ج ه د (CHD̃)
C-h-d
اِجْتِهَاد da, gücünün tümünü kullanmak ve zorluğa katlanmak konusunda kendini zorlamaktır. Bu bağlamda جَهَدْتُ ve أجْهَدْتُهُ denir ki, düşünerek kendini yormak demektir. جِهَاد ve مُجَاهَدَة ise, düşmana karşı savunma yaparken var gücünü kullanmaktır. Cihad üç çeşittir:
1. Düşmana karşı mücahede.
2. Şeytana karşı mücahede
3. Nefse karşı mücahede.
Bu her üçü de Yüce Allah’ın: وَجَاهِدُوا فِي اللَّهِ حَقَّ جِهَادِهِ (Allah’ın rızası uğrunda gerektiği gibi cihad ediniz (22/Hac 78); فِي سَبِيلِ اللّهِ وَجَاهِدُوا بِأَمْوَالِكُمْ وَأَنْفُسِكُمْ Allah yolunda mallarınızla ve canlarınızla cihad ediniz (9/Tevbe 41); إِنَّ الَّذِينَ آمَنُوا وَهَاجَرُوا وَجَاهَدُوا بِأَمْوَالِهِمْ وَأَنْفُسِهِمْ فِي سَبِيلِ اللّهِ İman edip hicret edenler ve Allah yolunda canları ve malları ile cihad edenler (8/Enfâl 72).
Peygamber (sas) de: جَاهِدُوا أهْوَاءَكُمْ كَمَا تُجَاهِدُونَ أعْدَاءَكُمْ Düşmanlarınıza karşı savaştığınız gibi gayri meşru arzularınızla da savaşınız, buyurmuştur. Mücahede hem el ile hem de dil ile olur.
Yine buyurmuştur ki: جَاهِدُوا اْلكُفَّارَ بِأيْدِيكُمْ وَألْسِنَتِكُمْ Ellerinizle ve dillerinizle kâfirlere karşı savaşınız.