ج و ر (CWR)
C-v-r
Allah buyurur ki: وَالْجَارِ ذِي الْقُرْبَى وَالْجَارِ الْجُنُبِ Yakın komşulara, uzak komşulara.. (4/Nisâ 36). Bu bağlamda: اِسْتَجَرْتُهُ فَأجَارَنِي Ondan himaye istedim, o da beni himaye etti, denir. Yüce Allah’ın وَإِنِّي جَارٌ لَكُمْ , ben sizin arkanızdayım (8/Enfâl 48); وَهُوَ يُجِيرُ وَلا يُجَارُ عَلَيْهِ Her şeyi koruyup gözeten, fakat koruyanı olmayandır? (23/Mü’minûn 88) sözleri de bu anlamdadır.
جَار kökünde yakınlık anlamı düşünüldüğü de olmuştur. Bu açıdan başkasına yaklaşan kişinin bu yaklaşması جَارَهُ، جَاوَرَهُ، وَتَجَاوَرَ fiilleri ile anlatılır. Allah buyurur ki: لا يُجَاوِرُونَكَ فِيهَا إِلاَّ قَلِيلاً Çevrende az bir zamandan fazla kalamazlar (33/Ahzâb 60); وَفِي اْلأَرْضِ قِطَعٌ مُتَجَاوِرَاتٌ Yeryüzünde biribirine bitişik toprak parçaları vardır (13/Ra’d 4).
Bu yakınlık anlamı gözetilerek جَارَ عَنِ الطَّرِيقِ yoldan uzaklaştı denmiştir. Ayrıca bu, haktan her tür ayrılma da bir kök olarak kullanılmıştır. Allah buyurur ki: وَمِنْهَا جَآئِرٌ Onun kimisi ayrılmıştır (16/Nahl 9); yani: Yolun ortasından. Bazıları ise, اَلْجَائِرُ مِنَ النَّاسِ (insanların yoldan çıkanı): Şerîatın emrettiği şeye bağlılığı yasaklayan kişidir, derler.