ج ل ب (CLB)
C-l-b
وَقَدْ يَجْلُبُ الشَّيْءَ اْلبَعِيَد اْلجَوَالِبُ
94- Bazen uzak şeyi, toplayabilenler toplar.
أَجْلَبْتُ عَلَيْهِ : Sert biçimde bir kişiye bağırmayı ifâde eder. Allah buyurur ki: وَأَجْلِبْ عَلَيْهِم بِخَيْلِكَ وَرَجِلِكَ Atlılarını ve piyadelerini nara attırarak üzerlerine gönder (17/İsrâ 64).
Peygamberin (sas): لاَ جَلَبَ Hiçbir celb yoktur, sözünde geçen جَلَْب ise, zekât toplayanın, insanların koyunlarını meraya toplayıp saymasıdır, denmiştir. Kimisi de yarış yapanlardan birinin, atına, daha hızlı koşması ve birinci gelmesi maksadıyla kızması ve bağırması için, başkasının seslenmesini istemesidir, demiştir.
جُلْبَة : Yaranın üstünü kapatan kabuktur. أَجْلَبَ فِيهِ de bunun gibidir. جِلْبise جُلْبَة ’ye benzeyen ince buluttur. جَلاَبيِب de, kadının hem başını hem göğsünü kendisiyle örttüğü geniş giysidir. Çoğulu, جِلْباَب ’tır.