د س س (D̃SS)
D-s-s
دَسّ : Bir şeyi bir şeye bir tür zorlamayla sokmaktır. دَسَسْتُهُ فَدَسَّ : Onu gizledim, o da gizlendi. قَدْ دُسَّ الْبَعِيرُ بِالْهِنَاءِ : Deve katranla boyandı. Denilir ki; لَيْسَ الْهِنَاءُ بِالدَّسِّ : Gizlemekle yağlanma olmaz. Allah buyurur ki: أَمْ يَدُسُّهُ فِي التُّرَابِ : Yoksa onu toprağa mı gömsün! (16/Nahl 59).