Verdikleri sağlam söz(ü yerine getirmemeleri) sebebiyle "Tur"u üzerlerine kaldırdık ve onlara, "Tevazu ile kapıdan girin" dedik. Yine onlara, "Cumartesi (yasakları) konusunda haddi aşmayın" dedik ve onlardan sağlam bir söz aldık.
وَرَفَعْنَا فَوْقَهُمُ الطُّورَ بِمِيثَاقِهِمْ وَقُلْنَا لَهُمُ ادْخُلُوا الْبَابَ سُجَّدًا وَقُلْنَا لَهُمْ لَا تَعْدُوا فِي السَّبْتِ وَاَخَذْنَا مِنْهُمْ مِيثَاقًا غَلِيظًا
ve rafeǎ'nā fevḳahumu T-Tūra bi mīṧāḳihim ve ḳulnā lehumu dḣulū l-bābe succeden ve ḳulnā lehum lā teǎ'dū fī s-sebti ve eḣaƶnā minhum mīṧāḳan ğalīZen
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ettikleri ahdi yerine getirsinler diye Tur dağını, oldukları yerin üstünde yüceltmiş ve onlara, şehrin kapısından secde ederek girin demiştik ve cumartesi günü demiştik, haddi aşmayın ve onlardan pek kuvvetli bir söz almıştık.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ettikleri ahdi yerine getirsinler diye Tur dağını, oldukları yerin üstünde yüceltmiş ve onlara, şehrin kapısından secde ederek girin demiştik ve cumartesi günü demiştik, haddi aşmayın ve onlardan pek kuvvetli bir söz almıştık.
Adem Uğur
Söz vermeleri (ni takviye) için Tûr'u başlarına diktik de onlara, "Baş eğerek kapıdan girin" dedik, "Cumartesi günü sınırı aşmayın" dedik. Kendilerinden sağlam söz aldık.
Ahmed Hulusi
Verdikleri söze bağlanmaları için Tur'u üzerlerine kaldırmıştık da onlara "Secde ederek o kapıdan girin" demiştik. Hem de "Cumartesi günü hürmetini ihlal etmeyin" dedik de, onlardan kesin ahd aldık.
Ahmet Tekin
Kesin sözlerini, taahhütlerini aldığımız sırada Tûr’u üstlerine kaldırdık. Onlara: 'Kapılardan, şehrin giriş noktalarından saygıyla, birlikte secde ederek girin' dedik. Onlara: 'Cumartesi yasağını çiğnemeyin' dedik. Onlardan ağır, sorumluluklar gerektiren bir taahhüt almıştık.
Ahmet Varol
Kesin söz vermeleri için Tur dağını üzerlerine yükselttik ve: 'Secde ederek kapıdan girin' dedik. Onlara yine: 'Cumartesi günleri sınırı aşmayın' dedik ve kendilerinden sağlam bir söz aldık.
Ali Bulaç
Kesin söz vermeleri dolayısıyla Tur'u üstlerine yükselttik ve onlara: "Bu kapıdan secde ederek girin" dedik ve onlara: "Cumartesinde haddi aşmayın" da dedik. Ve onlardan kesin bir söz aldık.
Ali Fikri Yavuz
Verdikleri sözü kuvvetlendirmek ve ona bağlanmak için, Tur dağını üstlerine kaldırdık da kendilerine: “- O şehrin kapısından secdeye kapanarak girin”, dedik. Hem: “- cumartesi günü av yaparak hududu geçmeyin” (diye) söyledik. Böylece kendilerinden (bu hususta) ağır bir misak (te’minât) aldık.
Ali Rıza Safa
Ayrıca, verdikleri kesin söz nedeniyle, dağı, onların üzerine yükseltmiştik. "Kapıdan secde ederek girin!" demiştik; "Cumartesi yasağını çiğnemeyin!" demiştik. Üstelik onlardan kesin söz almıştık.
Bayraktar Bayraklı
Sina Dağı'nı, verdikleri sözün delili olarak üzerlerine yükseltmiştik. Onlara "Kapıdan tevazu içinde giriniz" demiş ve "Sebt kanununu/Cumartesi yasağını ihlal etmeyiniz" diye uyarmıştık ve kendilerinden sağlam bir söz almıştık.
Bekir Sadak
(153-15) 4 Kitap ehli, senin kendilerine gokten bir kitap indirmeni isterler. Musa'dan bundan daha buyugunu istemislerdi ve «Bize Alah'i apacik goster» demislerdi. Zulumlerinden oturu onlari yildirim carpmisti. Belgeler kendilerine geldikten sonra da, buzagiyi tanri olarak benimsediler, fakat bunlari affettik ve Musa'ya apacik bir huccet verdik, soz vermelerine karsilik Tur dagini uzerlerine kaldirdik ve onlara: «Kapidan secde ederek girin» dedik, «Cumartesileri asiri gitmeyin» dedik, onlardan saglam bir soz aldik.
Celal Yıldırım
Söz vermeleri sebebiyle (ve ona bağlı kalmaları için) üzerlerine Tûr'u yükseltip kaldırdık ve: «Bu kapıdan secde ederek girin!» dedik. Cumartesi gününde de (ilâhî yasağı) aşmayın diye emrettik ve (bu hususta) onlardan sağlam ve sıkı bir söz aldık.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Ant içmeleri sebebiyle (sözleşmeyi desteklemek ve önemine dikkat çekmek için) dağı başlarına diktik ve onlara “Baş eğerek kapıdan girin” dedik; onlara, “Cumartesi günü sınırı aşmayın” dedik; kendilerinden sağlam söz aldık.
Diyanet İşleri
Verdikleri sağlam söz(ü yerine getirmemeleri) sebebiyle "Tur"u üzerlerine kaldırdık ve onlara, "Tevazu ile kapıdan girin" dedik. Yine onlara, "Cumartesi (yasakları) konusunda haddi aşmayın" dedik ve onlardan sağlam bir söz aldık.
Diyanet İşleri (eski)
(153-154) Kitap ehli, senin kendilerine gökten bir kitap indirmeni isterler. Musa'dan bundan daha büyüğünü istemişlerdi ve 'Bize Allah'ı apaçık göster' demişlerdi. Zulümlerinden ötürü onları yıldırım çarpmıştı. Belgeler kendilerine geldikten sonra da, buzağıyı tanrı olarak benimsediler, fakat bunları affettik ve Musa'ya apaçık bir hüccet verdik, söz vermelerine karşılık Tur dağını üzerlerine kaldırdık ve onlara: 'Kapıdan secde ederek girin' dedik, 'Cumartesileri aşırı gitmeyin' dedik, onlardan sağlam bir söz aldık.
Diyanet Vakfi
Söz vermeleri (ni takviye) için Tûr'u başlarına diktik de onlara, «Baş eğerek kapıdan girin» dedik, «Cumartesi günü sınırı aşmayın» dedik. Kendilerinden sağlam söz aldık.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Söz vermeleri için Tur dağını üzerlerine kaldırdık. Onlara: «O kapıdan secde ederek girin» dedik. Yine onlara: «Cumartesi yasağını çiğnemeyin» dedik ve onlardan sağlam bir söz aldık.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
söz vermeleri için Tur'u üstlerine kaldırdık ve onlara: "Secdelere kapanarak o kapıya girin!" dedik. "Cumartesiye saygısızlık etmeyin!" diye kendilerini uyardık ve onlardan sağlam bir söz aldık.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve misaka bağlanmaları için Turu üstlerine kaldırdık da "girin secdelere kapanarak o kapıya" dedik onlara, hem "sebt günü tecavüz etmeyin" dedik de onlara kendilerinden ağır bir misak aldık
Erhan Aktaş
Kesin söz vermelerinden dolayı Tur'u üzerlerine yükseltmiştik. Onlara, "Kapıdan secde ederek girin." dedik. Yine onlara, "Cumartesi'nde haddi aşmayın." dedik. Biz, onlardan kesin söz aldık.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Kesin söz vermelerinden dolayı Tur'u üzerlerine yükseltmiştik. Onlara, "Kapıdan secde ederek girin." dedik. Yine onlara, "Cumartesi'nde haddi aşmayın." dedik. Biz, onlardan kesin söz aldık.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Kesin söz vermelerinden dolayı Tur'u üzerlerine yükseltmiştik. Onlara, "Kapıdan secde ederek girin." dedik. Yine onlara, "Cumartesinde haddi aşmayın." dedik. Biz, onlardan kesin söz aldık.
Fizilal-il Kuran
Kesin söz vermeleri üzerine, başları üzerinde asılı duran kayayı yukarı çektik. Kendilerine, o kasabanın kapısından secde ederek içeri giriniz ve 'Cumartesi yasağını çiğnemeyiniz' dedik, bu konularda onlardan sağlam bir söz aldık.
Gültekin Onan
Kesin söz vermeleri dolayısıyla Tur'u üstlerine yükselttik ve onlara: "Bu kapıdan seçde ederek girin" dedik ve onlara: "Cumartesinde haddi aşmayın" da dedik. Ve onlardan kesin bir söz aldık.
Hamdi Döndüren
Söz vermeleri için Tur dağını üzerlerine kaldırmış ve onlara, “Kapıdan secde ederek girin.” demiştik. Yine Biz, onlara, “Cumartesi günü yasağını çiğnemeyin!” demiş ve kendilerinden çok sağlam bir söz almıştık.
Hasan Basri Çantay
(Ahd-ü) misaka bağlanmaları için "Tuur" u üstlerine kaldırmış, onlara: "O (şehrin) kapı (sından) hepiniz secdeye kapanır halde girin" demiş, cumartesi günü hakkında da "(Av yaparak haddi) aşmayın" (diye) söylemiş, kendilerinden (bu hususlarda) ağır te'minat almışdık.
Hasib Asutay
Söz vermeleri sebebiyle Tur'u üzerlerine kaldırdık ve onlara 'Baş eğerek kapıdan girin' dedik. 'Cumartesi (günü) sınırı aşmayın' dedik ve kendilerinden kesin bir söz aldık.
Hayrat Neşriyat
Ve sağlam söz vermeleri için Tûr’u üzerlerine kaldırdık da onlara: '(Şehrin)kapı(sın)dan secde eden kimseler olarak (hürmetle başınızı eğerek) girin!' dedik ve kendilerine: 'Cumartesi günü (balık avlayarak) haddi aşmayın!' buyurduk ve onlardan pek sağlam bir söz aldık.
İbni Kesir
Söz vermelerine karşılık Tur dağını üzerlerine kaldırdık. Ve onlara; Şehrin kapısından secde ederek girin, dedik. Cumartesileri aşırı gitmeyin, dedik. Onlardan ağır bir te'minat aldık.
Mehmet Okuyan
Söz vermeleri (ve sözlerinde durmamaları) nedeniyle üzerlerine (Sînâ) Dağı’nı (âdeta) kaldırmıştık. (Başka bir sefer) onlara, “Baş eğerek kapıdan girin!” demiştik. (Bir başka zaman da) onlara, “Cumartesi günü sınırı aşmayın!” demiştik. Kendilerinden sağlam bir söz almıştık.
Muhammed Esed
ve Sina Dağını verdikleri sözün delili olarak üzerlerinde yükseltmiştik. Onlara "kapıdan tevazu içinde girin" demiş ve "Sebt Kanununu ihlal etmeyin!" diye uyarmıştık ve kendilerinden sağlam bir taahhüt almıştık.
Mustafa İslamoğlu
ve Yüce Dağı söz vermeleri için üzerlerine yükseltmiştik. Kendilerine "Kapıdan (şükür) secdeleriyle girin!" demiş ve "Seb'i ihlal etmeyin!" uyarısında bulunmuştuk; üstelik kendilerinden sağlam bir taahhüt de almıştık.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve ahidlerine riayet etmeleri için üstlerine Tûr'u kaldırdık ve onlara, «Secde eder olduğunuz halde o kapıdan girin,» dedik ve onlara «Cumartesi günü haddi tecavüz etmeyin,» dedik ve onlardan ağır bir ahid aldık.
Ömer Öngüt
Söz vermeleri sebebiyle Tur dağını üzerlerine kaldırmış ve kendilerine: “Kapıdan secde ederek girin. ” demiştik. “Cumartesi gününde aşırı gitmeyin!” diyerek, kendilerinden ağır bir söz almıştık.
Suat Yıldırım
Verdikleri sözde durmalarını pekiştirmek için, dağı üzerlerine kaldırdık da onlara: "Secdelere kapanarak o kapıdan girin!" dedik. Bir de onlara: "Cumartesi günü av yaparak, ilâhî yasağı aşmayın" deyip bu hususta kendilerinden ağır teminat aldık.
Süleyman Ateş
Söz vermeleri için Tur'u üzerlerine kaldırdık ve onlara: "Secde ederek kapıdan girin!" dedik. Ve onlara: "Cumartesi(yasakları)nı çiğnemeyin!" dedik. Ve onlardan sağlam bir söz aldık.
Süleymaniye Vakfı
Onlardan kesin söz almak için Tur'u (Sina Dağı'nı) üzerlerine kaldırmıştık. Bir de onlara: "O kapıdan boyun eğerek girin!" demiştik. Yine onlara "Cumartesi günleri aşırı gitmeyin!" demiş, bu konularda onlardan sağlam bir söz almıştık.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Onlardan söz almak için Tur dağını üzerlerine kaldırmıştık. Bir de onlara: "O kapıdan secde ederek girin" demiştik. Onlara "Cumartesi günleri aşırı gitmeyin" demiştik, onlardan bu konularda sağlam söz almıştık.
Şaban Piriş
Söz vermeleri sebebiyle dağı onların tepesine kaldırdık. Onlara: - Kapıdan secde ederek girin dedik. Onlara, Cumartesi günü yasağını çiğnemeyin! diyerek onlardan kesin bir söz aldık.
Tefhim-ul Kuran
Kesin söz vermeleri dolayısıyla Tur'u üstlerine yükselttik ve onlara: «Bu kapıdan secde ederek girin» dedik ve onlara: «Cumartesinde haddi aşmayın» da dedik. Ve onlardan kesin bir söz aldık.
Ümit Şimşek
Bir de, ahitlerini pekiştirmek için, üzerlerine Tur Dağını yükseltmiş, onlara 'Kapıdan secde ederek girin' demiş, ayrıca 'Cumartesi yasağını çiğnemeyin' diye onlardan kuvvetli bir ahit almıştık.
Yaşar Nuri Öztürk
Kesin söz vermeleri için Tur'u üzerlerine kaldırdık ve onlara: "Kapıdan secde ederek girin." dedik. Onlara şunu da söyledik: "Cumartesi gününde azgınlık yapmayın." Onlardan sapasağlam bir söz almıştık.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Biz onlarla bağladığımız əhdə görə dağı başları üzərinə qaldırdıq və onlara: “Qapıdan səcdə edərək daxil olun!”– dedik. Biz onlara: “Şənbə günü üçün qoyulmuş qadağanı pozmayın!”– dedik. Biz onlarla möhkəm bir əhd-peyman bağlamışdıq.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Əhdə riayət etsinlər deyə, Tur dağını onların (başları) üzərinə qaldırdıq və onlara: ″Qapıdan (ibadət çadırının qapısından) səcdə edərək daxil olun, şənbə gününün qayda-qanununu pozmayın!″ – dedik. Və onlardan möhkəm əhd aldıq.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wir hoben den Berg Sinai über sie empor, als Wir ihre Verpflichtung annahmen. Wir sprachen: ʺTretet gottergeben durch das Tor!ʺ Und Wir sagten zu ihnen: ʺVerletzt den Sabbat nicht!ʺ Und Wir nahmen von ihnen eine feste Verpflichtung entgegen.
Almanca — Der Edle Quran
Und Wir hoben den Berg über sie bei (der Entgegennahme von) ihrem Abkommen empor. Und Wir sagten zu ihnen: ʺTretet, euch niederwerfend, durch das Tor ein!ʺ Und Wir sagten zu ihnen: ʺÜbertretet nicht den Sabbat!ʺ Und Wir trafen mit ihnen ein festes Abkommen.
Almanca — M. A. Rassoul
Und Wir erhoben anläßlich des Bundes mit ihnen den Berg über sie empor und sprachen zu ihnen: ʺTretet durch das Tor in Unterwürfigkeit einʺ; und Wir sprachen zu ihnen: ʺÜbertretet nicht das Sabbatgebot.ʺ Und Wir schlossen einen starken Bund mit ihnen.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und WIR hoben über sie den Tur-Berg wegen ihres Gelöbnisses empor und sagten ihnen: ʺTretet durch das Tor in Sudschud-Haltung ein!ʺ Auch sagten WIR ihnen: ʺÜbertretet nicht am Sabbat!ʺ Und WIR nahmen von ihnen ein unwiderrufliches Gelöbnis entgegen.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And We stabilized the Mount above them when it shook with such fits of awe for the profound reverence dutiful to Allah as We made a covenant with them, and We said to them: "Make entry into this town AL-Quds (Jerusalem) but humble yourselves and bow your knees to Me as you go through the gate. " And We said to them: "Do not break the Sabbath We set apart for rest and worship," and We entered with them into a paramount covenant and they, with a strong oath, expressed their obligation and solemn promise to bind themselves by it.
Abdul Haleem
We made the mountain tower high above them at their pledge; We said to them, ‘Enter the gate humbly,’ and, ‘Do not break the Sabbath,’ and took a solemn pledge from them.
Abdullah Yusuf Ali
And for their covenant we raised over them (the towering height) of Mount (Sinai); and (on another occasion) we said: "Enter the gate with humility"; and (once again) we commanded them: "Transgress not in the matter of the sabbath." And we took from them a solemn covenant.
Abul A'la Maududi
and We raised the Mount high above them and took from them a covenant (to obey the commandment), and ordered them: 'Enter the gate in the state of prostration.' And We said to them: 'Do not violate the law of the Sabbath', and took from them a firm covenant.
Aisha Bewley
We lifted up the Mount above their heads in accordance with the covenant they had made, and We said to them, ‘Enter the gate prostrating,’ and We said to them, ‘Do not break the Sabbath,’ and We made a binding covenant with them.
Al-Hilali & Khan
And for their covenant, We raised over them the Mount and (on the other occasion) We said: "Enter the gate prostrating (or bowing) with humility;" and We commanded them: "Transgress not (by doing worldly works) on the Sabbath (Saturday)." And We took from them a firm covenant[1].
Ali Quli Qarai
And We raised the Mount above them for the sake of their covenant, and We said to them, ‘Enter the gate prostrating’ and We said to them, ‘Do not violate the Sabbath,’ and We took from them a solemn covenant.
Amatul Rahman Omar
And We raised the Mount above them while taking their covenant (at the foot of the Mount), and We said to them, `Enter the gate (of the town) submissively,' and We said to them, `Do not violate the (law of) Sabbath. ' And We took from them a solemn covenant.
Arthur John Arberry
And We raised above them the Mount, taking compact with them; and We said to them, 'Enter in at the gate, prostrating'; and We said to them, 'Transgress not the Sabbath'; and We took from them a solemn compact.
Bijan Moeinian
I raised the Mount Sinai over them and took the most serious covenant from them [to follow the orders of God. But when ] I asked them to enter the city [of Jerusalem and purify it from the disbelievers, they said: "Moses, you and your God go conquer the city and then we will enter in!] I also asked them to take off on Saturdays and rest [but they disobeyed this commandment too.]
E. Henry Palmer
And we held over them the mountain at their compact, and said to them, 'Enter ye the door adoring;' and we said to them, 'Transgress not on the Sabbath day,' and we took from them a rigid compact.
Edip-Layth
We raised the mount to be above because of the covenant they took, and We said to them, "Enter the passage by prostrating." We also said to them, "Do not transgress the Sabbath;" and We took from them a solemn covenant.
George Sale
And we lifted the mountain of Sinai over them, when we exacted from them their covenant; and said unto them, enter the gate of the city worshipping. We also said unto them, transgress not on the sabbath day. And we received from them a firm covenant, that they would observe these things.
Hamid S. Aziz
And We held over them the mountain (Sinai) for their covenant, and said to them, "Enter you the door prostrate (in humility, worship or adoration);" and We said to them, "Transgress not on the Sabbath day", and We took from them a firm covenant.
Mahmoud Ghali
And We raised above them the Tûr, (Mount) (taking) compact with them. And We said to them, "Enter in at the gate, constantly prostrating." And We said to them, "Do not be aggressors on the Sabbath, " (Mount) and We took from them a solemn compact.
Marmaduke Pickthall
And We caused the Mount to tower above them at (the taking of) their covenant: and We bade them: Enter the gate, prostrate! and We bode them: Transgress not the Sabbath! and We took from them a firm covenant.
Mohamed Ahmed - Samira
We exalted them on the Mount, and they gave a solemn pledge, and We said to them: "Enter the gates submissively," and told them: "Do not break the Sabbath," and took a solemn pledge from them.
Muhammad Asad
raising Mount Sinai high above them in witness of their solemn pledge. And We said unto them, "Enter the gate humbly"; and We told them, "Do not break the Sabbath-law"; and We accepted from them a most solemn pledge.
Mustafa Khattab
We raised the Mount over them ˹as a warning˺ for ˹breaking˺ their covenant and said, "Enter the gate ˹of Jerusalem˺ with humility." We also warned them, “Do not break the Sabbath,” and took from them a firm covenant.
Progressive Muslims
And We raised the mount above them for the covenant they took, and We said to them: "Enter the gate while prostrating," and We said to them: "Do not transgress the Sabbath," and We took from them a solemn covenant.
Sahih International
And We raised over them the mount for [refusal of] their covenant; and We said to them, "Enter the gate bowing humbly", and We said to them, "Do not transgress on the sabbath", and We took from them a solemn covenant.
Sam Gerrans
And We raised above them the mount for their agreement; and We said to them: “Enter the gate in submission”; and We said to them: “Transgress not the Sabbath”; and We took from them a stern agreement.
Shabbir Ahmed
Then We made a Covenant with them at the raised Mount Sinai as a witness. We said to them, "Enter the gate of the town humbly (2:63)." And We said to them, "Do not violate the Sabbath." Indeed We had made with them a Solemn Covenant.
Syed Vickar Ahamed
And for their holy promise We raised over them (the towering height) of Mount (Sinai); And (on another occasion), We said: "Enter the gate prostrating (bowing) with humility ;" And (once again) We commanded them: "Do not transgress in the matter of the Sabbath. " And We took from them a truly holy promise.
Taqi Usmani
We raised the (Mount of) Tūr high over them for binding them to the pledge, and We said to them, "Do not transgress in (the matter of) the Sabbath." We took from them a firm pledge.
The Monotheist Group
And We raised the mount above them by the covenant they took, and We said to them: "Enter the passageway by crouching." And We said to them: "Do not transgress the Sabbath;" and We took from them a solemn covenant.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Et pour (obtenir) leur engagement, Nous avons brandi au-dessus dʹeux le Mont Tor, Nous leur avons dit: ʺEntrez par la porte en vous prosternantʺ Nous leur avons dit: ʺNe transgressez pas le Sabbatʺ et Nous avons pris dʹeux un engagement ferme.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Me (çiyayê) Tûr di ser wan re rakir da ku peymana xwe bi cih bînin û me li wan ferman kir ku di dergeh re sertewandî û xweşikandî têkevin bajêr. Me li wan ferman kir ku di roja şemiyê de (bi nêçîrkirina masiyan) zêdegaviyê nekin (û nedin ser biryara Xwedê) û me ji wan peymaneke asê stand.
Hollandaca (2)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Wij verhieven de berg boven hen wegens het verdrag met hen, Wij zeiden tot hen: ʺGaat eerbiedig neerbuigend de poort binnenʺ, Wij zeiden: ʺBegaat op de sabbat geen overtredingenʺ en Wij gingen met hen een solide verdrag aan.
Hollandaca — Salomo Keyzer
En wij verhieven den berg (Sinaï) boven hen als een pand van ons verbond, en zeiden tot hen: Ga deze poort biddende binnen. Wij zeiden hun ook: Schendt den Sabbath niet. En wij ontvingen eene stellige verbintenis van hen.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И воздвигли Мы над ними [над их головами] (гору) Тур при (заключении) завета с ними (что если они не будут исполнять Тору, то эта гора будет опущена на них) и (также) Мы сказали им: «Входите в ворота (Иерусалима) (проявляя покорность и благодарность Аллаху), (а именно) преклоняясь ниц!» (а они, вместо этого, стали входить в город, ползя на нижних частях своего тела). И (также) сказали Мы им: «Не нарушайте субботы [запрета работать в субботу]!» (так как этот день предназначался только для поклонения и служения Аллаху) (однако они нарушили этот запрет, с хитростью занимаясь ловлей рыб в этот день). И (также) взяли Мы с них суровый завет (что они будут строго исполнять положения Торы, и не будут нарушать границы установленные Аллахом) (но они нарушили этот завет).
Rusça — Osmanov
Мы воздвигли перед ними гору Синай согласно [Нашему] завету с ними и сказали им: ʺВойдите во врата, низко кланяясь!ʺ Еще сказали Мы им: ʺНе нарушайте субботний запретʺ - и взяли с них твердое обещание.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Och Vi tog Sinai berg (som vittne) till Vårt förbund med dem och sade till dem: ʺGå in (i detta land), men fall vid inträdet ned på era ansiktenʺ; och Vi förmanade dem: ʺBryt inte mot sabbatsbudet!ʺ Och Vi tog emot deras högtidligaste löfte.