moses, "In this land are ferocious people. Never shall we enter it until they leave. If they leave, than we will enter."

Syed Vickar Ahamed

They said: "O Musa (Moses)! In this land, there are a people of great strength: And we shall never enter it until they leave it: If (once) they leave, then we shall enter. "

Taqi Usmani

They said, "O Mūsā, there is a nation of tyrants over there, and we shall never enter it until they get out of it. If they do get out of it, we are ready to go in."

The Monotheist Group

They said: "O Moses, in it are a mighty people, and we will not enter it until they leave from it. So when they leave from it, then we will enter."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ils dirent: ʺO Moïse, il y a là un peuple de géants. Jamais nous nʹy entrerons jusquʹà ce quʹils en sortent. Sʹils en sortent, alors nous y entreronsʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Gotin: Ey Mûsa! Bêguman li wir qewmekî zordar heye, heta ku ew ji wê derê dernekevin, em ê neçin wir. Lê belê eger ew ji wir derkevin, vêca em ê herinê.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij zeiden: ʺO Moesa, daarin zijn reusachtig sterke mensen. Wij zullen er niet binnengaan, zolang zij er niet uitgaan. Als zij er uitgaan, dan gaan wij binnen.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zij antwoorden: O, Mozes! dit land wordt door een volk van reuzen bewoond, en wij zullen er op geenerlei wijze binnen gaan, dan nadat zij het hebben verlaten; maar indien zij het verlaten, zullen wij er binnentrekken.

Hollandaca — Siregar

Zij zeiden: ʺO Môesa, daarin is een heel sterk volk en wij zullen daarin nooit binnentreden totdat zu van daar vertrekken, en indien zij het verlaten, dan zullen wij (daar) binnentreden.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Они сказали: «О, Муса! Поистине, в ней [на той земле] сильные люди, и мы не войдем в нее, пока они не выйдут из нее (так как у нас нет мощи изгнать их оттуда). А если же они выйдут из нее, то мы войдем».

Rusça — Osmanov

Они ответили: ʺО Муса! Ведь на этой земле обитают великаны. Мы ни за что не ступим на эту землю, пока они не покинут ее. Если великаны оставят ее, мы вступим тудаʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

De svarade: ʺMoses! I detta land bor ett folk av jättar och där kan vi inte gå in förrän de har lämnat det; men om de lämnar det skall vi gå in.