Sonra onlar, Yusuf'un suçsuzluğunu ortaya koyan delilleri gördükten sonra yine de mutlaka onu bir süre zindana atmayı uygun buldular.
ثُمَّ بَدَا لَهُمْ مِنْ بَعْدِ مَا رَاَوُا الْاٰيَاتِ لَيَسْجُنُنَّهُ حَتّٰى حِينٍ
ṧumme bedā lehum min beǎ'di mā raevu l-āyāti le yescununnehu Hattā Hīnin
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Sonra onun suçsuzluğuna dâir bunca deliller görmekle berâber gene de bir müddet hapsedilmesini muvâfık bir tedbîr saydılar.
Abdulkadir Gölpınarlı
Sonra onun suçsuzluğuna dâir bunca deliller görmekle berâber gene de bir müddet hapsedilmesini muvâfık bir tedbîr saydılar.
Adem Uğur
Sonunda (aziz ve arkadaşları) kesin delilleri görmelerine rağmen (halkın dedikodusunu kesmek için yine de) onu bir zamana kadar mutlaka zindana atmaları kendilerine uygun göründü.
Ahmed Hulusi
Sonra, (bunca) delilleri görmelerine rağmen, Onu belli bir süre için zindana koymaya karar verdiler.
Ahmet Tekin
Bu kadar delili gördükten sonra yine de, vezir ve yakınlarında, dedikoduların unutulacağı kadar bir süre, onu zindana atma düşüncesi ağır bastı.
Ahmet Varol
Sonra bazı delilleri görmelerinin ardından yine de onu bir süre zindana atmaları kendilerine uygun geldi.
Ali Bulaç
Sonra onlarda (Yusuf'un iffetine ilişkin) delilleri görmelerinin ardından, mutlaka onu belli bir vakte kadar zindana atmak (görüşü) ağır bastı.
Ali Fikri Yavuz
Sonra, vezir ve aile halkı, Yûsuf’un beraatine dair bunca delilleri gördükleri halde, onu bir müddet (dedi-kodu kesilinceye kadar) zindana atmak fikriyle ortaya çıktılar (ve onu zindana attılar).
Ali Rıza Safa
Sonra, kanıtları görmelerine karşın, belirli bir süreye dek, Onu, tutukevine atmayı uygun gördüler.
Bayraktar Bayraklı
Sonunda, kesin delilleri görmelerine rağmen halkın dedikodusunu kesmek için yine de onu bir zamana kadar zindana atmayı uygun buldular.
Bekir Sadak
Sonra, kadinin ailesi delilleri Yusuf'un lehinde gordugu halde, onu bir sure icin hapsetmeyi uygun buldu. *
Celal Yıldırım
Kadının ailesi (Yûsuf'un iffet ve nezahetine delâlet eden) birçok delil ve belgeleri gördükten sonra, yine de onu bir süre zindana atmayı uygun buldular.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Sonunda -kesin delilleri görmelerine rağmen- onu bir zamana kadar zindana atmak (yetkililerce) gerekli ve uygun görüldü.
Diyanet İşleri
Sonra onlar, Yusuf'un suçsuzluğunu ortaya koyan delilleri gördükten sonra yine de mutlaka onu bir süre zindana atmayı uygun buldular.
Diyanet İşleri (eski)
Sonra, kadının ailesi delilleri Yusuf'un lehinde gördüğü halde, onu bir süre için hapsetmeyi uygun buldu.
Diyanet Vakfi
Sonunda (aziz ve arkadaşları) kesin delilleri görmelerine rağmen (halkın dedikodusunu kesmek için yine de) onu bir zamana kadar mutlaka zindana atmaları kendilerine uygun göründü.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Bu kadar delili gördükleri halde, sonra yine de Yusuf'u bir süre için zindana atma düşüncesi ağır bastı.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Sonra bu kadar delili gördükleri halde onlar, onu mutlaka bir sure için zindana atma görüşüne vardılar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Sonra bu kadar ayatı gördükleri halde o adamlara şu reiy galebe etti: behemehal onu bir müddet zindana atsınlar
Erhan Aktaş
Suçsuzluğuna dair kanıtlara rağmen yine de onu belli bir süre zindana atmaya karar verdiler.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Suçsuzluğuna dair kanıtlara rağmen yine de onu belli bir süre zindana atmaya karar verdiler.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Suçsuzluğuna dair kanıtlara rağmen yine de onu belli bir süre zindana atmaya karar verdiler.
Fizilal-il Kuran
Sonra adamlar, Yusuf'u belirli bir süre için hapse atmayı gerekli gördüler. Oysa onun masum olduğunu kanıtlayan bunca delil gözleri önünde duruyordu.
Gültekin Onan
Sonra onlarda [Yusuf'un iffettine ilişkin] ayetleri görmelerinin ardından mutlaka onu belli bir vakte kadar zindana atmak (görüşü) ağır bastı.
Hamdi Döndüren
Her ne kadar (kadının kocası ve yakınları), Yusuf’un suçsuz olduğunu gösteren delilleri görmüş olsalar da, yine de onun bir süre hapsedilmesini uygun bulmuşlardı.
Hasan Basri Çantay
Sonra, bütün o delilleri gördüklerinin ardından mutlakaa onu bir zamana kadar zindana atmaları (reyi) onlara zaahir oldu.
Hasib Asutay
Sonra (aziz ve adamları) bu delilleri görmelerine rağmen (halkın dedikodusunu kesmek için yine de) onu bir zamana kadar (15) mutlaka zindana atmaları kendilerine uygun geldi. (15. Halkın dedikodusu kesilinceye kadar.)
Hayrat Neşriyat
Sonra (Yûsuf’un suçsuzluğuna dâir) o delilleri görmelerinin ardından, yine de onu bir müddet zindana atmaları (böylelikle gözden uzak tutmaları kanâati) kendilerine uygun göründü.
İbni Kesir
Sonra bütün delilleri onun lehine gördükleri halde yine de bir süre için onu zindana atmayı uygun buldular.
Mehmet Okuyan
Sonunda kesin delilleri görmelerine rağmen onu bir süreliğine mutlaka hapse atmaları (gerektiği fikri), onlar (Aziz ve arkadaşları) için belirmişti.
Muhammed Esed
Sonra, o kişizade ve ev halkı bütün delilleri(n Yusuf'un lehinde olduğunu) gördükten sonra bile o'nu bir süre için hapsetmeyi uygun gördüler.
Mustafa İslamoğlu
En sonunda yetkililer, gördükleri belge ve delillerin ardından (olayın sırrına ermelerine rağmen), belli bir süre onu hapsetmenin kesinlikle daha uygun olacağını düşündüler.
Ömer Nasuhi Bilmen
Sonra onlara o gördükleri âyetleri müteakip O'nu herhalde bir müddet zindana atmaları kanaatı zahir oldu.
Ömer Öngüt
Sonunda kadının âilesi kesin delilleri görmelerine rağmen, onu bir süre için zindana atmayı uygun buldular.
Suat Yıldırım
Sonra, vezir ve arkadaşları bunca kesin deliller görmelerine rağmen, dedikoduları kesmek gayesiyle, bir müddet için onu hapse atmayı uygun buldular.
Süleyman Ateş
Sonra (aziz Kıtfir ve adamları, Yusuf'un masumluğu hakkındaki) bu delilleri gördükleri halde yine onu bir süre zindana atmaları kendilerine uygun geldi.
Süleymaniye Vakfı
Bütün delilleri gördükten sonra yine de Yusuf'u bir süre için hapse atmaları görüşü öne çıktı.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Sonra bütün belgeleri gördükleri halde Yusuf'u bir süre için hapse atma düşüncesi öne çıktı.
Şaban Piriş
Onun suçsuz olduğunu anladıkları halde, yine de bir süre için hapsetmeyi uygun gördüler.
Tefhim-ul Kuran
Sonra onlara (Yusuf'un iffetine ilişkin) delilleri görmelerinin ardından, onu belli bir vakte kadar kaçınılmaz olarak zindana atmak (görüşü) belirdi.
Ümit Şimşek
Sonra, o kadar delilleri gördükleri halde, onlarda Yusuf'u bir süre hapsetme düşüncesi ağır bastı.
Yaşar Nuri Öztürk
Bunca delili gördükten sonra bile Yusuf'u bir süreye kadar zındana tıkmaları kararı onlara egemen oldu.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Bu qədər dəlilləri gördükdən sonra, yenə də onu bir müddət zindana salmaq qərarına gəldilər.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Vəzir və ailəsi Yusifin günahsız olduğunu sübut edən) dəlilləri (Yusifin köynəyinin arxadan cırılmasını, üzünün cırmaqlanmasını, qadınların turunc əvəzinə əllərini kəsməsini və i. a.) gördükləri halda, yenə də onu bir müddət (dedi-qodu kəsilənədək) zindana salmaq qərarına gəldilər. (Beləliklə, Yusif zindana atıldı).
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Obwohl sie seine Unschuldsbeweise klar erkannten, beschlossen sie, ihn eine Zeitlang einzukerkern.
Almanca — Der Edle Quran
Hierauf schien es ihnen angebracht, nachdem sie die Zeichen (seiner Unschuld) gesehen hatten, ihn für eine gewisse Zeit ins Gefängnis zu stecken.
Almanca — M. A. Rassoul
Hierauf, nachdem sie die Zeichen (seiner Unschuld) gesehen hatten, schien es ihnen angebracht (zu sein), ihn eine Zeitlang einzukerkern.
Almanca — Muhammad Zaidan
Danach ging es ihnen auf, nachdem sie die Ayat gesehen hatten, daß sie ihn doch für eine Weile ins Gefängnis schicken.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
But they -the men- thought it would be in the best interests of all concerned that he be put in prison for a while, albeit they saw all the signs confirming his innocence.
Abdul Haleem
In the end they thought it best, after seeing all the signs of his innocence, that they should imprison him for a while.
Abdullah Yusuf Ali
Then it occurred to the men, after they had seen the signs, (that it was best) to imprison him for a time.
Abul A'la Maududi
Then it occurred to them to cast Joseph into prison for a while even though they had seen clear signs (of Joseph's innocence and of the evil ways of their ladies).
Aisha Bewley
Then, after they had seen the Signs, they thought that they should still imprison him for a time.
Al-Hilali & Khan
Then it occurred to them, after they had seen the proofs (of his innocence), to imprison him for a time.
Ali Quli Qarai
Then it appeared to them, after they had seen all the signs [of his innocence], that they should confine him for some time.
Amatul Rahman Omar
Then it occurred to them (-the companions of the `Azîz) after they had examined all the circumstances and signs (of Joseph's innocence) that they had better imprison him for a time. (So Joseph was consigned to the prison.)
Arthur John Arberry
Then it seemed good to them, after they had seen the signs, that they should imprison him for a while.
Bijan Moeinian
Eventually (out of vindication) they decided to cast him into the jail for a while.
E. Henry Palmer
Then it appeared good to them, even after they had seen the signs, to imprison him until a time.
Edip-Layth
But it appealed to them, even after they had seen the signs, to imprison him until a time.
George Sale
And it seemed good unto them even after they had seen the signs of his innocency, to imprison him for a time.
Hamid S. Aziz
And his Lord answered him and turned from him their wiles; verily, He is Hearer, Knower.
Mahmoud Ghali
Thereafter it seemed good to them even after they had seen the signs, that indeed they should definitely imprison him for (Literally: till a while (had passed) a while (of time).
Marmaduke Pickthall
And it seemed good to them (the men-folk) after they had seen the signs (of his innocence) to imprison him for a time.
Mohamed Ahmed - Samira
And yet in spite of having seen these clear proofs they found it proper to incarcerate him for a time.
Muhammad Asad
For, presently it occurred to the nobleman and his household _ [even] after they had seen all the signs [of Joseph's innocence] - that they might as well imprison him for a time.
Mustafa Khattab
And so it occurred to those in charge, despite seeing all the proofs ˹of his innocence˺, that he should be imprisoned for a while.[1]
Progressive Muslims
But it appealed to them, even after they had seen the signs, to imprison him until a time.
Sahih International
Then it appeared to them after they had seen the signs that al-'Azeez should surely imprison him for a time.
Sam Gerrans
Then was it clear to them, after they had seen the proofs, that they should imprison him for a time.
Shabbir Ahmed
(The women brought a suit against him. ) The judges after seeing the marks on their hands put him in prison for a time.
Syed Vickar Ahamed
Then it came to the minds of the men, after they had seen all the proof (of his innocence), (that they should) send him to the prison for a while.
Taqi Usmani
Later on, even after having seen the clear signs (of his innocence), they deemed it proper to imprison him for some time.
The Monotheist Group
But it appealed to them, even after they had seen the signs, to imprison him for a time.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Puis, après quʹils eurent vu les preuves (de son innocence), il leur sembla quʹils devaient lʹemprisonner pour un temps.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Paşê ji bo wan (karbidestan) diyar bû –piştî nîşanên vebirî dîtin- ku Yûsuf bêguneh û bêrî ye, (ya baş ew e) heta demekê bê zîndankirin (ji bo rê li ber gotinên xelkê bigirin û şerma xwe jî pê veşêrin).
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Toen leek het hun, nadat zij de tekenen gezien hadden, goed toe om hem voor een tijd gevangen te zetten.
Hollandaca — Salomo Keyzer
En het behaagde hun, zelfs nadat zij de bewijzen zijner onschuld hadden gezien, hem voor eenigen tijd gevangen te houden.
Hollandaca — Siregar
Vervolgens leek het hen, nadat zij de bewijzen hadden gezien (een goed plan) om hem voor een tijd gevangen te zetten.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И открылась [стала представленной] им [вельможе и его семье] (невиновность Йусуфа), после того, как они увидели знамения (разорванную сзади рубашку и показания свидетеля). (Но, они все равно решили) непременно заточить его (в темницу) на (неопределенное) время, (чтобы этим самым прекратить сплетни о жене и спасти ее от соблазна).
Rusça — Osmanov
После того как они увидели знамения его [невиновности], они [все же] приняли решение заточить его на некоторое время.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Därefter, trots att de hade sett alla bevis (för Josefs oskuld), ansåg de (ändå) bäst att för en tid sätta honom i fängelse.