O, şöyle demişti: "Rabbim! Şüphesiz kemiklerim gevşedi. Saçım sakalım ağardı. Sana yaptığım dualarda (cevapsız bırakılarak) hiç mahrum olmadım."
قَالَ رَبِّ اِنِّي وَهَنَ الْعَظْمُ مِنِّي وَاشْتَعَلَ الرَّأْسُ شَيْبًا وَلَمْ اَكُنْ بِدُعَائِكَ رَبِّ شَقِيًّا
ḳāle rabbi innī vehene l-ǎZmu minnī ve şteǎle r-ra'su şeyben ve lem ekun bi duǎāike rabbi şeḳiyyen
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Demişti ki: Rabbim, kemiklerim bile incelip zayıfladı, saçım sakalım ağardı, parıl parıl parlamada başım sanki ve sana ne duâ etmişsem mahrûm olmadım ben.
Abdulkadir Gölpınarlı
Demişti ki: Rabbim, kemiklerim bile incelip zayıfladı, saçım sakalım ağardı, parıl parıl parlamada başım sanki ve sana ne duâ etmişsem mahrûm olmadım ben.
Adem Uğur
Rabbim! dedi, benden (vücudumdan), kemiklerim zayıfladı, saçım başım ağardı. Ve ben, Rabbim, sana (ettiğim) dua sayesinde hiç bedbaht olmadım.
Ahmed Hulusi
"Rabbim. . . Gerçek ki, kemiklerim gevşedi, saçlarım ağarıp bembeyaz oldu! Rabbim, sana dua edip de hiç hüsrana uğramadım. . . "
Ahmet Tekin
'Rabbim, benim kemiklerim, zayıflayıp gevşedi. Saçım başım ağardı. Ve ben, Rabbim, sana ettiğim dua sayesinde hiç bedbaht olmadım.' dedi.
Ahmet Varol
Demişti ki: 'Rabbim! Doğrusu benim kemiklerim zayıfladı, başım iyice ağardı. Rabbim! Ben sana dua etmekle de hiç mahrum olmadım,
Ali Bulaç
Demişti ki: "Rabbim, şüphesiz benim kemiklerim gevşedi ve baş, yaşlılık aleviyle tutuştu; ben sana dua etmekle mutsuz olmadım."
Ali Fikri Yavuz
Şöyle demişti: “-Ey Rabbim, doğrusu ben (o kimseyim ki), benim kemiğim zayıflayıp gevşedi ve başımın saçı bembeyaz alev gibi tutuştu. Sana dua etmekle de ey Rabbim, hiç bir zaman mahrum olmadım.
Ali Rıza Safa
Şöyle demişti: "Efendim! Aslında, kemiklerim gevşedi ve saçlarım bembeyaz oldu. Ama Sana yaptığım yakarışlarda mutsuz olmadım!"
Bayraktar Bayraklı
"Ey Rabbim," dedi, "Vücudumda kemiklerim zayıfladı, saçım başım ağardı. Ey Rabbim, sana ettiğim dua sayesinde hiç bedbaht olmadım."
Bekir Sadak
soyle demisti: «Rabbim! Gercekten kemiklerim zayifladi, saclarim agardi. Rabbim! Sana yalvarmakla simdiye kadar bedbaht olup bir seyden mahrum kalmadim.»
Celal Yıldırım
«Ey Rabbim ! Kemiklerim gerçekten iyice zayıfladı ve başımdaki saçlarım da aklaşıp alev alev tutuşurcasına ağardı. Rabbim ! Sana yalvarıp yakarmakta hiç de bedbaht olmadım.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
“Rabbim!” demişti, “Benim kemiklerim zayıfladı, saçlarım ağardı. Rabbim! Ben sana ettiğim dualarda hiç eli boş dönmedim.
Diyanet İşleri
O, şöyle demişti: "Rabbim! Şüphesiz kemiklerim gevşedi. Saçım sakalım ağardı. Sana yaptığım dualarda (cevapsız bırakılarak) hiç mahrum olmadım."
Diyanet İşleri (eski)
Şöyle demişti: 'Rabbim! Gerçekten kemiklerim zayıfladı, saçlarım ağardı. Rabbim! Sana yalvarmakla şimdiye kadar bedbaht olup bir şeyden mahrum kalmadım.'
Diyanet Vakfi
Rabbim! dedi, benden (vücudumdan), kemiklerim zayıfladı, saçım başım ağardı. Ve ben, Rabbim, sana (ettiğim) dua sayesinde hiç bedbaht olmadım.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Şöyle demişti: «Ey Rabbim! Şüphesiz (artık öyle bir durumdayım ki) benim kemiğim zayıflayıp gevşedi ve başım(ın saçı) bembeyaz alev gibi tutuştu. Sana dua etmekle de ey Rabbim, hiçbir zaman bedbaht olmadım.»
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Demişti ki: "Ey Rabbim, gerçek şu ki, benim kemik(im) gevşedi, baş(ım) bembeyaz alev aldı (Saçlarım ağardı) ve sana (ettiğim) dua ile ise hiçbir zaman mutsuz olmadım ey Rabbim!
Elmalılı Hamdi Yazır
Demişti: yarab işte ben artık kemik gevşedi benden, ve baş bembeyaz alev aldı, sana dua ile ise rabbım hiç bir zaman bedbaht olmadım
Erhan Aktaş
"Rabb'im! Gerçekten ben iyice güçten kesildim. Saçım başım ağardı. Ve Rabb'im, Sana ettiğim dualarım hiç karşılıksız kalmadı."
Erhan Aktaş (10. Baskı)
"Rabb'im! Gerçekten ben iyice güçten kesildim. Saçım başım ağardı. Ve Rabb'im, Sana ettiğim dualarım hiç karşılıksız kalmadı."
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
"Rabb'im! Gerçekten ben iyice güçten kesildim. Saçım başım ağardı. Ve Rabb'im, Sana ettiğim dualarım hiç karşılıksız kalmadı.
Fizilal-il Kuran
Ve demişti ki; «Ey Rabbim, kemiklerim yıprandı, yaşlılık alevi başımı sardı. Şimdiye kadar sana dua edip de bedbaht olduğum hiç olmadı.»
Gültekin Onan
Demişti ki: "Rabbim, şüphesiz benim kemiklerim gevşedi ve baş, yaşlılık aleviyle tutuştu; ben sana dua etmekle mutsuz olmadım"
Hamdi Döndüren
Demişti ki: “Ey Rabbim! Kemiklerim zayıfladı, yaşlılıktan saçlarım ağardı. Ey Rabbim! Sana yaptığım dua sayesinde hiç bedbaht olmadım.”
Hasan Basri Çantay
Demişdi ki: "Ey Rabbim, hakıykat ben... Benim kemiğim yıpradı. Başımın saçı tutuşdu. Ey Rabbim, ben Sana düa etme (m neticesinde) etmişsem bedbaht (ve mahrum) olmadım".
Hasib Asutay
Demişti ki: 'Rabbim! Gerçekten benim kemiklerim zayıfladı, baş ihtiyarlık aleviyle tutuştu. (2) Rabbim, sana ettiğim dua ile hiç bahtsız olmadım! (2. Yani saçlarım ağardı, ihtiyarladım.)
Hayrat Neşriyat
Şöyle demişti: 'Rabbim! Gerçekten ben (o hâldeyim ki) kemik(lerim) benden gevşedi (zayıfladı); (ihtiyarlıktan) baş(ım), beyaz alev aldı (saçlarım ağardı); Rabbim! Sana duâ (etmek) ile hiçbir zaman mahrûm olmadım.'
İbni Kesir
Ve demişti ki: Rabbım; gerçekten kemiklerim yıprandı, baş yaşlılık alevi ile tutuştu. Rabbım; şimdiye kadar sana yalvarmakla bir şeyden mahrum olmadım.
Mehmet Okuyan
“Rabbim! Kemiklerim zayıfladı, saçım başım ağardı. Rabbim, senden isteklerim konusunda (bu zamana kadar) hiç mahrum kalmadım.
Muhammed Esed
şöyle demişti: "Ey Rabbim! Doğrusu, artık kemiklerim gevşedi, saçlarım ağardı. Ama şimdiye kadar, ey Rabbim, Sana yönelttiğim duada cevapsız bırakıldığım hiç olmadı.
Mustafa İslamoğlu
şöyle yalvarmıştı: "Rabbim! Benden (iş) geçti, kemiklerim eridi, başa ak düştü; ama (ey) Rabbim, sana dua edip de eli boş kaldığım hiç olmadı.
Ömer Nasuhi Bilmen
Demişti ki: «Yarabbi! Muhakkak benim kemiklerim zayıflaştı, başımın tüyü de tutuştu ve Rabbim! Sana ne dua ettim ise mahrum kalmadım.»
Ömer Öngüt
Demişti ki: “Ey Rabbim! Gerçekten kemiklerim zayıfladı, baş ihtiyarlık aleviyle tutuştu, saçlarım ağardı. Ey Rabbim! Sana yalvarmak sayesinde şimdiye kadar bedbaht olup bir şeyden mahrum kalmadım. ”
Suat Yıldırım
"Ya Rabbî, iyice yaşlandım, kemiklerim zayıfladı, eridi, başımdaki saçlarım ağardı, beyaz alevler gibi tutuştu. Ya Rabbî, Sana her ne için yalvardıysam, asla mahrum kalmadım."
Süleyman Ateş
"Rabbim, demişti, ben, bende kemik gevşedi; baş, ihtiyarlk aleviyle tutuştu. Rabbim, sana du'a ile hiçbir zaman bahtsız olmadım (her du'a ettikçe kabul buyurdun, beni istediğimden mahrum etmedin)."
Süleymaniye Vakfı
şöyle demişti: "Rabbim! Kemiklerim pek güçsüzleşti, saçım başım iyice ağardı. Rabbim, sana yaptığım dualar sayesinde (şimdiye kadar) hiç mutsuz olmadım.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
"Rabbim (Sahibim)!" demişti, "Kemiklerim zayıfladı, saçlarım iyice ağardı. Sana yaptığım dua sayesinde bugüne kadar hiç bunalmadım.
Şaban Piriş
Rabbim, dedi şüphesiz kemiklerim zayıfladı, baş yaşlılık ateşiyle tutuştu. Rabbim, sana ettiğim dualarda hiç bir şeyden mahrum olmadım.
Tefhim-ul Kuran
Demişti ki: «Rabbim, şüphesiz benim kemiklerim gevşedi ve baş, yaşlılık aleviyle tutuştu; ben sana dua etmekle mutsuz olmadım.»
Ümit Şimşek
'Rabbim,' demişti. 'Artık benim kemiklerim yıprandı; başım ihtiyarlık aleviyle tutuştu. Sana dualarımda da, ey Rabbim, mahrum kaldığım hiç olmadı.
Yaşar Nuri Öztürk
Şöyle demişti: "Rabbim, işte karşındayım. Kemik gevşedi bende. İhtiyarlıktan başım beyaz alevle tutuştu. Sana yakarma konusunda ise Rabbim, hiç bedbaht olmadım."
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
demişdi: “Ey Rəbbim! Artıq sümüklərim zəifləmiş, başım da ağappaq ağarmışdır. Ey Rəbbim! Sənə etdiyim dua sayəsində heç vaxt bədbəxt olmamışam.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Belə demişdi: ″Ey Rəbbim! Artıq sümüyüm sustalmış, başım ağappaq ağarmışdır. Ey Rəbbim! Sənə dua etməklə heç vaxt naümid olmamışam. (Nə dua etmişəmsə, qəbul olunmuşdur).
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Er sagte: ʺMein Herr! Ich bin alt geworden, meine Knochen sind schwach und meine Haare gänzlich grau. Ich habe es mit meinen Bittgebeten zu Dir nie schwer gehabt.
Almanca — Der Edle Quran
(und) sagte: ʺMein Herr, schwach sind mir die Knochen geworden, und in Altersgrauheit entfacht ist der Kopf. Und ich war im Bittgebet zu Dir, mein Herr, (noch) nie unglücklich.
Almanca — M. A. Rassoul
sagte er: ʺMein Herr, mein Gebein ist nun schwach geworden, und die Haare meines Hauptes schimmern grau, doch niemals, mein Herr, bin ich mit meiner Bitte an Dich unglücklich gewesen.
Almanca — Muhammad Zaidan
Er sagte: ʺHERR! Gewiß, mir liegt die Schwäche in den Knochen und mein Kopf ist voll grauer Haare. Doch nie war ich mit dem Bittgebet zu Dir - HERR! – erfolglos.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
He said: "O Allah", my Creator, " I have lived long enough to make old bones and my hair has turned white and never has my; invocatory prayer to You O Allah, my Creator, been unblest or a disadvantage".
Abdul Haleem
‘Lord, my bones have weakened and my hair is ashen grey, but never, Lord, have I ever prayed to You in vain:
Abdullah Yusuf Ali
Praying: "O my Lord! infirm indeed are my bones, and the hair of my head doth glisten with grey: but never am I unblest, O my Lord, in my prayer to Thee!
Abul A'la Maududi
He said: "Lord! My bones have grown feeble and my head is glistening with age; yet, never have my prayers to You, my Lord, been unfruitful.
Aisha Bewley
and said, ‘My Lord, my bones have lost their strength and my head is crowned with white, but in calling on You, My Lord, I have never been disappointed.
Al-Hilali & Khan
He said: "My Lord! Indeed my bones have grown feeble, and grey hair has spread on my head, And I have never been unblest in my invocation to You, O my Lord!
Ali Quli Qarai
He said, ‘My Lord! Indeed my bones have become feeble, and my head has turned white with age, yet never have I, my Lord, been disappointed in supplicating You!
Amatul Rahman Omar
He said (praying), `My Lord! now the very bones within me have waxed feeble and the hair of (my) head are all gray and hoary, my Lord! never have I been (hitherto) deprived of a favourable response to my prayer to You.
Arthur John Arberry
saying, 'O my Lord, behold the bones within me are feeble and my head is all aflame with hoariness. And in calling on Thee, my Lord, I have never been hitherto unprosperous.
Bijan Moeinian
He said: "My Lord! Because of my age, my very bones have become weak and my head is shining with gray hair and you have never refused my prayers.
E. Henry Palmer
Said he, 'My Lord! verily, my bones are weak, and my head flares with hoariness; - and I never was unfortunate in my prayers to Thee, my Lord!
Edip-Layth
He said, "My Lord, my bones have gone frail, and my hair has turned white, and I have never been mischievous in calling to You my Lord."
George Sale
and said, O Lord, verily my bones are weakened, and my head is become white with hoariness and I have never been unsuccessful in my prayers to thee, O Lord.
Hamid S. Aziz
When he called on his Lord in secret.
Mahmoud Ghali
He said, "Lord! Surely the bone (s) within me have become feeble, and my head is turned white with hoary (hair) (Literally: is aflame with hoary "hair") and I have not been wretched in invoking you, Lord!
Marmaduke Pickthall
Saying: My Lord! Lo! the bones of me wax feeble and my head is shining with grey hair, and I have never been unblest in prayer to Thee, my Lord.
Mohamed Ahmed - Samira
And said: "O my Lord, my bones decay, my head is white and hoary, yet in calling You, O Lord, I have never been deprived.
Muhammad Asad
he prayed: "O my Sustainer! Feeble have become my bones, and my head glistens with grey hair. But never yet, O my Lord, has my prayer unto Thee remained unanswered.
Mustafa Khattab
saying, "My Lord! Surely my bones have become brittle, and grey hair has spread across my head, but I have never been disappointed in my prayer to You, my Lord!
Progressive Muslims
He said: "My Lord, my bones have gone frail, and my hair has turned white, and I have never been mischievous in calling to You my Lord. "
Sahih International
He said, "My Lord, indeed my bones have weakened, and my head has filled with white, and never have I been in my supplication to You, my Lord, unhappy.
Sam Gerrans
He said: “My Lord: feeble are become the bones within me, and my head is aflame with white hair, yet never have I been wretched in my call to Thee, my Lord,
Shabbir Ahmed
He said, "My Lord! My bones have turned brittle and my head is shining with gray hair, and I have never remained unblessed in my prayer to you, my Lord. "
Syed Vickar Ahamed
(And he) prayed: "My Lord! Indeed my bones are weak, and the hair of my head shine with gray: But never am I not blessed (by You), O my Lord, in my prayer to You!
Taqi Usmani
He said, "My Lord, I am in a state that bones in my body have turned feeble, and the head has flared up grey with old age, and I never remained, My Lord, unanswered in my prayer to You.
The Monotheist Group
He said: "My Lord, my bones have gone frail, and my hair has turned white, and I have never been mischievous in imploring You my Lord."
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
et dit: ʺO mon Seigneur, mes os sont affaiblis et ma tête sʹest enflammée de cheveux blancs. (Cependant), je nʹai jamais été malheureux (déçu) en te priant, ô mon Seigneur.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Got: Xwedayê min! Ji kalîtî hestiyê min lawaz bûne û pora serê min sipî bûye. Xwedayê min! Ez, bi duayên ku min ji te (kirin) qet bêhêvî nebûme.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
zei hij: ʺMijn Heer, mijn gebeente is zwak geworden in mij en mijn hoofd grijs van ouderdom. Bij het aanroepen van U, mijn Heer, ben ik nooit ongelukkig geweest.
Hollandaca — Salomo Keyzer
En zeide O Heer! waarlijk mijne beenderen zijn verzwakt en mijn hoofd is wit geworden door grijsheid. En ik was nimmer ongelukkig in mijne gebeden tot u, o Heer!
Hollandaca — Siregar
Hij (Zakariyyâ) zei: ʺO mijn Heer, voorwaar, mijn botten zijn zwak en mijn haar is grijs glanzend, nooit ben ik, O Heer, teleurgesteld geraakt in mijn smeekbeden tot U.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Сказал он [Закарийя]: «Господи! Поистине, я (стал старым и) у меня ослабели мои кости, и голова запылала сединой, и (до этих пор) я не был в обращениях с мольбой к Тебе, Господи, несчастным [Ты всегда отвечал на мою мольбу].
Rusça — Osmanov
воскликнув: ʺГосподи! Воистину, кости мои иссыхают, и заблистала [уже] голова сединой. А помню, раньше мольбы мои к Тебе, Господи, не оставались без ответа.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
sade han: ʺHerre! Min kropp har blivit svag och mitt huvud har vitnat, men aldrig har Du, Herre, låtit mig gå ohörd ifrån Dig.