İkisi de kapıya koştular. Kadın, Yusuf'un gömleğini arkadan yırttı. Kapının yanında hanımın efendisine rastladılar. Kadın dedi ki: "Senin ailene kötülük yapmak isteyenin cezası, ancak zindana atılmak veya can yakıcı bir azaptır."

وَاسْتَبَقَا الْبَابَ وَقَدَّتْ قَمِيصَهُ مِنْ دُبُرٍ وَاَلْفَيَا سَيِّدَهَا لَدَا الْبَابِ قَالَتْ مَا جَزَاءُ مَنْ اَرَادَ بِاَهْلِكَ سُوءًا اِلَّٓا اَنْ يُسْجَنَ اَوْ عَذَابٌ اَلِيمٌ

ve stebeḳā l-bābe ve ḳaddet ḳamīSahu min duburin ve elfeyā seyyidehā ledā l-bābi ḳālet mā cezā'u men erāde bi ehlike sū'en illā en yuscene ev ǎƶābun elīmun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاسْتَبَقَاve stebeḳāس ب قGeçmek, öne geçmek, önce gelmek, üstün gelmek, yarışta kazanmak, ileri geçmek, öncelik almak, hızlı gitmek, geride bırakmakve koşuştular
2الْبَابَl-bābeب و بkapı, giriş yeri, tarz/şekilkapıya doğru
3وَقَدَّتْve ḳaddetق د دYırtmak, kesmek, parçalamak, sertçe çekmek/ayırmak. Qaddat - o (dişil) yırttı. Qidad - kendi aralarında anlaşmazlık içinde olan insan grupları, farklı (yollardan giden) topluluklar.ve kadın yırttı
4قَمِيصَهُḳamīSahuق م صKoşmak veya sıçramak. Kamis - uzun gömlek.gömleğini
5مِنْmin
6دُبُرٍduburinد ب رArkasını dönmek, kaçmak, peşinden gitmek, arkada olmak, yaşlanmak, bir şeyi almak/götürmek, batı rüzgarına doğru yönelmek, (gün, gece) geçmek, saygıyla takip etmek.arkasından
7وَاَلْفَيَاve elfeyāل ف وbulmak/karşılaşmakve rastladılar
8سَيِّدَهَاseyyidehāس و دSiyah olmak, kararmak, kara renk, egemen olmak, hüküm sürmek, liderlik etmek, başkanlık etmek, efendi olmakkadının kocasına
9لَدَاledāyanında
10الْبَابِl-bābiب و بkapı, giriş yeri, tarz/şekilkapının
11قَالَتْḳāletق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele(kadın) dedi ki
12مَاnedir?
13جَزَاءُcezā'uج ز يTatmin etmek/vermek, yeterli kılmak, borç ödemek, mücadele etmek, karşılığını ödemek/telafi etmek, ödüllendirmekcezası
14مَنْmenkimsenin
15اَرَادَerādeر و دaramak, bir şeyi nazikçe istemek, (yiyecek için) araştırmak, otlakta gidip gelmek, etrafında dolaşmak. iradatun - irade, özgür irade. mirwad - makaranın aksı. rawada - özlemek, arzu etmek, baştan çıkarmak, kandırmak, isteğe karşı baştan çıkarmak (12:126'daki gibi 'an ile). yuridu - o diler, niyet eder. 18:77'deki gibi yardımcı fiil olarak kullanılır. iradah kelimesi, hem boyun eğdirme hem de seçenek ve tercih açısından güç ve kapasite için kullanılır. ruwaidan - kısa bir süre için, nazikçe git (bazı dilbilgisi uzmanlarına göre kelime, sözlü ismi kullanımda olmayan bir küçültme formudur, tekil çoğul eril dişil olarak kullanılır).isteyen
16بِاَهْلِكَbi ehlikeا ه لsahip/insanlar/halk, okuyan/ezberleyen kişi, yönetici/sahip, ev halkı/aile/evde yaşayanlarsenin ailene
17سُوءًاsū'enس و اeşit, düz, beraber, denk, aynı, birlikte, eşit olmak, düzleşmekkötülük
18اِلَّٓاillābaşka
19اَنْen
20يُسْجَنَyusceneس ج نHapsetmek, zindana atmak, hapse tıkmak, tutuklamak, mahpus etmekhapsolunmaktan
21اَوْevveya
22عَذَابٌǎƶābunع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12bir azaptan
23اَلِيمٌelīmunا ل مacı çekmiş, ıstırap çekmiş, acı/keder/üzüntü ifade etmiş, ağıt dile getirmişacıklı

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Derken ikisi de kapıya doğru koştu. Kadın, onun gömleğini arkadan boydan boya yırtmıştı ki tam bu sırada kapıdan çıkarlarken kadının kocasına kapı önünde rastladılar. Kadın, karına kötülük etmek isteyenin cezâsı, zindana atılmaktan, yahut elemli bir azâba uğratılmaktan başka ne olabilir ki dedi.

Abdulkadir Gölpınarlı

Derken ikisi de kapıya doğru koştu. Kadın, onun gömleğini arkadan boydan boya yırtmıştı ki tam bu sırada kapıdan çıkarlarken kadının kocasına kapı önünde rastladılar. Kadın, karına kötülük etmek isteyenin cezâsı, zindana atılmaktan, yahut elemli bir azâba uğratılmaktan başka ne olabilir ki dedi.

Adem Uğur

İkisi de kapıya doğru koştular. Kadın onun gömleğini arkadan yırttı. Kapının yanında onun kocasına rastladılar. Kadın dedi ki: Senin ailene kötülük etmek isteyenin cezası, zindana atılmaktan veya elem verici bir işkenceden başka ne olabilir!

Ahmed Hulusi

(İkisi de) kapıya (yarışırcasına) koştular. . . (Kadın) Onun gömleğini arka tarafından boylu boyunca yırttı. . . Kapının (hemen) yanında, kadının kocası ile karşılaştılar. . . (Kadın) dedi ki: "Karına kötülük yapmak isteyenin cezası, zindana atılmaktan veya acı bir azaptan başka nedir?"

Ahmet Tekin

İkisi de kapıya doğru koştular. Kadın asılıp Yûsuf’un gömleğini arkadan yırtmıştı. Kapıda kadının kocasıyla karşı karşıya geldiler. Kadın: 'Senin ailene kötülük etmek isteyenin cezası, kesinlikle zindana atılmak ve can yakıcı, inletici müthiş bir işkencedir' dedi.

Ahmet Varol

Kapıya doğru koşuştular. Kadın onun gömleğini arkadan çekip yırttı. Tam kapının yanında kadının beyiyle karşılaştılar. Kadın: 'Ailene kötülük etmek isteyenin cezası zindana atılmaktan veya acı bir azaptan başka ne olabilir?' dedi.

Ali Bulaç

Kapıya doğru ikisi de koştular. Kadın onun gömleğini arkadan çekip yırttı. (Tam) Kapının yanında kadının efendisiyle karşılaştılar. Kadın dedi ki: "Ailene kötülük isteyenin, zindana atılmaktan veya acı bir azabtan başka cezası ne olabilir?"

Ali Fikri Yavuz

(Yûsuf kurtulmak, kadın da onu yakalamak için) ikisi de kapıya kadar koştular. Kadın, onun gömleğini arkadan yırttı. Kapının yanında hanımın efendisine rastgeldiler. (Hanım efendisine) dedi ki: “- senin hanımına fenalık yapmak isteyenin cezası, ancak zindana atılmak veya acıklı bir azabdır (onu döğmektir). “

Ali Rıza Safa

İkisi de kapıya koştu. Kadın, Onun gömleğini arkadan yırttı. Kapının yanında, kadının kocasıyla karşılaştılar. Dedi ki: "Ailene kötülük yapmak isteyenin cezası, hapsedilmek veya acı bir cezadan başka nedir?"

Bayraktar Bayraklı

İkisi de kapıya doğru koştular. Kadın onun gömleğini arkadan yırttı. Kapının yanında onun kocasına rastladılar. Kadın dedi ki: "Senin ailene kötülük etmek isteyenin cezası, zindana atılmaktan veya elem verici bir işkenceden başka ne olabilir!"

Bekir Sadak

Ikisi de kapiya kostu, kadin arkadan Yusuf'un gomlegini yirtti; kapinin onunde kocasina rastladilar. Kadin kocasina «Ailene fenalik etmek isteyen bir kimsenin cezasi ya hapis ya da can yakici bir azap olmalidir» dedi.

Celal Yıldırım

(O sebeple ikisi birden) kapıya doğru koştular; kadın onun gömleğini arkadan yırttı, derken kapının yanında kadının efendisiyle karşılaştılar. Kadın, «senin ailene kötülük yapmak isteyenin cezası ya zindandır, ya da elem verici bir azâb» dedi. (Ve Yûsuf'u mütecaviz olarak tanıtmaya çalıştı).

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

İkisi de kapıya doğru koştular. Kadın onun gömleğini arkadan yakalayıp yırttı. Kapının önünde kocasıyla karşılaştılar. Kadın kocasına dedi ki: “Senin ailene kötülük etmeye kalkışanın cezası, ancak zindana atılmak veya ağır fiziksel cezaya çaptırılmak olmalıdır.”

Diyanet İşleri

İkisi de kapıya koştular. Kadın, Yusuf'un gömleğini arkadan yırttı. Kapının yanında hanımın efendisine rastladılar. Kadın dedi ki: "Senin ailene kötülük yapmak isteyenin cezası, ancak zindana atılmak veya can yakıcı bir azaptır."

Diyanet İşleri (eski)

İkisi de kapıya koştu, kadın arkadan Yusuf'un gömleğini yırttı; kapının önünde kocasına rastladılar. Kadın kocasına 'Ailene fenalık etmek isteyen bir kimsenin cezası ya hapis ya da can yakıcı bir azab olmalıdır' dedi.

Diyanet Vakfi

İkisi de kapıya doğru koştular. Kadın onun gömleğini arkadan yırttı. Kapının yanında onun kocasına rastladılar. Kadın dedi ki: Senin ailene kötülük etmek isteyenin cezası, zindana atılmaktan veya elem verici bir işkenceden başka ne olabilir!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

İkisi de kapıya koştular. Hanım, onun gömleğini arkadan yırttı. Ve kapının yanında hanımın efendisiyle karşı karşıya geldiler. Hanım hemen dedi ki: «Senin eşine fenalık yapmak isteyenin cezası, zindana atılmaktan veya acı bir azaba uğratılmaktan başka ne olabilir?»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İkisi de kapıya koşuştular, hanım onun gömleğini arkasından yırttı ve kapının yanında hanımın beyine rastladılar. Hanım: "Senin karına fenalık yapmak isteyenin cezası, zindana konulmaktan veya acı bir azaptan başka ne olabilir?" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

İkisi bir kapıya koşuştular, hanım onun gömleğini arkasından yırttı, kapının yanında hanımın beyine rast geldiler, hanım; senin, dedi, ehline fenalık yapmak isteyenin cezası zindana konulmaktan veya elim bir azabdan başka nedir?

Erhan Aktaş

İkisi de kapıya doğru koştu. Kadın Yusuf'un gömleğini arka tarafından yırttı. Kapıda kadının kocası ile karşılaştılar. Kadın: "Ailene kötülük yapmak isteyen kimsenin zindana atılması veya acı bir azapla cezalandırılması gerekmez mi?" dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İkisi de kapıya doğru koştu. Kadın Yusuf'un gömleğini arka tarafından yırttı. Kapıda kadının kocası ile karşılaştılar. Kadın: "Ailene kötülük yapmak isteyen kimsenin zindana atılması veya acı bir azapla cezalandırılması gerekmez mi?" dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İkisi de kapıya koştu. Kadın Yusuf'un gömleğini arka tarafından yırttı. Kapıda kadının kocası ile karşılaştılar. Kadın: "Ailene kötülük yapmak isteyen kimsenin zindana atılması veya acı bir azapla cezalandırılması gerekmez mi?" dedi.

Fizilal-il Kuran

Her ikisi de -Yusuf önde, kadın peşinde olmak üzere- kapıya koştular. Kadın, Yusuf'un gömleğini arkasından yırttı; kapıda kadının kocası ile karşılaştılar. O sırada kadın, kocasına «Eşine kötülük etmek isteyenin cezası herhalde hâpsedilmekten ya da ağır işkenceye çarpılmaktan başka bir şey olamaz» dedi.

Gültekin Onan

Kapıya doğru ikisi de koştular. Kadın onun gömleğini arkadan çekip yırttı. (Tam) Kapının yanında kadının efendisiyle karşılaştılar. Kadın dedi ki: "Ehline (ailene) kötülük isteyenin zindana atılmaktan veya acı bir azabtan başka cezası ne olabilir?"

Hamdi Döndüren

Derken her ikisi birden kapıya doğru koştular. Kadın, Yusuf’un gömleğini arkadan yırttı. O anda kapının yanında, kadının kocasıyla karşılaştılar. Kadın dedi ki: “Eşine kötülük etmek isteyenin cezası, ya zindana atılmak ya da can yakıcı bir cezadan başka ne olabilir?”

Hasan Basri Çantay

İkisi de kapıya koşdular. O (kadın) bunun gömleğini arkasından boylu boyunca yırtdı. Kapının yanında (kadının) efendisine rast geldiler. (Kadın) dedi ki: "Zevcene kötülük etmek isteyenin cezası zindana atılmakdan, yahud acıklı bir azabdan başka ne olabilir"?

Hasib Asutay

İkisi de kapıya (doğru) koştular. (Kadın) onun gömleğini arkadan yırttı. (12) Derken kapının yanında (kadının) efendisine rastladılar. (Kadın) dedi ki: 'Senin ailene kötülük etmek isteyenin cezası, zindana atılmaktan veya can yakıcı bir işkenceden başka ne olabilir? ' (12. Bu suretle Yusuf (a.s.) elinden kurtuldu.)

Hayrat Neşriyat

Nihâyet (Yûsuf önde, ikisi de) kapıya doğru koşuştular; (kadın) onun gömleğini arkadan yırttı ve (derken) kapının yanında (kadının) beyi ile karşılaştılar. (Kadın hemen:)'Senin âilene kötülük etmek isteyenin cezâsı, zindana atılmaktan veya elemli bir azabdan başka ne olabilir?' dedi.

İbni Kesir

İkisi de kapıya koştular. Kadın, onun gömleğini arkasından boylu boyunca yırttı. Kapının yanında efendisine rast geldi. Kadın dedi ki: Ailene kötülük etmek isteyenin cezası; zindana atılmaktan veya acıklı bir azabdan başka ne olabilir?

Mehmet Okuyan

İkisi de kapıya doğru koşmuş ve o (Züleyha) onun (Yusuf’un) gömleğini arkadan yırtmıştı. Kapının yanında onun efendisine (kocasına) rastlamışlardı. (Züleyha eşine) şöyle demişti: “Senin ailene (eşine) kötülük etmek isteyenin cezası, hapsedilmekten veya elem verici bir azaptan başka ne olabilir ki!”

Muhammed Esed

(Derken,) bunların her ikisi kapıya koştular; kadın arkadan (asılıp) o'nun gömleğini yırttı; ve (o an) kapıda kadının efendisini karşılarında buldular! Kadın: "Karın için kötülük düşünen birinin cezası, hapisten ya da en ağır ceza (neyse, on)dan başka ne olabilir?" diye üste çıktı.

Mustafa İslamoğlu

Ve kapıya koştular... Ve kadın onun gömleğini arkasından yırttı. Tam sırtına sarılacaktı ki, kadının beyiyle yüz yüze geldiler. Kadın dedi ki: "Senin karına kötülüğe kalkışan bir kişinin cezası hapsedilmekten ya da daha acı bir cezaya çarptırılmaktan başka ne olabilir ki!"

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve kapıya koşuverdiler ve kadın O'nun gömleğini arka tarafından çekip parçaladı. Ve kadının efendisine kapının yanında rastladılar. Dedi ki: «Senin ailene kötülük dileyen bir kimsenin cezası, zindana atılmasından veya acıklı bir azabtan başka nedir?»

Ömer Öngüt

İkisi de kapıya doğru koştular. Kadın Yusuf'un gömleğini arkadan boylu boyuna yırttı. Kapının önünde kocasına rastladılar. Kadın: “Senin âilene kötülük yapmak isteyenin cezâsı, zindana atılmaktan ya da acıklı bir şekilde işkence edilmekten başka bir şey midir?” dedi.

Suat Yıldırım

Derken, ikisi de kapıya doğru koşuştular. Kadın, Yusuf’un gömleğini arkadan yırttı. (Tam bu sırada) kapıda kadının kocasıyla karşılaştılar! Kadın hemen "Senin ailene kötü maksatla yaklaşanın cezası, zindana atılmaktan veya gayet acı bir azaptan başka ne olabilir?" dedi.

Süleyman Ateş

Kapıya doğru koşuştular. Kadın, Yusuf'un gömleğini arkadan yırttı. Kapının yanında kadının bey'ine rastladılar. Kadın: "Senin ailene kötülük yapmak isteyenin cezası nedir? Zindana kapatılmak veya acı bir biçimde işkence edilmek değil midir?" dedi.

Süleymaniye Vakfı

(Yusuf önde kadın peşinde) İkisi de kapıya doğru koştular. Kadın Yusuf'un gömleğini arkadan çekip boydan boya yırttı. Kapının yanında kadının beyiyle karşılaştılar. Kadın dedi ki: "Ailene kötülük etmek isteyen kişinin cezası hapse atılmaktan veya acıklı bir azaptan başka ne olabilir?"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İkisi de kapıya doğru koşuştular. Kadın Yusuf'un gömleğini arkasından çekip yırttı. Kapının önünde beyiyle karşılaştılar. Kadın beyine dedi ki "Ailene kötülük etmek isteyenin cezası nedir? Zindana atılmaktan başkası var mı? Belki de acıklı bir azap gerekir değil mi?"

Şaban Piriş

İkisi de kapıya koştu. Kadın arkadan Yusuf'un gömleğini yırttı. Kapının önünde kocasına rastladılar. Kadın: -Senin eşine karşı kötü istekte bulunmanın cezası, hapisten veya şiddetli bir dayaktan başka nedir? dedi.

Tefhim-ul Kuran

Kapıya doğru ikisi de koştular. Kadın onun gömleğini arkadan çekip yırttı. (Tam) Kapının yanında kadının efendisiyle karşılaştılar. Kadın dedi ki: «Ailene kötülük isteyenin, zindana atılmaktan veya acıklı bir azabtan başka cezası ne olabilir?»

Ümit Şimşek

Sonra kapıya koşuştular. Bu arada kadın onun gömleğini arkasından yırttı. Kapı önünde kadının kocasıyla karşılaştılar. Kadın dedi ki: 'Senin ailene kötülük yapmak isteyen birisinin hapisten veya acı bir azaptan başka bir cezası var mı?'

Yaşar Nuri Öztürk

İkisi birden kapıya koştular. Kadın onun gömleğini arkadan yırttı. Kapının yanında kadının beyi ile yüzyüze geldiler. Kadın seslendi: "Senin ailene kötülük düşünenin cezası nedir; hapsedilmek mi, acıklı bir işkence mi?"

Azerice (1)

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Yusif canını qurtarmaq, Züleyxa da onu yaxalayıb kamına çatmaq məqsədilə) hər ikisi qapıya tərəf cumdu. (Züleyxa) onun köynəyini arxadan cırdı. Onlar qapının ağzında (qadının) ağası (əri) ilə rastlaşdılar. (Züleyxa) dedi: ″Sənin ailənə pislik (övrətinlə zina) etmək istəyənin cəzası yalnız zindana salınmaq, ya da şiddətli bir əzaba düçar edilməkdir!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Er eilte zur Tür, und sie stürzte ihm nach und zerriß ihm dabei das Hemd von hinten. Sie fanden ihren Herrn an der Tür. Da sprach sie: ʺWas anderes gebührt dem an Vergeltung, der deiner Frau vorsätzlich Böses antut, als der Kerker oder die qualvolle Tortur?ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Sie versuchten beide als erster zur Tür zu gelangen. Sie zerriß ihm von hinten das Hemd. Und sie fanden ihren Herrn bei der Tür vor. Sie sagte: ʺDer Lohn dessen, der deiner Familie Böses (antun) wollte, ist nur, daß er ins Gefängnis gesteckt wird, oder schmerzhafte Strafe.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Und sie eilten beide zur Tür, und sie zerriß sein Hemd von hinten, und sie trafen an der Tür auf ihren Mann. Sie sagte: ʺWas soll der Lohn desjenigen sein, der gegen deine Familie etwas Böses plante, wenn nicht das Gefängnis oder sonst irgendeine schmerzliche Strafe?ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Beide rannten dann zur Tür und sie zerriß sein Hemd von hinten, dann stießen beide auf ihren Ehemann an der Tür. Sie sagte: ʺWas wäre die Bestrafung für denjenigen, der Verwerfliches deiner Ehefrau antun wollte, außer daß er ins Gefängnis geht oder qualvoller Peinigung unterzogen wird?!ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

To escape the threatened evil he ran to the door: as she chased him she could only reach the hack of his garment, and in his struggle to advance forward, the back of his garment was torn. The master was just coming in and they all met at the door. To justify her action and have her revenge, she said to her husband: "What punishment should be appropriate for someone who tried to assail your wife's virtue but that he be imprisoned or suffers a condign punishment!"

Abdul Haleem

They raced for the door- she tore his shirt from behind- and at the door they met her husband. She said, ‘What, other than prison or painful punishment, should be the reward of someone who tried to dishonour your wife?’

Abdullah Yusuf Ali

So they both raced each other to the door, and she tore his shirt from the back: they both found her lord near the door. She said: "What is the (fitting) punishment for one who formed an evil design against thy wife, but prison or a grievous chastisement?"

Abul A'la Maududi

Then both of them rushed to the door, each seeking to get ahead of the other, and she tore Joseph's shirt from behind. Then both of them found the husband of the lady at the door. Seeing him she said: "What should be the punishment of him who has foul designs on your wife except that he should be imprisoned or subjected to painful chastisement?"

Aisha Bewley

They raced to the door. She tore his shirt at the back. They met her husband by the door. She said, ‘How should a man whose intention was to harm your family be punished for what he did except with prison or painful punishment?’

Al-Hilali & Khan

So they raced with one another to the door, and she tore his shirt from the back. They both found her lord (i.e. her husband) at the door. She said: "What is the recompense (punishment) for him who intended an evil design against your wife, except that he be put in prison or a painful torment?"

Ali Quli Qarai

They raced to the door, and she tore his shirt from behind, and they ran into her husband at the door. She said, ‘What is to be the requital of him who has evil intentions for your wife except imprisonment or a painful punishment?’

Amatul Rahman Omar

And both of them ran for the door, one trying to outdo the other. And (in the struggle) she tore his shirt from behind. They encountered her husband (all of a sudden) by the door. She said, `There can be no punishment less than imprisonment or some other painful torture for the man who intended evil with your wife.'

Arthur John Arberry

They raced to the door; and she tore his shirt from behind. They encountered her master by the door. She said, 'What is the recompense of him who purposes evil against thy folk, but that he should be imprisoned, or a painful chastisement?'

Bijan Moeinian

Putting himself together, Joseph ran towards the door, being chased by the lady of the house. She reached his shirt, pulled it and tore it from behind. Surprisingly, they came face to face with the master of the house. The Lady [in order to show her "innocence"] cried out: “How are you going to punish the one who wanted to molest your wife? imprisonment or torture?”

E. Henry Palmer

And they raced to the door and she rent his shirt from behind; and they met her master at the door. Said she, 'What is the recompense of him who wishes evil for thy family, but that imprisonment or a grievous torment?'

Edip-Layth

As they rushed towards the door, she tore his shirt from behind; and they found her noble husband at the door. She said, "What is the punishment of he who wanted to molest your family? Is it not that he be jailed or punished painfully?"

George Sale

And they ran to get one before the other to the door; and she rent his inner garment behind. And they met her lord at the door. She said, what shall be the reward of him who seeketh to commit evil in thy family, but imprisonment, and a painful punishment?

Hamid S. Aziz

And she desired (lusted after) him, and he would have desired her, had it not been that he saw the argument (or evidence) of his Lord; thus did We ordain that We might turn away evil and lewdness from him; for verily, he was one of our servants, sincere and purified.

Mahmoud Ghali

And they raced with one another to the door, and she ripped his shirt from the rear. And they came upon her master close to the door. She said, "What is the recompense of him who was willing to (commit) an odious (deed) to your family except that he should be imprisoned or (receive) a painful torment?"

Marmaduke Pickthall

And they raced with one another to the door, and she tore his shirt from behind, and they met her lord and master at the door. She said: What shall be his reward, who wisheth evil to thy folk, save prison or a painful doom?

Mohamed Ahmed - Samira

Both of them raced to the door, and she (grabbed and) rent his shirt from behind. They met her lord outside the door. "There is no other penalty for a man," said she, "who wanted to outrage your wife but imprisonment or grievous punishment."

Muhammad Asad

And they both rushed to the door; and she [grasped and] rent his tunic from behind-and [lo!] they met her lord at the door! Said she: "What ought to be the punishment of one who had evil designs on [the virtue of] thy wife - [what] but imprisonment or a [yet more] grievous chastisement?"

Mustafa Khattab

They raced for the door and she tore his shirt from the back, only to find her husband at the door. She cried, "What is the penalty for someone who tried to violate your wife, except imprisonment or a painful punishment?"

Progressive Muslims

And as they rushed towards the door, she tore his shirt from behind; and they found her master at the door. She said: "What is the punishment of he who wanted to molest your family Is it not that he be jailed or punished painfully"

Sahih International

And they both raced to the door, and she tore his shirt from the back, and they found her husband at the door. She said, "What is the recompense of one who intended evil for your wife but that he be imprisoned or a painful punishment?"

Sam Gerrans

And they raced to the door; and she tore his shirt from behind; and they met her master at the door. She said; “What is the reward of him who wished evil on thy household save that he be imprisoned, or a painful punishment?”

Shabbir Ahmed

And they raced to the door and in the process, she tore his shirt from behind. They found her husband at the door. She said, "What should be the punishment for one who wanted to molest your wife, prison or some chastisement of pain?"

Syed Vickar Ahamed

So they both outran each other to the door, and she tore his shirt from the back: They both found her lord (the husband) by the door. She said: "What is the (suitable) punishment for one who has made an evil plan against your wife, except prison or a severe punishment?"

Taqi Usmani

They raced towards the door, and she ripped his shirt from behind, and they found her master by the door. She said, "What could be the punishment of him who intended evil with your wife, except that he be imprisoned or (given) a painful chastisement?"

The Monotheist Group

Andas they rushed towards the door, she tore his shirt from behind; and they found her master at the door. She said: "What is the punishment for he who wanted evil for your family? Is it not that he be imprisoned or punished painfully?"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et tous deux coururent vers la porte, et elle lui déchira sa tunique par derrière. Ils trouvèrent le mari (de cette femme) à la porte. Elle dit: ʺQuelle serait la punition de quiconque a voulu faire du mal à ta famille, sinon la prison, ou un châtiment douloureux?ʺ

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Herdu ber bi derî ve beziyan. Pîrekê ji paş ve kirasê wî kêşa û dirand, li cem derî rastî mêrê pîrekê hatin. Pîrekê ji mêrê xwe re got: Ma cezayê ew ê ku bixwaze neqenciyê bi ehlê te bike, ji bilî avêtina zîndanê yan jî îşkenceyeke bijan pê ve çi ye?

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En zij renden beiden naar de deur en zij scheurde zijn hemd van achteren en zij troffen haar meester bij de deur aan. Zij zei: ʺDe vergelding voor iemand die jouw familie kwaad wil doen is toch dat hij gevangengezet wordt of een pijnlijke bestraffing?ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

En zij begaven zich beide naar de deur: de een om te ontvluchten, de andere om hem te weerhouden; en zij scheurde zijn kleed van achteren. En zij ontmoette haren heer bij de deur. Zij zeide: wat zal de vergelding zijn van hem, die kwaad in uw gezin tracht te bedrijven: gevangenis of eene pijnlijke straf?

Hollandaca — Siregar

En heiden renden naar de deur en zij scheurde zijn hemd aan de achterkant en zij troffen haar man aan bij de deur. Zij zei: ʺIs er een vergelding voor hem die jouw familie kwaad wil doen, anders dan gevangenzetting, of een pijnlijke bestraffingʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И устремились они (оба) к двери, (Йусуф устремился к двери, чтобы выйти, а она кинулась за ним, чтобы опередить его и не дать ему уйти. Чтобы остановить его, она схватила его за рубаху сзади,) и она разорвала его рубаху сзади, и встретили они ее господина [ее мужа] у двери. (Пытаясь показать свою непричастность, она) сказала: «Нет (другого) воздаяния тому, кто желал зла твоей семье, кроме темницы или мучительного наказания (битьем плетью)!

Rusça — Osmanov

Они бросились к двери, опережая друг друга, и она порвала со спины рубаху Йусуфа. У двери они наткнулись на ее мужа. Она вскричала: ʺКак иначе можно покарать того, кто покушался на честь твоей жены, если не заточить в темницу, не [подвергнуть] мучительному наказанию?!ʺ

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och båda sprang mot dörren. Hon (grep tag i) hans skjorta bakifrån och rev itu den; men i dörren mötte de hennes man. Hon sade: ʺHur skall den lönas som hade onda avsikter mot din hustrus (dygd) om inte med fängelse eller med ett plågsamt straff?ʺ