د ر س (D̃RS)
D-r-s
Allah buyurur ki: وَدَرَسُوا مَا فِيهِ : Onlar Kitab’dakini sürekli okuyorlardı (7/A’râf 169); كُونُوا رَبَّانِيِّينَ بِمَا كُنْتُمْ تُعَلِّمُونَ الْكِتَابَ وَبِمَا كُنْتُمْ تَدْرُسُونَ : Öğrettiğiniz Kitap ve okuduğunuz şeyler gereğince Rabba hâlis kullar olun! (3/Âl-i İmran 79); وَمَا آتَيْنَاهُمْ مِنْ كُتُبٍ يَدْرُسُونَهَا : Biz onlara okuyacakları bir Kitap vermemiştik (34/Sebe’ 44); وَلِيَقُولُوا دَرَسْتَ : “Sen ders almışsın” demeleri için (6/En’âm 105). Âyetteki دَرَسْتَ sözü, دَارَسْتَ şeklinde de okunmuştur. Buna göre sözün anlamı şöyle olur: Sen Kitap ehliyle komşuluk yapmışsın.
Bazıları وَدَرَسُوا مَا فِيهِ (7 /A’râf 169) sözüni; Kitab’dakiyle amel etmeyi terk ettiler, şeklinde yorumlamışlardır. Bu anlam şu sözden gelmektedir: دَرَسَ الْقَوْمُ اَلْمَكَانَ : Yani, toplum, mekânın izini eskitti. دَرَسَتِ اْلمَرْأَةُ : Kadının hayızlı olmasından kinâyedir [yani, kadın hayız gördü]. دَرَسَ اْلبَعِيرُ : Devede uyuz izi oluştu.