د ر ج (D̃RC)
D-r-c
Bu kelimenin geçtiği diğer bazı âyetler de şunlardır: لَهُمْ دَرَجَاتٌ عِنْدَ رَبِّهِمْ : Onlara Rablerinin katında dereceler vardır (8/Enfâl 4); هُمْ دَرَجَاتٌ عِنْدَ اللّهِ : Onlar (insanlar) Allah katında derece derecedirler (3/Âl-i İmran 163); yani onlar Allah katında dereceler/makamlar sahibidirler. Yukarıda geçenlere benzetilerek دَرَجَاتُ النُّجُومِ : Yıldızların dereceleri denir.
Yolun ortasına da مَدْرَجَة denir. فُلاَنٌ يَتَدَرَّجُ فِي كَذَا : Falan kişi falan şeyde derece derece yükselmektedir. دَرَجَ الشَّيْخُ وَالصَّبِيُّ دَرَجَانًا : Yaşlı ve çocuk, merdivende yükselen kişinin yürüdüğü gibi yürüdü. دَرْج : Kitap ve elbiseyi dürmektir. Dürülen şeye de دَرْج denir. Ayrıca istiâre yoluyla ölüme de دَرْج denir. Tıpkı طَوَتْهُ اْلمَنِيَّةُ : Ölüm onu dürdü deyiminde طَيّ kelimesinin istiâre yoluyla ölüm için kullanıldığı gibi. مَنْ دَبَّ وَدَرَجَ : Yani, diri olan yürür; ölen ise hâllerini dürmüş olur.
وَالَّذِينَ كَذَّبُوا بِآيَاتِنَا سَنَسْتَدْرِجُهُمْ مِنْ حَيْثُ لاَ يَعْلَمُونَ : âyetlerimizi yalanlayanları, hiç bilemeyecekleri bir yerden derece derece (azaba) yaklaştıracağız (7/A’râf 182). Bazılarına göre sözün anlamı şöyledir: Kitabın dürüldüğü gibi onları düreceğiz. Bu âyet, sözü edilen kişilerin gaflet içinde olduklarına işaret etmektedir. Tıpkı şu âyet gibi: وَلاَ تُطِعْ مَنْ أَغْفَلْنَا قَلْبَهُ عَنْ ذِكْرِنَا : Kalbini bizi anmaktan alıkoyduğumuz kişiye itâat etme (18/Kehf 28).
دُرْج : Eşyanın konulduğu sepet/çekmece. دُرْجَة : Dürülüp devenin rahmine konulan bez. Kimisine göre de سَنَسْتَدْرِجُهُمْ âyet ifâdesinin anlamı şöyledir: Onları derece derece yakalayıveririz. Bu da onların azaba yavaş yavaş yaklaştırılmasıdır. Tıpkı merdiven ve basamaklarda yükselmek ve inmek gibi. دُرَّاج /Çil, Duraç: Yavaş yavaş yürüyen bir kuştur.