Sözlük

ج ل و (CLW)

C-l-v

جَلْو kelimesinin aslı, ortada olanı açmak, ortaya çıkarmaktır. أَجْلَيتُ اْلقَوْمَ عَنْ مَنَازِلِهِمْ فَجَلَوْا عَنْهَا deyimi, bir topluluğu yerinden etmeyi, onların oradan çıkarılmayı kabul ettiklerini anlatır. Bu anlamda جَلاَه fiili kullanılır ki, bir kişiyi sürmek demektir. Şair şöyle der:

95- فَلَمَّا جَلاَهَا بِاْلأيَّامِ تَحَيَّزّتْ ثُبَاتٍ عَلَيْهَا ذِلُّهَا وَاكْتِئَابُهَا

95- Belalarla onları sürünce, dağınık hâldeki topluluklar

Onun başına üşüştüler, onu zillete ve hüzne boğdular.

Allah buyurur ki: وَلَوْلاَ أَنْ كَتَبَ اللَّهُ عَلَيْهِمُ الْجَلاَء لَعَذَّبَهُمْ فِي الدُّنْيَا Eğer Allah onlara sürgün yazmamış olsaydı, mutlaka onlara dünyada azap ederdi (59/Haşr 3). جَلاَ لِي خَبَرٌ Bana açık bir haber geldi خَبَرٌ جَلِيٌّ apaçık haber ve وَقِيَاسٌ جَلِيٌّ apaçık kıyas ifâdeleri de bu köktendir. Bunun için قِيَاسٌ جَالٍ deyiminin kullanıldığı duyulmamıştır. جَلَوْتُ الْعَرُوسَ جِلْوَةً، gelini bir güzel süsledim. جَلَوْتُ السَيْفَ جِلاَءً kılıcı bir güzel cilaladım, السَّمَاءُ جَلْوَاءُ yani hava açıktır. رَجُلٌ أجْلَى saçı dökülmüş başının bir kısmı açılmış adam demektir.

تَجَلِّي ise, bazen bizzat meydana gelir: وَالنَّهَارِ إِذَا تَجَلَّى Ortaya çıkıp göründüğü zaman gündüze andolsun, (Leyl 2). Bazen de emir ve fiille meydana gelir. فَلَمَّا تَجَلَّى رَبُّهُ لِلْجَبَلِ Rabbi dağa görününce (7/A’râf 143) فُلاَنٌ اِبْنُ جَلاَ deyimi, falan meşhur kişidir, meşhurdur demektir. أجْلَوْا عَنْ قَتِيلٍ إجْلاَءً katilin durumunu ortaya çıkardılar deyimi de bu köktendir.

Kur'an'da geçtiği ayetleri gör →