(5-6) "Gerçek şu ki ben, benden sonra gelecek akrabalarım(ın isyankar olmaların)dan korkuyorum. Karım ise kısırdır. Bana kendi tarafından; bana ve Yakub hanedanına varis olacak bir çocuk bağışla ve onu hoşnutluğuna ulaşmış bir kimse kıl!"

وَاِنِّي خِفْتُ الْمَوَالِيَ مِنْ وَرَٓاءِي وَكَانَتِ امْرَاَتِي عَاقِرًا فَهَبْ لِي مِنْ لَدُنْكَ وَلِيًّا يَرِثُنِي وَيَرِثُ مِنْ اٰلِ يَعْقُوبَ وَاجْعَلْهُ رَبِّ رَضِيًّا

ve innī ḣiftu l-mevāliye min verāī ve kāneti mraetī ǎāḳiran fe heb lī min ledunke veliyyen / yeriṧunī ve yeriṧu min āli yeǎ'ḳūbe ve c'ǎlhu rabbi raDiyyen

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاِنِّيve innīdoğrusu ben
2خِفْتُḣiftuخ و فKorkmak, korkmak/ürkmek/dehşete düşmek, birine korku vermek, azaltmak veya eksiltmek veya almak, bir şeyden azar azar almak, bir şeyin kenarlarından almak, katletmek veya savaşmakkorktum
3الْمَوَالِيَl-mevāliyeو ل يyakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmakyerime geçecek yakınlarımdan
4مِنْmin
5وَرَٓاءِيverāīو ر يAteş yakmak/üretmek, dolaylı/belirsiz şekilde ima etmek, bir şeyi kastederken başka bir şeyi kastetmiş gibi yapmak, saklamak/gizlemek/örtmek, gizleyen/örten bir şeyin arkasında, yardımcı/takipçi.arkamdan
6وَكَانَتِve kānetiك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinve
7امْرَاَتِيmraetīم ر اAcı olmak, sıkıntılı olmak, zorlamak, tartışmak, münakaşa etmek, şüphe etmek, süt sağmak, geçmek, yürümek, sıvazlamak, kadınkarım da
8عَاقِرًاǎāḳiranع ق رKesmek, yaralamak, katletmek, topallık vermek, sonuç vermemek, kısır olmak (örn: rahim)kısırdır
9فَهَبْfe hebو ه بvermek/bahşetmek/bağışlamak, adamak, hediye/armağan olarak sunmak.(Ne olur) lutfet
10لِيbana
11مِنْmin
12لَدُنْكَledunkeل د نYanında; yakınında; ile; -den; huzur; huzurunda; için. Ladun: Bir yer parçacığı veya edat.katından
13وَلِيًّاveliyyenو ل يyakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmakbir veli(aht)
1يَرِثُنِيyeriṧunīو ر ثBirine mirasçı olmak, birinin mirasını almak, hayatta kalmak, birinden sonra birinin sahibi veya destekçisi olmak, halef olmakbana mirasçı olsun
2وَيَرِثُve yeriṧuو ر ثBirine mirasçı olmak, birinin mirasını almak, hayatta kalmak, birinden sonra birinin sahibi veya destekçisi olmak, halef olmakve mirasçı olsun
3مِنْmin
4اٰلِāliا و لilk, birinci, önce, evvel, baş, önceki, ön, başlangıçoğullarına
5يَعْقُوبَyeǎ'ḳūbeيعقوبYa'kub
6وَاجْعَلْهُve c'ǎlhuج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamakve onu yap
7رَبِّrabbiر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbim
8رَضِيًّاraDiyyenر ض وOndan memnundu/hoşnuttu/tatmin olmuştu; ona iyi niyet veya lütuf ile baktı ya da onu sevdi veya onayladı, seçti/tercih etti, rıza gösterdi, uygun/kabul edilebilir buldu, sevdi, hoşlandı, ona meyletmişti, onu arzuladı. Rıdvan - lütuf, kabul, iyilik, hoşa giden şey.razı olduklarından

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Benden sonra yerime geçecek, mîrâsıma konacak yakınlarımdan endişelenmekteyim, karım da kısır, sen bana katından bir oğul ihsân et de.

Abdulkadir Gölpınarlı

Benden sonra yerime geçecek, mîrâsıma konacak yakınlarımdan endişelenmekteyim, karım da kısır, sen bana katından bir oğul ihsân et de.

Adem Uğur

Doğrusu ben, arkamdan iş başına geçecek olan yakınlarımdan endişe ediyorum. Karım da kısırdır. Tarafından bana bir veli (oğul) ver.

Ahmed Hulusi

"Muhakkak ki ben, arkamda kalacakların neler yapacağından korkarım. Karım ise zaten kısır! O halde ledünnünden bana bir veli hibe et. "

Ahmet Tekin

'Gerçekten ben, arkamdan, yerime geçecek ikinci, üçüncü derecedeki vârislerden endişedeyim. Karım da kısır, onun için katından bana bir veliaht ihsan et.' dedi.

Ahmet Varol

Ve gerçekten ben arkamdan yerime geçecek yakınlarımdan korktum. Karım da kısırdır. Bana tarafından bir veli bağışla.

Ali Bulaç

"Doğrusu ben, arkamdan gelecek yakınlarım adına korkuya kapıldım, benim karım da bir kısır (kadın)dır. Artık bana kendi katından bir yardımcı armağan et."

Ali Fikri Yavuz

Gerçekten ben, arkamdan yerime geçecek vârislerden endişedeyim. Karım da kısır bulunuyor. Onun için bana bir çocuk ihsan buyur,

Ali Rıza Safa

"Aslında, benden sonra soyumdan gelecek olanlardan kaygı duyuyorum. Üstelik karım kısır. Artık, Senin katından, yerime geçecek bir dost bağışla!"

Bayraktar Bayraklı

-"Doğrusu ben, arkamdan iş başına gelecek olan yakınlarımdan endişe ediyorum. Karım da kısırdır. Tarafından bana şahsiyetli/velibir çocuk ver ki bana ve Ya'kub oğullarına mirasçı olsun. Ey Rabbim, onu beğendiğin bir insan yap!"

Bekir Sadak

(5-6) Dogrusu, benden sonra yerime gececek yakinlarimin iyi hareket etmeyeceklerinden korkuyorum. Karim da kisirdir. Katindan bana bir ogul bagisla ki, bana ve Yakub ogullarina mirasci olsun. Rabbim! Onun, rizani kazanmasini da sagla.»

Celal Yıldırım

(5-6) Ve doğrusu arkamdan yerime geçeçek yakınlarımdan endişeliyim. Karım da kısır bulunuyor. Artık sen kendi katından bana da, Yâkub ailesine de vâris olacak bir velî (işleri senin adına yürütecek bir erkek evlâd) bağışla. Hem Rabbim! Onu rızana lâyık gör.» Demişti.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(5-6) Doğrusu ben, arkamdan iş başına geçecek olan yakınlarımdan endişe ediyorum; karım da kısırdır. Tarafından bana yerimi alacak bir halef ver; o, Ya‘kūb hânedanına da vâris olsun; rabbim, onu rızana erdir!”

Diyanet İşleri

(5-6) "Gerçek şu ki ben, benden sonra gelecek akrabalarım(ın isyankar olmaların)dan korkuyorum. Karım ise kısırdır. Bana kendi tarafından; bana ve Yakub hanedanına varis olacak bir çocuk bağışla ve onu hoşnutluğuna ulaşmış bir kimse kıl!"

Diyanet İşleri (eski)

(5-6) Doğrusu, benden sonra yerime geçecek yakınlarımın iyi hareket etmeyeceklerinden korkuyorum. Karım da kısırdır. Katından bana bir oğul bağışla ki, bana ve Yakub oğullarına mirasçı olsun. Rabbim! Onun, rızanı kazanmasını da sağla.'

Diyanet Vakfi

Doğrusu ben, arkamdan iş başına geçecek olan yakınlarımdan endişe ediyorum. Karım da kısırdır. Tarafından bana bir veli (oğul) ver.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

«Gerçekten ben, arkamdan yerime geçecek varislerden endişedeyim. Karım da kısır bulunuyor. Onun için katından bana bir çocuk ihsan et.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ben bu halimle, arkamdan yerime geçecek olan akrabalardan endişeliyim. Karımda kısır bulunuyor, onun için bana bir dost ver!

Elmalılı Hamdi Yazır

Bu halimle ben arkamdan yerime kalacak taallukattan endişedeyim, hatunum da akim bulundu, onun için bana bir veliy ihsan eyle

Erhan Aktaş

"Gerçekten, benden sonra yerime geçeceklerden çok endişeliyim. Hanımım da kısır. Onun için bana katından bir veli bağışla."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Gerçekten, benden sonra yerime geçeceklerden çok endişeliyim. Hanımım da kısır. Onun için bana katından bir veli bağışla."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gerçekten, benden sonra yerime geçeceklerden çok endişeliyim. Hanımım da kısır oldu. Onun için bana katından bir veli bağışla.

Fizilal-il Kuran

Benden sonra yerime geçecek yakınlarımdan yana endişeliyim. Eşim de çocuktan kesilmiştir. Bana kendi katından bir oğul bağışla.»

Gültekin Onan

"Doğrusu ben, arkamdan gelecek yakınlarım adına korkuya kapıldım, benim karım da bir kısır (kadın)dır. Artık bana kendi katından bir yardımcı armağan et."

Hamdi Döndüren

“Ancak ben, arkamdan yerime geçecek yakınlarımdan endişe ediyorum. Karım da kısırdır. Bu yüzden bana katından, yerime geçecek bir oğul (velî) bağışla!”

Hasan Basri Çantay

"Hakıykat ben, arkamdan (yerime gelecek) akrabamdan endişeye düşdüm. Karım da kısırdır. Binaen'aleyh bana tarafından (ve kendi sulbümden) bir veli, oğul ihsan et".

Hasib Asutay

Gerçekten ben, arkamdan yerime geçecek yakınlarımdan korktum, karım da kısırdır. Katından bana bir yardımcı (oğul) bağışla.

Hayrat Neşriyat

'Ve doğrusu ben, arkamdan (yerime geçecek) yakınlarımdan (din husûsunda)endişe ediyorum; hanımım da kısırdır; artık (sen) kendi katından bana bir halef (bir oğul)ihsân eyle!'

İbni Kesir

Doğrusu ben; kendimden sonra yerime geçecek yakınlarımın iyi hareket etmeyeceklerinden korkuyorum. Karım da kısırdır. Bana katından bir oğul bağışla.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki ben, benden sonraki yakınlarımdan endişe ediyorum. Hanımım da kısırdır. Bana katından hem bana hem de Yakup ailesine mirasçı olabilecek bir veli (çocuk) ver! Rabbim! Onu rızana layık eyle!”

Muhammed Esed

Ve gerçek şu ki, ben göçüp gittikten sonra yakınlarım(ın yapacakların)dan kaygı duyuyorum; çünkü karım baştan beri kısırdı. Öyleyse, bana katından, benim yerimi alacak bir yardımcı bahşet

Mustafa İslamoğlu

Ve gerçek şu ki ben, benden sonra yakınlarımın (yerimi doldurabileceğinden) kaygı duyuyorum; üstelik kadınım da kısır: öyleyse, bana kendi katından yerimi dolduracak ehil bir takipçi ver;

Ömer Nasuhi Bilmen

«Ve ben arkamdan beni takibedecek akrabam (olmayışından)dan korkmaktayım, zevcem de kısırdır. Artık bana sen kendi tarafından bir oğul bağışla.»

Ömer Öngüt

“Doğrusu ben, benden sonra yerime geçecek yakınlarımın iyi hareket etmeyeceklerinden korkuyorum. Karım da kısırdır. (Ne olur) tarafından bana bir veli (yerime geçecek bir oğul) bağışla!”

Suat Yıldırım

(5-6) Doğrusu ben arkamdan yerime geçecek akrabamdan ötürü endişeliyim. Eşim de kısır! Bana lütf-u kereminden öyle bir vâris nasib et ki bana da, Yâkub hanedanına da vâris olsun. Onu, razı olacağın bir insan eyle ya Rabbî!"

Süleyman Ateş

"Doğrusu ben arkamdan, yerime geçecek yakınlar(ımın iyi hareket etmeyecekler)inden korktum; karım da kısır. (Ne olur) katından bana yerime geçecek bir veli lutfet.

Süleymaniye Vakfı

Ama benim arkamdan gelecek (görevimi devralacak) olan yakınlarım hakkında endişeliyim (yerimi dolduramayabilirler). Karım da kısır. Onun için bana, katından bir veli /görevimi devaralacak bir yakın ihsan eyle!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Benden sonra yerime geçecek olanlardan endişeliyim. Karım da kısır. Onun için bana, katından yerime geçecek(veli olacak) birini bağışla.

Şaban Piriş

Ben arkamdan gelecek yakınlarım için endişeliyim. Karım ise kısır, bana bir evlat bağışla katından..

Tefhim-ul Kuran

«Doğrusu ben, arkamdan gelecek yakınlarım adına korkuya kapıldım, benim karım da bir kısır (kadın) dır. Artık bana kendi katından bir yardımcı armağan et.»

Ümit Şimşek

'Arkamdan benim yerimi alacaklardan kaygılanıyorum. Eşim ise kısırdır. Sen bana yüce katından bir veli bağışla.

Yaşar Nuri Öztürk

"Ben, arkamdan gelecek yakınlarımdan endişe ediyorum. Karımsa kısır. O halde, katından bana bir dost bağışla;

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Mən özümdən sonra gələn qohumlarımdan dinə etinasız yanaşacaqlarından qorxuram. Zövcəm də sonsuzdur. Mənə Öz tərəfindən elə bir övlad bəxş et ki,

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Mən özümdən sonra gələn qohum-əqrabamdan (yerimə keçəcək əmioğlularımın və digər vərəsələrimin məsləkimi ləyaqətlə davam etdirməyəcəyindən) qorxuram. Zövcəm də ki, qısırdır. Buna görə də mənə Öz dərgahından bir oğul (vəli) bəxş et ki,

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Ich fürchte aber nun, meine Verwandten werden sich nach mir des Glaubens nicht genügend annehmen. Meine Frau ist unfruchtbar. Schenke Du mir von Dir einen Sohn,

Almanca — M. A. Rassoul

Nun aber fürchte ich meine Verwandten, die mich überleben werden, und meine Frau ist unfruchtbar geworden. Gewähre Du mir darum einen Nachfolger

Almanca — Muhammad Zaidan

Auch bin ich besorgt über das Verhalten der Erben nach meinem Tod, und meine Gattin war immer unfruchtbar, so schenke mir von Dir aus einen Wali ,

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"I only fear that my kindred and those connected in thought may not know, after I have gone off, how to serve Your purpose with the appropriate acts and rites, and my wife has been barren". "I pray and beseech You O Allah to give me through Your efficacious grace a descendent destined to be my successor",

Abdul Haleem

I fear [what] my kinsmen [will do] when I am gone, for my wife is barren, so grant me a successor––a gift from You––

Abdullah Yusuf Ali

"Now I fear (what) my relatives (and colleagues) (will do) after me: but my wife is barren: so give me an heir as from Thyself,-

Abul A'la Maududi

I fear evil from my kinsmen after I am gone; and my wife is barren, so grant me an heir out of Your special grace,

Aisha Bewley

I fear my relatives when I am gone and my wife is barren, so give me an heir from You

Al-Hilali & Khan

"And verily I fear my relatives after me, and my wife is barren. So give me from Yourself an heir.

Ali Quli Qarai

Indeed I fear my kinsmen, after me, and my wife is barren. So grant me from Yourself an heir

Amatul Rahman Omar

`I fear (for the unrighteousness of) my kinsfolk after me, and my wife is barren. Grant me by Your (special) grace a (pious and righteous) successor,

Arthur John Arberry

And now I fear my kinsfolk after I am gone; and my wife is barren. So give me, from Thee, a kinsman

Bijan Moeinian

"I worry about what will happen to my folks after my death, and my wife is barren. Would you grant me an heir out of your kindness

E. Henry Palmer

But I fear my heirs after me, and my wife is barren; then grant me from Thee a successor,

Edip-Layth

"I fear the kinfolk after I am gone, and my wife is infertile, so grant me from Yourself an ally."

George Sale

But now I fear my nephews, who are to succeed after me, for my wife is barren: Wherefore give me a successor of my own body from before thee;

Hamid S. Aziz

Praying, "My Lord! Verily, my bones are weak, and my head shines with grey hair; but I never was unfortunate in my prayers to Thee, my Lord!

Mahmoud Ghali

And surely I fear my patronized (relatives) beyond me, (i. e., after I am gone) and my wife is barren. So bestow upon me, from very close to You, a constant patron (Some take it to mean a nephew or kinsman)

Marmaduke Pickthall

Lo! I fear my kinsfolk after me, since my wife is barren. Oh, give me from Thy presence a successor

Mohamed Ahmed - Samira

But I fear my relatives after me; and my wife is barren. So grant me a successor as a favour from You

Muhammad Asad

"Now, behold, I am afraid of [what] my kinsfolk [will do] after I am gone, for my wife has always been barren. Bestow, then, upon me, out of Thy grace, the gift of a successor

Mustafa Khattab

And I am concerned about ˹the faith of˺ my relatives after me, since my wife is barren. So grant me, by Your grace, an heir,

Progressive Muslims

"And I fear the kinfolk after I am gone, and my wife is infertile, so grant me from Yourself an ally. "

Sahih International

And indeed, I fear the successors after me, and my wife has been barren, so give me from Yourself an heir

Sam Gerrans

“But I fear my heirs after me, and my wife is barren, so give Thou me from Thyself an heir

Shabbir Ahmed

" Now I fear what my relatives will do after me. (I am concerned about the heritage of my forefathers such as Jacob). But my wife is barren. Oh, Give me from Your Presence, a successor.

Syed Vickar Ahamed

"And surely, I am afraid (what) my family (and friends) will do after me: But my wife is barren. So give me an heir as if from Yourself—

Taqi Usmani

I fear (my) kinsmen after me, and my wife is barren, so bless me with an heir, from Your own side,

The Monotheist Group

"And I fear the kinfolk after I am gone, and my wife is infertile, so grant me from Yourself an ally."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Je crains (le comportement) de mes héritiers, après moi. Et ma propre femme est stérile. Accorde-moi, de Ta part, un descendant

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Birastî ez piştî xwe ji yên ku bikevin ser kar endîşe dikim (ku ew dîn berevajî nîşan bidin). Pîreka min jî zarokan nayîne, vêca ji cem xwe serkar û mîratgirekî bide min.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Maar ik ben bang voor de verwanten die na mij komen, want mijn vrouw is onvruchtbaar. Schenk mij dan van Uw kant een naaste verwant,

Hollandaca — Salomo Keyzer

Maar ik vrees mijne bloedverwanten, die mij zullen opvolgen; want mijne vrouw is onvruchtbaar: geef mij dus een opvolger uit mijn eigen lichaam van u.

Hollandaca — Siregar

En ik bein bang voor (het ontbreken van) mijn nakomelingen na mij, want mijn vrouw is onvruchtbaar. Dus schenk mij van Uw Zijde een nakomeling.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И поистине, я боюсь за близких после меня [после моей смерти] (что они не будут придерживаться Веры, данной Тобой, так как полагается и не будут призывать Твоих рабов к ней), и жена моя бесплодна; даруй же мне от Тебя наследника [сына, который бы помогал],

Rusça — Osmanov

Воистину, я опасаюсь [поведения] моих родственников после моей [смерти], ведь жена моя бесплодна. Даруй же мне наследника Своей милостью,

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Jag oroar mig vid tanken på vad mina närmaste och mina medbröder (kan företa sig) när jag är borta. Min hustru har varit ofruktsam. Skänk mig av nåd en (son och) efterföljare,