س ج ن (SCN) kökünün geçtiği ayetler

Sözlük anlamı

Hapsetmek, zindana atmak, hapse tıkmak, tutuklamak, mahpus etmek

Kaynak: Açık Kuran — CC BY-NC-SA 4.0

İlgili Ayetler (12)

Bu kök Kur'an boyunca 12 kez, 6 farklı çekimlenmiş biçimde geçer.

Sırala:

السِّجْنُ6 kez

Yusuf 12:33السِّجْنُs-sicnuzindan

قَالَ رَبِّ السِّجْنُ اَحَبُّ اِلَيَّ مِمَّا يَدْعُونَنِي اِلَيْهِ وَاِلَّا تَصْرِفْ عَنِّي كَيْدَهُنَّ اَصْبُ اِلَيْهِنَّ وَاَكُنْ مِنَ الْجَاهِلِينَ

ḳāle rabbi s-sicnu eHabbu ileyye mimmā yed'ǔnenī ileyhi ve illā teSrif ǎnnī keydehunne eSbu ileyhinne ve ekun mine l-cāhilīne

Yusuf, "Ey Rabbim! Zindan bana, bunların beni davet ettiği şeyden daha sevimlidir. Onların tuzaklarını benden uzaklaştırmazsan, onlara meyleder ve cahillerden olurum" dedi.

Yusuf 12:36السِّجْنَs-sicnezindana

وَدَخَلَ مَعَهُ السِّجْنَ فَتَيَانِ قَالَ اَحَدُهُمَٓا اِنِّٓي اَرٰينِٓي اَعْصِرُ خَمْرًا وَقَالَ الْاٰخَرُ اِنِّٓي اَرٰينِٓي اَحْمِلُ فَوْقَ رَأْسِي خُبْزًا تَأْكُلُ الطَّيْرُ مِنْهُ نَبِّئْنَا بِتَأْوِيلِهِ اِنَّا نَرٰيكَ مِنَ الْمُحْسِنِينَ

ve deḣale meǎhu s-sicne feteyāni ḳāle eHaduhumā innī erānī eǎ'Siru ḣamran ve ḳāle l-āḣaru innī erānī eHmilu fevḳa ra'sī ḣubzen te'kulu T-Tayru minhu nebbi'nā bi te'vīlihi innā nerāke mine l-muHsinīne

Onunla beraber zindana iki delikanlı daha girdi. Biri, "Ben rüyamda şaraplık üzüm sıktığımı gördüm" dedi. Diğeri, "Ben de rüyamda başımın üzerinde, kuşların yediği bir ekmek taşıdığımı gördüm. Bize bunun yorumunu haber ver. Şüphesiz biz seni iyilik yapanlardan görüyoruz" dedi.

Yusuf 12:39السِّجْنِs-sicnizindan

يَاصَاحِبَيِ السِّجْنِ ءَاَرْبَابٌ مُتَفَرِّقُونَ خَيْرٌ اَمِ اللّٰهُ الْوَاحِدُ الْقَهَّارُ

yā SāHibeyi s-sicni e erbābun muteferriḳūne ḣayrun emi (a)llahu l-vāHidu l-ḳahhāru

"Ey zindan arkadaşlarım! Ayrı ayrı ilahlar mı daha iyidir, yoksa mutlak hakimiyet sahibi olan tek Allah mı?"

Yusuf 12:41السِّجْنِs-sicnizindan

يَاصَاحِبَيِ السِّجْنِ اَمَّٓا اَحَدُكُمَا فَيَسْقِي رَبَّهُ خَمْرًا وَاَمَّا الْاٰخَرُ فَيُصْلَبُ فَتَأْكُلُ الطَّيْرُ مِنْ رَأْسِهِ قُضِيَ الْاَمْرُ الَّذِي فِيهِ تَسْتَفْتِيَانِ

yā SāHibeyi s-sicni emmā eHadukumā fe yesḳī rabbehu ḣamran ve emmā l-āḣaru fe yuSlebu fe te'kulu T-Tayru min ra'sihi ḳuDiye l-emru elleƶī fīhi testeftiyāni

"Ey zindan arkadaşlarım! (Rüyanızın yorumuna gelince,) biriniz efendisine şarap sunacak, diğeri ise asılacak ve kuşlar başından yiyecektir. Yorumunu sorduğunuz iş böylece kesinleşmiştir."

Yusuf 12:42السِّجْنِs-sicnizindanda

وَقَالَ لِلَّذِي ظَنَّ اَنَّهُ نَاجٍ مِنْهُمَا اذْكُرْنِي عِنْدَ رَبِّكَ فَاَنْسٰيهُ الشَّيْطَانُ ذِكْرَ رَبِّهِ فَلَبِثَ فِي السِّجْنِ بِضْعَ سِنِينَ

ve ḳāle li (e)lleƶī Zenne ennehu nācin minhumā ƶkurnī ǐnde rabbike fe ensāhu ş-şeyTānu ƶikra rabbihi fe lebiṧe fī s-sicni biD'ǎ sinīne

Yusuf, onlardan kurtulacağını düşündüğü kişiye, "Efendinin yanında beni an", dedi. Fakat şeytan onu efendisine hatırlatmayı unutturdu da bu yüzden o, birkaç yıl daha zindanda kaldı.

Yusuf 12:100السِّجْنِs-sicnizindan-

وَرَفَعَ اَبَوَيْهِ عَلَى الْعَرْشِ وَخَرُّوا لَهُ سُجَّدًا وَقَالَ يَاأَبَتِ هٰذَا تَأْوِيلُ رُءْيَايَ مِنْ قَبْلُ قَدْ جَعَلَهَا رَبِّي حَقًّا وَقَدْ اَحْسَنَ بِي اِذْ اَخْرَجَنِي مِنَ السِّجْنِ وَجَاءَ بِكُمْ مِنَ الْبَدْوِ مِنْ بَعْدِ اَنْ نَزَغَ الشَّيْطَانُ بَيْنِي وَبَيْنَ اِخْوَتِي اِنَّ رَبِّي لَطِيفٌ لِمَا يَشَاءُ اِنَّهُ هُوَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ

ve rafeǎ ebeveyhi ǎlā l-ǎrşi ve ḣarrū lehu succeden ve ḳāle yā ebeti hāƶā te'vīlu ru'yāye min ḳablu ḳad ceǎlehā rabbī Haḳḳan ve ḳad eHsene bī iƶ eḣracenī mine s-sicni ve cā'e bikum mine l-bedvi min beǎ'di en nezeğa ş-şeyTānu beynī ve beyne iḣvetī inne rabbī leTīfun li mā yeşā'u innehu huve l-ǎlīmu l-Hakīmu

Ana babasını tahtın üzerine çıkardı. Hepsi ona (Yusuf'a) saygı ile eğildiler. Yusuf dedi ki: "Babacığım! İşte bu, daha önce gördüğüm rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra; Rabbim beni zindandan çıkararak ve sizi çölden getirerek bana çok iyilikte bulundu. Şüphesiz Rabbim, dilediği şeyde nice incelikler sergileyendir. Şüphesiz O, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir."

سِجِّينٍ2 kez

Mutaffifin 83:7سِجِّينٍsiccīninSiccin'dedir

كَلَّا اِنَّ كِتَابَ الْفُجَّارِ لَفِي سِجِّينٍ

kellā inne kitābe l-fuccāri le fī siccīnin

Hayır, günahkarların yazısı, muhakkak "Siccin"dedir.

Mutaffifin 83:8سِجِّينٌsiccīnunSiccin('in)

وَمَا اَدْرٰيكَ مَا سِجِّينٌ

ve mā edrāke mā siccīnun

"Siccin"in ne olduğunu sen ne bileceksin.

يُسْجَنَ1 kez

Yusuf 12:25يُسْجَنَyuscenehapsolunmaktan

وَاسْتَبَقَا الْبَابَ وَقَدَّتْ قَمِيصَهُ مِنْ دُبُرٍ وَاَلْفَيَا سَيِّدَهَا لَدَا الْبَابِ قَالَتْ مَا جَزَاءُ مَنْ اَرَادَ بِاَهْلِكَ سُوءًا اِلَّٓا اَنْ يُسْجَنَ اَوْ عَذَابٌ اَلِيمٌ

ve stebeḳā l-bābe ve ḳaddet ḳamīSahu min duburin ve elfeyā seyyidehā ledā l-bābi ḳālet mā cezā'u men erāde bi ehlike sū'en illā en yuscene ev ǎƶābun elīmun

İkisi de kapıya koştular. Kadın, Yusuf'un gömleğini arkadan yırttı. Kapının yanında hanımın efendisine rastladılar. Kadın dedi ki: "Senin ailene kötülük yapmak isteyenin cezası, ancak zindana atılmak veya can yakıcı bir azaptır."

لَيُسْجَنَنَّ1 kez

Yusuf 12:32لَيُسْجَنَنَّle yuscenenneelbette zindana atılacaktır

قَالَتْ فَذٰلِكُنَّ الَّذِي لُمْتُنَّنِي فِيهِ وَلَقَدْ رَاوَدْتُهُ عَنْ نَفْسِهِ فَاسْتَعْصَمَ وَلَئِنْ لَمْ يَفْعَلْ مَا اٰمُرُهُ لَيُسْجَنَنَّ وَلَيَكُونًا مِنَ الصَّاغِرِينَ

ḳālet fe ƶālikunne elleƶī lumtunnenī fīhi ve leḳad rāvedtuhu ǎn nefsihi fe steǎ'Same ve le in lem yef'ǎl mā āmuruhu le yuscenenne ve le yekūnen mine S-Sāğirīne

Bunun üzerine kadın onlara dedi ki: "İşte bu, beni hakkında kınadığınız kimsedir. Andolsun, ben ondan murad almak istedim. Fakat o, iffetinden dolayı bundan kaçındı. Andolsun, eğer emrettiğimi yapmazsa, mutlaka zindana atılacak ve zillete uğrayanlardan olacak."

لَيَسْجُنُنَّهُ1 kez

Yusuf 12:35لَيَسْجُنُنَّهُle yescununnehuonu zindana atmaları

ثُمَّ بَدَا لَهُمْ مِنْ بَعْدِ مَا رَاَوُا الْاٰيَاتِ لَيَسْجُنُنَّهُ حَتّٰى حِينٍ

ṧumme bedā lehum min beǎ'di mā raevu l-āyāti le yescununnehu Hattā Hīnin

Sonra onlar, Yusuf'un suçsuzluğunu ortaya koyan delilleri gördükten sonra yine de mutlaka onu bir süre zindana atmayı uygun buldular.

الْمَسْجُونِينَ1 kez

Şuara 26:29الْمَسْجُونِينَl-mescūnīnezindana atılanlar-

قَالَ لَئِنِ اتَّخَذْتَ اِلٰهًا غَيْرِي لَاَجْعَلَنَّكَ مِنَ الْمَسْجُونِينَ

ḳāle le ini tteḣaƶte ilāhen ğayrī le ec'ǎlenneke mine l-mescūnīne

Firavun, "Eğer benden başka bir ilah edinirsen, andolsun seni zindana atılanlardan ederim."