د ث ر (D̃S̃R)
D-s-r
يَا أَيُّهَا الْمُدَّثِّرُ : Ey örtüsüne bürünen (74/Müddessir 1). مُدَّثِّرُ ’in aslı مُتَدَثِّر ’dir; tâ ve dâl harfleri birbirleriyle dagmedilmişlerdir. مُدَّثِّر , elbisesini kendine zırh/koruma yapan kişidir. دَثَرْتُهُ فَتَدَثَّرَ : Onu örttüm, o da örtündü, denir. دِثَار : Kendisiyle örtülen şeye denir.
تَدَثَّرَ الْفَحْلُ النَّاقَةَ : Erkek deve dişi devenin üzerine çıktı [onu aşıladı]. تَدَثَّرَ الرجُلُ الْفَرَسَ : Adam atın üstüne sıçrayıp ona bindi. رَجُلٌ دَثُورٌ : Gizlenen tembel adam. سَيْفٌ دَاثِرٌ : Uzun zamandan beri cilalanmayan kılıç. Bu anlamdan, belirtileri yok olduğundan dolayı çürümüş eve دَاثِر denir. فُلاَنٌ دَثْرُ مَالٍ : Falan kişi malı iyi değerlendirir/malın hakkını verir.