د ب ب (D̃BB)
D-b-b
Allah buyurur ki: وَاللَّهُ خَلَقَ كُلَّ دَابَّةٍ مِنْ مَاءٍ : Allah her canlıyı sudan yarattı (24/Nûr 45); وَبَثَّ فِيهَا مِنْ كُلِّ دَآبَّةٍ : Yeryüzünde her çeşit canlıyı yaydı (2/Bakara 164); وَمَا مِنْ دَآبَّةٍ فِي اْلأَرْضِ إِلاَّ عَلَى اللّهِ رِزْقُهَا : Yeryüzünde rızkı Allah’a ait olmayan hiçbir canlı yoktur (11/Hûd 6); وَمَا مِنْ دَآبَّةٍ فِي اْلأَرْضِ وَلاَ طَائِرٍ يَطِيرُ بِجَنَاحَيْهِ إِلاَّ أُمَمٌ أَمْثَالُكُم : Yeryüzünde yürüyen hiçbir hayvan ve iki kanadıyla uçan hiçbir kuş yoktur ki, sizin gibi birer ümmet olmasınlar (6/En’âm 38); وَلَوْ يُؤَاخِذُ اللَّهُ النَّاسَ بِمَا كَسَبُوا مَا تَرَكَ عَلَى ظَهْرِهَا مِنْ دَابَّةٍ : Eğer Allah, insanları yaptıkları işler yüzünden (hemen) cezâlandıracak olsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı (35/Fâtır 45). Ebû Ubeyde; Yüce Allah’ın, âyette geçen دَابَّةٍ sözüyle insanı kastettiğini söyler, fakat onun genel anlamda olması daha uygundur.
وَإِذَا وَقَعَ الْقَوْلُ عَلَيْهِمْ أَخْرَجْنَا لَهُمْ دَابَّةً مِنَ الْأَرْضِ تُكَلِّمُهُمْ أَنَّ النَّاسَ كَانُوا بِآَيَاتِنَا لَا يُوقِنُونَ : Söylenen başlarına geleceği vakit, bunlar için yerden bir “dâbbe” çıkarırız da onlara, insanların bizim âyetlerimize gereğince inanmadıklarını söyler (27/Neml 82). Bazılarına göre âyette geçen دَابَّةً , sadece kıyamet zamanında ortaya çıkacak olan bilmediğimiz bir hayvandır. Kimilerine göre ise ondan kasıt, cehâlet konusunda hayvanlar konumunda olan kötü kişilerdir.
Buna göre دَابَّة kelimesi, debelenen her şeyi içine alan bir isimdir. Tıpkı خَائِن (hain) kelimesinin çoğulu olan خَائِنَة gibi. Şu âyet de bütün canlı varlıkları kapsamaktadır: إِنَّ شَرَّ الدَّوَابَّ عِنْدَ اللّهِ الصُّمُّ الْبُكْمُ الَّذِينَ لاَ يَعْقِلُونَ Allah katında canlıların en kötüsü, düşünmeyen sağırlar ve dilsizlerdir (8/Enfâl 22). نَاقَةٌ دَبُوبٌ : Yavaş olduğu için yürürken debelenen deve. مَا بِالدَّارِ دُبِّيٌّ : Evde debelenen hiç kimse yok. أَرْضٌ مَدْبُوبَةٌ : Çok debelenenin bulunduğu yer.