(4-7) Katımızdan bir emirle her hikmetli iş o gecede ayırt edilir. Eğer kesin olarak inanıyorsanız, Rabbinden; göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbinden bir rahmet olarak biz peygamberler göndermekteyiz. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

فِيهَا يُفْرَقُ كُلُّ اَمْرٍ حَكِيمٍ اَمْرًا مِنْ عِنْدِنَا اِنَّا كُنَّا مُرْسِلِينَ رَحْمَةً مِنْ رَبِّكَ اِنَّهُ هُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ رَبِّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا اِنْ كُنْتُمْ مُوقِنِينَ

fīhā yufraḳu kullu emrin Hakīmin / emran min ǐndinā innā kunnā mursilīne / raHmeten min rabbike innehu huve s-semīǔ l-ǎlīmu / rabbi s-semāvāti ve l-erDi ve mā beynehumā in kuntum mūḳinīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فِيهَاfīhāonda (o gecede)
2يُفْرَقُyufraḳuف ر قAyırmak/ayırt etmek/bölmek/ikiye ayırmak/karar vermek. Farqun - ayırt etme veya ayırma eylemi. Fariq - ayıran, ayrım yapan. Firqun - ayrı parça, yığın. Firqatun - insan topluluğu. Fariqun - parça/bölüm, bazı taraf veya insan topluluğu. Furqan - doğru veya yanlışın ölçütü, taslak, kanıt veya gösterim, Kuran'ın bir adı, yardım, zafer, tartışma, delil, şafak, ayrım.ayırdedilir
3كُلُّkulluك ل ل1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin, külliyat, külliye, külliyen, külliyet, külliyetliher
4اَمْرٍemrinا م رemretmek/emir vermek/buyurmak, yetki/güç/hakimiyet, danışmak/tavsiye etmek/istişare etmek, komuta etmek/emir vermek, komutan/vali/prens/kral olarak başkanlık etmek, deneyimli, çoğalmak/bollaşmakemir
5حَكِيمٍHakīminح ك مEngellemek, yetki kullanmak, emir vermek, hüküm vermek, yargılamak, bilge olmak. Bir kişiyi kötü veya yozlaşmış bir şekilde davranmaktan alıkoymak/engellemek/men etmek, yargılamak veya hüküm vermek, karar vermek, adli yetkiyi/yargı yetkisini/kuralı/egemenliği/yönetimi uygulamak, bir şeyi emretmek veya düzenlemek veya karara bağlamak, bilge olmak, sağlam muhakeme yeteneğine sahip olmak, bilgi veya bilim ve hikmet sahibi olmak, beceri kullanarak bir şeyi sağlam/kararlı/kusursuz/eksikliklerden arınmış hale getirmek.hikmetli
1اَمْرًاemranا م رemretmek/emir vermek/buyurmak, yetki/güç/hakimiyet, danışmak/tavsiye etmek/istişare etmek, komuta etmek/emir vermek, komutan/vali/prens/kral olarak başkanlık etmek, deneyimli, çoğalmak/bollaşmakemir
2مِنْmin
3عِنْدِنَاǐndināع ن دEdat: burada, ile, tarafından, noktasında, hakkında, -den/-dan, huzurunda. Kelime yakınlık fikrini ifade eder, ister sahiplik anlamında fiili olsun ister düşünsel olsun, ayrıca rütbe veya haysiyet veya görüş, zaman ve yer anlamını ifade eder. Doğru yoldan çıkmak, gerilemek, sapmak, asi olmak, zorba, karşı çıkan, inatçı direnmek, sınırları aşmak.katımızdan olan
4اِنَّاinnāçünkü biz
5كُنَّاkunnāك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinbiz
6مُرْسِلِينَmursilīneر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risaleelçi göndericiyiz
1رَحْمَةًraHmetenر ح مmerhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.rahmet olarak
2مِنْmin-nden
3رَبِّكَrabbikeر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbi-
4اِنَّهُinnehudoğrusu O
5هُوَhuveO
6السَّمِيعُs-semīǔس م عduymak, işitmek, kulak vermek, işitme gücü, ses duyma, fark etme, dinlemek, anlamakişitendir
7الْعَلِيمُl-ǎlīmuع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilendir
1رَبِّrabbiر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbidir
2السَّمٰوَاتِs-semāvātiس م وyüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat, alaimsema, isim, bismillah (besmele), esami, esma, tesmiye (müsemma)göklerin
3وَالْاَرْضِve l-erDiا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeve yerin
4وَمَاve māve bulunanların
5بَيْنَهُمَاbeynehumāب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinikisi arasında
6اِنْineğer
7كُنْتُمْkuntumك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekviniseniz
8مُوقِنِينَmūḳinīneي ق نkesinlik, elbette, kesinlikle, emin olmak/olmak/açık olmak, saptamak, kesin olan kişikesin olarak inanıyor

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Rabbidir göklerin ve yeryüzünün ve ikisinin arasındakilerin. Adamakıllı inanır, iyice bilirseniz.

Abdulkadir Gölpınarlı

Rabbidir göklerin ve yeryüzünün ve ikisinin arasındakilerin. Adamakıllı inanır, iyice bilirseniz.

Adem Uğur

Eğer kesin olarak inanıyorsanız (bilin ki Allah), göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbidir.

Ahmed Hulusi

Semaların, arzın ve ikisi arasındakilerin Rabbidir. . . Yakine erenlerdenseniz!

Ahmet Tekin

İlme, delile ve gerekçeye itibar ettiğiniz, imandan nasibiniz olduğu sürece, kitaplar, vahiyler, peygamberler, göklerin, yerin ve ikisinin arasındaki varlıkların ve imkânların yaratıcısı, düzeninin hâkimi Rabbinden bir rahmettir.

Ahmet Varol

Göklerin, yerin ve bu ikisinin arasındakilerin Rabbidir. Eğer gerçeği kesin bir şekilde bilebilecek kimselerseniz!

Ali Bulaç

Eğer kesin bir bilgiyle inanıyorsanız (Allah), göklerin, yerin ve bu ikisi arasında bulunanların Rabbidir.

Ali Fikri Yavuz

O, göklerin ve yerin ve bütün aralarındakinin Rabbidir. (Ey Mekke’liler, göklerin ve yerin Rabbi Allah olduğuna) eğer gerçekten inanıyorsanız, (biliniz ki, Hz. Muhammed s.a.v. da peygamberidir).

Ali Rıza Safa

Göklerin, Yeryüzünün ve İkisi Arasındaki Her Şeyin Efendisidir; eğer kesin inancınız varsa?

Bayraktar Bayraklı

Eğer kesin olarak inanıyorsanız, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbidir.

Bekir Sadak

(4-7) Katimizdan bir buyrukla, her hikmetli ise o gecede hukmedilir. Dogrusu Biz oteden beri peygamberler gondermekteyiz. Eger kesin olarak inanirsaniz bilin ki, bu senin Rabbinden, goklerin, yerin ve ikisi arasinda bulunanlarin Rabbinden bir rahmettir. O, isitendir, bilendir.

Celal Yıldırım

Eğer kesiniikle bilip inanıyorsanız, O, göklerin, yerin ve ikisi arasındaki her şeyin Rabbıdır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(4-5-6-7) O gecede bizim katımızdan bir emirle hüküm ve hikmet konusu olan bütün işler ayrılır. Rabbinden, eğer doğru biliyorsanız göklerin, yerin ve bunlar arasında olan her şeyin rabbinden bir rahmet olarak biz devamlı göndermekteyiz. O her şeyi işitir ve bilir.

Diyanet İşleri

(4-7) Katımızdan bir emirle her hikmetli iş o gecede ayırt edilir. Eğer kesin olarak inanıyorsanız, Rabbinden; göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbinden bir rahmet olarak biz peygamberler göndermekteyiz. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri (eski)

(4-7) Katımızdan bir buyrukla, her hikmetli işe o gecede hükmedilir. Doğrusu Biz öteden beri peygamberler göndermekteyiz. Eğer kesin olarak inanırsanız bilin ki, bu senin Rabbinden, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbinden bir rahmettir. O, işitendir, bilendir.

Diyanet Vakfi

Eğer kesin olarak inanıyorsanız (bilin ki Allah), göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbidir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Siz eğer kesin olarak inanıyorsanız, iyi bilin ki Allah göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbidir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O, göklerin, yerin ve bütün aralarındakilerin Rabbidir, kesin inanıyorsanız.

Elmalılı Hamdi Yazır

O Göklerin ve Yerin ve bütün aralarındakilerin rabbıdır ehli yakin olsanız

Erhan Aktaş

Eğer kesin olarak iman ediyorsanız bilin ki O göklerin, yerin ve ikisinin arasındakilerin Rabb'idir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Eğer kesin olarak inanıyorsanız bilin ki O göklerin, yerin ve ikisinin arasındakilerin Rabb'idir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Eğer kesin olarak inanıyorsanız bilin ki O göklerin, yerin ve ikisinin arasındakilerin Rabb'idir.

Fizilal-il Kuran

Eğer kesin olarak inanıyorsanız bilin ki Allah, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbidir.

Gültekin Onan

Eğer kesin bir bilgiyle inanıyorsanız (Tanrı), göklerin, yerin ve bu ikisi arasında bulunanların rabbidir.

Hamdi Döndüren

Eğer kesin olarak inanıyorsanız (bilin ki Allah) göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbidir.

Hasan Basri Çantay

(Evet) göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunan şeylerin Rabbinden (bir eser-i rahmet olarak). Eğer (buna) iyice inanıcılar iseniz (o halde Muhammed sallellahü aleyhi ve sellemin Onun peygamberi oldu ğuna da iman etmelisiniz).

Hasib Asutay

Eğer kesin olarak inanıyorsanız (bilin ki Allah) göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbidir.

Hayrat Neşriyat

Eğer kat'î olarak îmân eden kimseler iseniz (bilin ki Allah), göklerin ve yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbidir.

İbni Kesir

Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbından. Şayet kesin olarak inanıyorsanız.

Mehmet Okuyan

Kesin inananlar olursanız, (bilin ki Allah) göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbidir.

Muhammed Esed

göklerin ve yerin ve ikisi arasında bulunan her şeyin Rabbi, buna bütün kalbinizle inanıp bağlanmışsanız!

Mustafa İslamoğlu

Eğer inandığınız değerlerden mutmain olsaydınız, (yakinen bilirdiniz) ki O göklerin, yerin ve bunlar arasındakilerin yegane Rabbidir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Göklerin ve yerin ve bunların aralarındakilerinin Rabbidir. Eğer siz yakinen inanır kimseler oldu iseniz.

Ömer Öngüt

Eğer inanmıyorsanız O, göklerin, yerin ve ikisinin arasındakilerin Rabbidir.

Suat Yıldırım

(7-8) Yakin, kesin bilgi ve itmi’nan peşinde iseniz, bilin ki O, göklerin, yerin ve ikisi arasındaki varlıkların Rabbidir. O’ndan başka tanrı yoktur. Hayatı veren ve hayatı alıp öldüren de O’dur. Sizin ve daha önce gelmiş geçmiş atalarınızın da Rabbidir.

Süleyman Ateş

Eğer kesin olarak inanıyorsanız (bilin ki Allah), göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbidir.

Süleymaniye Vakfı

Göklerin, yerin ve ikisi arasında olan varlıkların sahibi olan (Rabbinin ikramı…) Eğer ona kesin olarak inanan kimselerseniz (bunu bilirsiniz).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Anlatılanları içinize sindirdiyseniz bilin ki bütün bunları yapan göklerin ve yerin Sahibidir.

Şaban Piriş

Göklerin, yerin ve arasındakilerin Rabbidir. Eğer gerçekten bilenler iseniz.

Tefhim-ul Kuran

Eğer kesin bir bilgiyle inanıyorsanız (Allah), göklerin, yerin ve bu ikisi arasında bulunanların Rabbidir.

Ümit Şimşek

O göklerin, yerin ve ikisi arasındaki herşeyin Rabbidir-eğer kesin bir bilgiyle inanacaksanız.

Yaşar Nuri Öztürk

Göklerin, yerin ve bunlar arasındakilerin Rabbidir O, eğer görürcesine biliyor iseniz.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Əgər yəqinliklə inanırsınızsa, bilin ki, Allah göylərin, yerin və onların arasında olanların Rəbbidir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

O, göylərin, yerin və onların arasında olanların (bütün məxluqatın) Rəbbidir. (Ey Məkkə əhli!) Əgər (Allahın haqq olduğuna) tam yəqinliklə inanırsınızsa (bilin ki, Muhəmməd əleyhissəlam da Onun Peyğəmbəridir)!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Er ist der Herr über die Himmel und die Erde und was dazwischen ist, wenn ihr an die Wahrheit glauben wollt.

Almanca — Der Edle Quran

dem Herrn der Himmel und der Erde und dessen, was dazwischen ist, wenn ihr überzeugt seid.

Almanca — M. A. Rassoul

der Herr der Himmel und der Erde und all dessen, was zwischen beiden ist, wenn ihr Gewißheit (im Glauben) hättet.

Almanca — Muhammad Zaidan

Der HERR der Himmel, der Erde und dessen, was dazwischen ist. Solltet ihr von den Gewißheit-Anstrebenden sein.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

The Creator of the heavens and the earth and all that lies between them, a fact acknowledged by you people if your hearts have been touched with the divine hand.

Abdul Haleem

Lord of the heavens and the earth and everything between––if only you people were firm believers––

Abdullah Yusuf Ali

The Lord of the heavens and the earth and all between them, if ye (but) have an assured faith.

Abul A'la Maududi

the Lord of the heavens and the earth and of all that is between them: if you would only have sure faith.

Aisha Bewley

the Lord of the heavens and the earth and everything in between them, if you are people with certainty.

Al-Hilali & Khan

The Lord of the heavens and the earth and all that is between them, if you (but) have a faith with certainty.

Ali Quli Qarai

the Lord of the heavens and the earth, and whatever is between them, should you have conviction.

Amatul Rahman Omar

The Lord of the heavens and the earth and all that lies between them, if you would (only) be convinced (to have faith in something) have faith in Him.

Arthur John Arberry

Lord of the heavens and earth, and all that between them is if you have faith.

Bijan Moeinian

Have faith that God is the creator of the heavens and earth and anything in the universe.

E. Henry Palmer

from the Lord of the heavens and the earth and what is between the two, if ye were but sure.

Edip-Layth

The Lord of the heavens and the earth, and everything between them. If you were certain!

George Sale

The Lord of heaven and earth, and of whatever is between them; if ye are men of sure knowledge.

Hamid S. Aziz

The Lord of the heavens and the earth and what is between them, if you would be sure (in faith. )

Mahmoud Ghali

The Lord of the heavens and the earth and whatever is between them both, in case you are (believers) with certitude.

Marmaduke Pickthall

Lord of the heavens and the earth and all that is between them, if ye would be sure.

Mohamed Ahmed - Samira

The Lord of the heavens and the earth and all that lies between them, if you really do believe.

Muhammad Asad

the Sustainer of the heavens and the earth and all that is between them - if you could but grasp it with inner certainty!

Mustafa Khattab

the Lord of the heavens and the earth and everything in between, if only you had sure faith.

Progressive Muslims

The Lord of the heavens and the Earth, and everything between them. If you were certain!

Sahih International

Lord of the heavens and the earth and that between them, if you would be certain.

Sam Gerrans

Lord of the Heavens and the Earth and what is between them, if you are certain.

Shabbir Ahmed

Lord of the heavens and the earth and all that is between them, if you could ever attain conviction.

Syed Vickar Ahamed

The Lord of the heavens and the earth, and all that is between them, if you have firm faith and certainty.

Taqi Usmani

the Lord of the heavens and the earth and of whatever there is between them, if you are to believe.

The Monotheist Group

The Lord of the heavens and the earth, and everything between them. If you were certain!

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Seigneur des cieux et de la terre et de ce qui est entre eux, si seulement vous pouviez en avoir la conviction.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew, perwrdegarê erd û asîmanan û perwrdegarê yên di navbera wan de ye, eger ji dil hûn bawer dikin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

de Heer van de hemelen en de aarde en wat er tussen beide is, als jullie ervan overtuigd zijn.

Hollandaca — Salomo Keyzer

De Heer van hemel en aarde en van alles wat daar tusschen is; indien gij menschen van vast geloof zijt.

Hollandaca — Siregar

De Heer van de hemelen en de aarde en wat er tussen is, als jullie overtuigden zijn.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Господа и небес, и земли, и (всего) того, что между ними, если вы убеждены (в этом) (то знайте, что только Создатель всего сущего является Истинным Богом).

Rusça — Osmanov

Господа небес и земли и того, что между ними, если вы веруете.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Herren över himlarna och jorden och allt som finns däremellan; (detta vet ni) om ni (hör till dem som) strävar efter inre visshet!