Onunla beraber zindana iki delikanlı daha girdi. Biri, "Ben rüyamda şaraplık üzüm sıktığımı gördüm" dedi. Diğeri, "Ben de rüyamda başımın üzerinde, kuşların yediği bir ekmek taşıdığımı gördüm. Bize bunun yorumunu haber ver. Şüphesiz biz seni iyilik yapanlardan görüyoruz" dedi.

وَدَخَلَ مَعَهُ السِّجْنَ فَتَيَانِ قَالَ اَحَدُهُمَٓا اِنِّٓي اَرٰينِٓي اَعْصِرُ خَمْرًا وَقَالَ الْاٰخَرُ اِنِّٓي اَرٰينِٓي اَحْمِلُ فَوْقَ رَأْسِي خُبْزًا تَأْكُلُ الطَّيْرُ مِنْهُ نَبِّئْنَا بِتَأْوِيلِهِ اِنَّا نَرٰيكَ مِنَ الْمُحْسِنِينَ

ve deḣale meǎhu s-sicne feteyāni ḳāle eHaduhumā innī erānī eǎ'Siru ḣamran ve ḳāle l-āḣaru innī erānī eHmilu fevḳa ra'sī ḣubzen te'kulu T-Tayru minhu nebbi'nā bi te'vīlihi innā nerāke mine l-muHsinīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَدَخَلَve deḣaleد خ لgirmek, içeri girmek, geçmek, nüfuz etmek, ihlal etmek, arasından geçmek, istila etmek, üzerine gelmek, ziyaret etmek, zorla girmek, müdahale etmek, sokmak, tanıtmak, katılmak/başlamak/dahil etmek/yer almak, anlaşıldı/dahil edildi, karışmak/kaynaşmakve girdi
2مَعَهُmeǎhuonunla beraber
3السِّجْنَs-sicneس ج نHapsetmek, zindana atmak, hapse tıkmak, tutuklamak, mahpus etmekzindana
4فَتَيَانِfeteyāniف ت يGenç, yetişkin, cesur, cömert, erkeksi özellikler, gözüpek, cesur, iyi delikanlı, yiğit, genç yoldaş, genç köle, hizmetçi olmak.iki genç daha
5قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelededi ki
6اَحَدُهُمَٓاeHaduhumāا ح دBir yapmak/saymak, birlik, herhangi biri/herhangi bir şey.onlardan biri
7اِنِّٓيinnīşüphesiz ben
8اَرٰينِٓيerānīر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.(düşümde) görüyorum
9اَعْصِرُeǎ'Siruع ص رSıkmak/sıkıştırmak/bükmek, bir şeyi çekmek. İ'sar - kasırga, şiddetli rüzgar, sağanak yağmur, kasırga. Mu'sirat - yağmur yağdıran bulutlar, yağmur bulutları. Asr - çağ, zaman, öğleden sonra, tarih, çağların ardışıklığı, akşam, yüzyıl, dönem, ölçülebilir zaman, başlangıcı ve sonu olmayan sınırsız zamanı ifade eden dahr (Dal-ha-Ra) sözcüğünden farklı olarak ardışık dönemlerden oluşan. Asran - gece ve gündüz, sabah ve akşam.sıktığımı
10خَمْرًاḣamranخ م رÖrtmek/gizlemek/perdelemek, önceki durumundan/halinden değişmek/başkalaşmak, karışmış/harmanlanmış/birleşmiş/kaynaşmış, sarhoşluk/şarap/üzüm, makyaj, aklı bulandıran/örten herhangi bir sarhoş edici şey, gizlice/beklenmedik şekilde gelmek, kalabalık insan topluluğu, parfüm kokusu, fermente olmuş/olgunlaşmış bir şeyşarap
11وَقَالَve ḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleve dedi
12الْاٰخَرُl-āḣaruا خ رgeri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısımöteki de
13اِنِّٓيinnīben de
14اَرٰينِٓيerānīر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.görüyorum ki
15اَحْمِلُeHmiluح م لTaşımak, yüklenmek, sırtlamak, götürmek, iletmek, göstermek/sergilemek, bir şeyi sırtında veya başında taşımak, yük taşımak, hamile kalmak veya çocuk sahibi olmak (kadın), iftira veya dedikodu yaymak, birine binmesi için hayvan vermek, birini yük hayvanına bindirmek, öfke göstermek veya sergilemek, kendini yormak veya zorlamak, sorumluluk üstlenmek, birini bir şey yapmaya teşvik etmek, bir şey üretmek veya ortaya koymak [ağacın meyve vermesi gibi], bir şeyi anlatmak ve yazmak [özellikle bilim ve bilgi konuları], bir şeyi taşımak veya yapmak, iftira yükünü taşımak, suç isnat etmektaşıyorum
16فَوْقَfevḳaف و قRütbe veya mükemmellikte üstün olmak, üstesinden gelmek, geçmek, üstünde/üzerinde olmak, üzerinde, üzerine, daha fazla, yüksekte olmak. Fauq - üstünde/üzerinde/daha fazla/üstün anlamında bir edattır. Fawaq - iki sağım/emzirme arasındaki zaman, kişinin elini açması ve memeyi kavraması arasındaki süre ve sonra sağım için bırakması, sağım sırasında el açma ve kapama arasındaki gecikme ve zaman aralığı. Afaqa - kendine gelmek, iyileşmek (bayılma veya hastalıktan sonra), uyanmak (uykudan), hatırlamak.üstünde
17رَأْسِيra'sīر ا سBaş, reis/komutan/hükümdar/vali/prens, kafasına vurmak, birini yönetici yapmak, yüksek rütbe/duruma gelmek, en yüksek veya en üst kısım, paranın ana/temel miktarı, başlangıç veya ilk kısım, kalabalık ve güçlü insan topluluğu.başımın
18خُبْزًاḣubzenخ ب زEkmek ile beslemek, ekmek yapmak veya yoğurmak, onu veya bir şeyi dövmek.ekmek
19تَأْكُلُte'kuluا ك لyiyecekleri çiğnedikten sonra yutma, geçim kaynağı, yiyip bitirme/tüketme, besleme/tedarik etme, yemek/kemirmek, yenecek şeyler, yiyecekleryiyor
20الطَّيْرُT-Tayruط ي رUçmak, acele etmek, öncü olmak, sevmek, bağlanmak, ünlü olmak, düşünmek/tasarlamak, dağılmak/saçılmak, şanskuşlar
21مِنْهُminhuondan
22نَبِّئْنَاnebbi'nāن ب اyüksek olmak, yüce olmak, yüceltilmek/yükseltilmek, bilgilendirmek/haberdar etmek, alçak sesle/tonda konuşmak, ağlamak, havlamak, peygamberlik armağanı, peygamberbize haber ver
23بِتَأْوِيلِهِbi te'vīlihiا و لilk, birinci, önce, evvel, baş, önceki, ön, başlangıçbunun yorumunu
24اِنَّاinnāzira biz
25نَرٰيكَnerākeر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.seni görüyoruz
26مِنَmine
27الْمُحْسِنِينَl-muHsinīneح س نYakışıklı olmak, iyi olmak, iyi/güzel/hoş/memnun edici görünmek, mükemmel olmak, bir şeyi iyi veya güzel yapmak/kılmak, bir şeyi güzelleştirmek/süslemek/bezemek, iyilikte çabalamak veya rekabet etmek, iyi yapmak veya iyi davranmak, bir kişiye karşı iyilikle veya hoş bir şekilde davranmak, bir kişiye fayda veya faydalar sağlamak, bir kişiyle nazik davranmak, bir şeyi iyi bilmek, kendini güzelleştirmek/süslemek/bezemek, bir kişiyi iyi/güzel/hoş olarak görmek/saymak/değerlendirmek.güzel davrananlardan

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve onunla berâber zindana iki de delikanlı girmişti. Bunların biri, ben dedi, rüyamda gördüm, şarap yapmak için üzüm sıkıyormuşum ve öbürü ben de dedi, rüyamda gördüm, başımda ekmek var, kuşlar gelip tepemdeki ekmeği yiyormuş. Bunları yor bize, çünkü biz seni görüyoruz ki iyilik edenlerdensin.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve onunla berâber zindana iki de delikanlı girmişti. Bunların biri, ben dedi, rüyamda gördüm, şarap yapmak için üzüm sıkıyormuşum ve öbürü ben de dedi, rüyamda gördüm, başımda ekmek var, kuşlar gelip tepemdeki ekmeği yiyormuş. Bunları yor bize, çünkü biz seni görüyoruz ki iyilik edenlerdensin.

Adem Uğur

Onunla birlikte zindana iki delikanlı daha girdi. Onlardan biri dedi ki: Ben (rüyada) şarap sıktığımı gördüm. Diğeri de: Ben de başımın üstünde kuşların yemekte olduğu bir ekmek taşıdığımı gördüm. Bunun yorumunu bize haber ver. Çünkü biz seni güzel davrananlardan görüyoruz, dedi.

Ahmed Hulusi

Zindana Onunla (Yusuf ile) beraber iki de delikanlı konmuştu. . . Onlardan biri dedi ki: "(Rüyamda) gördüm ki, şarap yapmak için üzüm sıkıyordum". . . Öbürü de dedi ki: "Ben de (rüyamda) gördüm ki, başımın üstünde ekmek taşıyorum, kuşlar da ondan yiyor". . . "Bunların işaret ettiği hakikatleri bize haber ver. . . Doğrusu biz seni muhsinlerden görüyoruz. "

Ahmet Tekin

Yûsuf ile birlikte iki genç daha hapse girmişti. Birisi: 'Rüyamda kendimi üzüm sıkarken gördüm.' dedi. Öteki de: 'Ben de başımda somun ekmek taşıdığımı, kuşların da ondan yediğini gördüm. Bize bunun yorumunu bildir. Biz seni iyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini, devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatına yansıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraatlar yapan idarecilerden, rüyaların yorumunu iyi bilenlerden biri olarak görüyoruz.' dedi.

Ahmet Varol

Zindana onunla birlikte iki de genç girdi. Onlardan biri: 'Ben rüyada kendimi şarap sıkıyor gördüm' dedi. Diğeri de: 'Ben de rüyamda kendimi başımın üstünde ekmek taşıyor ve kuşlar da ondan yiyor gördüm' dedi. 'Bunun yorumunu bize haber ver. Biz seni iyilik edenlerden görüyoruz.'

Ali Bulaç

Onunla birlikte iki genç de zindana girmişti. Biri: "Ben (rüyamda) kendimi şarap sıkıyorken gördüm." dedi. Öbürü: "Ben de kendimi başımın üstünde ekmek taşıyorken gördüm; kuş da ondan yemekteydi" dedi. "Bunun yorumundan bize haber ver. Doğrusu biz seni, iyilik yapanlardan görmekteyiz."

Ali Fikri Yavuz

Yûsuf’la beraber, zindana iki de delikanlı girdi. Delikanlılardan biri: “- Ben rüyamda kendimi şarap olacak üzüm sıkıyor gördüm”, dedi. Öteki de: “-Ben, rüyada kendimi görüyorum ki, başımın üstünde bir ekmek götürüyorum ve kuşlar ondan yiyor” dedi. Artık bize rüyanın tâbirini bildir. Çünkü biz, seni iyilik edenlerden görüyoruz.

Ali Rıza Safa

Onunla birlikte, iki genç daha tutukevine girmişti. Birisi; "Kendimi, şarap yaparken gördüm!" dedi. Diğeri; "Ben de kendimi, başımın üzerinde ekmek taşırken gördüm; kuşlar ondan yiyorlardı!" dedi; "Bunun yorumunu bize bildir. Çünkü sen, seçkinler arasındasın!"

Bayraktar Bayraklı

Onunla beraber zindana iki delikanlı daha girdi. Onlardan biri dedi ki: "Ben rüyamda şarap sıktığımı gördüm." Diğeri de,"Ben de başımın üstünde kuşların yemekte olduğu bir ekmek taşıdığımı gördüm. Bunun yorumunu bize haber ver! Çünkü biz seni güzel davrananlardan görüyoruz" dedi.

Bekir Sadak

Hapse, onunla beraber, iki genc daha girdi. Biri, «Ruyamda saraplik uzum siktigimi gordum» dedi; digeri «Basimin uzerinde, kuslarin yedigi bir ekmek tasidigimi gordum» dedi. «Bize bunu yorumla; senin iyi bir kimse oldugunu goruyoruz»

Celal Yıldırım

Yûsuf'la beraber zindana iki genç daha girmişti. Onlardan biri, «Rüyamda şarap (için üzüm) sıktığımı gördüm» dedi. Diğeri ise, «Ben de kendimi, başımın üstünde ekmek taşıyorum, kuşlar ondan yiyor, şeklinde gördüm» dedi. «Bize bunun yorumunu haber ver; çünkü biz seni iyi kişilerden biri olarak görüyoruz» (dediler.)

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onunla birlikte zindana iki genç daha girdi. Onlardan biri, “Ben rüyada şarap yaptığımı gördüm” dedi. Diğeri de, “Ben de başımın üstünde bir ekmek taşıdığımı gördüm. Kuşlar ondan yiyordu. Bunun yorumunu bize bildir. Kuşkusuz biz seni bu işleri iyi bilen biri olarak görüyoruz” dedi.

Diyanet İşleri

Onunla beraber zindana iki delikanlı daha girdi. Biri, "Ben rüyamda şaraplık üzüm sıktığımı gördüm" dedi. Diğeri, "Ben de rüyamda başımın üzerinde, kuşların yediği bir ekmek taşıdığımı gördüm. Bize bunun yorumunu haber ver. Şüphesiz biz seni iyilik yapanlardan görüyoruz" dedi.

Diyanet İşleri (eski)

Hapse, onunla beraber, iki genç daha girdi. Biri, 'Rüyamda şaraplık üzüm sıktığımı gördüm' dedi; diğeri 'Başımın üzerinde, kuşların yediği bir ekmek taşıdığımı gördüm' dedi. 'Bize bunu yorumla; senin iyi bir kimse olduğunu görüyoruz'

Diyanet Vakfi

Onunla birlikte zindana iki delikanlı daha girdi. Onlardan biri dedi ki: Ben (rüyada) şarap sıktığımı gördüm. Diğeri de: Ben de başımın üstünde kuşların yemekte olduğu bir ekmek taşıdığımı gördüm. Bunun yorumunu bize haber ver. Çünkü biz seni güzel davrananlardan görüyoruz, dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Zindana onunla birlikte iki delikanlı daha girdi. Birisi dedi ki: «Rüyada kendimi şarap sıkarken gördüm». Öteki de dedi ki: «Ben de başımın üstünde ekmek taşıdığımı, kuşların da ondan yediğini gördüm. Bize bunun yorumunu haber ver. Çünkü biz seni iyilik edenlerden görüyoruz.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onunla birlikte zindana iki delikanlı daha girdi. Birisi: "Rüyada kendimi şarap sıkarken görüyorum." dedi. Diğeri: "Ben, rüyada kendimi başımın üstünde bir ekmek götürürken görüyorum, ondan kuşlar yiyor. Bize bunun tabirini haber ver; çünkü biz seni iyilik sevenlerden görüyoruz." dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onunla beraber zindana iki delikanlı daha girdi, birisi ben, dedi: ru'yada kendimi görüyorum ki şarap sıkıyorum, diğeri de ben, dedi: ru'yada kendimi görüyorum ki başımın üstünde bir ekmek götürüyorum ondan kuşlar yiyor, bize bunun ta'birini haber ver, çünkü biz, seni muhsinlerden görüyoruz

Erhan Aktaş

Onunla birlikte iki genç daha zindana atıldı. Onlardan biri: "Ben, rüyamda kendimi sarhoş edici şey yaparken gördüm." dedi. Diğeri: "Ben de başımın üstünde ekmek taşıyordum, kuşların da onu yediklerini gördüm. Bize bunu yorumla. Doğrusu senin iyilik eden kimselerden olduğunu görüyoruz." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onunla birlikte iki genç daha zindana atıldı. Onlardan biri: "Ben, rüyamda kendimi sarhoş edici şey yaparken gördüm." dedi. Diğeri: "Ben de başımın üstünde ekmek taşıyordum, kuşların da onu yediklerini gördüm. Bize bunu yorumla. Doğrusu senin iyilik eden kimselerden olduğunu görüyoruz." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Yusuf'la birlikte iki genç daha zindana atıldı. Onlardan biri: "Ben, rüyamda kendimi şarap sıkarken gördüm." dedi. Diğeri: "Ben de başımın üstünde ekmek taşıyordum, kuşların da onu yediklerini gördüm. Bize bunu yorumla. Doğrusu senin iyilik eden kimselerden olduğunu görüyoruz." dedi.

Fizilal-il Kuran

İki genç, onunla birlikte hapse girmişlerdi. Bunlardan biri «Ben rüyamda şaraplık üzüm sıktığımı gördüm» dedi. Öbürü de dedi ki; «Rüyamda başımın üzerinde bir somun ekmek taşıdığımı gördüm, onu kuşlar yiyorlardı. Bu rüyalarımızın ne anlama geldiklerini bize anlat. Çünkü biz senin iyiliksever bir adam olduğunu görüyoruz.»

Gültekin Onan

Onunla birlikte iki genç de zindana girmişti. Biri: "Ben (rüyamda) kendimi şarap sıkıyorken gördüm" dedi. Öbürü: "Ben de kendimi başımın üstünde ekmek taşıyorken gördüm; kuş da ondan yemekteydi" dedi. "Bunun yorumundan bize haber ver. Doğrusu biz seni iyilik yapanlardan görmekteyiz."

Hamdi Döndüren

Zindana, Yusuf ile birlikte iki genç daha girmişti. Onlardan biri, “Ben, rüyamda kendimi şarap sıkarken görüyorum.” dedi. Diğeri ise, “Ben de, kendimi başımın üstünde ekmek taşırken görüyorum; kuşlar ondan yiyorlardı.” dedi. (Her ikisi de Yusuf’a), “Bunu, bize yorumla. Çünkü biz, seni iyilik yapanlardan görüyoruz.” dediler.

Hasan Basri Çantay

Onunla beraber zindana iki de delikanlı girdi. Bunlardan biri: "Ben rü'yamda kendimi şarab (üzüm) sıkıyor gördüm" dedi. Öbürü de: "Ben de rü'yamda kendimi başımda ekmek götürüyor, kuşlarda ondan (kekmeleyib) yiyor gördüm", dedi, "Bize bunun ta'birini haber ver. Çünkü biz seni iyilik edenlerden görüyoruz".

Hasib Asutay

Onunla birlikte zindana iki genç daha girdi. Onlardan biri dedi ki: 'Gerçekten ben (rüyamda) kendimi şarap (üzüm) sıkarken gördüm.' Diğeri de, 'Ben de başımın üzerinde ekmek taşıdığımı kuşların da ondan yediğini gördüm. Bunun yorumunu bize haber ver. Çünkü biz seni güzel davrananlardan görüyoruz' dedi.

Hayrat Neşriyat

Onunla berâber zindana iki de genç girmişti. Onlardan biri: 'Doğrusu ben(rüyâmda) kendimi görüyorum ki üzüm sıkıyorum!' dedi. Diğeri de: 'Doğrusu ben de(rüyâmda) kendimi görüyorum ki başımın üstünde bir ekmek taşıyorum, kuşlar ondan yiyor' dedi. (Bunlar:) 'Bize bunun ta'bîrini haber ver! Çünki biz seni iyilik edenlerden görüyoruz' (dediler).

İbni Kesir

Onunla beraber iki kişi daha zindana girdi. Bunlardan biri dedi ki: Ben rüyamda kendimi şarap sıkıyor gördüm. Öbürü de: Ben de başımın üzerinde kuşların yediği bir ekmek taşıdığımı gördüm, dedi. Bize onun yorumunu bildir, çünkü senin gerçekten iyilik edenlerden olduğunu görüyoruz.

Mehmet Okuyan

Onunla birlikte hapse iki delikanlı daha girmişti. Onlardan biri “Ben kendimi (rüyamda) içki için (üzüm) sıkarken görüyorum.” demişti. Diğeri de “Ben de kendimi başımın üzerinde kuşların yemekte (gagalamakta) olduğu bir ekmek taşıdığımı görüyorum.” demişti. “Bunun yorumunu bize bildir! Çünkü biz seni güzel davrananlardan görüyoruz.” (demişlerdi).

Muhammed Esed

Onunla beraber iki genç daha girmişti hapse. İşte bu iki gençten biri (bir gün): "Rüyamda kendimi şaraplık üzüm sıkarken gördüm" dedi. Öteki: "Ben de kendimi başımın üzerinde ekmek taşıyor gördüm, öyle ki kuşlar ondan (koparıp koparıp) yiyorlardı". (Bu iki genç:) (Yusuf'tan) "Bu (rüyaların) gerçek anlamını haber ver bize!" diye rica ettiler, "Çünkü, görüyoruz ki, sen, (rüyaların nasıl yorumlanacağını) iyi (bilen) kimselerdensin".

Mustafa İslamoğlu

O arada onunla birlikte iki genç daha hapse girdi. (Bir gün) o iki gençten biri dedi ki: "Rüyamda kendimi şaraplık üzüm sıkarken gördüm." Diğeri ise; "Ben de rüyamda başımın üzerinde ekmek taşıdığımı, kuşların (da) ondan yediğini gördüm" dedi. (Birlikte şunu talep ettiler): "Bize bu (rüyaların) altında yatan anlamı haber ver! Çünkü biz senin (bu işi) iyi bilen biri olduğunu düşünüyoruz."

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve O'nunla beraber iki genç de zindana girdi. Bunlardan biri dedi ki: «Muhakkak ben kendimi (rüyâda) görüyorum ki, şarap sıkıyorum.» Diğeri de dedi ki: «Ben de kendimi görüyorum ki, başımın üstünde bir ekmek yükleniyorum. Ondan kuşlar yiyor. Bize bunun tâbirini haber ver. Şüphesiz ki, biz seni iyilik sahiplerinden görüyoruz.»

Ömer Öngüt

Onunla birlikte zindana iki genç daha atıldı. Biri: “Ben şaraplık üzüm sıktığımı gördüm. ” dedi. Diğeri: “Başımın üstünde kuşların yediği bir ekmek taşıdığımı gördüm. ” dedi. “Bunun yorumunu bize haber ver. Çünkü biz senin muhsinlerden olduğunu görüyoruz. ” (dediler).

Suat Yıldırım

Hapishaneye onunla beraber iki genç de girmişti. Onlardan biri: "Ben rüyamda, kendimi şarap yapmak için üzüm sıkarken gördüm."Öbürü de: "Ben de başımın üstünde ekmek taşıdığımı ve bu ekmeği kuşların gagaladığını gördüm. Ne olur, bu rüyamızın tabirini bildir, doğrusu biz seni iyi insanlardan biri olarak görüyoruz." dediler.

Süleyman Ateş

Onunla beraber iki genç daha zindana girdi. Onlardan biri dedi ki: "Ben düşümde şarap sıktığımı görüyorum." Öteki de: "Ben de, görüyorum ki başımın üstünde ekmek taşıyorum, kuşlar ondan yiyor. Bunun yorumunu bize haber ver, zira biz seni güzel davranan(iyi rü'ya yoran)lardan görüyoruz." dedi.

Süleymaniye Vakfı

Yusuf'la birlikte iki genç daha hapse girmişti. Onlardan biri "Ben (rüyamda) kendimi içki (yapmak için bir şeyler) sıkarken görüyorum." diğeri de "Ben de kendimi başımın üstünde kuşların yiyip durduğu bir ekmek taşırken görüyorum." dedi. "(Lütfen) Bize bunun yorumunu söyleyiver. Seni (başkalarına) iyilik yapan kimselerden biri olarak görüyoruz."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yusuf'la birlikte iki delikanlı da hapse girmişti. Onlardan biri dedi ki; "Ben rüyada şaraplık üzüm sıktığımı gördüm. Diğeri; "Ben de başımın üstünde ekmek taşıdığımı gördüm. Onu kuşlar yiyordu" dedi. Bunların yorumu konusunda bizi bilgilendirir misin? Görüyoruz ki sen, güzel davrananlardansın."

Şaban Piriş

Hapse onunla beraber iki genç daha girdi. Onlardan biri: -Rüyamda, şarablık üzüm sıktığımı gördüm, dedi; diğeri: -Başımın üstünde, kuşların yediği bir ekmek taşıdığımı gördüm. dedi, Senin iyi birisi olduğunu görüyoruz. Bize bunu yorumla.

Tefhim-ul Kuran

Onunla birlikte iki genç de zindana girmişti. Onlardan biri: «Ben (rüyamda) kendimi şarap sıkıyorken gördüm.» dedi. Öbürü de: «Ben de kendimi başımın üstünde ekmek taşıyorken gördüm; kuş da ondan yemekteydi» dedi. «Bunun yorumundan bize haber ver. Doğrusu biz seni, iyilik yapanlardan görmekteyiz.»

Ümit Şimşek

Onunla beraber zindana iki delikanlı girmişti. Onlardan biri, 'Ben rüyamda şaraplık üzüm sıktığımı gördüm' dedi. Diğeri ise, 'Ben de başımın üstünde ekmek taşıdığımı ve kuşların ondan yediğini gördüm' dedi. 'Bize rüyalarımızı tabir et; çünkü biz seni iyilik yapan bir kimse olarak görüyoruz' dediler.

Yaşar Nuri Öztürk

Onunla birlikte zındana iki genç daha girmişti. Bir tanesi dedi ki: "Rüyada gördüm, şarap sıkıyordum." Öteki de şöyle dedi: "Ben de gördüm ki, başımın üstünde ekmek taşıyorum, kuşlar ondan yiyor. Bunun yorumunu bize bildir. Biz senin, güzel düşünüp güzel davrananlardan olduğun kanısındayız."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onunla birlikdə iki gənc də zindana salındı. Onlardan biri dedi: “Mən yuxuda gördüm ki, üzümdən şərab sıxıram”. Digəri isə belə dedi: “Mən gördüm ki, başımın üstündə çörək aparıram, quşlar da ondan dimdikləyib yeyir. Bunun yozumunu bizə bildir. Həqiqətən, Biz səni yaxşı adam hesab edirik”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onunla birlikdə iki cavan oğlan da (padşahı zəhərləməyə cəhd göstərməkdə ittiham edilmiş şah sarayının saqisi və aşpazı) zindana atıldı. (Gənclər Yusifin çox gözəl yuxu yozduğunu bildikdən sonra) onlardan biri (şərab paylayan) dedi: ″Mən (yuxuda) gördüm ki, şərab (üçün üzüm) sıxıram″. Digəri (aşpaz) isə belə dedi: ″Mən gördüm ki, başımın üstündə çörək aparıram, quşlar da ondan yeyir. Gəl bu yuxunu bizə yoz. Biz, həqiqətən, sənin yaxşı adamlardan olduğunu görürük!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Eingesperrt mit ihm waren zwei junge Männer. Der eine sagte ihm: ʺIch habe mich im Traum gesehen, wie ich Wein preßte.ʺ Der andere sagte: ʺIch habe mich im Traum gesehen, wie ich auf dem Kopf Brot trug, wovon die Vögel fraßen. Laß uns die Deutung wissen, denn wir halten dich für einen der rechtschaffenen Kenner!ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Mit ihm kamen zwei Burschen ins Gefängnis. Der eine von ihnen sagte: ʺIch sah mich Wein auspressen.ʺ Der andere sagte: ʺIch sah mich auf dem Kopf Brot tragen, von dem die Vögel fraßen. Tue uns die Deutung hiervon kund. Wir sehen, daß du zu den Gutes Tuenden gehörst.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Und mit ihm kamen zwei junge Männer ins Gefängnis. Der eine von ihnen sagte: ʺIch sah mich Wein auspressen.ʺ Und der andere sagte: ʺIch sah mich auf meinem Kopf Brot tragen, von dem die Vögel fraßen. Verkünde uns die Deutung hiervon; denn wir sehen, daß du einer der Rechtschaffenen bist.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und mit ihm kamen ins Gefängnis zwei Diener. Einer von ihnen sagte: ʺIch hatte ein Traumgesicht, in dem ich Weintrauben gepreßt habe.ʺ Und der andere sagte: ”Ich hatte ein Traumgesicht, in dem ich auf meinem Kopf Brot getragen habe, von dem die Vögel gefressen haben.ʺ (Beide sagten): ʺTeile uns deren Deutung mit! Gewiß, wir sehen dich als einen der Muhsin.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Along with Yusuf, two young men serving in the court were dismissed and put in prison. Each of them had a dream. One of them saw himself pressing grapes to make wine and the other saw himself carrying bread on his head and the birds were eating therefrom. Impressed by Yusuf's appearance which they thought was conformable to reason and piety, they asked him: "Can you reveal to us the significance of these dreams! We do see you a man of piety and we see in you virtue in its true signification."

Abdul Haleem

Two young men went into prison alongside him. One of them said, ‘I dreamed that I was pressing grapes’; the other said, ‘I dreamed that I was carrying bread on my head and that the birds were eating it.’ [They said], ‘Tell us what this means- we can see that you are a knowledgeable man.’

Abdullah Yusuf Ali

Now with him there came into the prison two young men. Said one of them: "I see myself (in a dream) pressing wine." said the other: "I see myself (in a dream) carrying bread on my head, and birds are eating, thereof." "Tell us" (they said) "The truth and meaning thereof: for we see thou art one that doth good (to all)."

Abul A'la Maududi

And with Joseph two other slaves entered the prison. One of them said: "I saw myself pressing wine in a dream"; and the other said: "I saw myself carrying bread on my head of which the birds were eating." Both said: "Tell us what is its interpretation; for we consider you to be one of those who do good."

Aisha Bewley

Two servants entered prison along with him. One said, ‘I dreamt that I was pressing grapes.’ The other said, ‘I dreamt I carried bread upon my head and birds were eating it. Tell us the true meaning of these dreams. We see that you’re one of the righteous.’

Al-Hilali & Khan

And there entered with him two young men in the prison. One of them said: "Verily, I saw myself (in a dream) pressing wine." The other said: "Verily, I saw myself (in a dream) carrying bread on my head and birds were eating thereof." (They said): "Inform us of the interpretation of this. Verily, we think you are one of the Muhsinûn (doers of good)."

Ali Quli Qarai

There entered the prison two youths along with him. One of them said, ‘I dreamt that I am pressing grapes.’ The other said, ‘I dreamt that I am carrying bread on my head from which the birds are eating.’ ‘Inform us of its interpretation,’ [they said], ‘for indeed we see you to be a virtuous man.’

Amatul Rahman Omar

And with him there entered the prison two young men (- the butler and the baker of the king). One of them said to him, `I see myself (in a dream) pressing grapes.' And the other said, `I see myself carrying upon my head bread of which the birds are eating. Inform us of the interpretation of these (dreams) for we surely find you of the doers of good to others.'

Arthur John Arberry

And there entered the prison with him two youths. Said one of them, 'I dreamed that I was pressing grapes. Said the other, 'I dreamed that I was carrying on my head bread, that birds were eating of. Tell us its interpretation; we see that thou art of the good-doers.'

Bijan Moeinian

Now with him there came into the jail two young men [that according to the Scripture were in charge of wine and baking needs of the king. they were cast into the jail as bugs were found in their products.]. One of them said: "I saw in my dream that I am pressing grapes into wine." The other one said: “I had also a dream. I saw that I am carrying loaves of bread on my head. Then the birds came and started to eat the bread.” Then they turned to Joseph and said: “We have found you a graceful person; would you kindly interpret these dreams of ours?”

E. Henry Palmer

And there entered the prison with him two young men. Said one of them, 'Verily, I see myself pressing wine.' And the other said, 'Verily, I see myself bearing on my head loaves from which the birds do eat; inform us of the interpretation thereof; verily, we see that thou art of those who do good.'

Edip-Layth

With him in the prison entered two young men. One of them said, "I dreamt that I was pressing wine," and the other said, "I dreamt that I was carrying bread on top of my head, and that the birds were eating from it." "Tell us what this means, for we see that you are of the good doers."

George Sale

And there entered into the prison with him two of the king's servants. One of them said, it seemed to me in my dream that I pressed wine out of grapes. And the other said, it seemed unto me in my dream that I carried bread on my head, whereof the birds did eat. Declare unto us the interpretation of our dreams, for we perceive that thou art a beneficent person.

Hamid S. Aziz

Then it appeared good to them, even after they had seen the signs (of his innocence), to imprison him for a time.

Mahmoud Ghali

And two pages entered the prison with him. One of them said, "Surely I (do) see myself (in a dream) that I was pressing wine. "And the other said, "Surely I (do) see myself (in a dream) that I was carrying above my head bread that birds were eating of. Fully inform us of its interpretation; surely we see you (are) (one) of the fair-doers."

Marmaduke Pickthall

And two young men went to prison with him. One of them said: I dreamed that I was pressing wine. The other said: I dreamed that I was carrying upon my head bread whereof the birds were eating. Announce unto us the interpretation, for we see thee of those good (at interpretation).

Mohamed Ahmed - Samira

Two other youths were imprisoned along with him. Said one of them: "I dreamt that I was pressing grapes;" and the other: "I dreamt that I was carrying bread on my head, and the birds were pecking at it. You tell us the meaning of this. You seem to be a righteous man."

Muhammad Asad

NOW two young men happened to go to prison at the same time as Joseph. One of them said: "Behold, I saw myself [in a dream] pressing wine." And the other said: "Behold, I saw myself [in a dream] carrying bread on my head, and birds were eating thereof." [And both entreated Joseph:] "Let us know the real meaning of this! Verily, we see that thou art one of those who know well [how to interpret dreams].

Mustafa Khattab

And two other servants went to jail with Joseph. One of them said, "I dreamt I was pressing wine." The other said, “I dreamt I was carrying ˹some˺ bread on my head, from which birds were eating.” ˹Then both said,˺ “Tell us their interpretation, for we surely see you as one of the good-doers.”

Progressive Muslims

And with him in the prison entered two young men. One of them said: "I dreamt that I was pressing wine, " and the other said: "I dreamt that I was carrying bread on top of my head, and that the birds were eating from it." "Tell us what this means, for we see that you are of the good doers."

Sahih International

And there entered the prison with him two young men. One of them said, "Indeed, I have seen myself [in a dream] pressing wine." The other said, "Indeed, I have seen myself carrying upon my head [some] bread, from which the birds were eating. Inform us of its interpretation; indeed, we see you to be of those who do good."

Sam Gerrans

And two young men entered the prison with him. One of them said: “I dreamed that I was pressing wine.” And the other said: “I dreamed that I was bearing upon my head bread whereof the birds were eating — inform thou us of the interpretation; we see thou art among the doers of good.”

Shabbir Ahmed

Two young men went to prison with him (for unrelated crimes). One of them (a butler) told his dream, "I saw myself making wine." The other (a baker) said, "I saw myself carrying bread on my head from which birds were eating. Can you tell us what this means? We see that you are a doer of good."

Syed Vickar Ahamed

And there two (other) young men (also) came with him into the prison. One of them said: "I see me (in a dream) pressing (grapes for) wine." The other one said: "I see me (in a dream) carrying bread on my head, and birds are eating from it." (They both said): "Tell us the truth and meaning of it (all): Verily, we see that you are the one who does good (for everyone)."

Taqi Usmani

And two men entered the prison with him. One of them said, "I have seen myself (in dream) pressing wine." And the other said, “I saw myself carrying bread on my head of which the birds were eating. Let us know its interpretation. We see you are a man of good deeds.”

The Monotheist Group

Andwith him in the prison entered two young men. One of them said: "I dreamt that I was pressing alcohol," and the other said: "I dreamt that I was carrying bread on top of my head, and that the birds were eating from it." "Tell us its interpretation, for we see that you are of the good doers."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Deux valets entrèrent avec lui en prison. Lʹun dʹeux dit: ʺJe me voyais (en rêve) pressant du raisin...ʺ Et lʹautre dit: ʺEt moi, je me voyais portant sur ma tête du pain dont les oiseaux mangeaient. Apprends-nous lʹinterprétation (de nos rêves), nous te voyons au nombre des bienfaisantsʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Digel wî du xortên din jî ketine zîndanê. Yekî ji wan got: Min di xewna xwe de dît ku min tirî diguvaşt û şerab çêdikir. Yê din jî got: Min jî dît nan li ser serê min bû û teyran jê dixwar. De ka şîroveya wê ji me re bibêje, bi rastî em te baş û xweşmirov dizanin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Twee slaven kwamen met hem de gevangenis in. Een van hen zei: ʺIk zag mijzelf wijn persen.ʺ En de ander zei: ʺIk zag mijzelf brood boven op mijn hoofd dragen waarvan de vogels aten. Deel ons de uitleg ervan mee. Wij zien dat jij behoort tot hen die goed doen.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

En twee van des konings dienaren traden met hem in de gevangenis. Een van hen zeide: Het scheen mij in mijn droom toe, dat ik wijn uit druiven perste. En de andere zeide: Het scheen mij in mijn droom toe, dat ik brood op mijn hoofd droeg, waarvan de vogels aten. Geef ons de uitlegging onzer droomen; want wij bemerken, dat gij een deugdzaam mensch zijt.

Hollandaca — Siregar

Ein met hem kwamen twee jonge mannen in de gevangenis. Eén van hen zei: ʺVoorwaar, ik zag dat ik in een droom druiven perste.ʺ En de ander zei: ʺIk zag dat ik in een droom brood op mijn hoofd droeg, waarvan de vogels aten. Vertel ons de uitleg ervan, wij beschouwen jou als behorende tot de kenners van droomuitleg.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И вошли вместе с ним в темницу [были взяты под стражу] двое подданных [слуг правителя: виночерпий и пекарь]. (Они обвинялись в попытке отравить правителя. Йусуф сказал охраннику темницы, что он умеет толковать сны и затем охранник темницы сообщил об этом тем двоим слугам правителя. Виночерпий и пекарь решили рассказать Йусуфу свои сны). Один из них [виночерпий] сказал: «Поистине, я вижу себя (во сне), как я выжимаю (из винограда) вино», и сказал другой [пекарь]: «Поистине, я вижу себя (во сне), как я несу на голове хлеб, который едят [клюют] птицы... (О, Йусуф) сообщи нам толкование этого [разъясни смысл этих снов]. Поистине, мы видим, что ты – из числа добродеющих, (которые умеют верно толковать сны)».

Rusça — Osmanov

Вместе с ним в темницу заключили двух юношей. Один из них сказал: ʺВижу я [во сне], что выжимаю виноградʺ. Другой сказал:ʺВижу я [во сне], что несу на голове лепешку, которую клевали птицы. Поведай нам толкование снов, ибо, воистину, мы убедились, что ты добрый человекʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

OCH (DET hände att) två unga män kastades i fängelse tillsammans med Josef. En av dem sade: ʺJag har (i en dröm) sett mig själv pressa vin.ʺ Och den andre sade: ʺOch jag har (i drömmen) sett mig själv bära bröd på huvudet och fåglarna åt av det.ʺ (Och de vände sig till Josef och sade:) ʺSäg oss vad detta betyder! Vi förstår att du är en av dem som kan (tyda drömmar) på rätt sätt.ʺ